T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/99 Esas
KARAR NO : 2024/401
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2020
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden dolayı ve taraflar arasındaki cari hesap ekstresine ve 01.05.2018-14.08.2018 tarih aralığını kapsayan tahsilat raporuna göre davalı tarafın müvekkil şirkete toplam borcunun 18.293,59 TL olduğunu, işbu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu şirket haksız olarak itiraz ederek takibin durdurulduğunu belirterek, haksız itirazın iptali, takibin devamı ile, likit alacak olmasına rağmen aleyhine başlatılan takibe haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkil ile davacı şirket arasında 01.03.2018 tarihli taşıma hizmet sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme süresinin 01.03.2018-30.08.2018 tarihleri arasını kapsadığını, davalı müvekkil şirketin abonelerine dergilerini ulaştırmak için davacı kargo şirketi ile anlaştığını, davacı şirketin müvekkil şirket dergilerinin abonelere gönderilmesi işini birçok gönderide sağlıklı bir şekilde yerine getirmediğini, gönderilerin bir çoğunun yerlerine ulaştırılmaksızın sahte imza ve sahte şahıs bilgileriyle gönderilmiş gibi gösterildiğini, yine iade olunan birçok gönderinin ise uzunca bir süre müvekkil şirketten saklandığını, durumdan habersiz olan müvekkil şirketin sonunda abonelerinin şikayetleri ve aboneliklerini sonlandırma talepleri neticesinde hukuka aykırı işlemlerden haberdar olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddine, haksız ve mesnetsiz icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK 67.kd.ye dayalı davalının hakkındaki icra takibine vaki itirazının iptale istemine ilişkindir. Davacı taraf, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı takip dosyasında takibin 18.293,59 TL asıl alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi yaptığı ve fakat davalının İİK 68 md. Uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu saptanmıştır. Ayrıca itirazın iptali davasında İİK 67.maddede belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı takip dosyası celp edilmiş, İTO kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, SGK kayıtları ve BA/BS formları ilgili kurumlardan celbedilmiş ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda aldırılan 23.12.2020 tarihli raporda " Davacı şirketin davalı şirketten 18.293,59 TL alacaklı olduğu, Takip tarihi itibariyle ise 3095 sayılı kanuna göre değişen oranlara faiz talep edebileceği" görüşü bildirilmiştir.
Davalı defterlerinin incelenmesi için Ankara ATM'ye yazılan talimat sonucu alınan bilirkişi talimat raporunda "Davalı şirketin 2018 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, Takibe konu olan ve davacı Alacaklı ... Hizm. A.Ş. tarafından davalı ....Hiz. Org. Tic. Ltd. Şti. adına yürütülen 12.09.2018 tarihli takibe dayanak teşkil eden ve taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı cari hesabına istinaden başlatılan takip konusu alacağın davalı şirket defterinde takip tarihi itibariyle davacıya 33.466,49 TL borcunun bulunduğu, Dosyaya sunulan bilirkişi raporu neticesinde, takip tarihi itibariyle davacı tarafın defterlerinde alacak tutarının 18.293,59 TL olarak belirtildiği ve takibin bu tutar üzerinden yapılmış olduğu, Tarafların defterleri arasındaki uyumsuzluğun ise; Davacının düzenlediği toplam 83 adet fatura tutarı olan 55.127,77 TL,nin davalı defterlerine 78 adet ve 33.466,49 TL tutarında kayıt yapıldığı, 5 adet faturanın kaydının bulunmadığı bu faturaların toplamının tutarının ise ( 55.127,77 TL - 33.466,49 TL ) 21.661,28 TL olduğu, Aynı zamanda davalının ödemiş olduğu ve davacı defterlerinde yer alan 36.834,18 TL ödemenin de davalı tarafın defterlerinde yer almadığı görülmüştür. Sonuç itibariyle, Taraflar arasındaki sözleşme gereği davalının ticari defter kayıtlarından yapılan tespitte, davacı ile olan ticari işlemlerini 320. 040 - SATICILAR HESABI üzerinden takibini yaptığı ve bu hesabın bakiyesinin 31.12.2018 tarihi itibariyle 33.466,49 TL olduğu, Yani davalı defter kayıtlarında davcıya takip tarihi itibariyle 33.466,49 TL borcunun bulunduğu görülmüştür." görüşü bildirilmiştir.
Yapılan itirazların değerlendirilmesi için dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve alınan 20.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda "Davacı ve davalı ... Ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 12/09/2018 tarihi itibariyle, davalı ... 18.293,59 TL Alacaklı oldukları, Taraflar arasında ihtilaf konusunun toplam tutarı 17.161,28 TL olan ağıdaki faturalardan oluştuğu, kalan (18.293,59 TL-17.161,28 TL) 1.132,31 TL'nin davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş diğer faturaların bakiye alacağı olduğu, Davacı ve davalı taraf arasında yazılı sözleşme ile Kargo Gönderi taşımaına ilişkin sözleşmenin imzalandığı, Sözleşme uyarınca davacı Kargo İşletmesinin açık şekilde taşıyıcı olduğu, davalı ... ise sözleşme kapsamında yapılacak kargo taşımalarının göndereni olduğu, Taşıyıcının temel ediminin TTK Md.8S0 içeriği uyarınca teslim aldığı yükleri, varış noktasına teslim aldığı kondisyon ve şekli ile ulaştırması-taşıması olduğu, gönderenin ise aynı madde uyarınca temel ediminin bu hususta navlun ücretlerini ödemek olduğu, Dosyadaki beyanlar ve verilerden davacı ... taşınan kargoları doğru alıcıya teslim etmediği, alıcı olarak davalıya bildirilen kişilerin varış noktasındaki işletme ile bağının anlaşılamadığı vb. iddialar olduğu, Bu noktada davacı ... TTK hükümleri uyarınca taşıma senedi, taşıma evrakları, teslim tesellüm evrakı gibi, doğru şekilde taşımanın gerçekleştirildiği ve doğru alıcıya teslim edildiğini ortaya koyabilecek nitelikte belgelerin irdelenmesi gerektiği, davacı ... ilgili evrakları dosyaya sunmadığı, Dolayısıyla dava konusu faturaların dayandığı gönderilerin, taşıma süreçlerinin sorunsuz yürütüldüğü ve doğru alıcıya teslim edildiği hususu ile alıcı olarak kimlere imza karşılığı teslim edildiği hususunun ispata muhtaç kaldığı, Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ... 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 12/09/2018 tarihinden itibaren asıl alacağına, Davacının takip talebinde belirtmiş olduğu gibi, 9619,50 ve değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği" görüşü bildirilmiştir.
Talimat yoluyla dinlenen tanık ... beyanında "Ben davalı şirketin sahibiyim yayınlarımızı kargo şirketi ile sevk ederiz, biz davacı ile yaptığımız anlaşmada iş bedelini ödememiz için teslime ilişkin olarak evrakları bize teslim etmeleri gerekiyordu, bize teslim ettikleri kişilere ilişkin olarak isimleri eksel dosyasından veriyorlardı, sayı fazla olduğu için teker teker kontrol edemiyorduk bizde belli bir süre iyi niyet esasına dayalı olarak ödemelerde bulunduk ancak daha sonra abonelerimizden dergilerin gelmediği, reklam verenlerden de yayınların yine 3. Kişilere ulaştırılmadığına ilişkin olarak şikayetler gelmeye başladı, bizde dağıtım verilerini kontrol etme yoluna gittik, daha sonra delil olarak sunduğumuz davacı ile bu konuda yazışmalarımız mevcuttur bize açıklama yapmadılar bizde teker teker müşterilerimizi aramaya başladık, yaptığımız araştırmada alıcı olarak hep aynı şahsın adının yazdığı sahte isimler üretilerek t eslimi yapılmış gibi gösterilmeye çalışıldığını tespit ettik, bazı dergilerin dağıtım firmasında bekletildiğini gördük, bize firma bilgileri yanlış olduğu için bekletildiğini söylediler ancak bize böyle bir uyarıda bulunmadılar, en sonunda davacıdan açıklama istedik son iki faturasını iade ettik bu nedenle ödemedik" şeklinde ifade vermiştir.
Davalı şirket yetkilisine yöneltilen yeminin ifası için yazılan talimat sonucu davalı şirket yetkilisi yemini ifa ederek " Bakırköy ... asliye Ticaret Mahkemesi 'nin ... esas sayılı 14/11/2023 tarihli duruşma tutanağı 1 nolu ara kararı uyarınca düzenlenen yemin metni kapsamında ve tabloda belirtilen beş adet faturaya konu kargo hizmetinin davacı tarafça yetkilisi olduğum davalı şirkete verilmediği, bu faturalar yönünden davacı şirkete yetkilisi olduğum şirket yönünden borçlu olmadığımız konusunda namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üstüne yemin ederim" beyanda bulunmuştur.
Tüm doya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, Açılan dava itirazın iptali davası olup icra takibi cari hesap alacağına dayandırılmıştır. Taraflar arasında 01.03.2018 tarihli taşıma hizmet sözleşmesi akdedilmiştir. Tarafların incelenen ticari defterlerine göre Davacı kayıtlarında icra takip tarihi olan 12/09/2018 tarihi itibariyle, davalı ... 18.293,59 TL alacaklı olduğu, Davalı kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle 33.466,49 TL Borcunun bulunduğunun tespit edilmiş olduğu, cari hesap farklılığının sebebinin 2018 yılında davacı tarafından düzenlenmiş 5 Adet Faturanın kaydının bulunmadığı, davalının davacı ... ödemiş olduğu 36.834,18 TL ödemenin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmaması olduğu, BA formlarında bildirilmemiş olduğu, cari hesap alacağı talep edilmekle birlikte faturaların sadece Davacı defterlerine kaydedilmesinin yeterli olmayıp alacağın varlığı için Davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin ve itiraz süresi geçerek kesinleştiğinin ve bunun yanında özellikle taşıma hizmetinin sözleşmede belirlenen koşullarda tam ve gerektiği gibi ifa edildiğinin ispat edilmesi gerekmekte olup Davacı taşıyıcı taşıma hizmetinin zamanında ve doğru kişilere teslimine ilişkin delilleri mahkememize ibraz etmemiştir. Dosyada mevcut sözleşme, ihtarname ve excel tablolarına göre taşımanın doğru ve tam olarak ifa edilmediği, bu hususu doğrular biçimde Davalı şirket yetkilisinin yemin ifa etmiş olduğu, verilen hizmetin gerektiği gibi verilmediği, anlaşılmış olmakla açılan ve ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve ayrıca davacının kötü niyetle hareket ettiği kanıtlanamadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE.
Koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarına alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar oluşturulmasına yer olmadığına,
5-Yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ..
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪