T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2021/487 Esas
KARAR NO : 2024/357
DAVA : Tazminat (Beden Zararı Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 07/06/2021
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/04/2018 günü meydana gelen bedensel zarar sonuçlu trafik kazasına bağlı olarak, kusursuz Davacı'nın uğradığı cismani zarara bağlı tedavi süresince yapılan harcamalar olarak tedavi gideri, bakım gideri, çalışamadığı süre kazanç kaybı kalemleri olarak maddi tazminat alacağı ve manevi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile Davalılar'dan (Davalı Sigorta Şirketinin poliçe güvence sınırında olmak kaydıyla) tahsilini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 27/12/2018 tarihli ibraname kapsamında Davacı tarafa 09/01/2019 tarihinde 36.271,00-TL ödeme yapıldığını, ibranamenin 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde iptalinin istenmediğini, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesini,
maluliyet ve kusur oranının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, SGK'nin sorumluluğunda bulunan geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi giderlerinden Sigorta Şirketinin sorumlu olmayacağını, hesaplama yapılırken gelir parametresinin asgari ücret üzerinden değerlendirmeye alınmasını, genel şartlara uygun biçimde ödemelerin indirilmesi sonucunda yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı .... Sigorta A.Ş. ile 27/12/2018 tarihinde ibraname imzalamış olup ibranamenin imzalandığı tarihten itibaren hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını, bu nedenle işin esasına girilmeden davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Davacı'nın tedavi gideri bulunmadığını, manevi tazminatın fahiş miktarda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesine istemiştir.
Davacı tarafından dava değeri artırım dilekçesi sunulmuştur.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiş, Büyükçekmece... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiş, .... Hastanesinden Davacı'nın tedavi belgeleri getirtilmiş, Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezinden Davacı'ya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinden Davacı'nın tedavilerine ilişkin bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, Davalı Sigorta Şirketinden poliçe ile hasar dosyası getirtilmiş, Davalılar'ın sosyal ekonomik durum araştırması yaptırılmış, .... plakalı aracın tescil kaydı getirtilmiş, ... Hastanesine Davacı'nın muayenesi yaptırılmış, 27/12/2018 tarihli kalıcı iş göremezlik tazminatı ödemesine ilişkin ibraname getirtilmiş, 09/01/2019 tarihli ödeme belgesi getirtilmiş, ATK'den kusur raporu aldırılmış, ATK'den maluliyet raporu aldırılmış, bilirkişiden hesap raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, trafik kazası nedeniyle kalıcı iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ile bakım ücretine ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları; dava konusu trafik kazası nedeniyle yaralanan Davacı'nın kalıcı iş göremezliğinin bulunup bulunmadığı, Davacı'nın yaralanmasına bağlı olarak iyileşme süresinin ne kadar olabileceği, Davacı'nın yaralanması nedeniyle bakıma gereksinim duyup duymadığı, duyuyorsa bakım süresinin ne kadar olabileceği, Davacı'nın yaralanması nedeniyle görmüş olduğu tedavilere ilişkin giderinin bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa ne kadar olabileceği, Davacı'nın yapmış olduğu tedavi giderleri ile varsa diğer zararlarını Davalılar'dan isteyip isteyemeyeceği, Davalı Sigorta Şirketi'nin Davacı'ya yapmış olduğu kalıcı iş göremezlik ödemesinden sonra zararlardan dolayı sorumluluğunun devam edip etmediği, trafik kazası nedeniyle Davacı'nın manevi bir zarara uğrayıp uğramadığı, manevi tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
TBK'nin 49/1 maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
2918 sayılı Yasa'nın 85/1 maddesi uyarınca, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
'nın A.3 maddesindeki düzenlemeye göre, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olup, sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.
TBK'nin 61/1 maddesine göre, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Buna göre, davalılar hakkında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacaktır. Davalı ... kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü olmakla, haksız eylem tüm unsurlarıyla birlikte gerçekleşmiş olup, dolayısıyla ortaya çıkan zarardan sorumludur. Yine Davalı .... plakalı aracın kaza tarihindeki sahibi olduğundan, 2918 sayılı Yasa'nın 85. maddesi uyarınca kazanın gerçekleşmesinde işleten olarak sorumluluğu söz konusudur.
2918 sayılı Yasa'nın 111/2 maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu süre hak düşürücü süre olup, belirlenen süre içerisinde yapılan anlaşmadan cayma veya dönme beyanı ileri sürülmelidir.
TBK'nin 166/3 maddesi uyarınca, alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.
Dosya arasına alınan 27/12/2018 tarihli tazminat makbuzu ve ibraname başlıklı belgede sakatlanma için hesaplanan maluliyet oranına istinaden 36.271,00-TL iş gücünden yoksun kalma tazminatı karşılığında Davacı'nın Davalı Sigorta Şirketinden hiçbir hak ve alacağı kalmadığından, sigortalı araç sahibini ödenen tazminat kadar kayıtsız ve şartsız ibra ettiğini beyanla imzaladığı, 09/01/2019 tarihli ödeme belgesi ile de belirlenen tazminat tutarının Davacı'ya ödendiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davacı'nın yaralandığı trafik kazası 08/04/2018 tarihinde gerçekleşmiştir.
Davalı ....'e ait, Davalı Sigorta Şirketine sigortalı, Davalı ...in sürücüsü olduğu .... plakalı araçla seyri sırasında AVM giriş yolu başında karşıdan karşıya geçiş yapan Davacı'ya çarpmasıyla dava konusu kaza gerçekleşmiştir. Söz konusu kaza nedeniyle Davacı yaralanmıştır.
Dosya kapsamında aldırılan kusur raporu ile, Davalı Sürücü ....'in araçla seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermemesi, görüş alanını kontrolü altında bulundurup mahal şartlarını da dikkate alarak sola dönüşünü tedbirli bir şekilde yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce sola dönüş yaparak geçişini tamamlamak üzere olan yayaya önlemsizce çarptığından gerçekleşen kazada kusurlu olduğu, Davacı'nın AVM giriş yolu üzerinden karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzere olduğu sırada sola dönüş manevrası yaparak AVM giriş yoluna girmek isteyen aracın çarpmasıyla gerçekleşen kazada kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiş, yapılan değerlendirme dosya kapsamıyla uyumlu olduğundan yerinde bulunmuştur.
Gerçekleşen kazada Davacı'nın iş göremezlik durumuna, iyileşme sürecine, bakıma gereksinimine ilişkin rapor aldırılmış, Davacı'nın %6 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı belirlenmiştir. ATK tarafından hazırlanan maluliyet raporu kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri gözetilerek düzenlendiğinden yerinde bulunmuştur.
Dosya kapsamında, ATK kusur raporu ve ATK maluliyet raporu gözetilerek yöntemine uygun olarak hesaplama yapılmışsa da, yapılan hesaplamada birtakım hatalar içermekle birlikte yeniden rapor alınmasına gerek duyulmamıştır. Bilirkişi raporuyla hesaplamada Davacı'nın kazancı asgari ücret olarak değerlendirilmiş, Davacı tarafın bu yöne ilişkin bir itirazı bulunmadığından ayrıca bir değerlendirme yapılmaya gerek duyulmamıştır.
Her ne kadar maluliyet raporu ile Davacı'nın iyileşme sürecinin 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmişse de, dosya arasına alınan Davacı'nın hizmet döküm cetveline bakıldığında 08/04/2018 tarihinden 11/09/2018 tarihleri arası çalışmadığı, dolayısıyla Davacı'nın belirlenen iyileşme süreci içiresinde 11/09/2018 tarihinde çalışmaya başlayarak 5 ay 4 gün çalışamadığı anlaşıldığından bu süre zarfında geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanabileceği sonucuna varılmış, bu yönüyle bilirkişi raporuna katılmak olanaklı olmamış, Davacı'nın bu süre boyunca geçici iş göremezliği nedeniyle 8.224,00-TL tazminata hak kazanacağı sonucuna varılmış, ancak Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezinin yazı yanıtında Davacı'ya 08/04/2018 - 11/09/2018 tarihleri arası rücuya tabi toplam 11.551,79-TL geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş olduğundan Davacı'nın belirlenen tazminat tutarına göre Davalılar'dan geçici iş göremezlik tazminatı alacağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının kalıcı iş göremezliği yapılan hesaplamada ise her ne kadar bilirkişi raporu ile 11/08/2018 tarihi temel alınmışsa da, Davacı'nın geçici iş göremezliği 11/09/2018 tarihinde son bulmakla kalıcı iş göremezlik tazminatının 12/09/2018 tarihi itibariyle yapılması gerektiğinden hesaba bu yönüyle katılmak olanaklı olmamış, buna göre Davacı'nın temel alınan değerler doğrultusunda işlemiş ve işleyecek dönem toplam tazminat tutarının 246.048,64-TL olacağı sonucuna varılmıştır. Davalı Sigorta Şirketi tarafından 09/01/2019 tarihinde yapılan 36.271,00-TL ödemenin güncel değeri bilirkişi raporuyla 51.376,63-TL olarak hesaplanmış, bulunan bu değer belirlenen toplam kalıcı iş göremezlik tazminatından indirildiğinde Davacı'nın 194.672,01-TL kalıcı iş göremezlik tazminatına hak kazanacağı değerlendirilmiştir.
Davacı'nın yaralanması nedeniyle görmüş olduğu tedavilerden dolayı belgeli tedavi giderlerinin 4.350,37-TL, belgesiz tedavi giderinin 3.250,00-TL olacağı belirlenmiş, belirlenen tutarlar yaralanmaya göre makul ve yerinde bulunmakla, Davacı'nın alınan beyanında Davalılar tarafından tedavisi için 4.000,00-TL ödeme yapıldığı belirtilmekle, Davacı'nın toplam 3.600,37-TL tedavi giderine hak kazandığının kabulü gerekmiştir.
ATK maluliyet raporu ile Davacı'nın dava konusu kaza nedeniyle bakıma gereksinim duymayacağı belirlenmekle Davacı'nın bakım ücretine ilişkin istemi yerinde görülmemiştir.
Dava konusu kaza nedeniyle Davacı'nın bedensel bütünlüğünün zedelendiğinden, yaralanmanın niteliği, kaza sonrası iyileşme süresi, iş göremezlik derecesi, olayın özellikleri, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumları, paranın alım gücü gibi etkenler gözetilerek Davacı'nın manevi zarara uğradığı kabul edilerek, takdiren 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğu poliçe kapsamında olmakla, manevi tazminata ilişkin poliçede güvence bulunmadığından Davacı'nın Davalı Sigorta Şirketine yönelik manevi tazminat istemi yerinde bulunmamıştır.
Davacı yaralanması nedeniyle Davalı Sigorta Şirketini kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden 27/12/2018 tarihinde ibra etmiş, 2918 sayılı Yasa'nın 111. maddesinde düzenlenen 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra eldeki davayı açmıştır. Buna göre Davalı Sigorta Şirketi yönünden hak düşürücü süre geçtiğinden kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
-194.672,01-TL kalıcı iş göremezlik bedelinin 08/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ... ile Davalı ....'den ortaklaşa ve zincirleme olarak alınarak Davacı'ya verilmesine, Davalı Sigorta şirketi yönünden istemin reddine,
-3.600,37-TL tedavi giderinin 08/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalılar'dan ortaklaşa ve zincirleme olarak alınarak Davacı'ya verilmesine,
-Geçici iş göremezlik isteminin reddine,
-Bakıcı gideri isteminin reddine,
-10.000,00-TL manevi tazminatın 08/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ... ile Davalı ....'den ortaklaşa ve zincirleme olarak alınarak Davacı'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- Alınması gereken 14.227,08-TL karar harcının Davalılar'dan (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 427,60-TL olmak kaydıyla) alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Dava tarihi itibariyle alınması gereken 59,30-TL başvurma harcının kabul ret oranına göre 53,94-TL'sinin Davalılar'dan (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 0,93-TL olmak kaydıyla) alınarak, 5,36-TL'sinin Davacı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4- Davacı tarafından yapılan toplam 98,10-TL posta ve davetiye gideri, 736,80-TL ATK ücreti olmak üzere toplam 834,90-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 759,51-TL'nin Davalılar'dan (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 13,13-TL olmak kaydıyla) ortaklaşa ve zincirleme olarak alınarak Davacı'ya verilmesine, geriye kalan tutarın Davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.310,00-TL ATK ücreti, 119,60-TL posta ve davetiye gideri olmak üzere toplam 6.429,60-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 5.849,06-TL'nin Davalılar'dan (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 101,11-TL olmak kaydıyla) alınarak, geriye kalan 580,54-TL'nin Davacı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6- Arabuluculuk ücreti 1.360,00-TL'nin kabul ret oranına göre 1.237,20-TL'sinin Davalı'lardan (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 21,39-TL olmak kaydıyla) alınarak, geriye kalan 122,80-TL'sinin Davacı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7- Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maddi tazminat yönünden kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 31.723,58-TL vekalet ücretinin Davalı'lardan (Davalı .... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 3.600,37-TL olmak kaydıyla) ortaklaşa ve zincirleme olarak alınarak Davacı'ya verilmesine,
8- Davalılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maddi tazminat yönünden kabul ve ret edilen tutarlar üzerinden hesaplanan 10.671,86-TL (Davalı ... Sigorta A.Ş. lehine 3.600,37-TL olmak kaydıyla) vekalet ücretinin Davacı'dan alınarak Davalılar'a verilmesine,
9- Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca manevi tazminat yönünden kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin Davalı ... ve Davalı ....den alınarak Davacı'ya verilmesine,
10- Davalı ...ile Davalı .... yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerniden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca manevi tazminat yönünden kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin Davacı'dan alınarak bu Davalılar'a verilmesine,
11- Davalı .... Sigorta A.Ş. yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 maddesi ile 10/3 maddesi hükümlerine göre manevi tazminat yönünden reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin Davacı'dan alınarak bu Davalı'ya verilmesine,
12- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı asıl ve davacı vekilinin yüzlerine karşı, diğerlerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/04/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır