T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/567 Esas
KARAR NO : 2024/406
DAVA : Tazminat (Ayıptan Sorumluluk Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/07/2021
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
YAZIM TARİHİ : 02/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan ayıptan sorumluluk nedeniyle tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili'nin 29/09/2020 tarihinde satın aldığı ..... (yeni plaka .... ) plakalı 2011 model ... marka araçta satışın üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra önemli bir ayıp ortaya çıktığını, aracın motor bloklarında, yataklarında sıkıntı olduğunu ve ağır masraf çıkarttığını, motorun değişmesi yahut ağır rektife edilmesi gerektiğinin ortaya çıktığını, yapılan delil tespitinde gizli ayıp olduğunun tespit edildiğini, Müvekkili'nin 48.000,00-TL bedel ile satın aldığı aracı gizli ayıplı mal bedeli için indirim talep etme hakkı olduğunu, bedelden indirim miktarı hesabında gizli ayıbın ortaya çıktığı andaki mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplama yaptırılarak aracın ayıplı değeri ile ayıpsız değeri arasındaki farkın tespit edilmesi gerektiğini, davacı motor hasarlı aracı ayıbı bilmediğinden piyasasının üzerinde aldığını, satarken de piyasasının altında satmak zorunda kaldığını belirterek aracın onarım masrafları, değer kaybı ve satış bedeli indirimi olmak üzere sözleşme tarihi olan 29/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı'dan alınmasına ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin Davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiş ve dava etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın hiçbir yükümlülüğü yerine getirmediğini, satış aşamasında eksper raporunun alındığı, enjektörlerin kontrol edilmesi ibaresinin yer aldığını, eksper raporunda yer alan ikazlara uymayan Davacı tarafın zararın oluşması ve büyümesinde kusurlu olduğunu, Davacı tarafın satın almış olduğu araç piyasa değerinin çok altında olduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin Davacı üzerinde bırakılması isteminde bulunmuştur.
Davacı Vekili 27/02/2023 tarihli beyan dilekçesi ile ayıptan dolayı bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteminde bulunduğunu belirtmiştir.
Davalı Tanığı ...'nın Mahkememiz huzurunda, "Ben Davalı'nın yanında çalışırım, Davalı araç alım satımı yapar, ben araçların temizlikleri, ufak tefek dükkan işlerini yaparım, Davacı da bizim müşterimizdir, kendisini bu vesileyle tanırım, Davacı yaklaşık 1 sene veya biraz daha fazla süre önce bizden beyaz renkli, doblo marka araç satın almıştı, hatırladığım kadarıyla araç 2011 modeldi, araçta enjektörlerin bakıma ihtiyacı vardı, bir de araçta yağ kaçağı vardı, bu hususlar ekspertiz aşamasında anlaşılmıştı, bu durum Davacı'ya bildirilmişti, Davacı'ya bu hususları bildiren Davalı'nın kendisidir, Davalı Davacı'ya şanzımanla motor arasındaki keçelerden ve karterlerden kaynaklandığını söyledi, Davacı aracın bu sorunları olduğu için aracı uyguna almıştı, zaten uyguna aldığı için de bu arızalardan dolayı herhangi bir şey söylemedi, Davalı aracın belirtilen hasarlarını Davacı'ya bildirmişti, aracın o zamanki değeri 60.000,00-TL olmasına rağmen 40.000,00-TL civarına davacıya satılmıştı, Davacı il dışından gelmişti, yanlış hatırlamıyorsam Ankara'dan gelmişti, aracı aldıktan 2-3 gün sonra Davalı'yı aradı, aracın marşa bastıktan sonra geç çalıştığını, tutukluk yaptığını Davalı'ya söylemiş, Davalı telefonla konuşurken telefonun hoparlörünü açar, ben de konuşulanları duydum, kendimi ifade ederken tam olarak cümleleri kuramıyorum, benim yanımda konuşmasına rağmen sanki daha sonra duymuşum gibi anlatabiliyorum, normalde Davacı aracı aldıktan sonra bakımlarını yaptırıp yola çıkması gerekiyordu, ancak bakımlarını yaptırmadan yola çıkmış, bunu bana Davalı söyledi, Davacı'ya araç satılırken Davalı tarafından araca bakım yaptırılması konusunda uyarı yapılmıştı, Davacı'ya arabanın satışı ile ilgili herhangi bir yazılı evrak, yazılı bilgi veya aydınlatma metni gibi bir şey verilip verilmediğini bilmiyorum, taraf aracı ekspertizden getirdikten sonra ekspertiz raporunu Davacı'nın elinde görmüştüm, yanlış hatırlamıyorsam gittikleri ekspertiz ... isimli firmaydı, benim bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı ... Mahkememiz huzurunda, "Ben Sefaköy'de.... Sitesinde oto tamirci olarak çalışırım, davalıyı da bu nedenle tanırım, kendisi bir gün beni aradı, sattığı araçlardan bir tanesinin motorunda hasar çıktığını söyledi, tamir edip edemeyeceğimi sordu, ben de davalıya motoru çıkarsın, buraya göndersin, 8.000,00-TL'ye yapabileceğimi söyledim, 2.000,00-TL daha verirse arabaya atlayıp arabanın bulunduğu yere gideceğimi tamiri orada yapıp, arabayı çalışır halde araç sahibine vereceğimi söyledim, bunun dışında davalıyla aramda herhangi bir konuşma geçmedi, davalı bana sadece dediğim gibi sattığım aracın motorunda hasar oluşmuş demişti, öncesinde böyle bir durum olup olmadığını davalının bilip bilmediğini bilmiyorum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğünden Davacı'nın mükellefiyet bilgileri sorulmuş, Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğünden Davalı'nın mükellefiyet bilgileri sorulmuş, Ankara .... Noterliğinin 15/10/2020 tarihli .... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tebligat parçası örnekleri getirtilmiş, Bakırköy .... Noterliğinin 22/10/2020 tarihli .... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tebligat parçası örnekleri getirtilmiş, Bakırköy .... Noterliğinin 29/09/2020 tarihli ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi örneği getirtilmiş, Bakırköy ... Noterliğinin 25/09/2020 tarihli .... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi örneği getirtilmiş, Ankara .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiş, .... plakalı aracın tescil bilgileri getirtilmiş, ... plakalı aracın onarımına ilişkin belgeler getirtilmiş, .... A.Ş.'den dava konusu aracın önceki kazasına ilişkin hasar dosyası getirtilmiş, davalı tanıkları dinlenmiş, bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, ayıplı araç satışından kaynaklı sonradan ortaya çıkan onarım giderleri ile değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında satıma konu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplıysa ayıbın türü ve niteliği, ayıp nedeniyle araçta yapılan onarımın ayıpla uyumlu olup olmadığı, ayıptan dolayı yapılan onarımın bedelinin ne kadar ne kadar olabileceği ve onarım bedelinin ayıp kapsamında satıcı olan Davalı'dan tahsilinin istenip istenemeyeceği, onarım nedeniyle araçta değer kaybı olup olmadığı, varsa ne tutarda olduğu noktalarında toplanmaktadır.
TBK'nin 221. maddesine göre; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur, satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
TBK'nin 223. maddesi uyarınca, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
TBK'nin 225. maddesi uyarınca, ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.
TBK'nin 231. maddesi uyarınca, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz, satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. (TBK md. 227)
Taraflar arasında .... ( yeni plakası .... ) plakalı aracın Davalı tarafından Davacı'ya satışına ilişkin sözleşme yapılmış, araç Davacı'ya devir ve teslim edilmiştir. Aracın Davacı'ya tesliminden sonra arızalanması üzerine Davacı tarafından Davalı'ya Ankara .... Noterliğinin 15/10/2020 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ayıp bildiriminde bulunulmuş, ayıp nedeniyle sözleşmeden dönerek aracın iadesi ile ödediği bedelin tarafına geri verilmesi istenmiştir. Buna karşılık Davalı tarafından Davacı'ya karşı düzenlenen Bakırköy .... Noterliğinin 22/10/2020 tarihli ..... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin geri verilmesi istemi kabul edilmemiş, satış sonrası 600 km yol yapan aracın ayıplı olmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bunun üzerine Davacı taraf, ayıp nedeniyle araç için yapılan onarım masrafları, onarım nedeniyle araçta oluşan değer kaybı, ayıbın gizlenmesi nedeniyle satış bedelinin indirilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Ayıp nedeniyle satıcının sorumluluğunun söz konusu olduğu durumlarda TBK'nin 227. maddesinde sayılı seçimlik haklardan bir tanesi kullanılabileceğinden, Davacı'nın onarım masrafları ve satış bedelinden indirim haklarından hangisini kullanacağı hususunda Davacı Vekili'nden açıklama istenmiş, Davacı Vekili tarafından sunulan 27/02/2023 tarihli dilekçe ile bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkının kullanıldığı beyan edilmiştir.
TBK'nin 227. maddesinde sayılan alıcının seçimlik hakları yenilik doğurucu haklardan olup, kullanılmakla birlikte satıcının hakimiyet alanına ulaştığı anda sonuçlarını kendiliğinden doğurur. Alıcının seçimlik hakkını kullanması, satıcının kabulüne bağlı değildir. Karşı taraf kabul etsin etmesin, yenilik doğuran hak kullanılmakla tüketilir ve sonuçlarını kendiliğinden doğurur. Yenilik doğuran hak bir defa kullanılmakla sona ereceği için alıcı, iradesini seçimlik haklardan biri yönünde kullandıktan sonra bundan vazgeçip diğer seçimlik haklardan birini seçemez. Ancak satıcının korunmaya değer bir yararı yoksa, mesela alıcının seçmiş olduğu dönme hakkıyla ilgili irade beyanı, hakimiyet alanına ulaşmadığı için öğrenememiş ya da ayıba veya ayıba dayanan dönme istemine itiraz etmişse, alıcı bundan vazgeçerek kullanmış olduğu seçimlik hakkı değiştirebilmelidir. Tabi alıcının bu hakkını kullanması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmamalı, örneğin satıcı alıcının ilk seçtiği haktan dönmeyeceğine güvenerek bu yönde tasarrufta bulunmuş ve işlemler yapmışsa, alıcı artık ilk seçtiği haktan dönerek başka bir hakkı seçmemelidir. (Prof. Dr. Fikret Eren Borçla Hukuk Özel Hükümler 5. Baskı sayfa 131)
Dosya kapsamına göre, Davacı'nın ilk olarak kullandığı satılanı geri verilmesiyle sözleşmeden dönerek ödediği bedelin tarafına geri verilmesi seçimlik hakkı Davalı tarafından kabul görmemiş, Davalı'nın bu seçimlik hakka ilişkin bir tasarrufta bulunduğu veya işlemler yaptığına ilişkin bir iddia veya savunma bulunmadığı gibi bu hususlara işaret eden bir kanıt da dosyaya yansımamıştır. Bu durumda dava konusu aracın Davacı tarafından onarımının yaptırılması ve sonrasında da satılması ile Davalı'nın kullanılan seçimlik hakka itirazı birlikte değerlendirildiğinde Davacı'nın dava konusu aracın ücretsiz onarımını isteme seçimlik hakkını kullanabileceği kabul edilmiştir.
TBK'nin 227. maddesi hükmüne bakıldığında, alıcının dönme dışında hangi seçimlik hakkı kullanmış olursa olsun, ayrıca satılanın ayıplı tesliminden dolayı uğradığı zararlar için genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı tutulduğu, ayıp nedeniyle uğradığı zararının giderilmesini, genel hükümlere göre isteyebileceği de anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunda; dava konusu aracın satış öncesi yaptırılan ekspertizinde düzenlenen raporda 349.019 km'de olduğu ve enjektör turbo kontrol - şanzıman aksamında yağ kaçağı yayılmış durumda şeklinde belirlemenin yapıldığı, motor iç bloğundaki çatlaktan dolayı yağlama jetleri üzerinde yapılan kaynak işlemi yağlamayı kestiğinden, gerekli miktarda ve basınçta yağ basılamaması durumundan hiç bahsedilmediği ve davaya konu bu arıza nedeniyle motor silindir kapağı, subaplarda, piston segman takımında yağ pompası, turbo ve yataklarda hasar gerçekleşmesine neden olduğu, bu durumda araç satılırken Davalı Satıcı'nın Davacı Alıcı'ya araçla ilgili gerekli bilgiyi vermemesi ve eksperlik işleminin yüzeysel olarak yapılması gözetildiğinde aracın satışı sırasında gizli ayıplı olduğu, araçta değer kaybı oluşmadığı, ayıba konu onarım bedelinin 25.196,04-TL olabileceği değerlendirilmiştir. Ek bilirkişi raporu gerekçeli ve teknik değerlendirmeler içermekle ve delil tespiti yoluyla alınan raporla da uyumlu olduğu gözetildiğinde yerinde bulunmuş, esasa etkili kanıt olarak değerlendirilmiştir. Dava konusu araçta ortaya çıkan arızaya neden olan ayıba ilişkin, Davalı tarafından Davacı'ya bilgilendirme yapıldığını gösterir, Davalı'nın ayıptan bilgisinin olmadığı beyanı da göz önünde bulundurulduğunda, dosyaya yansıyan bir kanıt bulunmamaktadır.
Davalı taraf, araçtaki hiçbir ayıbı gizlemediğini, motor içerisinde olduğu iddia edilen arızaların motorun açılmadan belirlenmesinin olanaklı olmadığını, arızaları bilmesinin olanaklı olmadığını, araçta oluşan hasarın birden oluşabilecek hasar olmadığını, aracın durma noktasına gelmeden mutlaka ışıklı ve sesli uyarılar vereceğini, bu uyarılara rağmen aracın kullanılmasının hasarın büyümesine neden olduğunu savunmuşsa da, bilirkişi raporuyla belirlenen ayıbın aracın satışı sırasında var olması, var olan bu ayıp nedeniyle aracın kısa bir süre sonra, Davalı'nın ifadesiyle 600 km sonra arızalanması, bu ayıptan Davacı'ya bilgi verilmemesi arızanın ortaya çıkması neden olduğundan Davalı'nın bu savunmasına itibar edilememiş, yine Davacı Satıcı'nın sattığı dava konusu araçta var olan bir ayıbı bilmese bile ayıptan sorumlu olacağına ilişkin TBK'nin 221. maddesi karşısında ayıbı bilmemesi nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı savunmasına da itibar edilememiştir.
Dava konusu araçta belirlenen arızanın bulunduğu aksam ve etkileri gözetildiğinde, aracın ayıplı olarak devredilmesinde araç alım satım işiyle uğraşan Davalı Satıcı'nın ağır kusurlu olduğunu kabul etmek gerekmiş, bu nedenle zamanaşımı savunmasına da itibar edilmemiştir.
Bu açıklamalar ışığında, dava konusu aracın bilirkişi raporlarıyla belirlenen böylesine bir arıza ve buna bağlı motor revizyon, değişim, rektifiye gerektirecek masrafa neden olan ayıbını gizlemiş olan Davalı'nın, Davacı'nın dava konusu araçta ayıp nedeniyle katlanmış olduğu onarım bedelinden sorumlu olduğunu kabul etmek gerekmiştir. Diğer yandan araçta bir değer kaybı bulunmadığı belirlendiğinden Davacı'nın bu istemi yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; 25.196,04-TL'nin 10.000,00-TL'sinin 03/07/2021 dava tarihinden itibaren işleyecek, 15.196,04-TL'sinin 27/04/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- Alınması gereken 1.721,14-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 172,49-TL peşin harç ile 260,00-TL ıslah harcının indirilmesi ile geriye kalan 1.288,65-TL eksik harcın Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Dava açılırken yatırılan 172,49-TL peşin harç ve 260,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 432,49-TL'nin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 212,34-TL posta ve davetiye gideri, 126,26-TL noter gideri, 3,00-TL dosya sarf gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti,1.142,40-TL delil tespiti dosya gideri olmak üzere toplam 3.543,30-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 3.536,28-TL'nin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine, geriye kalan tutarın Davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı tarafından yapılan 131,06-TL posta ve davetiye giderinden ibaret yargılama giderinden kabul ret oranına göre 0,26-TL'nin Davacı'dan alınarak Davalı'ya verilmesine, geriye kalan tutarın Davalı üzerinde bırakılmasına,
6- Arabuluculuk gideri 1.320,00-TL'nin kabul ret oranına göre 2,61-TL'sinin Davacı'dan alınarak, geriye kalan 1.317,39-TL'sinin Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7- Davacı yargılamada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
8- Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 50,00-TL vekalet ücretinin Davacı'dan alınarak Davalı'ya verilmesine,
9- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, dava değeri itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır