T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/68 Esas
KARAR NO: 2024/83
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/01/2021
KARAR TARİHİ: 29/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında 04.07.2020 tarihinde "Web Tasarım ve Yazılım Hizmet Sözleşmesi" adlı bir Protokol imzalanmış olduğunu. İşbu protokolün Yükümlülükler başlıklı 3. Maddesinin c bendinde davalı, kararlaştırılan teklifte yer alan donanıma sahip programı oluşturma ve entegrasyon sağlama ile bunun 1 sene boyunca teknik ve alt yapı ile ilgili işlerini bulunmuş olduğunu. Ayrıca davalı şirket sözleşme görüşmeleri esnasında davacıya sunulan teklif dosyasında (sözleşme madde 3 c bendi) ..., ... vb. pek çok bilinen firma ile çalışmalar yürüttüğünü ve bu firmaların web sayfalarını tasarladığını beyan etmiş olduğunu. Daha sonra öğrenildiği üzere, anılan firmalarla davalının hiçbir çalışması olmadığı tespit edilmiş olduğunu, iradeyi sakatlayan bu durum karşısında Türk Borçlar Kanunu uyarınca davacının sözleşmeyi haklı nedenle ve derhal fesih hakkı doğmuş olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3-c maddesinde yer alan teklif formunda seçenekli olarak icap edilen iki program tipinden fiyatı yüksek olan ve donanım açısından daha kapsamlı ve "pazar" özellikli olan ürün seçilmiş olmasına rağmen, demo olarak gönderilen programın seçilen programın donanım ve özelliklerine sahip olmadığı anlaşılmış ve bu durum gerek mail yazışmalar gerekse toplantılarda müvekkilce davalı tarafa bildirilmiş olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Hizmet Süresi, Bedeli ve Ödeme Şekli başlıklı 5. Maddesinin e bendi gereği davalıya 40.000,00TL ödeme yapılmış ancak istenen donanım özelliklerine uygun bir program oluşturulmadığı için kalan tutarın, teklif formunda seçilen ve pazar özelliği donanımlı programa ilişkin demo gönderilmesi sonunda yatırılacağı bildirilmiş olduğunu. Ayrıca davacının, sözleşme görüşmeleri sırasında yanıltıcı beyanda bulunarak çalışmadığı firmaların ürünleri üzerinden kendini pazarlayan davalıya karşı güven kaybı yaşamış olduğunu, davalı her ne kadar sözleşmede öngörülen ve ilk elden ödenmesi gereken tutarın ödenmediğini, ihtar ile bildirmiş olsa da, sözleşmede öngörülen donanım ve pazar özelliği olan programın değil; başka bir programın demosunun hazırlanıp davacıya sunulması üzerine, davacı seçtiği ürünün gönderilen üründen daha kapsamlı olduğunu bildirmiş ve taraflar arasında buna ilişkin pek çok Mail yazışması yapılmış olduğunu. Bu anlamda 29.07.2020 tarihinde firma yetkilisine teslim edilen ürün incelenmiş ve kabul edilmiş olmadığını. zira firma yetkilisi hazırlanan çalışmayı incelemek üzere teslim aldığını beyan etmiş olduğunu. Yoksa kendisine sunulan ürüne onay vermiş olmadığını. Kaldı ki kendisine teslim edilen ürün daha az kapsamlı bir program örneği olduğunu, bu da fiyatta indirim yapılmasını gerektirir olduğunu. Davacının aynı fiyat üzerinden daha az özelliğe sahip bir programı kabul ettiğini iddia etmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu. Ayrıca davalıya sormak gerekir, kabul anlamına gelmemekle birlikte, eksik ödemeye rağmen neden davacıya ürün teslimi yapılmış olduğunu, Teslimi yapılan ürün bir demo olduğunu, bitmiş son hali ile bir program teslimi söz konusu olmadığını ve davalı da ihtarnamesinde açıkça bu durumu ikrar etmiş olduğunu. Davalı özel tasarım olmayan ve başka bir programın kopyası niteliğindeki bir demo sunmuş ve bu davacının kabul edilmemiş olduğunu. ... davalıya 40.000,00TL ödenmiş olmasına rağmen özel bir tasarım yapılmamış ve istenen özelliklere sahip somut bir çalışma ortaya konamamış olduğunu, sözleşmenin Hizmet Süresi, Bedeli ve Ödeme Şekli başlıklı 5. Maddesinin f bendinde sözleşme imzalandıktan sonra tasarım ve yazılım süresi 14-16 hafta olarak belirlenmiş olmasına rağmen, davalı ile yapılan görüşmelerde bu sürede talep edilen ürünün yetiştirilmesinin mümkün olmadığı beyan edilmiş olduğunu ve talep edilen ürün sözleşme imzalanmadan önce davacı davacıya teklif formunda sunulan pazar donanımlı ürün olduğunu. ... davalı hem davacının satın almak istediği üründen daha az donanıma sahip bir programı, pazar donanımına sahip ve daha kapsamlı bir program fiyatına satmaya çalışmış hem de eksik ödeme yapıldığından hareketle Programın tam olarak aktif edilmediğini açıkça beyan etmiş olduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap-karşı dava dilekçesinde; Dava dilekçesi başlığının Asliye Hukuk Mahkemesi'ne hitaben yazılması nedeniyle dosyanın görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacı şirket, sözleşmenin akdedildiği 04/07/2020 tarihinden itibaren hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı şirket taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı şirketin iradesinin sakatlandığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, davalının cezai şartı kısmi alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmamakla birlikte davacı/karşı davalının herhangi bir zararı da bulunmadığını, Taraflar arasında akdedilmiş olan "Ticaret Web Tasarım ve Yazılım Hizmet Sözleşmesi" isimli sözleşmenin 5. Maddesi'nin e bendine göre; "Hizmet bedelinin 56.000,00 TL (Elli Altı Bin TL) işbu sözleşmenin akdedildiği tarihte ve nakit olarak ödenecektir. Bu tutarlar düşüldükten sonra kalan tutarın 20.000,00 TL(Yirmi Bin TL)'si sözleşmenin akdediliği tarihi takip eden 11. (on birinci) iş gününde ödenecektir" ifadesi yer aldığını ancak davacı/karşı davalı şirketin söz konusu yükümlülüklerini parça parça, gecikmiş ve eksik şekilde yaparak yerine getirmediğini, buna rağmen müvekkili olduğu şirket iyi niyetli bir davranış içerisinde sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini en azami düzeyde yerine getirdiğini, yükümlülüklerini yerine getirirken de davacı şirketin engellemeleri ile karşılaştığını, müvekkili olduğu şirket tarafından davacı/karşı davalı şirketten e-ticaret sitesi için gerekli bilgiler talep edilmesine rağmen, söz konusu bilgilerin şirkete verilmemesi, sözleşmede belirlenen meblağın parça parça, gecikmiş ve eksik şekilde ödenmesi, müvekkili tarafından hazırlanan e-ticaret sitesindeki entegrasyon işlemlerinin davacı/karşı davalı şirket tarafından yerine getirilmemesine rağmen "Ticaret Web Tasarım ve Yazılım Hizmet Sözleşmesi" isimli sözleşme de haksız, hukuka ve kanuna aykırı şekilde davacı/karşı davalı şirket tarafından feshedildiğini belirterek davalı-karşı davacı vekili karşı dava yönünden sözleşmenin 6. Maddesinin a bendinde belirtilen 100.000,00 TL cezai şartın müvekkile parça parça, gecikmiş ve eksik şekilde ödenen 40.000,00 TL düşülerek hesaplanacak 60.000,00 TL'nin müvekkili olduğu şirkete ödenmesine karar verilmesini, asıl dava yönünden ise davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İş bu dava taraflar arasında 04/07/2020 tarihinde akdedilen web tasarım ve yazılım hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olup,
Davacı taraf 40.000 TL ödeme yaptığını ancak davalı tarafça sözleşmesel yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini talep edildiği şekli ile program tasarlanmadığını bu sebeple Bakırköy .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeyi haklı olarak fesih ettiğini bu sebeple ödenen bedel ,uğranılan zarar,cezai şart talepli HMK 107 maddesi uyarınca 42.000,00 TL üzerinden talepte bulunmuş,
Davalı taraf,daavcının szöleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğin,ödeme planına uymadığını,yapılan ödemelerinde parça parça toplamda 40.000,00 TL olduğunu,ediminin davacı taraf sanal mağaza kurulması şeklinde olup davacı taraftan talep edilen entegrasyon bilgilerinin kendilerine verilmediğini , ödeme sisteminin yine davacı tarafın sms onayı vermemesinden kaynaklı aktif edilemediğini ,sözleşmenin 6.maddesinde de sözleşmeyi haksız olarak fesih eden tarafın 1000.000,00 TL ödeyeceğinin düzenlendiğini iş bu sebeple asıl davanın reddi ile sözleşmeyi haksız olarak fesih eden dacının ödediği bedelin mahsubu ile bakiye 60.000,00 TL ' cezai şarta hükmedilmesini karşı davada talep etmiştir.
Asıl dava yönünden uyuşmazlık konusu;Taraflar arasında akdedilen web tasarım ve yazılım hizmet sözleşmesi uyarınca davalının edimlerinin ne olduğu, yerine getirip getirmediği işin yüzde kaçını yapmış olduğu, sözleşmenin sona erip ermediği, hangi usulde sona erdiği, sona ermesinde tarafların haklı olup olmadığı, davacının ödediğini belirttiği davalınında kabulünde olan 40.000,00 TL nin davacı tarafça geri istenip istenilemediği, sözleşmenin sona ermesinden dolayı zararın oluşup oluşmadığı, davacının zararının ne olduğu ne kadar olduğu, cezai şarta hak kazanıp kazanmadığının tespiti,
Karşı dava yönünden uyuşmazlık konusu : Taraflar arasında akdedilen web tasarım ve yazılım hizmet sözleşmesi uyarınca sözleşmenin sona erip ermediği sona ermesinde tarafların kusuru olup olmadığı, sona ermenin hangi şekilde gerçekleştiği, karşı davacının cezai şarta hak kazınıp kazanmadığı, hak kazandığı cezai şart miktarının ne olduğunun tespiti olarak belirlenmekle ;
14/10/2021 Tarihli Bilirkişi ... Bilişim ve Yazılım Uzmanı ,... Mali Müşavir,... Sözleşme Uzmanı Raporlarında; 1) Projenin “Web Sitesi", ve “Danışmanlık Hizmetleri” olarak 2 (iki) ana hizmetten oluşmakta olduğu,2) Dava konusu “Web Sitesi” dosyada sunulan belgeler ve yerinde inceleme esnasında taraflarca beyan edilmiş olan web sitesi projesi hakkında tüm detaylar ve davalı tarafından incelemeleri yapabilmemiz için “https://...” URL/Link adresinde yayına alınan, internet sitesi ile taraflar arasında onaylanan “Template (Şablon)” çalışmaların yazılımsal olarak eksiksiz olarak yapılıp yapılmadığı hususlarında detaylıca yapılan kontrollerde;” Dosya içerisinde yapılan incelemede dava konusu “Web Tasarım ve Yazılım Hizmet Sözleşmesi” taraflar arasında 04.07.2020 tarihinde anlaşmaya varıldığı ve sözleşme gereği*Web Sitesi” projesinin tüm veriler davacı tarafından davacıya teslim edildikten sonra 14-16 hafta iş günü içinde tamamlanması kararlaştırılmış olduğu ve davacı tarafından kaşe ve imzalı olarak onaylanmış “Template (Şablon)” çalışmalarının bulunduğu, davacı tarafından kaşe ve imzalanan*Template (Şablon)” tasarıma davalı tarafça aynen tasarlanarak yazılımın demosunun eksiksiz oluşturulduğu,” Projenin davalı tarafından yazılım proje aşamalarının “1. Talepleri Doğru Belirleme,2. Planlama ve Proje Analizi, 3. Tasarım ve 4. Kodlama” 4. aşamaya kadar projenin yapılmış olduğu “5. Test & Entegrasyon” aşamasına kadar olan kısmının tamamlanmış olduğu, 5.aşama esnasında davacı tarafından Entegrasyon için gerekli teknik bilgilerin/detayların davalıya iletilmediğinden dolayı tamamlanamadığı genel olarak dava konusu yazılımın davalı tarafından projenin toplamının yaklaşık %80'nin tamamlanmış olduğu,3) Projenin “Danışmanlık Hizmetleri” genel olarak web sitesinin yazılım ve tasarım kodlarımalarının alt yapısı tamamen bitmesinden sonra başlanması gereken hizmetler olmasından dolayı taraflar arasından yazılım ve tasarım kodlarımalarının tamamen bitmeden fesih edilmesinden ötürü “Danışmanlık Hizmetleri” davalı tarafından davacıya tam olarak verilmediği/verilemediği,4) Davalının ticari defterlerine göre davacıdan ... adıyla banka hesabına gönderilen 40.000,00 TL sipariş avansı tahsil ettiği, tahsil edilen tutarlara ilişkin olarak düzenlenmiş herhangi bir faturaya rastlanmadığı ve hesap detaylarının yukarıdaki/değerlendirme kısmındaki gibi olduğu tespit edildiği,5) Teknik tespitler dikkate alındığında; davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiği, davacının ayıplı ifa iddiasının ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan davacı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı, dolayısıyla asıl davada davacının; davalının üstlenmiş olduğu işleri tam ve gereği gibi yerine getirmediği, bu bakımdan ödenen bedelin iadesi, uğranılan zararların tazmini ve cezai şartı tazminatının ödenmesi yönündeki taleplerinin yerinde olmadığı,6) Taraflar arasındaki sözleşme haksız olarak feshedildiğinden, davalının karşı davayla talep etmiş olduğu “100.000 TL cezai şarta hükmedilerek, davalı şirkete ödenen 40.000 TL'nin düşülerek hesaplanacak 60.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte ödenmesine” ilişkin talebinin yerinde olduğu,kanaati ile rapor düzenlendiği görülmüş,
Taraf itirazları üzere dosya farklı bilirkişiye tevdi edilmiş,
22/12/2022 Tarihli Bilgi Yöneticisi ... Bilirkişi ve Sözleşme Uzmanı ... Raporunda;Taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi hukuki niteliğini haiz “web tasarım ve yazılım hizmet sözleşmesi” uyarınca davalının edimlerinin teklifinde geçen ve ayrı ayrı ücretlendirilen hizmetler olduğu, davalının edimlerini yerine getirmediği, işin davalının kusuru sebebiyle tamamlanmadığı, sözleşmenin davacı tarafından 09.10.2020 tarihinde haklı nedenle sona erdirildiği, davalının üzerinde düşen alt yapı, tasarım, yazılım ve danışmanlık hizmetlerini vermediği, davacının bedel ödeme borcunu yerine getirmediği iddiasının davacı taraf işe başlama ve yürütmedeki gecikmesinin haklı nedenini oluşturup oluşturmadığının takdiri Sayın Mahkemenize ait olmakla birlikte, projenin sona ermesinde davacının haklı olduğu davacının ödediğini belirttiği davalının da kabulünde olan 40.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davacı tarafa iadesi gerektiği, davacı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshi sonucu ya yalnızca olumsuz zararının ya da yalnızca sözleşmede belirtilen cezai şartın tazmininin talep edilebileceğine,Davalı firmanın teklifinde yer alan; .... (15.000 Tl), Yazılım Mimarisi (40.000 Tl), ... Uygulama (20.000 Tl), ... (1.500 Tl), ... Uygulama (20.000 Tl), Sms Ve E-mail Bilgilendirme Sistemi (15.000 Tl), Tam Zamanlı Teknik Destek 7/24 (24.000 Tl), Server (sınırsız Band Genişliği) (12.000 Tl), İçerik Danışmanlığı (12.000 Tl) Ve 6 Aylık E- Ticaret Danışmanlığı (72.000 Tl) ücretlendirmesini yapamayacağı tespit edilmiştir.
Alınan iki rapor arasında çelişki olduğu anlaşılmakla dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş,
14/11/2023 Tarihli Bİlgisayar Mühendisi Bilirkişi ... Raporunda;
1) Projenin “Web Sitesi”, ve “Danışmanlık Hizmetleri” olarak 2 (iki) ana hizmetten oluşmakta olduğu,2) Dava konusu “Web Sitesi" dosyada sunulan belgeler ve yerinde inceleme esnasında taraflarca beyan edilmiş olan web sitesi projesi hakkında tüm detaylar ve davalı tarafından incelemeleri yapabilmemiz için “https://...” URL/Link adresinde yayına alınan, internet sitesi ile taraflar arasında onaylanan “Template (Şablon)” çalışmaların yazılımsal olarak eksiksiz olarak yapılıp yapılmadığı hususlarında detaylıca yapılan kontrollerde;3) Dosya içerisinde yapılan incelemede dava konusu “Web Tasarım ve Yazılım Hizmet Sözleşmesi” taraflar arasında 04.07.2020 tarihinde anlaşmaya varıldığı ve sözleşme gereği “Web Sitesi” projesinin tüm veriler davacı tarafından davacıya teslim edildikten sonra 14-16 hafta iş günü içinde tamamlanması kararlaştırılmış olduğu ve davacı tarafından kaşe ve imzalı olarak onaylanmış “Template (Şablon)” çalışmalarının bulunduğu, davacı tarafından kaşe ve imzalanan “Template (Şablon)” tasarımını davalı tarafça sözleşmeye sadık kalınarak tasarlanmış ve yazılımın demosunun (kısıtlı ve ücretsiz sürüm) eksiksiz oluşturulduğu, demo testleri ile tespit edildi.4) Projenin davalı tarafından yazılım proje aşamalarının;1. Talepleri Doğru Belirleme,2.Planlama ve Proje Analizi,3. Tasarım ve4. Kodlama” 4. aşamaya kadar projenin yapılmış olduğu;5. Test & Entegrasyon” aşamasına kadar olan kısmının tamamlanmış olduğu, 5.aşama esnasında davacı tarafından Entegrasyon için gerekli teknik bilgilerin/detayların davalıya iletilmediğinden dolayı tamamlanamadığı genel olarak dava konusu yazılımın davalı tarafından projenin toplamının yaklaşık %80 ninden fazla işlemin tamamlanmış olduğu,5) Projenin “Danışmanlık Hizmetleri” genel olarak web sitesinin yazılım ve tasarım kodlamalarının alt yapısı tamamen bitmesinden sonra başlanması gereken hizmetler olmasından dolayı taraflar arasından yazılım ve tasarım kodlatılmalarının tamamen bitmeden fesih edilmesinden ötürü “Danışmanlık Hizmetleri” davalı tarafından davacıya tam olarak verilmeye çalıştığı ekran görüntüleri ve mail yazışmaları ile tespit edilmiştir.6) Teknik tespitler dikkate alındığında; davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiği, davacının ayıplı ifa iddiasının ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan davacı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı, davalı sözleşmede belirtilen durumlara sadık kalarak üstlenmiş olduğu işleri tam ve gereği gibi yerine getirdiği davalının yaptığı işlemlerin ekran görüntüleri ile tespit edilmiştir.7) Bundan dolayı davacı tarafından davalı firmaya ödenen bedelin iadesi, uğranılan zararların tazmini ve cezai şartı tazminatının ödenmesi yönündeki taleplerinin yerinde olmadığı,8) Bilirkişiye tevdii edilen görevlerden; davacının ödediğini belirttiği davalının da kabulünde olan 40.000,00 TL'nin davacı tarafça geri istenip istenilemediği, 11.01.2021 tarihli dava dilekçesinde talep ettiği görülmektedir.9) Davalı Firma sözleşmede belirtilen ve varılan anlaşmaları yerinde yapılan inceleme ve tespitlerde yerine getirdiği tespit edilerek ekran görüntüleri bilirkişi raporuna eklenmiştir.
Davacıya web tasarım ve yazılım hizmeti verilmesi karşılığında davalının ücret alacağının belirlendiği dava konusu eser sözleşmesi uyarınca ;
Davacı taraf, davalının üstlenmiş olduğu işleri tam ve gereği gibi yerine getirmediğini iddia etmekte ve ödemiş olduğu bedelin iadesini, uğradığı zararların tazminini ve cezai şartı tazminatının ödenmesini talep etmektedir. İstisna sözleşmesinde ayıplı ifa halinde iş sahibinin haklarını düzenleyen TBK. m. 475 hükmüne göre: “Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1- Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplıya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme,
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz”. Açıkça anlaşıldığı üzere TBK. m. 475 hükmü, ayıba
karşı tekeffül hükümlerine dayanma imkanı olan iş sahibine sözleşmeden dönme, ücretin indirilmesi, eserin tamiri ve tazminat talebi haklarını sağlamaktadır. Davacının doğan zararlar nedeniyle genel hükümlere göre de tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.
İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür ”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vaklayı ispat etmeye mecburdur. Davacının yukarıda anılan ayıplı ifadan kaynaklanan haklarını kullanabilmesi için ispat kuralı gereği, ayıplı ifanın varlığını, ayıbın zamanında ihbar edildiğini ve bu ifadan kaynaklanan zararın miktarını geçerli delillerle ispat etmesi gerektiği açıktır.
14/10/2021 Tarihli Bilirkişi ve 14/11/2023 Tarihli bilirkişi raporları aynı yönde olup teknik inceleme kısımları nazara alındığında;
Sözleşmesinin ifasının 5 aşamaya ayrıldığı , 4. aşamaya kadar projenin yapılmış olduğu;5. Test & Entegrasyon” aşamasına kadar olan kısmının tamamlanmış olduğu, 5.aşama esnasında davacı tarafından Entegrasyon için gerekli teknik bilgilerin/detayların davalıya iletilmediğinden dolayı tamamlanamadığı genel olarak dava konusu yazılımın davalı tarafından projenin toplamının yaklaşık %80 ninden fazla işlemin tamamlanmış olduğu,5) Projenin “Danışmanlık Hizmetleri” genel olarak web sitesinin yazılım ve tasarım kodlamalarının alt yapısı tamamen bitmesinden sonra başlanması gereken hizmetler olmasından dolayı taraflar arasından yazılım ve tasarım kodlatılmalarının tamamen bitmeden fesih edilmesinden ötürü “Danışmanlık Hizmetleri” davalı tarafından davacıya tam olarak verilmeye çalıştığı ekran görüntüleri ve mail yazışmaları ile tespit edilmiştir.6) Teknik tespitler dikkate alındığında; davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiği, davacının ayıplı ifa iddiasının ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan davacı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı, davalı sözleşmede belirtilen durumlara sadık kalarak üstlenmiş olduğu işleri tam ve gereği gibi yerine getirdiği davalının yaptığı işlemlerin ekran görüntüleri ile tespit edilmekle;
Davalının üstlenmiş olduğu işi ayıplı olarak yaptığına, bu nedenle davacının zarara uğradığına ilişkin herhangi bir tespit dosyada yer almamaktadır. Davacı tarafından da ayıplı ifanın varlığı, ayıbın zamanında ihbar edildiği ve bu ifadan kaynaklanan zararın miktarı yönlerinden geçerli herhangi bir delil sunulmamıştır.Bu sebeple asıl davanın reddi gerekmekle;
Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ;taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin 5. Maddesi'nin e bendine göre;Hizmet bedelinin 56.000,00 TL (Elli Altı Bin TL) işbu sözleşmenin akdedildiği tarihte ve nakit olarak ödenecektir. Bu tutarlar düşüldükten sonra kalan tutarın 20.000,00 TL(Yirmi Bin TL)'si sözleşmenin akdedildiği tarihi takip eden 11. (on birinci) iş gününde ödenecektir". Davacının anılan ücretin tamamını ödemediği sadece 40.000-TL'sini ödediği, ayrıca yukarıda ifade etmiş olduğumuz üzere, sözleşmeyi de haksız olarak feshettiği görülmektedir. Yine, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. Maddesinin a bendine göre, "sözleşmeyi haksız olarak fesih eden taraf diğer tarafa 100.000 TL (Yüz bin TL) cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder",düzenlemesi karşısında ; Taraflar arasındaki sözleşme haksız olarak 14/10/2020 tarihinde davacı tarafça feshedildiğinden, davalının karşı davayla talep etmiş olduğu “100.000 TL cezai şarta hükmedilerek, davalı şirkete ödenen 40.000 TL'nin mahsubu ile 60.000,00 TL'nin ticari faizi ile birliktte ödenmesine dair aşağıdaki şekil karar verilmiştir.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Asıl dava yönünden:
1-Davanın REDDİNE,
2-Asıl davada, alınması gerekli 427,60-TL harcın, davacı-karşı davalı tarafça yatırılan 700,18-TL peşin harçtan mahsubu ile, fazla alınan 272,58-TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde karşı davacıya iadesine,
3-Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine,
4-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.320,00 TL' nin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
5-Asıl davada davalı tarafça sarf edilen 9,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine,
6-Asıl davada yapılan yargılama giderinin, davacı üzerinde bırakılmasına,
Karşı dava yönünden:
1-Davanın KABULÜ ile 60.000,00 TL'nin 14/10/2020 fesih tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.098,60-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 1.100,00-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 2.998,60 TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
3-Karşı davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
4-Karşı davada tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 1.100,00 TL peşin harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Karşı davada 7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.320,00 TL' nin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
6-Karşı davada yatırılan gider avansından artan olması halinde, kararın kesinleşmesini müteakip ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.29/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır