T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO : 2021/75 Esas
KARAR NO : 2024/512
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 22/01/2021
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
YAZIM TARİHİ : 08/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesinin ödenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türk Ticaret Kanunu'nun 638/2. maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkması ve esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkile ödenmesini, Müvekkil, 18/05/2012 tarihli Genel Kurul Kararı ile .... Ürünleri Yıkama San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olduğunu, son olarak, 27/09/2019 tarihli Genel Kurul Kararı ile .... ’dan 90.000,00-TL karşılığı 900 adet payı devralarak 1.000.000,00-TL sermayeli şirketin 180.000,00-TL’lik hissesinin sahibi olduğunu, müvekkil, ortaklık ilişkisinin devamının olanaksız hale gelmesi nedeniyle 11/11/2020 tarihinde Bakırköy .... Noterliği aracılığıyla davalı şirkete ihtarname çektiğini ve 180.000,00-TL değerindeki sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin hesaplanarak ödenmesini istediğini, ancak davalı tarafça istemlerin reddedildiğini, müvekkil, şirket faaliyetlerinden uzak tutulmakta ve şirketin işleyişi hakkında bilgilendirilmemekte olduğunu, bu durumun müvekkilin ortaklıktan ayrılma talebinde haklı olduğunu göstermekte olduğunu, ayrıca şirket defterleri müvekkille paylaşılmadığını, 6102 sayılı TTK'nın 641. maddesi gereğince, şirketten ayrılan ortağa esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesi ödenmesi gerektiğini, müvekkilin payına düşen ayrılma akçesi hesaplanarak ödenmesi gerektiğini, davanın açılması ile birlikte şirketin değerini azaltmaya yönelik işlemler yapılmaması adına tedbir kararı istendiğini, davalı şirketin menkul malvarlığının ve değerlerinin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi istendiğini, davalı şirketin menkul malvarlığının ve değerlerinin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına, delil tespiti konusunda HMK m.403 gereğince karşı tarafa tebligat çıkarılmamasına, tedbir istemlerinin kabul edilmesine, müvekkilin TTK m.638/2 ve devamı hükümleri gereğince haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına, TTK’nın 641. maddesi kapsamında müvekkilin esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini Mahkememizden istemiş ve dava etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı'nın iddia ettiği ayrılma gerekçelerinin tamamının haksız ve dayanaksız olduğunu bu nedenle davanın reddini, denetim kayyumu tutanağından da anlaşılacağı üzere davacının nominal hisse bedeli olan 180.000,00-TL sini ödemeyi, bu ön inceleme safhasında bu miktarla sınırlı olmak üzere kabul ettiklerinin dikkate alınmasına, davacının bunu kabul etmez ise diğer eksik hususların tamamlanarak rayiç bedel üzerinden hüküm kurulmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini Mahkememizden istemiştir.
Davacı Vekili 11/06/2024 tarihli dilekçe ile; Müvekkili adına Davalı Şirket ile anlaştıklarını bu nedenle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davacı Vekili'nin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı Vekili 11/06/2024 tarihli dilekçe ile; feragat dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti istemlerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat davacının, istem sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatin davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatin yöntemine uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu anlaşılmış olup, davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2- Davadan feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken karar harcının 2/3 oranındaki 285,06-TL karar harcından dosya yatırılan toplam 230,30-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 54,76-TL eksik harcın Davacı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar verildi. 13/06/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪