T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/862 Esas
KARAR NO : 2024/418
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/07/2019
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurutulmuş gıda işi ile iştigal ettiğini, bu işinde kullanılmak üzere Manisa ili ... İlçesi ... parsel sayılı tarlanın 210.000 m2'lik kısmında ve Şehzadeler ilçesi ... köyü .... parsel sayılı tarlanın 23.510 m2'lik kısmında, .... köyü ... parsel sayılı tarlanın 14565 metrekaresinde ve tekeliler köyü .... parsel sayılı 14566 m2'lik tarlada icarlamak üzere domates yetiştiriciliği yaptığını, müvekkili şirketinin bu tarlaların tamamının damlama sulama sistemi ile sulanması için damlama borularını ...-....'dan satın aldığını, ...-....'dan satın alınan damlama borularının üreticisinin .... A.Ş olduğunu, satın alınan damlama borularında toplam arazinin yaklaşık 165 dekarlık kısmındaki ve yaklaşık 148.000 m2'lik .... marka damlama borularında tıkanıklık ortaya çıktığını, bu boruların üreticisinin davalı olduğunu, ayıplı ve tıkanık kısım yaklaşık 165 dekara denk geldiğini, diğer kısımdaki damlama boruları .... marka olduğu için herhangi bir tıkanma yaşanmadığını, Manisa .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL tazminatın delil tespit raporunun davalıya tebliğinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 02.04.2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 288.623,00-TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; satış sözleşmesi davacı ve dava dışı ... arasında yapıldığını, müvekkilin ürün markası .... olup tarlalarda müvekkilinin ürünlerinin olup olmadığı belirsiz olduğunu, davacı ile hiç bir sözleşme ilişkisi olmayan müvekkiline dava açılamayacağını, husumet itirazlarının olduğunu, davacının aktif dava ehliyetine itiraz ettiklerini, süresinde usulüne uygun yapılmış bir ayıp ihbarı olmadığını, TTK 23/C ye göre açık ayıplarda ihbar süresi 2 gün, gizli ayıplarda 8 gün olduğunu, davacı satış bedelinin iadesini talep ettiğini, davacı sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz, davacı ürünlerin tamamını iade etmeden ve elde ettiği faydaları iade etmeden sözleşmeden dönemeyeceğini, ancak ayıp varsa ayıp oranında sözleşme bedelinden indirim talep edebileceğini, davacnın delil olarak sunduğu Manisa .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Değişik iş dosyasındaki tespitleri ve mahkemeden alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, tazminat hesabında TBK hükümleri dikkate alınması gerektiğini, değişik iş dosyasındaki bilirkişilerin konunun uzmanı olmadığını,, sulama borularında üretimden kaynaklı bir hata ve ayıp olmadığını, iddia edilen boru tıkanması kullanıcı hatasından kaynaklandığını, yeni boru döeşeme bedeli belirlenirken arazide ki diğer boruların hurda bedeli düşülmesi gerektiğini, davacı lehine taraflı bir zarar hesabı yapıldığını, bu zararın hesabı kabul edilemeyeceğini, müvekkili Türkiye'nin her yerine aynı ürünleri satmakta olup, bugüne kadar hiç bir şikayetle karşılaşmadığını,, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Manisa .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas, .... Karar sayılı ve 25/03/2021 karar tarihli yetkisizlik ilamının istinaf incelemesinden ğaçarak kesinleşmesi üzerine dosya Mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış., Manisa .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası, İTO kayıtları, Manisa Şehzadeler Tapu Müdürlüğü tapu kayıtları, Şehzadeler Ziraat Odası cevabi yazısı, Şehzadeler İlçe Tarım ve Odman Bakanlığı cevabi yazısı celbedilmiştir.
Tazminat istemine ilişkin yetkisiz mahkemede bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan 04.02.2021 tarihli raporda "Davacı şirket kurutulmuş gıda işi ile iştigal etmekte olup, Manisa ili, Şehzadeler ilçesi, .... mahallesinde .... parsel sayılı tarlanın 210.000,00 m2 kısmında, Şehzadeler ilçesi .... mahallesi .... parsel sayılı tarlanın 23.510,00 m2, .... mahallesi .... sayılı parsel tarlanın 14.565,00 m2, ve .... mahallesi .... parsel sayılı tarlada 14.566,00 m2 alanda icarlamak suretiyle domates yetiştiriciliği yaptığı beyan edilmektedir. Manisa ... Asliye Hukuk mahkemesi ..... D.İş 2018 yılında delil tespiti yapılmıştır. 634 sayılı tarlanın 100.000,00 m2 alanda .... marka damla sulama borusu, 110.000,00 m2 alanda .... marka damla sulama borusu kullanılmıştır. ... marka damla sulama borusu olan kısımda yeterince basınç olduğu ama damlatıcılarda su akışı olmadığı tespit edilmiştir.Manisa ili, Şehzadeler ilçesi, .... mahallesinde .... sayılı Parselin 100.000,00 m2 alanda ...... marka damla sulama boruları kullanılmış, bu alanda dekara domates verimi 11.000,00 kg. civarında olduğu tespit edilmiştir. Parselin 110.000,00 m2 alanda .... marka damla sulama boruları kullanılmış, bu alanda dekara domates verimi 9.000,00 kg. civarında olduğu tespit edilmiştir. Zarar görmeyen ile zarar gören alan farkı ile sulama sistemden kaynaklanan zarar miktarı 280.500,00 TL. tespit edilmiştir. Dava konusu ..... nolu parseller zeminde bir bütün olarak kullanılmaktadır. Bu parsellerde ikinci kez döşenen damla sulama ve işçilik bedeli 8.123,00 TL. tespit edilmiştir. 2018 yılı Toplam Zarar Miktarı — 280.500,00 TL. * 8.123,00 TL. — 288.623,00 TL. (İkiyüzseksensekizbin altıyüzyirmiüç türk lirası.) 2018 Yılı Ağustos Ayındaki TÜFE: 367,66 2020 Yılı Eylül — Ayındaki TÜFE: 477,21 2018 yılının Delil tespiti yapıldığı Ağustos ayında 288.623,00 TL. olan Alacak parasal değer 2020 yılının dava tarihi olan Eylül ayında 374.622,69 TL. Olmaktadır. " görüşü mütalaa edilmiştir.
İzmir ATM ye talimat yazılarak dinlenen tanık .... beyanında "ben davacı şirkette Ziraat Mühendisi ve Ziraat müdürü olarak çalışmaktayım. Benim 20 yıllık bir tecrübem vardır, davacı şirkete ait 3 tane fabrika vardır. 3 fabrika ve şirkete ait tarlalarda bizzat ben ilgileniyorum. Bu tarlaların sulanması amacı ile ...- .... üzerinden 2018 yılında boru satın aldık, yaklaşık 100 dekarlık alan bu borularla sulanacaktı, bu borularla sulamaya başladıktan sonra, boruların damlatıcılarının zamanla tıkandığını farkettik, bu nedenle yeterli sulama yapamadık, biz yurt dışına kuru domates ihraç ediyoruz, bunda da sulama dengesi çok önemlidir, sulama dengeli olamadığı için domateslerden yeterli verim alamadık, başka yerden domates almak zorunda kaldık,. Bunları ihraç ettik, borulardaki tıkanıklığın damlatıcıların baskı hatasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Hatta başka bir üretici de yine aynı boruları satın almıştı, onda da aynı sorunlar çıkmıştı. Boruların üreticisi davalı şirkettir. Bu nedenle davacı tarafından davalı şirkete dava açıldı. Zararın ne kadar olduğunu ben tam olarak bilemiyorum 2018 yılında 100-150 dekarlık alana tahminimce boru döşenmişti. kayıtlarda bu bellidir, 2 farklı boru döşenmişti, bir boru davalı şirketin ürettiği ..... boruydu, diğer boru da ...... marka boru idi, her iki boru da aynı filtreden su alıyordu. ...... marka boruda hiçbir sorun yaşamadık. Ancak ..... marka boruda tıkanma sorunları yaşadık. .... borularının bulunduğu alanda yaklaşık dekarda 4-5 tonluk verim kaybı yaşadık. Bu borular sezonluk döşenir, sezon sonunda da hurdaya ayrılır, diğer sezon da da yeni borular döşenir. Boruların nereye döşeneceğini ve ne şekilde döşeneceğini Ziraat Mühendisi olarak ben kendim karar veriyorum, çünkü 20 yıldır bu işi yapıyorum" şeklinde ifade vermiştir.
Karşıyaka ATM ye talimat yazılarak dinlenen tanık ... beyanında " Davacı şirkette ziraat mühendisi olarak çalışıyorum, çalıştığım şirket domates yetiştiriciliği ile uğraşmaktadır, ben 2008 yılından bu yana şirketteyim, söz konusu tarihte ... isimli şahıs ve başka firmalardan damlama sulama sistemi temin ettik, gelen ürünler içerisinde davalı ... A.Ş.'ye ait olan ve ... tarafından gönderilen damlama sisteminde problem çıktı, suyu sisteme vermemize rağmen belli aralıklarla su toprağa ulaşmadı, sistem ilk geldiği günden bu yana bu şekildeydi, arızalı olarak tarafımıza teslim edildi, benim bilgim bundan ibarettir, ücret kime ödendi, fatura kime kesildi ben bilmiyorum, ancak ürünleri ... isimli şahıstan aldığımızı biliyorum, sistem arızalı çıkınca durum hemen ... isimli şahısa devamında da .... firmasına bildirildi, ancak herhangi bir sonuç alınamadı, sulama sistemi arızalı çıkınca ürünlerin bir kısmı sulanamadı ve mahsullerin bir kısmında kalite ve verim kaybı yaşandı, ben uzun yıllardır ziraat mühendisi olmam ve şirkette çalışmak dolayısıyla gelen damlama sisteminin üretim hatası mı yoksa kullanıcı hatası mı olduğunu anlayabilecek yeterlilikteyim, gelen damlama sistemi üretim hatasından kaynaklı ayıplı olarak gelmiştir," " şeklinde ifade vermiştir.
Manisa ATM ye talimat yazılarak dinlenen tanık .... beyanında " ben davalı ..... plastik şirketinde pazarlama elamı olarak çalışıyorum , Manisa bölgesinde davalı şirket adına boruları ben pazarlıyorum ..... bizim bayimizdir . Müşterilere satılan borular hakkında şikayet olduğunda araziye giderek şikayet konusu boru , filtre ve ana boruyu kontrol ediyorum gerekirse sattığımız ürünlerden ve kullanılan sudan numune alarak fabrikaya gönderiyorum , tam hatırlayamadığım bir tarih de davacı şirkete satılan damlama su borusundan şikayet gelmesi üzerine araziye gittim ,arazide domates ekiliydi , meyilli bir araziydi başı ile sonu arasında yaklaşık 10 metre kot farkı vardı , arazide bizim firmamız dışında başka firmaya ait damlama su boruları da kullanılmıştı bizden alınan damlama su boruları arazinin taban kısmına döşenmişti davacı firma diğer borularda tıkanma olmamasına rağmen bizim boruda tıkanıklık olduğunu ileri sürmüştü , yaptığım incelemede arazinin üst kısmından gelen sudaki partiküllerin arazi tabanına inmesi ve burada bizim sattığımız boruları tıkadığını farkettim kendilerine durumu anlattım ilk önce su daki partiküllerin arazi tabanına geldiğini buradaki borularda biriktiğini söyledim ancak karşı taraf kabul etmedi . Arazide kullanılan filtre , ana boru ve bir kısım damlama borusu bizim firmamıza ait değildi. damlama boruları ilk önce aşağıda tıkanma yapar daha sonra yukarılara doğru tıkanma devam eder , olay hasad dönemine yakın bir dönemde olmuştu bizim sattığımız borular hiç çalışmamış olsa o döneme kadar tarladaki mahsulün yetişmemiş olması gerekiyordu: Boruların kullanıldığı arazi 50 dönüm civarındaydı. Bu rakamı tahmini olarak söylüyorum . Ben arazinin tamamını gezdim , firmamızın satış yaptığı damlama boruları sunstream markadır , tespit yaptığım dönemde sattığımız sunstream borularla ilgili herhangi bir müşteri şikayeti yoktur , sunstream marka damlama su boruları halen üretilmekte ve firmamız tarafından satışa sunulmaktadır " şeklinde ifade vermiştir.
Mahkememizce dinlenen tanık ..... beyanında " ben davalı şirkette 13 yıldır çalışıyorum. Satış pazarlama bölümünde çalışıyorum. Bu şekilde boru sattığımız çok müşterimiz vardır. Boruları sattıktan sonra şikayet olduğu zaman ya da talep olduğu zaman bakımını da yapıyoruz. Davacı şirket dava konusu boruları bayimiz olan .... Ticaret'ten satın almış. Davacı şirket tarafından borularda tıkanma şikayeti üzerine ben boruların bulunduğu tarlalara gittim. Yerinde tespit yaptım. Yaptığım tespitlerde sondaja takılan filtrenin davacının yaptığı sulamaya uygun olmadığını, sondajın tahliye vanasının bulunmadığını tespit ettim ve sondaja tahliye vanası takıp çamurlu gelen suyun temizlendikten sonra borulara verilmesi gerektiğini söyledim. Su örneği aldım. Damlama borusu örneği aldım. Filtreleri fotoğrafladım. Aldığım örnekleri firmamızın kalite kontrol bölümüne gönderdim. Yapılan incelemede boru içindeki damlatıcılarda gübre ve kum kalıntıları tespit edildi. Alınan su örneğinde de yoğun bir şekilde kum görülebiliyordu. Ben davacı taraf ilk çağırdığında nisanın son haftasında gittim bu sırada domates fideleri ekim aşamasındaydı. Ben gerekli talimatları verip filtrenin değişmesi gerektiğini söyledim. Yine de çözüm olmazsa karşı taraf ellerinde ki diğer boruları takacağını söyledi. Biz boruları 50 dekarlık bir alan için vermiştik. Arazi eğimli idi. Borular damlama su yöntemiyle sulama sağlayan borulardır. Ben talimatları verdikten sonra gittim. Daha sonra davacı taraf eylül ayında tekrar çağırdı. Bu tarihe kadar bayimizi ve bizi çağırmadılar. Eylül ayında gittiğimde domates hasadı yapılmıştı. Araziye baktığımda tahliye vanasının takılmadığını ve önceki şekliyle sulamanın yapıldığını gördüm. Filtreler değişmemişti. Tarlanın hasadı ağustos ayında yapılmıştı. 1 ay sonra bize haber verildi. Gittiğimde boruların toplanmış olduğunu ve depolarının bulunduğu çiftliğe kaldırılmış olduğunu gördüm. Yaptığım tespitti herhangi bir yeni filtre takılmadığını ve boruların toplu vaziyette olduğunu gördüm. Gördüğüm borular ana borulardı. Bizim sattığımız ve genel olarak damlama boruları tek kullanımlıktır. Yanı bir sezonluk kullanılabilmektedir. Kullanıldıktan ve hasat yapıldıktan sonra ya yakılır ya da hurdaya verilir. Ben ikinci kez gittiğimiz damalama boruları yoktu. Ayrıca 2018 yılına Ege bölgesinde domates de çok büyük bir verim kaybı yaşandı. Akdeniz sineği ve tuta hastalığının yaygın olması idi. Dolayısıyla davacının sulamadan kaynaklı domates verimi düştüğü iddiası doğru değildir. benim arazide incelediğim ve davalı şirkete ait olan borular sunstream marka borulardı. O dönemde bu borularda başka şikayet almadım ancak dönem dönem şikayetler oluyor gittiğimiz de de sulamanın ve kullanımın yanlış yapılması ve doğru filtrenin kullanılmaması sebebi ile borularda tıkanma yaşandığını tespit ediyoruz ve doğru filtre takılmasını öneriyoruz. Ayrıca..... boru, borularımızı satmayı bırakmadı, 15 yıldır çalışıyoruz, bu marka boruları da satmaya devam etmektedir, ...... boru bir tek bizim marka boruları satmamaktadır. 3-4 tane büyük firmanın borularını satmaktadır. ...... marka ve eurodrip marka boru satmaktadır. Aklıma gelenler bunlardır. Davacının kullandığı filtreler bizim filtreler değildir. Biz filtre üretmiyoruz. Ayrıca biz boruları sattığımızda müşterilere nasıl kullanılacağını ve hangi çeşit filtre kullanılacağını söylüyoruz. Talep olduğunda mühendislik desteği de veriyoruz. Bunun yanında kullanma kılavuzu veriyoruz. Arazi dalgalı bir arazi idi. Eğimli idi. Bizim borular aşağı kısma konulmuştu. Bu sebeple en önce bizimkiler tıkanmıştı. Başka marka borularda vardı. Onlar üst kısmındaydı. ...... marka boru vardı. Karşı taraf bizden boruların döşenmesi için mühendislik talebinde bulunmamıştır ve bu hizmeti almamıştır. Herhangi bir projede almamışlardır," şeklinde ifade vermiştir.
Yapılan itirazların değerlendirilmesi ve tazminatın varlığı ve miktarının belirlenmesi için yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile alınan 04.09.2023 tarihli raporda " Aynı koşullarda çalışan 2 tip su damlatma borularından (...... -....) aynı sondajdan aynı iklim şartları, aynı tarlalar, aynı basınç, benzer filtre sistemi, kum filtresi, tahliye vanası ...... marka borulardaki damlatıcının istenilen şekilde usulüne uygun olarak çalıştığı ve düzenli su akışının olduğu, .... marka borulardaki yeterince basınç olduğu, ama damlatıcılarda su akışının olmadığı görüldüğünde; malzemede imalat hatası olduğu kanaatine varılmıştır. İlk bakıştaki borulardaki bu hatanın görülemeyip aradan belirli zaman geçmesinden sonra görülmesinde de ortaya bir gizli ayıp oluşumu çıkmıştır. Manisa .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... D.İş dosyasındaki bilirkişi tarafında mahalinde yapılan inceleme ve tespitleri, dosya içerisindeki evraklar doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda Manisa İli, .... İlçesi, .... Mahallesi .... parsel numaralı taşınmazın 110000 m?'lik kısmında .... marka damla sulama borularının hatasından kaynaklı zarar bedeli 280.500,00 TL, 1639, 1640 ve 2056 parsel numaralı taşınmazlardaki ikinci kez döşenen damlama sulama borularının işçilik de dahil toplam bedeli 8.123,00 TL olmak üzere toplam 288.623,00 TL olarak hesap edilmiştir." görüşü mütalaa edilmiştir.
Kök heyet raporuna yapılan itirazlar nedeniyle alınan 15.12.2023 tarihli ek raporda "Olayın olduğu zamanda mahkeme heyetinin yapmış olduğu tespit baz alınmıstır. .... marka damla sulama borularında ise yeterince basınç olduğu, ama damlatıcılarda su akışının olmadığının görüldüğü, bazı kısımlarda el veya makine ile delindiği iddia edilen kısımda su akışının görüldüğü, sulama sisteminin çalıştırılıp bir süre bekledikten sonra bu alanda damlatıcıların suyu damlatmadığının görüldüğü, Manisa .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... D.İş dosyasında tespit edilen bedelde herhangi bir uyumsuzluk olmadığı kanaati oluşmuştur. Alıcı, dilerse, satılanı redde hazır olduğunu beyanla satım sözleşmesinin feshini, dilerse satılanı alıkoyup satış parasından indirim yapılmasını ya da genel hükümlere göre uğramış olduğu zararların tazmin edilmesini talep edebilir. Davacı ayıplı ifa nedeniyle sözleşmenin feshini ve sözleşme uyarınca verilen edimlerin iadesini (davacı açısından ödenen sözleşme bedeli, davalı açısından verilen borular) değil uğramış olduğu zararlarını talep ettiğinden, dava konusu boruların iade edilmesi veya hurda bedelinin düşülmesi yönündeki davalının iddiası yerinde olmamaktadır. Kök rapordaki görüş ve kanaatinde herhangi bir değişiklik oluşmamıştır." görüşü mütalaa edilmiştir.
Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava, tacirler arası satıma konu su damlatma borularının ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak sözleşmeden dönme ile ayıplı mallar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Somut olayda; dava konusu damlatma borularının davacı tarafından dava dışı satıcı ...-...... Boru'dan 03.05.2018 tarihli sevk irsaliyesi ile 03/08/2018 tarihli e-fatura ile KDV dahil 27.383,55-TL bedelle satın alındığı, Davacının Manisa ili .... İlçesi ... parsel sayılı tarlanın 210.000 m2'lik kısmında ve Şehzadeler ilçesi ... köyü .... parsel sayılı tarlanın 23.510 m2'lik kısmında, .... köyü .... parsel sayılı tarlanın 14565 m2 de ve tekeliler köyü .... parsel sayılı 14566 m2'lik tarlada icarlamak üzere kuru domates işi yaptığı, tarlalara davalının üreticisi olduğu sunstream ve ayrıca ...... marka su damlatma borularının döşendiği, davalının üreticisi olduğu sunstream borularının tıkanık olması ve damlatma yapmaması nedeniyle satıcıya ve davalı üreticiye şikayet ve bildirimde bulunulduğu, 25.07.2018 şikayet tarihli ve 24 no'lu düzenleyici ve önleyici faaliyet raporuyla bu hususun sabit olduğu, ayrıca davacının davalının ayıbı kabul etmemesi nedeniyle Manisa ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyası ile delil tespitinde bulunduğu, ayıbın gizli ayıp olup dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde olduğu anlaşılmaktadır.
Husumet itirazına gelince davalı taraf sunstream damlatma borularının üreticisi olduğunu ve davacı tarafla herhangi bir sözleşmesel veya ticari ilişki olmadığını ileri sürmüş ise de üründe imalattan kaynaklanan ayıp bulunduğu sabittir. Üründe ayıp bulunması halinde satıcı ile birlikte ürünün imalatçısı ve ithalatçısı alıcıya karşı sorumludur. TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın 227.maddesinde imalatçının sorumluluğunu kısıtlayan veya kaldıran bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle ürünün imalatçısı olan davalının sorumluluğu bulunmaktadır. ( İstanbul BAM 14.HD'nin 2021/838 E.- 2024/666 K: sayılı emsal kararı) Bu nedenle husumet itirazı yerinde görülmeyerek reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Manisa ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi , tapu kayıtları, faturalar, Ziraat Odası kayıtları, dinlenen tüm tanıklar, gerek yetkisiz mahkemede gerekse mahkememizce alınan bilirkişi raporları göz önüne alındığında Davacı şirket kurutulmuş gıda işi ile iştigal etmekte olup, Manisa ili, ... ilçesi, .... mahallesinde ... parsel sayılı tarlanın 210.000,00 m2 kısmında, .... ilçesi ... mahallesi ... parsel sayılı tarlanın 23.510,00 m2, ... mahallesi .... sayılı parsel tarlanın 14.565,00 m2, ve .... mahallesi ..... parsel sayılı tarlada 14.566,00 m2 alanda icarlamak suretiyle domates yetiştiriciliği yaptığı, davalının üreticisi olduğu sunstream marka damlatma borularının tıkanık olup su akışının olmadığı, söz konusu tarlalarda aynı koşullarda çalışan 2 tip su damlatma borularından (...... - ....) aynı sondajdan aynı iklim şartları, aynı tarlalar, aynı basınç, benzer filtre sistemi, kum filtresi, tahliye vanası olmasına rağmen ...... marka borulardaki damlatıcının istenilen şekilde usulüne uygun olarak çalıştığı ve düzenli su akışının olduğu, .... marka borularda damlatıcılarda su akışının olmadığı görüldüğünden malzemede imalat hatası olduğu, ayıbın kullanımla birlikte ortaya çıkabilecek nitelikte olması nedeniyle gizli ayıp olduğu, Manisa İli, ... İlçesi, .... Mahallesi .... parsel numaralı taşınmazın 110000 m?'lik kısmında ..... marka damlama sulama borularının hatasından kaynaklı zarar bedelinin 280.500,00 TL, .... parsel numaralı taşınmazlardaki ikinci kez döşenen damlama sulama borularının işçilik de dahil toplam bedeli 8.123,00 TL olmak üzere toplam 288.623,00 TL tazminat alacağı mevcut olduğu, her ne kadar davalı taraf üretim giderlerinin ve hurda bedelinin hesaplamadan düşülmesi gerektiğini iddia etmiş ise de davacı taraf genel hükümlere göre verilen zararın tazminini talep ettiğinden dava konusu boruların iade edilmesi veya hurda bedelinin düşülmesi yönündeki davalının iddiası yerinde görülmemiş olup toplam 288.623,00 TL tazminatın ve ispatlanan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kısa karar yazılırken dava ve ıslah dilekçesine göre davayı tam kabul ettiğimiz belirtilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiş ise de maddi hata sonucu ıslah edilen tutarın 188.623,00-TL olması gerekirken 188.179,00-TL olarak yazıldığı, bu nedenle maddi hatanın gerekçeli kararda düzeltilmesi zorunluluğu doğmuş olup hüküm fıkrası "100.000,00-TL alacağın değişik iş dosyasında ki tespit raporunun tebliği tarihi olan 07/09/2018 tarihinden ve 188.623,00-TL alacağın ıslah tarihi olan 02/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline," şeklinde düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davanın KABULÜNE ,
100.000,00-TL alacağın değişik iş dosyasında ki tespit raporunun tebliği tarihi olan 07/09/2018 tarihinden ve 188.623,00-TL alacağın ıslah tarihi olan 02/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
2- Alınması gereken 19.685,51-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ve 3.222,00-TL ıslah harcının indirilmesi ile geriye kalan 14.755,75-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.707,75-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı ve 3.222,00-TL ıslah harcı toplamı olan 4.974,15-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.208,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7- Davacı kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.226,85-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra yatırana geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪