T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARA
ESAS NO : 2022/1089 Esas
KARAR NO : 2024/475
DAVA : Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2020
KARAR TARİHİ : 03/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ...'in müvekkil aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlattığını, davalı tarafın takibe dayanak olarak 14/12/2019 tanzim, 21/12/2019 vede tarihli 40.000 TL bedelli bir bono sunulduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin taraf olmadığı araç kira sözleşmesiyle müvekkilinin borçlu gösterilemiyeceğini, müvekkilinin dava konusu icra takibinde diğer borçlu olarak gözüken arkadaşı ... isimli şahsın araba kiralamak istemesi ve kefile ihtiyaç duyması nedeniyle 06/12/2019 tarihnide ..... car isimli .... iş merkezi kat:6 no: ... Esenyurt adresinde bulunan oto kiralama firmasına gittiklerini, .... isimli şahsın ..... plakalı aracı kiraladıklarını müvekkilinde bu kira sözleşmesine kefil olduğunu, araç kira sözleşmesinde sözleşmenin alt kısmında yer alan teminat senedine de imza atmalarını istediklerini, talep üzerine müvekkilinin aracı asıl kiralayan şahsın imzasının yanına imza attığını, müvekkilinin kefil sıfatıyla bulunduğunu, kiralama ilişkisi 09/12/2019 tarihinde dolduğunu, .... isimli ş ahsın tekrar aynı firmadan aynı aracı kiraladığını, 15/12/2019 tarihinde araçla kazaya karıştığını, bu kaza sonucu araçta zarar meydana geldiğini, zararın bedelinin 40.000 TL olduğunu iddia eden oto kiralama firmasının önceki sözleşmede kefil sıfatıyla yer alan müvekkilin imzalamış olduğu senede güncel tarih ekleyerek müvekkili de borçtan sorumlu tutmaya çalıştığını, müvekkilinin kefillik durumunun sadece imzalamış olduğu ilk sözleşmeye sınırlı olduğunu, oto kiralama firmasının ..... tarafından yapılan diğer kiralamalara da müvekkilini kefil olarak ekleme çabasının hukuka aykırı olduğunu, davalıların yaptığı hukuka aykırı işlem sözleşmede kefil olarak imzası bulunan müvekkilin senette asıl borçlu olarak gösterilmesiyle açıkça anlaşıldığını, .... firmasının yetkilisi olarak sözleşmeye imza atan .... isimli şahıs ile bonoya lehtar olarak ismi eklenen davalı ... isimli şahısların akraba olduklarının bilgisine ulaşıldığını, kiralık araç bildirim sistemi (Kabis) hem aracı kiralayan kişinin kişisel bilgilerinin hem de aracın bilgilerinin dijital ortamda Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirilmesini sağlayan bir sistem olduğunu, Oto kiralama firmasının hukuka uygun bir kiralama sistemi yürütmesi halinde araca ilişkin kabis kaydında müvekkilinin 06/12/2019 tarihli sözleşmesine kefil olduğunu .... isimli şahsın bu tarihte tekrar kiraladığını açıkça görüleceğini, Oto kiralama firmalarının kendilerini güvence almak için her araçlarına GPS sistemi yerleştirdiklerinin bilindiğini, Oto kiralama firmasınında http://www....com URL adresli resmi web sitesinde yapmış olduğu bilgilendirmede araçlarının 7/24 izlendiğini belirttiklerini, iş merkezi içinde yer alan oto kiralama firmasına ait güvenlik kamera kayıtları ve iş merkezi güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesiyle de müvekkilinin sadece 06/12/2019 tarihinde sözleşme için geldiği ..... is imli şahsın daha sonra da tek başına gelerek araç kiraladığı ve kazanın bu kiralama ilişkisine ait olduğunun açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin hiçbir ilgisi bulunmayan araç kiralama sözleşmesinin kazayla sonuçlanması sonucu doğan zarardan müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin iş bu senetten kaynaklı herhangi bir borcu olmadığını tespitini, müvekkilini borçlu duruma düşürmeye çalışan davalı yan tarafından müvekkile %40 oranında kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İş bu dava hukuki niteliği itibariyle İİK 72 maddesinde düzenlenen menfi tespit davasıdır.
Davacı taraf ;06/12/2019-09/12/2019 tarihinde .... plakalı aracın arkadaşı .... isimli şahıs tarafından kiralandığını kendisin de tarih kısmı boş olan senede kefil olduğunu ,bu kiralama zarfında kaza meydana gelmediğini, .... 'in tekrar aynı aracı kiralayarak kaza yaptığını ,bu sebeple senedin tanzim edildiğini,ikinci kiralama sözleşmesinin tarafı olmadığını ,senedin bedelsiz olduğunu kiralama firmasıyetkilisi sıfatı ile sözlşemeye imza atan .... isimli şahısın ,akrabası olduğunu öğrendikleri ... lehine bononun tanzim edildiğini,bono bedelinin 40.000 TL olduğunu ,kaldı ki hasar bedeli olarak fahiş olduğunu,bu sebep ile takibe konu edilen bonodan kaynaklı menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı 1dosyası incelenmiş,senet görüntüsü incelendiğinde ;Alacaklı (senet lehtarı) ...,borçlular ...(borçlu) ,..... (kefil) olup,14/12/2019 tanzim, 21/12/2019 vede tarihli 40.000 TL bedelli bono olduğu görülmüştür.
Davalı taraf ,davaya cevap vermemekle ,bila tarihli kira sözleşmesi fotokopisi dosya arasında yer almakla ,imza edilen boş senedin sözleşme ekinde yer aldığı,KABİS kayıtlarından 15/12/2019 tarihinde sürücü .... 'in kazaya karıştığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında icraya konu edilen senedin teminat amacı ile kiralama sözleşmesi kapsamında verildiği ispat olunamamakla ,davacı taraf yemin deliline dayanma hakkı hatırlatıldığı ,usulüne uygun şekilde düzenlenen yemin metini usulüne uygun davalı tarafa ihtarat yapılarak tebliğ edildiği,ancak davalının duruşmaya katılmayarak HMK 229/1 maddesi uyarınca yemine konu vakıaları ikrar etmiş sayılmakla , ,yeminin kesin delil niteliğine haiz olduğundan ispat edilen davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-14/12/2019 düzenleme tarihli, 21/12/2019 vade tarihli, 40.000,00-TL bedelli davacı tarafından keşide edilen davalının lehtar olduğu senetten kaynaklı davacının menfi tespit isteminin kabulüne,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.732,40-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 683,10-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 2.049,30-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından Mahkememiz dosyasına yatırılan 683,10-TL peşin harç ve 25,00-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 708,10-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 873,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır