T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/421 Esas
KARAR NO : 2024/385
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2020
KARAR TARİHİ : 06/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının eski eşi olan dava dışı ...... ile davalı ..., anne bir baba ayrı kardeştir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki kurulurken davalı taraf, müvekkilimin eski eşinden olan faizli alacağına ve gene eski eşi için davalının verdiği teminat mektubunun paraya çevrilmesi üzerine buna karşılık olarak müvekkilimin evini basmış, eski eşini darp etmiş, müvekkilime de zorla senet imzalatmıştır. Bu konuda müvekkilimce Büyükçekmece C. Savcılığı nezdinde ... sor. Sayılı dosya ile soruşturma başlatılmıştır. Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalının müvekkilini eski eşini tehdit ve cebrine dair Kadıköy .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, müvekkilinin daha sonra, davalının icra takibi başlattığını haricen öğrendiğini, Bakırköy .... İcra Müdürülüğü'nün .... sayılı dosyası ile takibe koyduğu bono hali hazırda görülmekte olan İstanbul Anadolu ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... E. .... K. Sayılı menfii tespit davası bulunduğunu, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile arşivde incelenmek üzere beklediğini, bu davada davalı tarafa müvekkilinin borcunun bulunmadığını, senedin zorla imzalatıldığı ileri sürdüğünü, müvekkiline yukarıda anılan icra dosyası ile bono hiç bir zaman tebliğ edilmediğini, buna karşılık icra dairesinde de uzun bir süre bono aslına ulaşılamadığını, dosyada UYAP ortamına taranması suretiyle varlığı daha sonradan tespit edilemediğini, bononun incelenmesinde, bono metni üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığının, çıplak gözle bile vekaletnamedeki imza ile bono metnindeki imzanın açık farkı karşısında işbu davayı açtıklarını, senet metnini incelemeye yeni olanak doğduğu için ve de daha öncesinde icra dairesi nezdinde bu olanak tanınmadığı için bononun sahteliğini ileri sürdüklerini, Bono metninde bir diğer hukuka aykırılık ise bonon unsurlarından keşide yerinin yer almadığını, bonodaki adres de müvekkilimin adresi değildir, yukarıda anılan icra dosyasında yapılan tebligat da müvekkili tarafından tebellüğ edilmeden, müvekkilinin adını kullanan bir kişi tarafından ve gene tebliğ mazbatasında görüleceği gibi müvekkilinin imzası dışında bir imza ile müvekkilinin dışındaki bir kişi tarafından tebliğ alındığını, müvekkilim bu yönden de mağdur olmuş, takipten çok geç haberdar olduğunu, takibe konu bono dışında da cebir suretiyle tehdit ve yağma suçu işlenerek farklı bonolar alındığı için müvekkilinin bu bonolardan biri olabileceği düşüncesi ile bu konu ve vakıa menfii tespit davasında konu edilmiş, bononun sahteliği ise bono metni incelendiğinde anlaşıldığını, müvekkilinin sürekli haciz baskısı altında ve haksız icra takibi nedeniyle davalının yarattığı mağduriyetin içinde kaldığını karşısında anılan icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep ettiğini, görülmekte olan bir davanın veya icra takibinin dayanağını teşkil eden senet hakkında sahtelik iddiasında bulunulabildiğini, adi senetlerde sahtelik iddiası icra takibinde itiraz olarak veya davada savunma sebebi olarak ileri sürülebildiğini, resmi senedin sahte olduğu ise ancak ayrı bir menfi tespit davası açılarak ileri sürülebildiğini, ancak, her halükarda sahtelik iddiasının somutlaştırılması gerektiğini, sahte olduğu iddia edilen adi senetler gerek icra takibinde gerekse davada hiçbir işleme esas alınamadığını, buna karşılık, resmi senetler sahte oldukları mahkeme kararıyla tespit edilinceye kadar, davalarda ve icra takiplerinde işlemlere konu olabildiğini, HMK.m.209 uyarınca gerek hukuk mahkemesinde açılan sahtelik davası gerekse ceza mahkemesinde görülen sahtecilik davası açıldığında, icra takibi kendiliğinden duracağını belirtmiştir. Davacı vekili davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
CEVAP;Davalı cevap dilekçesinde; Davacının senedi rızası ile imzladığını,imzanın kendisine ait olduğunu ,aynı konuda açılan davayı kaybettiğini belirtip derdestlik itirazında bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Yapılan yargılama sonucu dosya mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle İİK 72 maddesinde düzenlenen menfi tespit davası olup,davalı yan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine keşidecisi davacı , lehtarı davalı olan 01/08/2007 düzenleme 10/09/2007 ödeme tarihli 200.000 TL bedelli senetten dolayı takip başlattığı anlaşılmıştır.
Davacı yan senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiştir.
Mahkememizin .... esas ve ... karar sayılı davanın usulden reddine ilişkin karar olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 28/04/2024 tarihli .... esas, ... karar sayılı ilamı ile kaldırılmış ve yeniden yargılama yapılmıştır.
Senet iradenin (iradeye ilişkin beyanın) dış aleme bir yazılı belge olarak yansımasıdır. Hukuki anlamda ise bir kimsenin hazırladığı ve kendi aleyhine sonuç doğuran bir belgedir. Medeni usul hukukunda senet bir kesin delil, ispat vasıtasıdır.
Senet düzenleme biçimi ve ispat gücüne göre adi ve resmi olmak üzere ikiye ayrılır. Resmi bir makam veya memurun katılımı ile düzenlenmiş olan senetler resmi senetlerdir. Resmi bir makam ya da memurun katkısı olmaksızın hazırlanmış olan senetler ise adi senetlerdir.
Adi bir senedin kesin delil teşkil etmesi, senedin sahte olmamasına bağlıdır. Mahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkar edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılırlar (HMK m. 205/1). İmza sahibi bu imzasına hiç itiraz etmezse, mahkeme bu senedi kesin delil olarak değerlendirir.
Adi senetteki imza veya yazı, sahibi tarafından inkâr edilirse, mahkemece bir karar verilene kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz (HMK m. 209/1); delil olarak da kullanılamaz. Ancak, senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir ( HMK m. 209/3).
Bir adi senedin kendisi tarafından vücuda getirildiği iddia edilen kişi, kendisine karşı adi senede dayanarak dava açılmasını bekleyebilir ve bu davada, senet altındaki imzayı inkar etmekle yetinebilir. Bununla birlikte bir adi senedin kendisi tarafından vücuda getirildiği iddia edilen kişi (borçlu), bu adi senede dayanarak dava açılmasını beklemeden imzanın kendisine ait olmadığının ya da senedin sahte olduğunun tespiti için ayrı bir sahtelik davası da açabilir (HMUK m.314, HMK m.208/3). Bu sahtelik davası, hukuki niteliği bakımından bir menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya ait olmakla; adi senetteki imzanın inkar edilmesi halinde mahkemenin imzanın sahte olup olmadığı konusunda kendiliğinden araştırma yapması gerekir.
İmza incelemesi yapılması için ilgili kurumlardan belge aslı celp edilmişi ,İcra dosyasına müzekkere yazılarak senet aslı istenilmiş ancak ,senet aslının icra dosyada yer almadığı anlaşılmış, imza inkarında bulunan kıymetli evrakın davacının eli ürünü olduğunu ispat etme külfeti davalıda olup senet aslını dosyaya ibraz etmesi için ;
Davaya konu 01/08/2007 keşide tarihli, .... ödeme tarihli, 200.000,00 TL bedelli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan senede yönelik davalı asile isticvap davetiyesi ile tebliğine, çıkartılacak davetiyeye "Dava konusu menfi tespit istemli senedin uhdenizde bulunup bulunmadığı, uhdenizde değil ise nerede bulunduğuna yönelik beyanda bulunmanız, belirtilen duruşma gün ve saatinde mahkememizde hazır bulunmanız, hazır bulunmadığınız ve beyanda bulunmadığınız takdirde davacının imza incelemesi talebinden kaynaklı lehtar olunan senet nedeniyle senedin uhdenizde kabul edileceği ve davacının isteminin kabul edilebileceği hususu ihtar ve tebliğ olunur." şerhi verilerek davalı asile tebliğ edilmiş ancak beyan ve belge sunulmamıştır.
İspat yükü davalı tarafta olmakla iddiasını ispat edememiş bu hali ile davacının talebini kabul etmiş sayılacağından ,davanın kabulüne,Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına konu 01/08/2007 keşide tarihli, 10/09/2007 ödeme tarihli, 200.000,00-TL bedelli senetten kaynaklı davacının menfi tespit isteminin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına konu 01/08/2007 keşide tarihli, 10/09/2007 ödeme tarihli, 200.000,00-TL bedelli senetten kaynaklı davacının menfi tespit isteminin kabulüne,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 13.662,00-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 54,40-TL peşin harç ve 3.361,10-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.415,50-TL'nin indirilmesi ile eksik kalan bakiye 10.246,50-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 32.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından Mahkememiz dosyasına yatırılan 54,40-TL peşin harç, 3.361,10-TL tamamlama harcı ve 54,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.469,90-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 794,50-TL yargılama giderinin (bilirkişi, tebligat, müzekkere) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır