T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/519 Esas
KARAR NO : 2024/342
DAVA : Alacak (şirket Ortaklık Payı Devri Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/06/2022
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Şirket ortaklık payı devri nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... isimli şirketin Bakırköy ....Noterliği'nin 04.01.2005 tarih ve .... sayılı şirket esas sözleşmesi'nin 12.01.... tarih ve .. sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmesiyle kurulduğunu, Ticaret Sicil Gazetesinin kuruluş ilanında ilk 10 yıl için müdür seçilen ...'in münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılındığını, davacı ... ile dava dışı şirketin ortağı ve müdürü olan ... arasında İstanbul ... Noterliği'nin 20.07.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı Hisse Devir Sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşme ile 1.500.000,00 TL sermayeli şirketin 1.125.000,00 TL'lik paya denk genel kısmının davalı ... tarafından davacıya devredilmesinin kararlaştırıldığını, ancak hisse devrinin gerçekleşmediğini, artık faal durumda olmayan ve vergi borçları sebebiyle davalının dava dışı şirketi davacıya devretmeyi amaçlamadığını, davacının ödemiş olduğu 1.125.000,00TL bedelin geri ödenmediğini, davalının dava dışı şirketin vergi borçlarını kötü niyetli şekilde davacıya yüklemeye çalıştığını, bu hususta dava açtığını ve kaybettiğini, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca davacının gerçek zararının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, davacının zararının taraflarınca hesaplanmasının mümkün olmadığını bu nedenle davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını beyan ederek davacının 2012 yılında ödediği 1.125.000,00TL'nin karar tarihine en yakın tarihteki değerine ulaştırılarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının öne sürdüğü iddiaların tümünün asılsız olduğunu, dava dışı .... Tic. Ltd. Şti, 12/01/2005 tarihinde davalı ... ile dava dışı ... tarafından kurulup tescil ve ilan edildiğini, 08/03/2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile .., şirketteki bütün hisselerini dava dışı ...’e devrederek ortaklıktan ayrıldığını, şirket ortağı olarak davalı ... ile ....'in kaldığını, davalı ...'in, şirketteki hisselerinin tamamını İstanbul ... Noterliğinin 20/07/2012 tarihli .... yevmiye nolu hisse devri sözleşmesiyle davacı ...’e devrettiğini, davacının babası olan dava dışı ...'in şirketlere vekil olarak tayin edildiğini, .... tarafından idare edilen şirketlerin mallarını kendi uhdesine geçirdiğini, davalıya ait .... markalarını davalının rızası dışında kullanıp davalının marka haklarına tecavüz ettiğini, ... Ticaret A.Ş.ünvanlı şirketi kurarak davalıya ait davalının rızası ve bilgisi dışında uhdesine geçirdiği malları sattığını, bu markaları kullanarak mal ithal ettiğini, akabinde ...'in vekillik görevine son verildiğini, ....'in ...'in babası davalı ...'in ise kardeşi olduğunu, ...'in şirketin banka hesaplarını boşalttığını, malları kaçırdığını, şirketin fatura, ticari defter ve cari hesaplarını gaspettiğini, bunun üzerine davalının vergi dairelerine gerekli bildirimleri yaptığını, zayi davası açtığını, davalının bütün hisselerini 2012 yılında yapılan sözleşme ile davacı ...’e devrederek ortaklıktan ayrıldığını, bu tarihten itibaren şirketin yönetiminin ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğini, davalı tarafından 20/07/2012 tarihli “LİMİTED ŞİRKET HİSSE DEVRİ SÖZLEŞMESİ” ile şirketteki bütün hisseleri (45 adet paya karşılık olan 1.125.000,00 TL) “şirketin tüm mali, cezai doğmuş ve doğacak olan tüm ceza ve hukuki yaptırımları kapsamak üzere hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte” davacı ...’e devredildiğini, davalı tarafından hisse devri konusunda ortaklar kurulu kararı alınması hususunda yapılan çağrıların her sonuçsuz kaldığını, ortaklar arasındaki husumet nedeniyle hisse devrinin ortaklar kurulunda onaylanmasının mümkün olmadığını, ortaklar kurulunun toplanıp hisse devri konusunda karar alamamasının diğer ortakların toplantı davetine kayıtsız kalmalarından kaynaklanmakta olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı ile dava dışı ... müdürü ... arasında İstanbul ... noterliğinin 20/07/2012 tarih, .... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile davalı şirkette 45 adet paya karşılık 1.125.000,00 TL bedelle , davalı tarafından davacıya devredilmesine kararlaştırıldığı, aradan 10 yıl geçtiğini ve hisse devrinin yapılmadığını ve şirketin faal olmadığını, bu nedenle davacının 2012 yılındaki hisse devrine ilişkin ödediği belirtilen 1.125.000,00-TL'yi karar tarihine en yakın tarihteki değerine ulaştırılarak, davacıya ödenmesi taleplerine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesinin noter onaylı bir örneği davacı vekili tarafından dosyaya sunulmuştur.
Dosyaya ibraz olunan 14/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; taraflar arasında noterce düzenlenen hisse devir sözleşmesinde, hisse bedelinin nakden ve tamamen alınmış olduğunun yazılı olması halinde dahi hisse devir protokolünün tek başına hisse bedelinin ödenmiş olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacının hisse devir bedelini ödemiş olduğunu yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiği, hisse devrinden kaynaklanan bedelin davalıya ödenmiş olduğunun davacı tarafından geçerli delillerle ispat edilmesi gerekirken bu yönde somut bir delil sunulmadığı, dolayısıyla davacının iddiasının ispata muhtaç olduğu kanaati bildirilmiştir.
Dosyaya ibraz olunan 26/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusunun şirket ortaklık payı alacağının tahsili kaynaklı dava olduğu, dava tarihinin 12/06/2022 olduğu, taraf vekillerinin defterlerin uhdelerinde olmadığının belirtilmesi üzerine herhangi bir ticari defter incelemesi yapılmadığı, noter devir sözleşmesinin incelenmesi ile tarafların irade beyanında bulundukları, bu beyanları noter huzurunda ifade ettiği, sözleşmede davalı devir eden olarak hisse bedeli olan 1.125.000,00-TL'yi devralan davacıdan "nakden ve tamamen aldım" şeklinde ifade ettiği, bu durumda noter huzurunda yapılan sözleşmeye göre davalının devir bedeli 1.125.000,00-TL'yi davacıdan alıp almadığı hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu, HMK madde 204/1 e göre noter belgeleri içerik ve şekil bakımından sahteliği sabit oluncaya kadar kesin delil teşkil edeceği, belge içeriğinde alınan paranın miktarı belirtildiği, alındığı ikrar edildiği, dava konusu devir bedeli olan 1.125.000,00-TL'nin devir tarihi olan 20/07/2012 tarihinden dava tarihi olan 12/06/2022 tarihindeki ulaşacağı değer Denkleştirici Adalet ilkesi kapsamında genel kabul görmüş yargı kararları ışığında hesaplanarak 7.848.300,06-TL olarak hesap edildiği yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davalı vekilinin yemin deliline dayandığı anlaşılmış; yemin deliline ilişkin 10/01/2024 tarihli duruşmada davacı asil ... yeminli beyanı ile "Davalı .... ile 20/07/2012 tarihli şirketin hisse devri ile ilgili noterde sözleşme yaptıklarını, Davalıya devir bedeli olarak 1.125.000,00-TL ödemeyi kararlaştırdıklarını ve sözleşme yapılmadan hemen önce bu bedeli ödediğini, devri kararlaştırdıkları şirket hissesi ...ne ait hisse devri olduğunu, şirketi hissesi devir almadığını karar alınıp kendisine devir edilmediğini, çıkan vergi borcunu kendisine ödetmeye çalıştıklarını, şirketin defter ve belgeleri .... mahallesi .... caddesi no:19 bağcılar adresinde tutulmadığını, defterlerin nerede olduğunu bilmediğini, ... adına faaliyette bulunmadığını ve kazanç sağlamadığını, herhangi bir kurumda şirketle ilgili işlem yapmadığını ve imza atmadığını, ...nin idaresini elimde bulundurmadığı" şeklinde yemin etmiştir.
Davacı vekili 27/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 2012 yılında ödediği 1.125.000,00TL'nin 26.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle 7.848.300,06TL olarak hesaplanması sebebiyle, dava değerini 7.848.300,06TL'ye yükseltmiş, 114.817,16-TL tamamlama harcını mahkememiz iş bu dosyasına yatırmıştır.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... Sicil numarasında kayıtlı ...nin hisse devri için yapılan sözleşme gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle ödenen bedelin tahsili istemli alacak davası olduğu İstanbul ... Noterliğinin 20.07.2012 tarih ... Yevmiye numaralı limited şirket hisse devri sözleşmesine göre davacının davalıya ait 45 adet hisseyi bedeli karşılığında davalıdan devir ve temlik aldığı ve devir bedelinin nakden ve tamamen ödediği ancak davalı tarafından devirin yapılmadığı anlaşılmıştır.
HMK 200. Maddesine göre " bir hakkın doğumu, düşürülmesi devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değerleri iki bin beş yüz TL geçtiği takdirde senetle ispatlanması gerekir."
Hisse devir sözleşmesinde devir bedeli 1.125.000-TL olarak kararlaştırıldığı hisse devir sözleşmesinin aksinin yazılı delille ispat edilmesi gerektiği dolayısıyla davalı tarafın bedelin ödenmediği savunmasının ispat edemediği bu sebeple 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir, davalının yemin deliline dayandığı davacının duruşmada alınan yeminli beyanı da dikkate alındığında davacının davasında haklı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 13.03.2024 tarihli dilekçesinde, taleplerini ıslah ettiklerini ve dava değerinin 1.125.000-TL den 7.848.300,06-TL' ye yükselttiklerini beyan etmiş iseler de davalı vekili tarafından zaman aşımı itirazında bulunduğu TBK 147. Maddesinin 4. bendi uyarınca talebin 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğu ıslah dilekçesindeki talebin zaman aşımına uğradığı anlaşılmakla ; Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1.125.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah dilekçesiyle istenen fazla miktar ve faiz isteminin zaman aşımına nedeni ile reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
2- 1.125.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Islah dilekçesiyle istenen fazla miktar ve faiz isteminin zaman aşımına nedeni ile reddine,
-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 76.848,75-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 57.180,60-TL'nin yatıran davacıya iadesine,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 153.750,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 371.233,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan 76.848,75 TL Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; Bilirkişi ücreti, tebligat ücreti, posta masrafı vs. olmak üzere toplam 8.226,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.179,18-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davalı tarafından yapılan; tebligat ücreti, posta masrafı vs. olmak üzere toplam 174,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 149,05-TL lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davalı üzerinde bırakılmasına,
-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/04/2024
Başkan ...
E imza
Üye ...
E imza
Üye ...
E imza
Katip ...
E imza