T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/532
KARAR NO : 2024/420
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/06/2022
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
YAZIM TARİHİ : 15/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili'nin Murisi ...'nın borçlu olduğu iddia edilen 13.710-TL tutarındaki 31/07/2016 günlü .... seri nolu çeki ödemediği gerekçesiyle hakkında Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, Müvekkili'nin Murisi'nin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcunun bulunmadığını, Müvekkili'nin Murisi'nin yaşlı olduğu için evine yapılan tebligatların hiç birisinin ya eline geçmediğini ya da ne olduğunu anlamadığı için Müvekkili'nin takipten haberinin olmadığını, Müvekkili'nin Murisi öldüğünde bu icra takiplerinin ne olduğunu bilmeyen Müvekkili'nin tüm mirasçılar gibi bu takiplerden korkarak reddi miras yaptığını, eğer bu takipler olmasaydı ve tereke borca batık olmasaydı Müvekkili'nin reddi miras yapmayacağını, ayrıca takip talebinin Müvekkili'ne yapılmadığından itiraz etme imkanının da bulunmadığını, Müvekkili'nin yapmış olduğu bu itiraz doğrultusunda imzanın Murisi'ne ait olmadığı tespit edilip, borçlu olmadığının tespit edilmesi durumunda Davalı'nın kötü niyetli olduğunun ortaya çıkacağını, bu durumda Müvekkili'nin maddi ve manevi olarak rahatlayacağını, Müvekkili'nin benzer çekler üzerinde yapmış olduğu incelemede imzaların Murisi'ne ait olmadığı kanaatine vardığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, Müvekkili'nin Murisi'nin bonodan dolayı borçlu olmadığının tespit edilmesine, Davalı'nın haksız ve kötü niyetli takip yapması nedeniyle kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı'nın mirası reddettiğinden aktif husumet yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, dava açmakta ehliyeti olduğu düşünülse bile Davacı'nın huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, hukuki yararı olduğu düşünülse dahi icra takibinde ödeme emrinin 13/07/2018 tarihinde usulüne uygun olarak Borçlu'ya tebliğ edildiğini, Borçlu'nun yasal süresi içerisinde kullanmadığı itiraz haklarını Davacı'nın kullanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş ve savunmuştur.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra takip dosyası ve Davacı tarafın nüfus kayıt örneği UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, Silvan Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracığıyla getirtilmiş, Mirasbırakan'ın karşılaştırmaya esas ıslak imzalı belgeleri ilgili kurumlardan getirtilmiş, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmıştır.
05/06/... tarihli ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, inceleme konusu çekin ön yüzünde ... adına atılı keşideci imzası ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte, gerek inceleme konusu çekte ... adına atılı imzanın gerekse ...'nın mevcut mukayese imzalarının basit tersimli taklidi kolay imzalar olması nedeniyle ...'nın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği hususlarını bildirir kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinden ve icra takibine dayanak çekten dolayı Davacı Mirasbırakanı'nın borçlu olmadığının saptanması ile Davacı'nın kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uluşmazlık konuları; Davacı Mirasbırakanı'nın dava konusu icra takibine dayanak çekten dolayı Davalı'ya borçlu olup olmadığı, çekteki imzanın Davacı Mirasbırakanı eli ürünü olup olmadığı, Davalı'nın dava konusu icra takibini başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; Alacaklı'sının dosyamız Davalı'sı, borçlularının dosyamız Davacı'sının Mirasbırakanı ... ile dava dışı ... San ve Tic. Ltd. Şti. oldukları, icra takibinin 17.854,36-TL alacak için yapıldığı, icra takibinin çeke dayandığı, icra takip yolunun kambiyo senetlerine özgü olduğu anlaşılmaktadır.
Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak çeke bakıldığında; ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... nolu, 31/07/2016 düzenleme tarihli, 15.000,00-TL bedelli, düzenleyeni ... olan hamiline çekin süresinde ibraz edildiği, ibraz anında karşılığının bulunmadığı, Banka tarafından yasal yükümlülük bedeli 1.290,00-TL'nin hamile ödendiği görülmektedir.
Davanın niteliği, istemin bütünü, Davacı'nın mirasın reddinde iradesinin fesada uğramış olduğu yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, Davacı'nın davaya konu hakka ilişkin olarak her ne kadar mirası reddetmişse de, Mirasbırakan'ın çocuğu olması gözetildiğinde eldeki yargılamada manevi yönden manevi doyuma ulaşacak olması nedeniyle taraf sıfatının ve korunması gereken hukuki yararının bulunduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu icra takibi kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılmış olup, takip borçlusu borçlu olmadığını düşünüyorsa ya icra mahkemesine 5 gün içinde borca veya imzaya itirazda bulunacaktır, ya da genel mahkemelerde herhangi bir süreye bağlı olmaksızın borçlu bulunmadığının saptanmasını isteyebilecektir. Bu bakımdan, eldeki uyuşmazlıkta Davacı'nın Mirasbırakanı'nın borçlu bulunmadığının saptanması istemi bir süreye bağlı olmadığından Davalı'nın bu yöne ilişkin savunması yerinde bulunmamıştır.
Mirasın reddi bozucu yenilik doğuran bir hak olup, tüm yenilik doğuran haklar gibi özellikleri gereği kayda ve koşula bağlanamaz ve kullanılmakla tükenirler. Davacı taraf iradesinin fesada uğratıldığını ve mirasın borca batık olduğunu düşünerek mirası reddettiğini beyan etmiş, sonrasında da yaptığı incelemede dava konusu icra takibine dayanak çekteki borçlu imzasının Mirasbırakanı'na ait olmadığını savunmuştur. Davacı mirasın reddi beyanını bu koşula bağlayamayacağından, öncelikle mirası reddetmesinde yönteme aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda Mirasbırakan'ın dava konusu çekin düzenleme tarihine yakın ıslak imzalı belgeler getirtilmiş, dava konusu çekteki düzenleyen borçlu'ya atfen atılı imzanın Mirasbırakan'ın eli ürünü olup olmadığı yönünden ATK'den rapor alınmış, düzenlenen raporda karşılaştırmaya esas imzalar ile çekteki imzanın biçimsel benzerlikler göstermekle birlikte basit tersimli taklidi kolay imzalar olması nedeniyle Mirasbırakan'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir saptamaya gidilemediği kanaatine varılmıştır.
HMK'nin 190/1 maddesine göre, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
4721 sayılı TMK'nin 6. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Yukarıda yazılı hükümlere göre, dava konusu çekteki alacağın tahsili yoluna giden Davalı'nın çek üzerindeki düzenleyen borçlu imzasının Mirasbırakan'a ait olduğunu kanıtlama yükü Davalı'nın üzerindedir.
Davalı tarafa imza incelemesi için sonuçları bildirilerek kesin süre verilmiş, ancak kesin süre içerisinde Davalı tarafça rapor için istenen avans yatırılmamıştır.
Bu durumda, eldeki uyuşmazlıkta alınan ATK raporunda dava konusu çekteki Mirasbırakan'a atfen atılı imzanın Mirasbırakan eli ürünü olup olmadığı yönünde kesin ve net bir kanıya varılamadığından ve dosya kapsamında aksi yönde bir kanıt da bulunmadığından dava konusu çekteki düzenleyen borçlu imzasının Mirasbırakan eli ürünü olduğunu kabul etmek güç olduğundan, Mirasbırakan'ın dava konusu icra takibinden ve icra takibine dayanak çekten dolayı Davalı'ya borçlu bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, Davalı'nın dava konusu çekte ciranta hamil olması da göz önünde bulundurulduğunda, dosya kapsamında Davalı'nın icra takibi başlatmasında kötü niyetli gösterir bir kanıt bulunmadığından Davacı'nınkötü niyet tazminatı isteminin reddi ile davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile; Davacı'nın Mirasbırakanı ...'nın Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasından ve bu icra takip dosyasına dayanak .... Bankası A.Ş. .. Şubesine ait ... nolu, 31/07/2016 düzenleme tarihli 15.000,00-TL bedelli çekten dolayı Davalı'ya BORÇLU BULUNMADIĞININ SAPTANMASINA,
Davacı'nın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
2- Alınması gereken 1.219,63-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan toplam 304,90-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 914,73-TL eksik harcın Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yatırılan 304,90-TL peşin harcın Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 235,00-TL posta ve davetiye gideri, 24,50-TL dosya sarf gideri, 2.150,00-TL ATK ücreti olmak üzere toplam 2.490,20 -TL yargılama giderinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
5- Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 17.854,36-TL vekalet ücretinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
6- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, dava değeri itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/05/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪