T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/612
KARAR NO : 2024/457
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
YAZIM TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Borçlu'ya karşı, Davacı Müvekkil'i tarafından Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve ödeme emri gönderildiğini, Davalı'nın ödeme emrine karşı 24/03/2022 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, Müvekkil'inin alacağının ve takibin konusunun icra takip dosyasında da belirtildiği gibi, 105.402,43-TL cari hesap alacağına ilişkin olduğunu, Müvekkil'inin alacağının tahsili için başlatılan icra takibine Davalı Borçlu'nun haksız olarak itiraz ettiğini, Borçlu'nun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile icranın devamına ve takip alacağı miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere Davalı ... icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça Müvekkil'i Şirkete teslim edilen tüm ürünlerin ayıplı olduğunu, Müvekkil'i Şirketin söz konusu ayıpları Davacı tarafa süresinde ihbar ettiğini, Müvekkil'i Şirket tarafından yurt dışı firmalara ihraç edilmek üzere Davacı Şirket ile birtakım tekstil ürünlerinin fason dikimi, ütü paket vs. işlemlerinin yapılması ve teslim edilmesi hususunda anlaşıldığını, bunun üzerine, Davacı tarafça ürünlerin imal ve teslim edilmeye başlandığını, Davacı tarafça, Müvekkil'ine teslim edilen tüm ürünlerde dikim hataları, ütü paket düzgün yapılmaması, pis olması vs. gibi birçok ayıbın tespit edildiğini, Müvekkil'i Şirket tarafından sözlü olarak, teslim edilen tüm ürünlerdeki ayıpların Davacı ... bildirildiğini, Davacı tarafça söz konusu ayıpların giderilmediği gibi ayıplı mal teslimine devam edildiğini ve söz konusu her ayıplı mal teslim edilmesi neticesinde Müvekkil'i Şirket tarafından ayıpların Davacı tarafa bildirildiğini, Davacı tarafça söz konu bir takım ayıpların giderilmemesi nedeniyle, Müvekkil'i Şirketin elinden geldiği kadarıyla bir takım ürünleri başka firma ile tamir için anlaşarak tamir ettirdiğini ve söz konusu tamir bedellerinin Davacı tarafa yansıtıldığını, Müvekkil'i Şirketin söz konusu ürünlerdeki bir takım ayıpları tamir ettirerek yurt dışı firmalara ihraç etmişse de, ürünlerdeki ayıplar büyük ölçüde giderilemediğinden, yurt dışı firmaların söz konusu ürünler için ödemeyi durdurduğunu ve bahse konu ayıplı ürünlerinin tümünün temizlenmesi, açma kapama bedeli, yeniden tamiratı gibi nedenlerle Müvekkil'i Şirkete 25.000,00-Avrodan fazla reklamasyon faturası kesildiğini, dolayısıyla Müvekkil'i Şirketin Davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığı gibi, tam tersine uğradığı tüm zararlar nedeniyle alacaklı olduğunu, Müvekkil'i Şirketin Davacı'ya karşı bir cari hesaptan kaynaklanan herhangi borcunun bulunmadığını, hiçbir şekilde Müvekkil'i Şirketin Davacı'ya borcu bulunduğunu kabul etmemekle birlikte, bir an için aksi düşünülse aleyhe tespit edilecek tutar ile Müvekkil'i Şirketin Davacı'dan olan alacaklarının takas/mahsubunu talep ettiğini belirterek davanın reddine ve Davacı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden az olmayacak miktarda kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiş ve savunmuştur.
Davalı Tanığı .... Mahkememiz huzurunda, "ben bu tarihten 10 gün öncesine kadar Davalı Firmada pazarlama müdürü olarak çalışmaktaydım, Davacı da Davalı Firmanın fason iş yaptırdığı kişilerdendir, Davacı tarafa verilen iş geldiğinde kalite kontrolü yapılmıştı, kontrolde ürünlerin kalitesiz olduğu yani dikiş hatası, sökük hatası, patlaklık, ölçü hatası, fermuar takımı hatası, nakış yerleşim yeri hatası vardı, bunları bir iki gün içerisinde Davacı tarafa bildirdik, ürünlerde gerekli düzeltmeleri yapması için kendisine gönderdik, ancak Davacı ürünleri kabul etmedi, bunun üzerine dışarıdan hizmet alarak bu hataların giderilmesi yoluna gidildi, düzeltilebilen ürünler düzeltilerek yurt dışına ihraç edildi, düzeltilemeyenler ise elde kaldı, daha sonra elde kalan ürünlerde tekrar tadilatı yapılarak hepsi yurt dışına ihraç edildi, yurt dışındaki bir müşteriden ürünlerin kalitesizliği yönünde tarafımıza geri dönüş yapıldı, reklamasyon faturası kesildi, bu ürünler hala müşteridedir, bu müşteriye gönderilen ürün de Davacı'dan alındıktan sonra tadilatı yapılan ürünlerdir, fasondan gelen ürünlerde ürünlerin tümü üzerinde inceleme yapılmaz %2,5'i üzerinde kalite kontrolü yapılır, kusurlu üretim tüm ürünlerin %2,5'ini aşarsa ürün alınmaz, iade edilir, karşı tarafa da ürünü gönderdik, ancak kabul etmedi, karşı tarafa ürünlerin ayıpların neler olduğu detaylandırılarak bildirildi, bu bildirim sözlü olarak yapıldı, ürünlerin hepsi şu an yurt dışındadır, fason üretimden gelen ürünlerin tümünün %2,5'i üzerinde kalite kontrolü yapılır, kalite kontrolü ürünü alacak müşterimizin kendi kalite kontrolcüsü yapar, mesela üründe patlak varsa ürünün tümünü bırakır, birkaçında sökük varsa minör hata olarak değerlendirilir, duruma göre malın kalması ya da gitmesi yönünde karar verilir, sonuç olarak Davacı'nın üreterek tarafımıza gönderdiği mallar kalmıştı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı ... Mahkememiz huzurunda, "ben 04/12/2021 yılı ile 2022 yılının Haziran ayı arasında Davalı Şirkette imalatta çalıştım, benim şirketteki pozisyonum imalat müdürü ve aynı zamanda şirket ortaklığıydı, Davacı, Davalı Firmanın fason işlerini yapmaktaydı, dava konusu işle ilgili kendisine ..'nin sivitlerinin ütü işlerini, .... müşterisinin de dikim işini vermiştik, ütü işlerini pakette iki kere kontrol ettik, herhangi bir sorun yoktu, müşteriye sevkini gerçekleştirdik, müşteri yurt içindeki ...'dir, .... ürünlerin kontrollerini yaptı, ürünlerde sorun var diyerek bize iade etti, sorun sivitlerde dikiş patlağı, sökük, delik olduğunu söylediler, ürünler tekrardan Davacı ile birlikte açıldı, sorunlar görüldü, biz tamir etmesini söyledik, ancak yeterli kontrolleri yapmadığı için ürün bizim elimizde kaldı, başka bir imalatçıda ürünlerin tamir işlemlerini yaptırıp, ütületip, müşteriye sevkini sağladık, bu ürünler finalden geçti, oluşan fatura Davacı'ya fatura edildi, Davacı'ya verdiğimiz iş ütü, paket ve kontrol işiydi, sökük, delik ve patlama işi dikimle alakalı bunları Davacı yapmamıştır ama paket yaparken bunları ayırması gerekiyordu, ayırmadığı için ürünler müşteriye ikinci kalite olarak geriye alındı, ... ürünlerine ilişkin ise dikim işlemini yaptı, ürünler ütü, paket ve kontrol yapılmak üzere bize teslim edildi, ürünler ütü, paket ve kontrol işlemleri yapılırken dikim hataları görüldü, tamir yapılmak üzere Davacı ....'e teslim edildi, tekrar alınıp ütü paket yapıldığı zaman yine aynı sorunlar görüldü, .. o dönem bununla ilgilenmedi, başka bir atölyede tamir işlemleri yapıldı ve müşteriye sevk edildi, yurt dışına ihraç edildi, yurt dışından ürünlerin tamamında sorun olduğu söylenerek orada tekrar tamir işlemlerine tutulmuş, ürünler yurt dışındadır, ürünlerin bize sadece fotoğrafları ve faturaları gönderiliyor, dikim işinden sonra Davacı'nın gönderdiği ürünlerde bizim de kullanmış olduğumuz dünya standartlarında ayküel 2.5 sistemi ile incelemesi yapıldı, bu incelemede yaklaşık ürünlerin %5 ile %7'si arasında ürünlerde hata olduğunu gördük, ürünlerin tümü üzerinde inceleme yapılmaz, serpme yöntemi ile yani sondajlama yöntemiyle ürünlerden bazıları seçilip kontrolleri yapılır, bu kontrolde o şekilde yapıldı, bu kontrol sonucu dediğim gibi ürünlerin tümünün %5 i ile %7 si aralığında hatalı olduğu tespit edildi, bu kontrol ilk kontroldü, daha sonra ürünler Davacı tarafından tamir edilip tarafımıza ikinci kez verildiğinde ürünlerde hataların giderilmediğini fark ettik, kendisine 2-3 gün içerisinde ürünlerin hatalı olduğunu bildirdik, tamir etmesini söyledik, ancak gelip ürünleri almadı, Davalı firma da ürünleri başka bir firmada tamir ettirdi, tamir edilen ürünlerin yine aynı yöntemle kontrollerini yaptık, hatalı ürün sayısı %2.5'in altında olduğu görüldüğü için ürünler kabul edilerek yurt dışına ihraç edildi, yurt dışındaki firma ise ürünlerin tümünü tek tek kontrol ederken ürünlerin çoğunluğunun hatalı olduğunu tarafımıza bildirdi, biz ürünlerin hatasının neyden kaynaklandığını bilmiyoruz, ancak fotoğraflar gönderildi, fotoğraflardan dikim kaynaklı olduğu görülmektedir, yurt dışındaki firma da ürünlerdeki hataların tümünü tamir ettirmiş, bunun faturasını Davalı Şirkete yansıtmıştır, Davalı'ya ürünlerdeki hataların giderilmediğini fark ettikten üç gün sonra sözlü olarak telefonla davacıya bildirdik" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Büyükçekmece .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden B formları getirtilmiş, Davalı Tanıkları dinlenmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, açık cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile Davacı'nın icra inkar tazminatı, Davalı'nın kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; ticari ilişkinin niteliği, Davacı tarafından üretilen ürünlerin ayıplı olup olmadıkları, ayıplıysa süresinde ayıp bildiriminde bulunulup bulunulmadığı, Davalı'nın ayıp nedeniyle zararının olup olmadığı, varsa zarar tutarının ne kadar olduğu ve bu tutar oranında takas/mahsup koşullarının oluşup oluşmadığı, Davacı'nın icra takibindeki tutar kadar Davalı'dan alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Büyükçekmece .... İcra Dairesinin .. Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; Alacaklı'sının dosyamız Davacı'sı, Borçlu'sunun dosyamız Davalı'sı oldukları, icra takibinin 105.402,43-TL alacağa ilişkin olduğu, açık cari hesaba dayandığı, Davalı Borçlu'nun 24/03/2022 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, Davacı Alacaklı'nın icra takibine yapılan itirazın iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için öncelikle tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Davacı'nın Davalı'dan alacaklı olup olmadığı yönünde rapor alınmıştır.
Bilirkişi raporuyla, Davacı'nın defter kayıtlarına göre Davacı'nın takip tarihi itibariyle Davlı'dan 100.054,68-TL alacaklı olduğu, Davalı'nın defter kayıtlarına göre Davalı'nın takip tarihi itibariyle Davacı'ya 27.592,478-TL borçlu bulunduğu, Davacı tarafından düzenlenen toplam 442.671,04-TL tutarlı 8 adet faturanın Davalı defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
Tarafların defter kayıtları arasındaki farklılığın birbirlerine karşı düzenlemiş oldukları iade faturalarından kaynaklandığı bilirkişi raporuyla ortaya konulmuştur. Davacı'nın en son 176.892,74-TL olan açık hesap bakiyesi Davalı'nın düzenlemiş olduğu 49.299,96-TL'lik iade faturası ve 100.000,00-TL'lik ödeme sonrası Davalı'nın kayıtlarına göre 27.592,78-TL'ye düşmüş, sonrasında Davacı tarafından düzenlenen 72.461,90-TL'lik iade faturasıyla Davacı'nın kayıtlarına göre Davalı'dan alacağı 100.054,68-TL olmuştur.
Davacı tarafından Davalı'nın düzenlendiği 16, 36, 23, 24 ve 35 nolu iade faturalarına karşı 21/02/2022 tarihli 72.461,90-TL'lik iade faturası düzenlenmiştir. Söz konusu iade faturası Davacı'nın alacak hesabında yer almakla birlikte Davalı tarafından düzenlenen iade faturalarına karşılık düzenlendiğinden iade tutarları kadar olması gerekecektir. 21/02/2022 tarihli faturaya konu Davalı tarafından düzenlenen 5 adet iade faturasının toplam tutarı bilirkişi tarafından 68.556,80-TL olarak saptanmış olup, Davacı tarafından düzenlenen söz konusu bu faturaların iadesine ilişkin fatura tutarındaki KDV uygulamasından kaynaklı farklılık olduğu görülmektedir. Bu durumda, iade konusu faturalar tutarlarının aynı tutarda iade edilmesi gerekeceğinden Davacı'nın 21/02/2022 tarihli faturaya konu ettiği iade tutarının 68.556,80-TL olarak kabulü gerekmiştir. Bu kabulden hareketle Davacı'nın iade faturasına konu 68.556,80-TL ile Davalı'nın da defter kayıtlarına göre Davacı'nın alacaklı olduğu belirlenen 27.592,78-TL toplandığında Davacı'nın Davalı'dan 96.149,58-TL alacaklı olabileceği sonucuna varılmaktadır.
Diğer ...her ne kadar Davacı tarafça icra takibine konu edilen alacak tutarı 105.402,43-TL ise de, Davacı tarafından düzenlenen 31/01/2022 tarihli 8 nolu 170.479,62-TL bedelli faturaya karşılık Davalı'nın 05/02/2022 tarihli 40 nolu fiyat farkı açıklamalı 9.252,86-TL'lik iade faturası düzenlediği ve söz konusu bu iade faturasının Davacı kayıtlarında yer aldığı bilirkişi raporuyla saptandığı anlaşılmakla Davacı'nın fiyat farkına konu bu iade faturasını Davalı'ya iade etmediği gibi, iade faturasının tarihine bakıldığında faturaya itiraz süresi içerisinde düzenlendiğinden itiraz olarak kabulü gerekmiş, Davacı'nın defter kayıtların da yukarıda değinilen faturalardaki hatalı KDV uygulaması dışlandığında söz konusu iade faturasının kayıtlarında yer almasıyla Davacı'nın Davalı'dan 96.149,57-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı taraf ticari ilişkiye konu ürünlerden dolayı ayıp iddiasında bulunmuş, süresinde ayıp bildiriminde bulunduğuna ilişkin tanıkları dinlinmiştir. Ancak Davalı'nın beyanları ve tanık anlatımları birlikte gözetildiğinde, faturalara konu ürünlerin, iddia edilen ayıpların onarımları başka bir firmaya yaptırılarak, yurt dışına gönderildikleri anlaşıldığından, ticari ilişkiye konu ürünlerde Davacı'dan kaynaklı bir ayıp olup olmadığının saptanması olanaklı olmamış, ayrıca yurt dışındaki müşteri tarafından onarımı yapılan ayıpların taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu ürünler olup olmadığı anlaşılamadığından, ticari ilişkiye konu ürünlerde saptanan ayıp bulunmadığından Davalı'nın bu yöndeki iddiasına itibar edilememiştir. Davalı'nın ayıp iddiası dikkate alınamadığından diğer iddia ve savunmaları yönünden de değerlendirme yapılamamıştır.
Bu itibarla, Davacı'nın Davalı'dan 96.149,58-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmakla, davanın kısmen kabulüne ilişkin, kabul edilen tutar Davalı tarafından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte bulunduğundan Davacı lehine Davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek ve Davacı'nın reddedilen tutar yönünden icra takibi başlatmasında kötü niyetli olduğunu gösterir dosyaya yansıyan bir kanıt bulunmadığından Davalı'nın kötü niyet tazminatı reddedilerek, aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalı'nın Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının 96.149,58-TL yönünden iptali ile, takibin bu tutar üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
İİK'nin 67/2 maddesi hükmü uyarınca kabul edilen alacak tutarının %20'si oranında olan 19.229,91-TL icra inkar tazminatının Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
Davalı'nın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
2- Alınması gereken 6.567,98-TL karar harcından dava açılırken peşin alınan 1.273,00-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 5.294,98-TL eksik harcın Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yatırılan 1.273,00-TL peşin harcın Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 193,25-TL posta ve davetiye gideri, 4,00-TL dosya sarf gideri, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.777,95-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 2.534,08-TL'nin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine, geriye kalan tutarın Davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin kabul ret oranına göre 136,95-TL'sinin Davacı'dan alınarak, geriye kalan 1.423,05-TL'sinin Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6- Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
7- Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 9.252,85-TL vekalet ücretinin Davacı'dan alınarak Davalı'ya verilmesine,
8- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2024
Katip ..
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪