T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/856 Esas
KARAR NO: 2023/827
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/10/2022
KARAR TARİHİ: 16/10/2023
YAZIM TARİHİ: 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı tarafa danışmanlık ücretine ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı ile davalı arasında böyle bir hukuki ilişkinin söz konusu olmadığı, temerrüdün gerçekleşmediğini, alacak iddia edilen işe ilişkin fatura kesilmediğini ve icra dosyasına giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talebinde bulunduğunu, belirterek, davalarının kabulü ile, müvekkilinin Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında borcunun bulunmadığının tespitini ve icra takibinin durdurulmasını ve iptalii, mahkemece takdir edilecek teminat / teminat mektubu yahut teminatsız olarak Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyada ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesini, ayrıca uğramış olunan zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmaması kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekkiline verilmesini, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın borçtan haberdar olmasına karşılık, müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemek amacıyla birden fazla kötü niyetli dava ikame etmiş olduğunu, taraflarınca Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilininin davacıdan alacaklı olduğu kentsel dönüşüm kapsamındaki danışmanlık ve hizmet bedellerine ilişkin ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davacı tarafından takibe itiraz edilmemiş olduğunu ve takibin kesinleştiğini, davacı taraf ve vekili ile ödemeye ilişkin yapılan görüşmelerden sonra ise davacı usulsüz tebligat, menfi tespit ve taşkın haciz şikayeti olmak üzere 3 adet dava ikame etmiş olduğunu, davacı tarafından ilk olarak Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada, taşkın haciz sebebiyle memur muamelesini şikayet yoluna gitmiş olduğunu ve hacizlerin fekkini talep ettiğini, mahkemece verilen tedbir kararı ile dosyadaki hacizlerin fek edilmiş olduğundan davacının davasının konusuz kalmış olduğunu, 09.11.2022 tarihinde yapılan duruşmasında davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olduğunu, davacı tarafından Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada, usulsüz tebligat sebebiyle memur muamelesini şikayet yoluna gitmiş olduğunu ve kararın kaldırılması ile itirazın süresinde olduğunun kabulünü talep etmiş olduğunu, davacı taraf 27.09.2022 tarihinde ikame etmiş olduğu davada mahkemeden takibin tedbiren durdurulmasına yönelik bir talepte bulunmadığını, davacı taraf müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla, mahkemenin işbu davasında borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olduğunu ve mahkemece verilen tedbir kararı ile icra takibinin durdurulmuş olduğunu, davacı tarafından peşin sıra ikame edilen bu davaların, davacının kötü niyetli olduğunu usulsüz tebligat şikayetinde takibin tedbiren durdurulmasını da talep etmemesinin davada da müvekkilinin alacağına ulaşmasını engelleme maksadı ile hareket ettiğini göstermiş olduğunu, müvekkilinin davacı taraftan alacaklı durumda olduğunu, davacının mütemerrit durumda olduğunu, belirterek davacının davasının reddini, takibin devamını, davalının alacağına kavuşamadığından alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı tarafça 09/10/2023 tarihli dilekçesinde, dava konusu iddia ve taleplerinden kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiklerini, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği akabinde davalı vekilinin 09/10/2023 tarihli dilekçesinde davacının feragati kapsamında dava sonunda taraflarına herhangi bir yargılama ya da vekalet ücreti talep etmediklerini beyan ettikleri görüldü.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate ve feragati kabule yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat davacının, istem sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Yine aynı yasanın 311. maddesine göre feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatin davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatin yöntemine uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu anlaşılmış olup, davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davadan feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken 2/3 oranındaki 179,90-TL harcın peşin alınan 6.586,72-TL peşin harçtan indirilmesi ile geriye kalan 6.406,82-TL fazla harcın davacıya geri verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflar adına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 16/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.