T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/125 Esas
KARAR NO : 2024/395
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma, danışmanlık hizmetleri alanında (güvenlik danışmanlığı) hizmet verdiğini, faturalarda ve cari hesap dökümünden de görüleceğini, davalı tarafından ödeme yapılmamış olduğu ve borç bakiyesi kapatılmadığını, müvekkilinin ve davalı ticari kayıtları incelendiğinde borcun tespiti açıkça yapılacağını, davalıya kesilen faturalar (e arşiv fatura) elektronik ortamda davalıya tebliğ edilmiş olduğunu bu faturalara da itiraz edilmediğini, davalı aldığı hizmete karşılık hem borcunu ödemediğini hem de müvekkilinin alacağına kavuşmasını önlemek amacıyla kötü niyetli olarak icra dosyasına itiraz ettiklerini takibi durdurmuş olduklarını, taraflar arasındaki borç likit olduğunu, borcun tahsili için arabuluculuk yoluna gidilmiş olduğunu, davalı taraf bu aşamada da borcunu ödemediğini ve anlaşamama tutanağı tutulduğunu, davalı/Borçlunun Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, haksız yere borca itiraz eden borçlunun takip konusu alacağın %20 “sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğunu, ancak iş bu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde taraflarınca borca itiraz edilmiş olduğunu ve takip durdurulmuş olduğunu, davacı itirazlarının iptali ve takibin devamı için huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, davacı şirket ile davalı müvekkili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi kapsamında; davacı şirketin, müvekkiline ... Mh. ... Cad. ... Sk. no 36/2 Silivri - İstanbul adresinde güvenlik hizmeti vermesi gerekmekte olduğunu, ancak davacı şirket tarafından hizmet sözleşmesi yükümlülükleri yerine getirilmemiş olduğunu, söz konusu güvenlik hizmetinin eksik verilmesi veya aksaklık olması taraflarınca kabul edilebilir bir durum olmadığını, davacının hizmet sözleşmesi yükümlülüğü gereği müvekkili şirketin güvenliğini sağlamış olması gerektiğini, ancak davacının eksik ve hatalı hizmeti sonucu müvekkili şirketin güvenliği gerektiği gibi sağlanmamış olduğu bunun neticesinde müvekkili şirkette hırsızlık olayı meydana geldiğini, davacının yerine getirmediği yükümlülükleri sonucunda müvekkili şirket ciddi derecede maddi zarara uğradığını, şirket çalışanı ...'in fabrikayı açmak için şirkete geldiğinde söz konusu hırsızlığın meydana geldiği anlaşılmış olduğunu, çalışan sabaha karşı fabrikaya gelerek, içeriye girdiğini ve kapının açık olduğunu gördüğünü, kapının zorlandığını, kapıyı bağlayan demirin zorlanarak kırıldığını gördüğünü, davacı şirket çalışanı güvenlik görevlisi olarak fabrikada bulunan kişi de hemen çağrılmış olduğunu, o da ilgili kilidin kırık olduğunu ve kapının açık olduğunu görmüş olduğunu, ilgili güvenlik görevlisi ...'e hiç bir şey duymadığını ve farketmediğini beyan ettiğini, daha sonra fabrikaya girilerek inceleme yapıldığını, yapılan incelemeler sonucunda 8 adet malzeme asma barasının olmadığını, içeride bulunan tel malzemelerin de çalınmış olduğunun tespit edildiğini, hırsızlık yapan kişilerin tel örgüyü aşarak fabrika binasına zorla girmiş olduğunu, kablo ve bakır boru ve telleri tel örgü üzerinden fabrika alanı dışına çıkartarak çalmış olduğu taraflarınca tahmin edildiğini, davacı şirket akdedilen sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı şirket çalışanı da olay günü görevini yerine getirmediğini, bu şartlar altında davalı müvekkilinin eksik ve hatalı verilen hizmet kapsamında sözleşmeye uymayan davacıya ücret ödemesi hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğunu, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bu sebepler ile davacının taleplerinin tümden reddedilmesi gerektiğini, davacının, müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarını bir kez daha yinelediklerini kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, davacının itirazın iptali ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddini, kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK 67.kd.ye dayalı davalının hakkındaki icra takibine vaki itirazının iptale istemine ilişkindir. Davacı taraf, Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğü .... E sayılı takip dosyasında takibin 126.159,45 TL alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi yaptığı ve fakat davalının İİK 68 md. Uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu saptanmıştır. Ayrıca itirazın iptali davasında İİK 67.maddede belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı takip dosyası celp edilmiş, İTO kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, SGK kayıtları ve BA/BS formları ilgili kurumlardan celbedilmiş ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti 29.01.2023 tarihli raporunda "Davacı Şirketçe huzurdaki davaya konu edilen ve dava Dilekçesinde kalem kalem detaylandırılmış Alacak İddialarının Davalı Şirket Ticari Defterlerinde karşılığının bulunduğu, Davalı Şirket Ticari Defter kayıtları itibarıyla, Taraflar arasında faturaya bağlanmış kalemlerin davalı şirketçe davacı şirkete kısmen ödenmiş olduğunu ve aralarında Borç/Alacak Bakiyesinin 126.159,44 TL. asıl borçlu davalı şirketin borçlu olduğu, Tarafların cari hesaplarının birbirini teyit ettiği, Davacı .... Ticaret Limited Şirketi ile Davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında her hangi bir özel güvenlik hizmeti satın alım sözleşmesi bulunmadığı gibi Danışmanlık ve Yönlendirme hizmeti sözleşmesinin de bulunmadığı, Somut olayda taraflar tamamen amatörce aralarında şifahen görüşmeler yapılarak danışmanlık ve yönlendirme hizmetinin verildiği anlaşılmaktadır.Bu itibarla davacı .... davalı .... işletmesinde özel güvenlik hizmeti vermediği, danışmanlık ve yönlendirme hizmeti verilmek üzere 3 personeli 7/24 esasın göre fabrikanın girişindeki güvenlik noktasında görevlendirdiği, Bu itibarla hırsızlık olayının oluşmasında tarafların müteselsilen ve müştereken eşit derece de kusurlu ve sorulu oldukları değerlendirmiş olmakla birlikte; her ne kadı davalı yanca yaklaşık 240 kg bakır ve elektrik kablosunun çalınmış olduğunu tespit ettiğini beyan etmekte ise'de bahse konu ürünün çalındığı depoda fiziki güvenlik önlemlerinin ne şekile alındığına dair bir belge ve bilginin bulunmadığı, hırsızlık alarm ve ihbar sistemi ile yine fabrika kamera sisteminin de olmadığı vd. hususlar dikkate alındığında; çalındığı iddia olunan ürünlere da resmi makamlarca yapılan her hangi bir görgü ve tespit tutanağı da bulunmadığından bu hususta takdir tamamen sayın Mahkemeye ait olacağı" görüşü bildirilmiştir.
Mahkememizce dinlenen tanık .... beyanında " Ben davacı şirkette denetim sorumlusu olarak çalışırdım, ben 2022 mayıs - 2023 temmuz ayları arasında davacı şirkette çalıştım ancak .... firmasında ilk 2021 mayıs ayında işe başlamıştım, davalı şirkete danışmanlık ve gözetim hizmeti verilmiştir, davacı şirket davalı şirkete güvenlik hizmeti veya özel güvenlik hizmeti vermemiştir, zira davalı şirketin özel güvenlik faaliyet belgesi yoktur, davacı şirketin .... şirketinin özel güvenlik faaliyet belgesi vardır, davalı şirketin özel güvenlik faaliyet belgesi olmadığından davacı şirketten yalnızca danışmanlık ve yönlendirme hizmeti almıştır, bu faaliyet kapsamında davacı şirket davalı şirketin fabrikasında 3 personel çalıştırır, 3 vardiya sistemi vardır, personel girişte durur, fabrikaya giren çıkanları, randevusu olanları kayıt altına alır onun dışında güvenliği sağlama gibi bir görevleri yoktur, bende personelin ve hizmetin verilip verilmediğine ilişkin işlerin denetimini yapardım, davalı şirket, davacı şirketi arayarak fabrikada hırsızlık olması nedeni ile sözleşmeyi feshettiklerini söylemişler ancak davacı şirket çalışanından fabrikada hırsızlık olduğuna dair bize herhangi bir bildirim yapılmamıştır hatta ben hırsızlık olduğu söylenen gece saat 01:00 civarında fabrikayı kontrole ve denetime gitmiştim, vardiyada o sıra çalışan personelin yerinde olup olmadığını kontrol ettim, personel yerindeydi yine fabrikanın çevresini personelle birlikte dolaştık herhangi bir sorun yoktu, daha sonra birkaç gün sonra benim fabrikaya denetlemeye gittiğim gün hırsızlık olduğunu söylemişler ancak hırsızlığa dair ne bir tutanak ne bir emare vardır, yine herhangi bir yere bildirim yapılmamıştır ayrıca oradaki personelimizden de bize bildirim olmamıştır.hırsızlık olduğu iddia edilen gün personeliniz tarafından bize herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır ancak bu tarihten birkaç gün sonra davacı şirkete bildirimde bulunulmuştur, ben personelimiz tarafından bize bildirimde bulunulmamıştır şeklinde beyanda bulunmuşsamda şuan söylediğim şekilde ifade etmek istemiştim " şeklinde ifade vermiştir.
Tanık ... beyanında " Ben davalı şirketin şubelerinden sayılan .... firmasında üretim müdürü olarak çalışıyorum, bu firmada aynı fabrikada faaliyet gösterir, biz davacı şirketten güvenlik ve danışmanlık hizmeti alıyorduk, davacı şirket fabrikanın güvenliğini sağlıyordu, davacı şirketin 3 tane elemanı vardiyalı şekilde çalışıyorlardı, fabrikanın giriş kapısında 1 adet güvenlik kulübesi bulunur, davacının personeli bu güvenlik kulübesinde bulunuyor giren çıkanları not ediyorlardı aynı zamanda fabrikanın güvenliğini sağlıyorlardı, fabrikayı genelde sabahları ben açarım, bir sabah saat 07:00'de fabrika kapısını açarken fabrikanın yan kapısının kırılarak ve zorlanarak açılmış olduğunu gördüm, kontrol ettiğimde yaklaşık 240 kg bakır ve elektrik kablosunun çalınmış olduğunu tespit ettim, bu durumu hemen davacı şirket çalışanı güvenlik personeline bildirdim, kendisi herhangi bir şey görmediğini söyledi aynı zamanda ben davalı şirket yetkilisi .... Bey'e durumu ilettim, kendisi bana polis vesaire çağır demediğinden bende polise başvuruda bulunmadım ancak biz durumu davacı şirket sahibi .... Bey'e bildirdik, bu olaydan sonra taraflar arasındaki sözleşmenin bitirilip bitirilmediğini bilmiyorum, davacı çalışanları 2022 Temmuz ayının sonuna kadar hizmet vermeye devam ettiler diye hatırlıyorum, hırsızlık olayı da yine aynı ay içerisinde meydana gelmişti, fabrikada kamera yoktur, fabrikanın etrafı duvarla çevrilidir, fabrika yaklaşık 17.000 metrekarelik alana sahiptir. Ben davacının çalıştırdığı personeli güvenlik elemanı olarak biliyorum, zira üzerlerinde güvenlik üniforması vardır, taraflar arasında sözleşme olup olmadığını varsa hükümlerinin neler olduğunu bilmiyorum, davalı şirketin özel güvenlik hizmeti almaya yetkili olup olmadığınıda bilmiyorum, " şeklinde ifade vermiştir.
Tüm doya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, Açılan dava itirazın iptali davası olup icra takibine dayanak alınan faturaların 3 adet hizmet alımına ilişkin fatura olduğu, taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı, kendi adalarında sözlü olarak güvenlik ve danışmanlık hizmeti verilmesine dair anlaşmaya vardıkları, toplanan deliller, faturalar, SGK kayıtları ve tanık anlatımlarına göre 3 personelin vardiyalı olarak özel güvenlik kıyafeti ile güvenlik kulübesinde güvenlik ve danışmanlık hizmeti verdiği, davacının iddiasının verilen hizmete karşılık kesilen faturaların ödenmediği, davalının savunmasının ise yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle hizmetin eksik ifa edildiği yönünde olup yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda icra takibine konu faturaların her iki taraf ticari defterlerine kayıtlı olduğu görülmekte ise de faturanın ticari defterlere kayıtlı olmasının başlı başına alacağın varlığı için yeterli olmadığı, somut davada hizmetin tam ve gerektiği gibi verilip verilmediğinin önem arzettiği, gerek davacı tanığı ve gerekse davalı tanığının 2022 Temmuz ayında yaşanan hırsızlık olayına ilişkin görgülerinin olduğu, fabrikada kamera sistemi veya alarm sistemi gibi güvenlik önlemlerinin alınmadığı, verilen hizmetin gerektiği gibi verilmediği, zaten İTO kayıtları incelendiğinde davacı şirketin güvenlik veya güvenlik danışmanlığı hizmeti vermeye de yetkili olmadığı anlaşılmış olmakla açılan ve ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60- TL harcın 1.523,69-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla kalan 1.096,09-TL bakiye harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 29,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 20.185,51-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪