T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/236 Esas
KARAR NO: 2024/22
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/03/2023
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket ile borçlu davalı arasında 01/04/2020 yürürlük tarihli ''Görüntülü Haber Servisi Sözleşmesi '' 08.08.2020 tarihinde ise '' Yazılı Haber Servisi Sözleşmesi'' imzalandığını, Görüntülü Haber Servisi Sözleşmesi uyarınca ...' nın yaptığı Görüntülü Haber Servisi davalı tarafından kiralanacak ve bu servis aracılığıyla elde edilen haberler davalının sahibi olduğu ... isimli televizyon kanalında yayınlanacağını, Yazılı Haber Servisi Sözleşmesi uyarınca da ...' nın yaptığı Yazılı Haber Servisi' nin davalı tarafından kiralanacak ve bu servis aracılığıyla elde edilen haberler davalının sahibi olduğu ... isimli internet sitesinde yayınlanacağını, davacı şirket sözleşme süresince davalının sahibi olduğu internet sitesinde ve Tv kanalında yayınlanmak üzere haber servis edecek davalı- borçlu da bu hizmetin karşılığı olarak sözleşmede belirlenen miktarları davacı şirkete ödeyeceğini, davalı- borçluya daacı şirket tarafından verilen hizmetlerin karşılığı olarak e- faturalar tanzim edildiğini, tanzim edilen faturalar ödenmediğini, davacı şirket ile davalı tüm faturalaşma sürecinde aynı şekilde faturalaşdığını, davacı tarafça düzenlenen faturalar karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalı tarafından 8 günlük yasal sürede faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturayı alan davalı süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğinden fatura içeriğinin doğru olmadığının iddiasını ancak yazılı delilerle kanıtlayabileceğini, nitekim faturaya itiraz edilmemiş olması, düzenleyen tacir lehine yazılı delil oluşturmakta ve düzenleyen tacirin alacağını ispat ettiğini, davalı- borçlu ile defalarca faturaların ödenmesi için iletişime geçildiğini ancak olumlu bir yanıt alınamadığını, işbu sebeple de davalının cari borcu olan 10.948,70 TL üzerinden icra takibi başlatma gereği hasıl olduğunu, davacı şirket, alacağının tahsili için davalı borçlu aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlattığını, icra takibine, davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve takip işbu itiraz nedeniyle durduğunu, davalı ile arabuluculuk görüşmeleri öncesi görüşüldüğünü, davalı borcu kabul ettiğini tamamını ödeyeceğini bildirdiğini, akabinde 27/05/2022 tarihinde 6.500,00 TL borca mahsuben ödeme yaptığını, devamı süreçte davalı bakiye kalan ana para borcunu ödemediğini, işbu borç dolayısıyla doğan faiz, vekalet ücreti, harç ve masraf vs. kalemlerini ödemediğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı şirket, davalı şirketten alacaklı olduğu iddiasıyla 10.948,70 TL asıl alacaklı bir icra takibi başlattığını, Bakırköy .... İcra Dairesi nezdinde ... esas sayısı ile görülen dosya kapsamında davalı şirket, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, takip talebinde belirtilen tutar kadar borcu olmadığını, bu sebepten davalı şirket, davacı şirkete ilgili takip dosyasına mahsuben 6500 TL'lik bir ödeme yaptığını, davalı şirketin borcu bu miktardan ibaret olduğunu fazlaya ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
Davacı tarafça 28/12/2023 tarihli dilekçesinde, davacıyla davalı tarafın birbirlerinden herhangi bir yargılama gideri, vekalet ücreti vs. talebi olmaksızın sulh sağlanmış olduğunu, davadan feragat ettiklerini belirterek feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini istediği, akabinde davalı vekilinin 28/12/2023 tarihli dilekçesinde davacının feragati kapsamında dava sonunda taraflarına herhangi bir yargılama ya da vekalet ücreti istemediklerini beyan ettikleri görüldü.
Davacı vekili ve davalı vekilinin vekaletnamelerinde yapılan incelemede davadan feragate ve feragati kabule yetkilerinin olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat davacının, istem sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatin davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatin yöntemine uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu anlaşılmış olup, davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere:
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 427,60-TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranında 285,07-TL'nin peşin yatırılan 179,90-TL'den indirilerek eksik kalan 105,17-TL'nin davalı taraftan alınması ile hazineye gelir kaydına,
3-Arabuluculuk masrafı olan 3.120,00-TL'nin arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin talebi olmadığından davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflar adına talepleri olmadığından vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 10/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır