T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/25 Esas
KARAR NO : 2024/372
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2023
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının www.......com isimli web sitesi üzerinden yayınlanan haber ile müvekkil Şirketin marka ve kişilik haklarına saldırıda bulunulması ve müvekkilin ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle 50.000,00-TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini ve dava sonucunda verilecek karar kesinleşinceye dek dava konusu haberdeki içerikle aynı ve benzeri nitelikte haberlerin yayınlanmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, https://www.......com/......-ile-odeme-sorunu -...... web adresindeki içeriğin tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkememizce tanıklar dinlenmiş olup tanık ...... beyanında " Ben davacı şirkette ..... mali işler direktörüyüm. Dava konusu haberler ........ film ile çek ile çalıştığımız belirtilmiş ancak biz ........ film ile çek ile çalışmıyoruz, belirli vadelerde nakit ile çalışıyoruz, ayrıca söz konusu haberde bizim ödeme sıkıntısı yaşadığımızdan dolayı dizinin kanalımızda olmayacağı ve kanal değiştireceği belirtilmiş ancak filmin yapımcısı olan ......... o dönem rahatsızdı, kendisi senaryoları birebir okuduğu için ara vermek istedi, bu sebeple belirli bir süre ara verdi, yoksa ödemeden kaynaklı bir sıkıntı yoktu. Dizi kanal değiştirmedi, önümüzdeki dönem kanalımızda yayımlanması için anlaşıldı. Verilen haberler doğru değildir. Bu haberler sebebi ile medya sektöründe itibarımız olumsuz etkilenmiştir. Çünkü söz konusu haberler reklam haber verecek firmalar ve proje sunacak firmaları olumsuz etkilemektedir, davalı tarafın haber sitesinde bu şekilde birkaç haber daha yayımlanmıştır, "şeklinde ifade verdiği anlaşılmıştır.
Tanık ....... beyanında "Ben ....... nin drama direktörüyüm. Yerli dizelerden sorumluyum. Biz ...... dizi yapımcısı ile herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Dizinin ara vermesinin sebebi yapımcısı .........'nun 87 yaşında olması ve sağlık sorunlarının bulunması sebebi ile olmuştur. Bu sezon dizi devam edecek ve yapımını biz üstlendik. Çünkü ......... sağlık sorunları sebebi ile devam edemeyecek, bu sebeple dava konusu haber gerçekliği yansıtmaktadır. Ödemelere ilişkin benim bölümüm olmadığı için çok iyi bir bilgim yoktur. Bizim sektörde iyi projeler ödeme sıkıntısı yaşatmayan kanallara gitmektedir, dolayısı ile ödeme sıkıntısı yaşanıldığına dair itibarımızı zedeleyici haberler yapıldığında iyi projelerle çalışamamaktayız. Bu haber sebebi ile çalışma fırsatı kaybettiğimiz bir proje olup olmadığını net bir şekilde söyleyemem. Ayrıca davalı taraf bu haber dışında yolsuzluk iddiasına ilişkin haber yapmıştı. Bunun dışında net olarak başka haber hatırlamıyorum," şeklinde ifade verdiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava; Basın yolu ile kişilik haklarının ihlal edilmesinden kaynaklanan manevi tazminat davasıdır. Düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir. İfade açıklama özgürlüğü sınırsız değildir. İfade özgürlüğünün, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerekir. Bu gereklilik, temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiğini belirten Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur. Bu itibarla, Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğünün sınırlandırılma sebeplerinden biri de başkalarının şeref ve itibarının korunmasıdır. ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değil ise demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez. İfade özgürlüğünün sınırı, kişilerin şeref ve itibarının korunması hakkıdır. Çatışan bu iki hak arasında dengeleme yapılırken öncelikle dava konusu yayının davacıya ilişkin bölümünün, kamuoyunu ilgilendiren ve kamunun yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığına bakılmalıdır. (İstanbul BAM 4.HD 2022/1806 E.- 2024/1193 K. Sayılı ilamı) Somut davada, Davacı yayın organı hakkında dava konusu haberde kullanılan ifadelerin kamunun yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlamadığı, ifade özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; İncitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğu, bu durumun demokratik toplumun gereği olduğu, doğrudan davacının kişilik haklarına saldırının hedeflenmediği, yayının düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkının sınırları kapsamında kaldığı anlaşılmakla şartları oluşmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 853,88-TL peşin harcın indirilmesiyle geriye kalan 426,28-TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar oluşturulmasına yer olmadığına,
5-Yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024
Katip ......
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ......
☪ e-imzalıdır. ☪