T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/281 Esas
KARAR NO : 2024/402
DAVA : İsdirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/02/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, kötü niyetle müvekkili zarara uğratmak kastıyla tahsil edildiğini, davalının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil ettiği borcun bulunmadığının tespit edilmesi için iş bu davanın açıldığını beyanla davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 313.648,00 TL nin ödeme tarihi olan 26/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde deviri yapıldığı ancak müvekkilinin davacıya yönelik edimini yerine getirmediği iddia edilen taşınmazın bedeli müvekkili tarafından nakden taşınmaz sahibi ...'e ödendiğini, taşınmaz ile ilgili müvekkilinin ne davacıya ne de davacının belirttiği taşınmaz sahibine borcu bulunmadığını, aradan geçen uzun bir zamana rağmen alacağı olduğunu iddia eden davacının yada taşınmaz sahibinin gerçekleşen hukuki işlemlere herhangi bir hukuki itirazda ve müvekkilinden talepte bulunmayışı açılmış olanın davanın hayatın olağan akışına aykırı olarak açılmış olduğunu ve haklılıklarını ortaya koyduğunu, davacının belirtilen taşınmaz kaynaklı alacak talebinde bulunmaya hukuken dava ve talep hakkının olmadığını, taşınmaz sahibi ... tarafından da müvekkiline yönelik açılmış bir dava ve takipte olmadığını, * İstanbul İli, ... İlçesi ,.... Mevki, ... Ada, ... Parsel ,A2 Blok ,10 numaralı gayrimenkulün tapudan devri iddia edildiği gibi 2019 yılının Ekim ayında değil,
05/ EYLÜL / 2019 Tarihinde ... tarafından müvekkili adına yapıldığını, aynı gün ve tarihte anlaşılan bedel olan 200.000.00 (ikiyüzbin) TL gayrimenkulün parasının Tamamı .... Bankası ... Şubesinden müvekkili tarafından kredi kullanarak hazır edildiğini, müvekkili hesabından bankanın kesintilerinden sonra kalan 197.500.00 (yüzdoksanyedibinbeşyüz) TL çekmiş ve 2500.00 TL daha ilave ederek bankadan dışarı çıkmadan, bankanın içinde ikinci katta tapuyu devir eden ...'e ve Eniştesi dediği ... isimli şahsa ve işlemleri yapan banka memurunun önünde elden ve nakden verdiğini, taraflar bankadan havale istemedikleri için işlemler bu şekilde gerçekleştiğini, müvekkilinin ilgili gayrimenkulün parasını verdiğine dair almış olduğu yazılı sözleşme mevcut olduğunu, iş bu sözleşme taraflarca dosyaya delil olarak sunulacağını,
Kredi ödeme planı, hesaptan para çekme makbuzu, kendilerinin parayı elden ve nakden aldıklarına dair imzalı yazılı sözleşme ve tapu senedi hepsi dikkate alındığında huzurdaki davanın ne denli kötü niyetli açıldığı ortaya çıkmış olacağını, iş bu taşınmaz kaynaklı müvekkilinin borcu bulunmadığını, Senet düzenlenme tarihi 28/07/2020 olduğu, ... tarafından devir edildiğini arkasına sığınılan taşınmazın deviri ise 05/09/2019 olduğu,
Hal böyle iken diğer taşınmaz ile verilmiş olan senet arasında tarihler baz alındığında dahi taşınmaz satışı ile senet arasında illiyet bağı olmadığını, davacı ile müvekkili arasında satış gerçekleşmediği takdirde; müvekkili tarafından davacıya verilen paranın iadesine yönelik senedin işleme konulacağı ve aracın kullanım hakkının alınacağını protokol kapsamında kararlaştırılmış olduğu,
müvekkilinin aracı davacı tarafından kullandığı halde tapunun ifasından kaçınılması sebebi ile müvekkilinin davacı tarafından mağdur edildiğini, ...'nün Esenyurt Tapu Müdürlüğünden aktif ve pasif tapu kaydı incelendiğinde ilgili protokole uygun taşınmazının olduğu tespit edileceğini, dava konusu senedin önceden ...'den alınmış olduğunu ve taşınmaz sahibine parası ödenmiş taşınmaz ile ilgisi olmadığını, bu taşınmazı davacı ile alakası olmadığını,
davacı sahibi olduğu aynı projeden sahibi olduğu 3+1 dairenin satışını müvekkiline gerçekleştirmediği gibi müvekkilinin aracını yıllarca kullanarak müvekkilinin mağdur olmasına sebep olduğunu, senet düzenlenme tarihi ve tapu devir tarihi ve taşınmaza ilişkin ödeme belgeleri incelendiğinde müvekkili tarafından teslim edilmeyen bir senet olmadığı ortaya çıkacağını, müvekkilinin takibinde haklı olduğunu, davanın ... adına kayıtlı taşınmaz satışından kaynaklı ifanın yerine getirilmemesine dayandırılması ve taşınmaz sahibinin davacı olmaması sebebi ile husumet yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesini, kötü niyetli açılan bu davanın haksız ve kötü niyetli açılması sebebi ile esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı ... Karar sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ...esas sayılı takip dosyası, Esenyurt Tapu Müdürlüğü tapu kayıtları, Büyükçekmece CBS'nin ...sor. Sayılı dosyası, Büyükçakmaca ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...ve ...E. Sayılı dosyaları, Büyükçakmaca ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası, Noterler Birliği cevabi yazısı, ....Bankası cevabi yazısı celbedilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizce duruşmada Davacı ve Davalı asiller isticvap edilmiş olup Davacı asil "Söz konusu belgedeki imza bana aittir. Ben imzaladım. Ben davalıdan 200.000 TL borç almıştım . Biz davalı ile ... ada ... parsel nolu taşınmazda bir adet bağımsız bölümün devri için anlaştık. Dairesinin o günkü tahmini değeri 500.000 TL civarındaydı. Dediğim gibi davalıdan 200.000 TL nakit borç para almıştım. Ayrıca davalı bana ... .... plakalı aracını devredecekti ve daire bedeli böylece ödenmiş olacaktı. Benim annem .... kendisine ait olan ... ada .... parsel A2 blok 10 nolu bağımsız bölümü ...e devretmişti. Ben bu devir karşılığında annemi ...den para alıp almadığını bilemiyorum. Ancak aldığını tahmin ediyorum. Biz ... ile anlaştık. Davalıya anlaşmamız gereği devredeceğim taşınmaz, ...e devri yapılan A2 blok 10 nolu taşınmazdı. Anlaşmamız gereği dava dışı ... bu A2 blok 10 nolu taşınmazı davalı ... köprülüye devretmiştir. Ancak davalı bana anlaşmamız gereği devredeceği aracı devretmedi. Ben bu aracı yaklaşık bir sene fiilen kullandım ancak kullandığım süre de zaten davalının işlerini yapmıştım. Davalı bana aracı resmi olarak devretmedi. Ayrıca ben bu taşınmazın devri karşılığında teminat olarak dava konusu senedi vermiştim. Davalı bana senedi de iade etmedi. Yine " protokoldür" başlıklı ve alacaklı olarak ...nün, borçlu olarak benim imzam bulunan belgedeki imza bana aittir. Söz konusu senet başka bir taşınmazın devrine yönelik verilmemiştir. Bu senet ...ün davalıya devrettiği taşınmaz için verilmiştir. ..., annem ile arasındaki ilişki nedeni ile bu taşınmazı davalıya devretmeyi kabul etmiştir. Benim aynı projede 39-40 tane taşınmazım vardır ancak hacizlidir. " şeklinde ifade verdiği, Davalı asil ise "..., ..., .... ve ... tarafından imzalanan belgedeki imza bana aittir. Yine " protokoldür" başlıklı belgedeki imza da bana aittir. Ben ...den A2 blok 10 nolu daireyi satın aldım. Bu dairenin satışı ile davacının veya davacı ile yaptığımız protokolün bir alakası yoktur. Ben ...den bu taşınmazı 05/09/2019 tarihinde satın aldım. Davacı ile protokoldür başlıklı sözleşmeyi 18/07/2020 tarihinde yaptık. Bu sözleşme başka bir taşınmaza ilişkinidir. Ben davacıdan satın alacağım ve protokoldür başlıklı belgeye konu taşınmazın karşılığı olarak davacıya elden 190.000 TL nakit para verdim. Ayrıca ... plakalı aracı davacıya devredecektim. Sözleşmede de görüleceği üzere taşınmazın devri için üç aylık bir süre verilmiştir. Bu tarih sözleşmede 28/10/2020 olarak belirlenmiştir. Davacı benim ona verdiğim 190.000 TL nakit paraya karşılık bana dava konusu senedi vermiştir. Davacı üç ay içerisinde protokole konu taşınmazı bana devretmediğinden bende aracı ona devretmedim ve 190.000 TL davacıya nakit olarak para verdiğimden bu paraya karşılık verilen senedi işleme koydum. ...ün benden alacağı olmadığına ilişkin taraflarca imzalanan belgede ... sırf orada olduğu için bu belgeyi imzalamıştır. Normalde benim ...den satın aldığım taşınmaz ile davacının bir alakası yoktur. Ben ...den aldığım taşınmaza karşılık bankadan kredi çektim ve parayı kendileri bankadan havale istemedikleri için elden ...e verdim. ...ün bu dava ile bir alakası yoktur. ... ile imzalanan belgede zaten her şey alınıp verilmişti. Ancak bunu öylesine imzaladık. Davacı da sırf orada olduğu için belgeye imza atmıştır" şeklinde ifade vermiştir.
Tüm doya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava cebri icra tehdidi altında takıp dosyasına ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında 28.07.2020 tanzim ve 29.10.2020 vade tarihli 190.000 TL bedelli senet dayanak alınmıştır. Davacı taraf İstanbul İli, ... İlçesi ,... Mevki, ... Ada, ... Parsel ,A2 Blok ,10 numaralı bağımsız bölümün anlaşmaları gereği ... tarafından davalıya devredilmesine rağmen davalının "protokoldür" baylıklı belgede yazılı olduğu gibi senedi iade etmeyip icraya verdiğini ve takip dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ederken davalı taraf ise ...'den satın alınan taşınmaz ile protokolde satın alınmak istenen taşınmazın farklı olduğunu, ...'den satın alınan taşınmazın bedelinin ödendiğini, protokolde satın alınmak istenen taşınmazın ise kendisine devrinin yapılmadığı için senedin icraya konulduğunu beyan etmektedir. Buna göre İstanbul İli, .... İlçesi ,... Mevki, ... Ada, ... Parsel ,A2 Blok ,10 numaralı bağımsız bölümün ... tarafından davalıya satıldığı, "protokoldür" baylıklı belgenin taraflarca imzalandığı ve icra takibine konu senedin bu protokol kapsamında davalıya verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Nizalı olan husus protokolde belirtilen taşınmazın davalıya devredilip devredilmediği noktasında toplanmaktadır. İstanbul İli, ... İlçesi ,... Mevki, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen proje kapsamında davacı tarafın 40 tane dairesi olduğu hem tapu kayıtları hem de davacının isticvap ifadesi ile sabittir. Dosyaya ibraz edilen tapu kaydına göre İstanbul İli, ... İlçesi ,... Mevki, ... Ada, ... Parsel ,A2 Blok ,10 numaralı bağımsız bölümün ... tarafından davalı tarafa devri 05/09/2019 tarihinde yapılmış olup tarafların imzalarını ikrar ettikleri Davacının şahit olarak imzaladığı belgede ...'nün 200.000 TL yi nakit olarak aldığı ve alacağının bulunmadığını beyan ettiği yazılı delillerle kanıtlanmıştır. Oysa ki icra takibine konu senet 28.07.2020 tanzim ve 29.10.2020 vade tarihli 190.000 TL bedelli bono olup "Protokoldür" başlıklı belgede aynı projeden 3+1 dairenin satışının en geç 28.10.2020 tarihine kadar devrinin gerçekleştirilmesi kararlaştırılmış olup bu senet tarihi ile de uyumludur. Netice olarak dosyaya sunulu ve toplanan deliller dikkate alındığında ...'den satın alınan taşınmaz ile protokolde satın alınmak istenen taşınmazın farklı olduğu, ...'den alınan taşınmazın bedelinin nakden ödenerek 05.09.2019 tarihinde devrin gerçekleştirildiği fakat protokolde satın alınmak istenen taşınmazın devrinin en geç 28.10.2020 olarak belirlendiği, devri gerçekleştirilmiş bir taşınmaz için 28.07.2020 tanzim tarihli senet verilmiş olmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, davalının anlaşmaya varılan taşınmaz kendisine devredilmediğinden davacı tarafından teslim edilen senedi icra takibine dayanak etmekte haklı olduğu, davacı tarafın borçlu olduğundan ödediği bedeli geri istemesinin mümkün olmadığı anlaşılmış olmakla açılan ve ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60- TL harcın 5.356,33-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla kalan 4.928,73-TL bakiye harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar oluşturulmasına yer olmadığına,
5-Yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 49.047,20-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin, davalı asil ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪