T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO: 2023/296 Esas
KARAR NO: 2023/789
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 27/03/2023
KARAR TARİHİ: 05/10/2023
Davacı vekili tarafından açılan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... Dış Tic.Ltd.Şti. tarafından davacı aleyhinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu, icra takibinin konusu ve alacağın dayanağı olarak 01.12.2022 tarihli sözleşmeye istinaden yatırılan kaporanın iadesi denilmesine rağmen, davacı ş+irket ile davalı arasında bir sözleşme aktedilmediğini davacıya yatırılan herhangi kaparo da bulunmadığını, davacının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası icra dosyasına ibraz ederek dayanak yaptığı banka dekontlarından da anlaşılacağı üzere ….….. isimli şahsa bu bedelleri yollamış olduğu açıkça anlaşılacağını, bu sebeple davacı şirketin derdest icra takibinde taraf sıfatının dahi bulunmadığını, davalının davacı şirketten hiçbir alacağı olmadığını, davacının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile aleyhinde başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın süresinde olmadığı için kabul edilmediğini, davacının telafisi imkansız büyük bir mağduriyet yaşaması muhtemel olacağından, dava sonuçlanıncaya kadar Mahkemeden icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, belirterek davacının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, haksız icra takibinin davacı açısından iptalini, yargılamanın devamı esnasında davacının telafisi imkansız büyük bir mağduriyet yaşaması muhtemel olduğundan ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasını, kötü niyetli davalının icra takibi konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini,vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ..., ticaretini dürüst ve iyi niyetli olarak yapmakta olduğunu, ayrıca ticaret ile uğraşan kişilerce saygı duyulan bir tüzel kişilik olduğunu, ticaret amacı ile davacı ...'nin kurucusu ve müdürü olan ... ile iletişim sağlandığını, 01.12.2021 tarihli sözleşme ile birlikte ... şirket yetkilisi ... (...) ile ...'nin yetkilisinin "penye-iplik" ticaretinden kaynaklanan anlaşmadan kaynaklanan 150.000 TL kapora ödeneceği açıkça yazılmış olduğunu, bahsedilen sözleşmede davacı şirketin kaşesi ve şirket yetkilisinin imzası bulunduğunu, ayrıca dekontlardan da anlaşılacağı üzere ... şahsi hesabından ...'nin kurucusu ve müdürü olan ...'nin hesabına 3 eşit parçadan oluşan 50.000 TL toplam 150.000 TL ödeme yapmış olduğunu, davalı şirketin yetkilisi ... ile ... kurucusu olduğu, tek ortağı ve müdürü ... bilgisi dahilinde şirketi temsilen yaptığı bir anlaşma olduğunu, işbu sebeple ...'nin icra takibinin tarafı olması son derece normal olduğunu, şirket yetkilisi ... tarafından davalı .... Dış Ticaret Limited Şirket'in banka hesabına 150.000 TL gönderilmiş olduğunu, yapılan ticaretlerde şirket yetkililerinin şahıs hesaplarının kullanıldığını, davacı tarafın Büyükçekmece ..İcra Dairesi ... esaslı dosyasına borca itirazlarının red edildiği gün dosyanın ana parası olan 150.000 TL aktarması tesadüfi olmadığını, işbu sebeple davacı tarafın kurucusu, tek ortağı ve müdürü borcu kabul etmiş olduğunu ve kısmi borç ödemesi yapmış olduğunu, davacı tarafın menfi tespit davasını açmasının sebebinin davalıyı mağdur etmek istemesi olduğunu, yapılan bu işlemler ve hukuki süreç tamamen kötü niyetli olduğunu, sonuç olarak açıklanan nedenlerle, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olarak alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla açılan işbu davanın reddine karar verilmesini, davalının tüm alacak miktarın üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Yapılan yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası Uyap aracılığıyla dosya arasına alınmış, davacı şirketin İTO portal sayfasından firma detay bilgileri dosya arasına alınmış, davalı şirketin firma bilgileri Gaziantep Ticaret Odası Başkanlığından getirtilmiş, ... Bankası A.Ş.'den ödeme dekontları getirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, davacının Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının saptanması tarafların birbirlerinden karşılıklı olarak kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davalısı, borçlusunun dosyamız davacısı olduğu, icra takibinin 150.000,00-TL asıl alacak ve 24.180,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.180,82-TL alacağa ilişkin olduğu, icra takibinin 01/12/2022 tarihli sözleşmeye istinaden yatırılan kaporanın iadesine dayandığı, icra takibinin süresinde itiraz edilmediğinden kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya arasına alınan davacı firmanın kayıtlarına göre, tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğu görülmektedir.
İcra takibine dayanak belgelere bakıldığında, davalı firmanın kumaş caparo ozge ... depozit verildi açıklamasıyla banka havalesiyle birer gün arayla her biri 50.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00-TL'nin gönderildiği, paranın gönderildiği hesap numarasının ... Bankası A.Ş.'nin yazı yanıtında ...'ye ait olduğu, dekontlardan bir tanesinin üzerinde alıcının .... ..., diğerlerinde .... olarak gösterildiği, davalının cevap dilekçisinin ekinde sunduğu ödeme belgelerine göre ... tarafından davalı firmaya her biri 50.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00-TL ödeme yapıldığı görülmekle icra takibine konu ödemelerin davalı tarafından davacı şirket yetkilisine yapıldığı sonucuna varılmaktadır.
Davacı şirketin İTO portal sayfasından alınan firma detay bilgilerinden iştigal alanlarının tekstil işi ve ürünlerine ilişkin olduğu görülmektedir.
Davalının iddiasına göre, davacı şirket yetkilisi ... ile yapılan görüşme sonrası penye-iplik ticaretinden kaynaklanan anlaşma sonucu davacı şirket yetkilisinin banka hesabına kapora açıklamasıyla ödeme yaptığını savunmuş, davacı şirkete hitaben yazılı ve altı taraflara atfen imzalı 150.000,00-TL kapora EFT, siparış iptal olursa kapora iade edilecektir yazılı bir belge örneği sunulmuştur.
Davacının davalıya mal teslim ettiğine ilişkin bir savunması bulunmamakta, aksine icra takibine konu alacağın muhatabı olmadığı, davalının davacı şirketten hiçbir alacağı olmadığı savunmasında bulunmuştur.
Dosya arasına alınan belge ve kayıtlar davalının iddiasını destekler nitelikte olup, taraflar arasında herhangi bir mal teslimi ve dolayısıyla fatura düzenlendiği noktasında bir iddia ve savunma bulunmadığından, tarafların ticari defterlerinin incelemesine gerek duyulmamıştır.
Her ne kadar davacı taraf davalı tarafından sunulan 01/12/2021 tarihli belgedeki imzanın müvekkiline atfedilemeyeceğini savunarak imza incelemesi istemişse de, anılı belgede yazılı tutar kadar davacı şirket yetkilisinin hesabına eft yapılması gözetildiğinde ve bu husuta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından imza incelemesine gerek duyulmamıştır.
TBK'nin 177. maddesi uyarınca, sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.
Sonuç itibariyle davacı şirketin tekstil işiyle uğraşması, davalının kumaş kapora bedeli açıklamasıyla davacı şirket yetkilisinin hesabına eft yoluyla paranın gönderilmesi birlikte düşünüldüğünde, davacı şirketin ticari işlerinde yetkilisinin banka hesabının kullandığının ve yapılan ödemenin bağlanma parası olduğunun kabulü ile taraflar arasında bir anlaşma yapıldığı kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasında mal teslimi iddia ve savunması bulunmadığından ve paranın kapora bedeli açıklamasıyla gönderilmesi göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafın yaptığı ödemeyi geri isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Buna göre, davalının yapmış olduğu ödemeyi geri isteyebileceği sonucuna varılmış, davacı tarafın geri verme kapsamında davalıya ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faiz isteyebileceği kanaatiyle istediği faiz türünün ve tutarının da yerinde olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar yargılama aşamasında ihtiyati tedbire karar verilmişse de, davalı vekilinin sunmuş olduğu dekont örneklerine göre dava tarihinden önce davalıya ödeme yapıldığı görülmekle kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatiyle davalı adına kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
-Koşulların oluşmadığından tarafların kötü niyet tazminatı istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85-TL karar harcının peşin alınan 2.974,58-TL peşin harçtan indirilmesi ile geriye kalan 2.704,73-TL fazla harcın davacıya geri verilmesine,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 27.868,93 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.