T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/308 Esas
KARAR NO : 2024/503
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Karşı taraf borçlu ile müvekkil firma arasında ticari alım satımdan kaynaklanan ticari anlamda cari hesap ilişkisi bulunmakta olduğunu, davacı firma ile karşı taraf borçlu arasında yapılan mutabakat gereği taraflar takip miktarı üzerinde mutabık kalınmış olduğunu, davalı borçlu firma bugün yarın ödeyeceğim diyerek davacıyı oyalama yoluna gitmiş olduğunu, takip tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmamış, ardından karşı taraf borçlu hakkında 01/03/2022 tarihinde Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün...... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde örnek 7 icra takibi başlatılmış, borçlu firma tarafından 15/03/2022 tarihinde icra dosyasına ve takibe borca faize itiraz edilmiş olduğunu, Davalı taraf itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan ve alacak da likit olduğundan aleyhine %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki itirazın iptali davasının süresinde açılmamış olduğunu, süresinde açılmamış olan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini, davalı şirket davacı ile takip miktarı üzerinde asla mutabık kalmamış olduklarını, davalı şirketin, davacıdan kağıt havlu makinesi satın alması asla söz konusu olmamış, nitekim davacının bahse konu kağıt havlı makineleri için herhangi bir satım sözleşmesi sunamaması da bunu göstermekte olduğunu, Davalı şirketin, 17.02.2022 tarihine kadar Esenler/İstanbul'da bulunan ..... Plaza İş Merkezi'nin (Kısaca; ..... Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre yöneticiliğini yapmış olduğunu, bu makineleri kullanan ........ Plaza İş Merkezi Yöneticiliği olduğunu, davacı eğer bir alacağı olduğunu iddia ediyorsa, bu iddianın muhatabının müvekkil şirket olamayacağını, işbu sebeple, davanın "........ Plaza İş Merkezi Yöneticiliğine" ihbar edilmesini talep ettiklerini, Davayı ve davacının alacak iddiasını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek gerekir ki, faturaya konu edilen tutarın nasıl neye göre hesaplandığı da belli olmadığını, haksız olarak ikame edilmiş olan davanın reddine, takibinde ve davasında tamamen kötü niyetli olan davacının takip miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödemesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ........ Plaza İş Merkezi Yöneticiliği vekilinin beyan dilekçesinde, özetle; “Davacı tarafından verilen dava dilekçesinde kestiği faturaya ilişkin icra takibine başladığını, davalının itiraz ettiğini buna ilişkin itiraz iptali davası açıldığını belirtilmiş olduğunu, Davalı cevap dilekçesinde ise davaya konu faturanın içeriğinin mesnetsiz olduğunu, husumetin müvekkil yönetimin olması gerektiğini belirtmiş olduğunu, Davaya konu olan fatura davalı ........Yönetim Servis A.Ş.'ye kesilmiş, iptali istenilen icra dosyasında borçlu sıfatıyla davalı gözükmekte olduğunu, Davacı ile müvekkil yönetim arasından herhangi bir ticari faaliyet olmaması sebebiyle bahse konu olan borcu kabul etmediklerini, Davalı ........Yönetim Servis A.Ş.'nin husumet olarak müvekkil yönetimi iddiasını reddettiklerini, Davaya ilişkin taraf olarak müvekkil yönetimin borçlu veya davalı sıfatı olmadığını, bu sebeple davalının tüm mesnetsiz iddialarına itiraz etmekte olduklarını, Açıkladıkları hususlar doğrultusunda müvekkilinin yönetimin herhangi bir borcu ve borçlu veya davalı taraf teşkil etmemesi sebebiyle borca ve iddialara itiraz ettikleri...” beyanlarında bulunmuşlardır.
Davacı vekili 11/06/2024 havale tarihli dilekçesi ile karşı taraflar ile müvekkilinin anlaşması nedeni ile davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, ekte sunulu protokol uyarınca karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin olmaması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı kanunun 311. maddesine göre "Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur." Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragat davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatın usulüne uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu anlaşılmış olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.294,33-TL'den indirilerek fazla kalan 866,73-TL'nin davacı tarafa iadesine,
3-Yaptığı masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Tarafların istemi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştikten sonra kalan gider avansının davacıya geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip......
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim .....
☪ e-imzalıdır. ☪