T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/314 Esas
KARAR NO: 2023/831
DAVA: İtirazın İptali (Rucu alacağı)
DAVA TARİHİ: 31/03/2023
KARAR TARİHİ: 18/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Rucu alacağı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde; sigortalı ... San.Tic.Ltd.Şti.'nin ... Mah. .... Sitesi ... Sok.No:19 Esenyurt adresinde bulunan işyerinin, ... poliçe nolu, işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında 30.06.2021-30.06.2022 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, 14.02.2022 tarihinde çıkan yangın sonucu davalıya ait ve müvekkili şirket sigortalısının faaliyet gösterdiği işyeri dahilinde bulunan demirbaş, emtia ve ekipman ve elektrik-mekanik tesisatlarında ağır hasar meydana geldiğini, itfaiye yangın raporu ve ekspertiz çalışmaları neticesinde; yangının çıkış yeri olan iş yerine girişte sol karşı köşede çay ocağı ve bitişiğinde bulunan 2 adet WC'nin tavan bölümüne çıkılarak yapılan incelemelerde, çay ocağı ve WC bölümlerine ait elektrik kablolarının gelişigüzel boru içerisinde geçirilmeksizin7 imzalanmış olan 01.01.2015 tarihli kira kontratı bulunduğunu, TBK md 69.maddesi kapsamında; yapı malikiinin bu yapıların yapımındaki bozukluklarından veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı giderme yükümlülüğü bulunduğunu dolayısıyla elektrik tesisatından dolayı çıkan yangından mal sahibinin sorumlu olduğunu, yangın nedeni ile müvekkili şirket sigortalısı iş yerinin büyük ölçüde zarar gördüğünü, depo olarak kullanılan zemin kat dahilinde bulunan ambalajlama amaçlı paketleme çemberi (strafor), boş çuvallar, sayısı ve miktarı tespit edilemeyen çuvallar içerisinde ve kolilerde bulunan çelik dübeller, flanşlı somunlar, fiberli somunlar, vidalar, pullar, 1 adet akülü el forklifti, plastik eldivenler ve deponun elektrik tesisatı yanmak, depo dahili islenmek ve ıslanmak, depoya girildiğinde hemen sağ tarafta giriş kapısı bulunan ve ofis olarak kullanılan bölümde 4 adet klima ve klimaların elektrik tesisatı hararetten erimek, binanın dış cephesi kısmen islenmek suretiyle zarar gördüğünü, sigortalıya söz konusu hasar neticesinde 05.07.2022 tarihinde 745.516,56-TL ödeme yapıldığını, TTK 1472. md. sigortacıya, ödediği tazminatı zarara sebebiyet verenden ve bu fiilinden sorumlu olanlardan kendi sigortalısına halef olarak geri alma hakkını sağladığını, bu nedenlerle yangının çıktığı işyerinde WC bölümündeki elektrik tesisatından kaynaklı çıkan ve sorumluluğu bulunan davalı mal sahibine, TTK 1472. md. uyarınca rücu edebilme hakları doğmuş olduğunu, Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı borçlu tarafından haksız olarak itiraz edilerek durdurulduğunu, dava öncesi başvurulan arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığını, davalının anılan bu borcu ödememekte haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı borçlunun itirazının iptali ile en az %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere; davalının Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketinin, yangın hasarından kaynaklı olarak yaptığı ödemeyi, müvekkilinin bina sahibi olarak kusuru bulunduğu gerekçesiyle rücuen müvekkilinden talep ettiğini ancak söz konusu yangında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, itfaiye yangın raporuna göre; tuvalet ve çay ocağında gelişigüzel, koruma olmaksızın kablo döşenmesi sebebiyle yangın çıktığını ancak Yargıtay'ın yerleşik kararları gereği yangının çıkış sebebinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesinin zorunlu olduğunu, davalının yangının meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığı konusunun net olarak belirlenmesinden sonra hüküm kurmak gerektiğini, 3 kişilik uzman elektrik bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekliliğinin de Yargıtay'ın yerleşik uygulaması olduğunu, alınacak rapor neticesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığının sübut bulacağını, hasar tazminatı ödenen şirket tarafından bina elektrik tesisatında sonradan yapılan değişikliklerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın, Borçlar Kanunu 69. Maddesi gereği bina malikinin kusursuz sorumluluğundan kaynaklı rücu davası olduğunu, ancak Borçlar Kanunu 69. Maddesi uyarınca üçüncü kişilere gelen zararlardan bina malikinin sorumluluğunu düzenlediğini, mahkemedeki davada hasar ödemesi yapılan şirketin üçüncü kişi olmadığını, kira ilişkisi ile binayı 15 yıldır bizzat kullanan, hasarın meydana gelmesinde kendi kusuru olan şirket olduğunu, müvekkilinin, yangına maruz kalan işyerinin 10.07.2002 tarihinde ... Kooperatifi'nden üyelik sonucu tapudan tahsisle alındığını, Kooperatif ... Yönetimi'ne dönüştüğünü, binanın Kooperatif tarafından inşa edildiğini, iş yerinin davacı sigortanın iddia ettiği gibi 01.01.2015 tarihinde .... San. Tic. Ltd. Şti.'ne değil, dilekçelerine ekli kira kontratında görüleceği üzere 01.04.2008 tarihinde .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne kiralandığını, ...'nın kira sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, 15 yıldır iş yeri bu firma tarafından kullanıldığını, bu kadar uzun süredir kiracının kullanımında olan bir yerde müvekkilinin yangına sebebiyet verdiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sorumluluğun tamamıyla kiracıda olduğunu, müvekkilinin 15 yıldır kendi kullanımında olmayan bir mecura girmesi kontrol etmesinin hukuken mümkün olmadığını, kira sözleşmesinin 18. maddesinde mecurun tam ve sağlam olarak kiracıya teslim edildiğinin kiracının kabulünde olduğunu, kira sözleşmesinin 5. Maddesinde: Kiracı, ... Yönetimi tarafından konulacak kurallara ve yönetim planına uymak yangına karşı gerekli emniyet önlemlerini almak konusunda yükümlendirildiğini, aksi davranış halinde tüm sorumluluğun kendisine ait olacağının hüküm altına alındığını, kira sözleşmesinin 8. maddesinde aydınlatma ve elektik tesisatının yapılması, bu doğrultuda Elektrik İdaresindeki bürokratik işlemlerin yapılmasının kiracının sorumluluğuna bırakıldığını, bu hükümlerin, müvekkilinin oluşan yangından sorumlu olmadığını gösterdiğini, kiracı firmanın yapmış olduğu işin mahiyetine göre elektrik tesisatını düzenleme ve gerekli izinleri almakla mükellefken 15 yıl önce kiracının yapması gereken iş ve işlemlerden müvekkilinin sorumlu tutulmasının düşünülemez olduğunu, iracının yaptığı işe uygun elektrik tesisatın yapılmasından ve gerekli izinlerini almasından sonra yapmış olduğu tadilatlar varsa; kira sözleşmesinin 8. Maddesi gereği bunlarla ilgili müvekkilinden izin alması gerekirken her hangi bir izin başvurusunda da bulunmadığını, bu noktada ilgili Elektrik İdaresinden tesisata dair tüm evrakların alınan izinlerin, proje onaylarının celbini talep ettiklerini, bunların celbi ile sonradan tuvalet ve çay ocağına kablo döşenip döşenmediği yahut döşenmiş kablolarda kurallara uygun olmayan tadilat yapılıp yapılmadığının ortaya çıkacağını, dosyaya sunulan kira kontratında yazılı .... unvanlı şirketle müvekkilinin sözleşme imzalamadığını, ... isimli şirketle müvekkilinin kira sözleşmesi imzaladığını, her iki sözleşme karşılaştırıldığında, çıplak gözle dahi müvekkilinin imzasının farklı olduğunun görüleceğini, ticaret sicil kayıtlarında ... adlı şirketin daha sonra unvan değiştirerek ... Anonim Şirketi unvanını aldığını, bu noktada müvekkiliyle geçerli kira sözleşmesi olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile .... Anonim Şirketi unvanlı şirkete davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, Elektrik tesisatında yapılan tadilat veya değişiklikte müvekkilinin haberi olmadığı için davanın ihbar edilmesinde H.M.K. 61. Maddesi gereği hukuki yararları bulunduğunu, davacının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. sayılı dosyasıyla açmış olduğu takibe taraflarınca itiraz edildiğini, davacı tarafın takibe borcun sebebine dair herhangi bir belge eklemediğini, sadece rücuen tazmin talebinde bulunduğunu, arabuluculuk aşmasında da taraflarına her hangi bir belge sunulmadığını, davacı talebinin yargılamaya muhtaç olduğunu, hal böyle olunca itirazlarında haksız ve kötü niyetli oldukları gerekçesiyle talep edilen %20 icra inkar tazminatının hukuki mesnedinin bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın dahili davalılara ihbarına, davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında işyeri paket sigorta poliçesi düzenlendiği, davalı ile dava dışı sigortalı arasında ise yangının çıktığı işyerinde, 01/01/2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, 14/02/2022 günü sigortalı iş yerinde çıkan yangında sigortalıya ödenen hasar bedelinin, yangının binanın elektrik tesisatından kaynaklandığı iddiasıyla bina malikinin sorumluluğuna dayalı rücuen tahsili amacı ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m.114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK'nin 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Taraflar da yargılama süresince mahkemenin görevli olmadığını ileri sürebilirler.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında " Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun "Sulh hukuk mahkemelerinin görevi" başlığı altındaki 4. maddesinde de "(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a)Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b)Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkindir davaları, c)Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç)Bu kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları, görürler." hükmüne yer verilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınmalıdır. ( Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/983 Esas, 2019/9857 sayılı karar)
Davacı bina yapımındaki bozukluktan dolayı zararın meydana geldiği iddiası ile bina malikinin sorumluluğuna dayandığı davada bina maliki aynı zamanda sigortalıya kiralayan konumundadır Bina malikinin sorumluluğu temelde kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu kabul edilerek, HMK'nın 114/1-c, 115/2.maddesi uyarınca, davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-6100 Sayılı HMK nun 20. maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK 331/2 maddesi gereği harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarında yetkili ve görevli Mahkemece karar verilmesine, dosyanın yetkili ve görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak bu hususlarda Mahkememizce karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin(e-duruşma) yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/10/2023
Başkan ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Üye ...
e-imzalıdır.
Katip ...
e-imzalıdır.