T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/352 Esas
KARAR NO : 2024/456
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/11/2015
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.04.2013 günü saat 17.00 sıralannda .... mahallesi .... Caddesi üzerinde .... ‘Plakalı araç sürücüsü ....’nîn sevk ve iradesinde bulunan araçla seyir halinde iken karşısına çıkan çocuğa çarpmaması için direksiyonu çevirmek sureti ile yaya olan müvekkile ....’a çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini beyan etmiştir. 23 Haziran 2014’tarihte Adli Tıp Kurum Başkanlığın ikinci ihtisas kurulu başkanlığının 4647 sayılı karan gereğince; Kaza sonucu oluşan bel hareketlerindeki fonksiyonel kişinin organlarından birinin işlevini sürekli kısıtlanması niteliğinden dolam müvekkile hakkında rapor düzenlendiğini bildirmiştir. Bu nedenlerle Destekten yoksun kalma zararı şu anda belli ve mümkün olmadığından belirsiz alacağımız İçin şimdilik davalılardan 10.000,00.TL, maddi tazminat talep ettiklerini, ayrıca müvekkilinin genç olması, psikolojik ve ruhsal depresyona girmesi, tarifi imkansız acı ve üzüntü duymasını hafifletmek amacıyla bir nebzede olsa belirtilen nedenleri dikkate alınarak sürücü ... ve araç sahibi ...' dan 50.000,TL. manevi tazminat talebinde bulunduklarını beyan etmişlerdir. Fazlaya ilişkin savunma ve diğer yasal haklar saklı kalmak şartı ile belirsiz alacak davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı bulunan 02 HN 747 plakalı aracın başkalarına devri ve temlikin önlenmesi yönünde aracın aynına ve trafik kaydına teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı konulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının dilekçesinde yer alan beyanlarını kabul etmediklerini ve haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini talep ettiklerini beyan etmişlerdir. Davacının dilekçesinde bahsedilen trafik kazası ile davalı müvekkilinin hiçbir ilgisi olmadığını beyan etmiştir. Davalı müvekkilinin ruhsat sahibi olduğu aracın karıştığı kazadan haberinin olmadığını belirtmiştir. Bir an aksi olsa bile davacının ve aracın kusurunun net bir şekilde tespit edilmesi gerekli olduğunu bildirmiştir. Bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP;Davalı .... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; kazaya ilişkin düzenlenmiş kaza tespit tutanağının tarafımıza tebliğine karar verilmesini talep ettiklerini anılan kazaya ilişkin sorumluluk başlangıcını ilgili kaza tespit tutanağı oluşturmakta olup, davalı müvekkilleri açısından bir hak kaybına yol açmaması İçin husumet, yetki ve zamanaşımı bakımından itiraz ettiklerini, yetkili yer mahkemesi İstanbul (Çağlayan) Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu beyan etmişlerdir. Davacı tarafın talep etmiş olduğu maddi tazminatın neye ilişkin olduğunu açıkça belirtmesi gerektiğini tedavi ve geçici işgöremezliğe ilişkin taleplerin reddinin gerektiğini, Trafik kazasındaki kusur oranlarının Adli Tıp Kunımu Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiğini beyan etmişlerdir. Adli Tıp Kunımu Kanunu'nun 16/2. maddesi "c" bendi gereğince, davacının sakatlık uranı Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmeli ve dava konusu trafik kazası ile illiyet bağının olup olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir.
Davalı ....'nin dosyaya sunulu cevap dilekçesinin olmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava meydana gelen haksız fiil nedeniyle 6098 TBK'nun 49.maddesi uyarınca açılmış maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile;davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile sürekli ve geçici iş göremezlik sebebiyle tespit edilen 110.824,76 TL'nin davalılar ... ve .... için olay tarihi olan 04/05/2013 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın davalılar .... ve ... için olay tarihi olan 04/05/2013 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair ,Mahkememizin ... esas ve .... karar sayılı kararı Yargıtay denetimine tabi tutulmuş olup Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 28/09/2022 tarihli ... esas, ... karar sayılı ilamı ile:
"Dosya kapsamından, gerekçeli karar içeriğinde manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsili gerektiği belirtilmesine rağmen hüküm olarak manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden de tahsiline karar verilmiş, böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıktığı anlaşılmıştır.
Karardaki bu çelişkinin bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Açıklanan nedenle, hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir."
Gerekçesi ile kaldırılarak yukarıdaki esasa alınmıştır.
Dosya kapsamında kusur raporu alınmış;
25/01/2016 Tarihli Bilirkişi Raporunda;- Yaya davacı ....'ın %50 oranında asli kusurlu bulunduğu,- ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ...'nin %50 oranında asli kusurlu bulunduğu kanaatine varılmıştır.Sonucuna varılmıştır.
02/05/2016 Tarihli Bilirkişi Raporunda;- .... plaka no'lu aracın sürücüsü davalı ....”'nin %80 (Yüzde seksen oranında KUSURLU olduğu,- Yaya davacı ....”'nın %20 (Yüzde yirmi) oranında KUSURLU olduğu,Sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin ... esas ve .... karar sayılı dosyasında kusur raporları arasında çelişki giderilmediğinin takdiri ile dosya Ankara Trafik Fen Heyeti'nden oluşturulan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmekle;
14/07/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda;- Davalı araç sürücüsü ....'nin %75 oranında asli kusurlu olduğu,- Davacı yaya ....'ın ise %25 oranında tali kusurlu olduğu kanaat edilmiştir.
03/07/... Tarihli Adli Tıp Raporunda;Davacı ... oğlu 04.03.1965 doğumlu ...’ın 05.05.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı omurga füzyon arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:Gr1 X(2.......33)A %37 E cetveline göre %40.2(yüzdekırknoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunmuştur.
14/07/2023 Tarihli Kusur Bilirkişi Raporu doğrultusunda ;15/04/2024 Tarihli Aktüerya Bilirkişisi Ek Raporunda;1) Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 4.914,88 TL olduğu,2) Davacının talep edebileceği sürekli göremezlik maddi zararının 98.983,33 TL olduğu,3) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 20.01.2015 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 04.05.2013 kaza tarihi olduğu ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu,Sonucuna varılmıştır.
Ek aktüerya raporuna taraflarca itiraz edilmiş ise de;
" T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ...HUKUK DAİRESİ E: ... K: ..." ...İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı davacılar vekili tarafından verilen istinaf talebi bulunmadığından karşı taraf lehine bu hususlarda usuli kazanılmış hak oluşmuştur. İlk kararı istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği gözetilerek ilk derece mahekemesince Daire kararımız kapsamında ilk kararda hükme esas alınan veriler kapsamında yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.(HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/14923 E.- 2022/17158 K. sayılı kararı).Anılan içtihatlar doğrultusunda davalıların usuli kazanılmış hakları muhafaza edilmekle rapora itirazlar reddedilmiştir.
Dava; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54, 56 maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 maddelerinden ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Genel Şartları hükümlerinden kaynaklanan trafik kazası şeklinde gerçekleşen haksız eylem nedeni ile oluşan iş göremezlik giderleri ile manevi tazminat isteminden ibarettir.
Dava konusu kazanın ,maliki ... olan aracın ,sürücü ... sevk ve idaresinde iken yaya olan davacıya çarpması neticesinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davacılar dava dilekçesi ile kalıcı/geçici iş göremezlik tazminatı 10.000 TL maddi ,50.000 TL manevi tazminat talepli belirsiz alacak isteminde bulunmuştur.
Davacı tarafın;11/09/2017 Tarihli Aktüerya Bilirkişisi Raporu doğrultusunda harcını yatırarak talep arttırım dilekçesi sunduğu görülmüş,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
Bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir.
Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık yada maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.
Zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve ZMSS şirketi 6098 sayılı TBK. 61. maddesi gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumlu olup, davada davacı tarafından talep olunan maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK.'nun 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK.nun 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları mevcut olduğu gibi, 166. madde hükmüne göre de, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar.
Davacının maddi tazminat talepleri yönünden;
Davalıların kazanılmış hakları muhafaza edilmekle ; Geçici iş göremezlik tazminatı 4.914,88-TL + sürekli iş göremezlik tazminatı 98.983,33-TL toplam 103.898,21-TL tazminatın davalılar ... ve .... için olay tarihi olan 04/05/2013 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davacının manevi tazminat talepleri yönünde ise;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 56. maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmü kapsamından da manevi tazminata karar verilebilmesinin koşulu kişinin bedensel bütünlüğünün bozulması olup bedensel bütünlüğün bozulması kavramı ise her zaman zarar görenin maluliyetinin oluşması (sürekli iş gücü kaybının oluşması) kavramı ile aynı manayı ifade etmeyeceği, bu nedenle davacının kaza nedeniyle yaralandığı ve vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu anlaşılmakla T.B.K.'nun 56.maddesinde belirtilen bedensel bütünlüğünün zedelenmesi koşulunun somut olayda gerçekleştiği , manevi yönden davacının zarara uğradığının sabit olduğu manevi tazminatın tam bir tazminat olarak kabul edilmeyeceği, tarafların manevi zararlarını kısmen de olsa dindirmek amacına yönelik olduğu, zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, mağdurun manevi zararı hissetme gücü, kusur oranları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre davanın kısmen kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... için olay tarihi olan 04/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacıya ilişkin fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile;
2-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;
- Geçici iş göremezlik tazminatı 4.914,88-TL + sürekli iş göremezlik tazminatı 98.983,33-TL toplam 103.898,21-TL tazminatın davalılar ... ve ... için olay tarihi olan 04/05/2013 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... için olay tarihi olan 04/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacıya ilişkin fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
5-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 7.097,29-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 204,93-TL peşin harç ve 173,60-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 378,53-TL'nin mahsubu ile 6.718,76-TL bakiye eksik karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 683,10-TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talepli dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 13/4 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
8-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talepli dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 13/4 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 6.926,55-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talepli dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 10/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalılar ... ve ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talepli dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 10/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'ye verilmesine,
11-Davacı tarafça sarf edilen 204,93-TL peşin harç, 173,60-TL tamamlama harcı ve 27,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 378,53-TL'nin 23,54-TL'sinin davalılar ... ve ...'dan, 354,99-TL'sinin ise davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
12-Davacı tarafça sarf edilen 516,30-TL adli tıp faturası, 11.845,05-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 12.361,35-TL'nin kabul (% 70,82) red (% 29,18) üzerinden hesap edilen 8.754,31-TL yargılama giderinin 768,61-TL'sinin davalılar ... ve ...'den, 7.985,70-TL'sinin ise davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
13-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili, davalı ... ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı 27/05/2024
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır