T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/390 Esas
KARAR NO: 2024/19
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/04/2023
KARAR TARİHİ: 08/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirket ile davacı arasında gerçekleşen ticari iş (Nakliye Hizmeti) karşılığında 21.07.2022 düzenleme tarihli 8.122,40 TL tutarında 54 numaralı fatura tanzim edildiğini, davacı nakliye hizmetini eksiksiz olarak ifa etmiş olup, ödeme için davalıya her türlü ihbar ve bilgilendirme yapılmış ancak davalı kötü niyetli olarak dava konusu faturayı ödemeyince davacı alacağını tahsil edebilmek için İstanbul Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ...... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalı kötü niyetli olarak bu takibe itiraz etmiştir ve takip durduğunu davaya konu itirazın iptali için 10.03.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş olup, taraflar arasında bu arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamadığı, görüşme sonrasında tanzim edilen 07.04.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağına istinaden işbu itirazın iptali davası açıldığını belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı şirketin yerleşim yeri Maltepe/İstanbul olduğu ve davalı şirket aleyhine başlatılan itirazın iptali davalarında yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Adliyesi nezdindeki mahkemeleri olduğunu, yalnızca faturanın mevcudiyeti borcun varlığını ispat etmediğini, faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi fatura konusu alacağın kesin bir alacak olduğu anlamına gelmeyip yalnızca faturada belirtilen verilerin doğru olduğuna karine olduğunu, bu nedenle faturaya süresinde itiraz edilmemiş olsa dahi fatura konusu hizmetin verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, dolayısıyla dava konusu icra takibine dayanak gösterilen fatura, davacı tarafça verildiği iddia edilen hizmet bedelinin talep edilen miktar kadar olduğuna ve dahası var olduğuna delil teşkil etmediğini bu nedenle Yargıtay Kararı ile de açıklandığı üzere 8 gün içerisinde faturalara itiraz edilmemiş olsa dahi bu durum tek başına davalı şirketin davacı tarafa borçlu olduğu anlamına gelmediğini haksız ve kötü niyetli olarak fatura düzenlenip davalıdan alacak talep edilmesi ve işbu dava ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faturada kapsamında belirtilen hizmetin yerine getirildiğine ilişkin hiçbir delil dosyaya sunulmadığını, Yargıtay Kararı doğrultusunda alacak dayanağı davacının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği fatura alacağından kaynaklanmakta ise de, fatura düzenlenmiş olması tek başına alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığından, davacı tarafça faturaya konu hizmetin yerine getirilip getirilmediğinin ispatı gerektiği, davacı vekili tarafından taşımacılık hizmetinin yerine getirildiğine dair herhangi bir irsaliye veya benzer belge de sunulmadığından ve yargılamanın bu aşamasından sonra sunulacak belgelere muvafakatlerinin de bulunmaması sebebiyle söz konusu ispat faaliyeti yerine getirilmediği için işbu davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İş bu dava faturadan kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Yargıtay ...... HD nin ....... E., ...... K. Sy. 09/11/2017 tarihli ilamı "....HUMK'nun 6. maddesi hükmü uyarınca kural olarak yasada aksine hüküm bulunmadıkça davanın açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesi yetkili ise de, davacının istemi vekalet sözleşmesinden kaynaklanan para alacağı olduğuna göre yeni T.B.K.89 (eski B.K'nın 73.) maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan davacının ikametgahı mahkemesi de yetkilidir. Davacının ikametgahı İstanbul olup, borcun ifa edileceği yer itibariyle yetkili mahkeme İstanbul Mahkemesi olduğundan, mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir" 6100 sayılı HMK'nın sözleşmelerden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen 10. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu olmayıp, HMK'nın 10. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.Bu açıklamalar ışığında somut olayda, davacının istemi faturadan kaynaklanan para alacağı olduğuna göre yeni T.B.K.89 (eski B.K'nın 73.) maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan davacının ikametgahı mahkemesi de yetkilidir. Davacının ikametgahı Karaman olup, Mahkememiz yargı sınırları dışında kaldığı anlaşılmakla ;davalının ikametgahı Maltepe olmakla , birden çok Mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada davalın yetki itirazı uyarınca yukarıda anlatıldığı üzere davalının ikametgahı yerel Mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekişlde karar verişmiştir.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114. Ve 115. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE
3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4-HMK 331/2 maddesi gereği Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2024
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim .......