T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARA
ESAS NO : 2023/541 Esas
KARAR NO : 2024/388
DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2017
KARAR TARİHİ : 06/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E nolu icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu olan alacak ise ...... Ambalaj Dış Tic. Ltd. Şti.’nin .... bank .... Şubesinden kullandığı/kullanacağı kredilere karşılık kefil olması nedeni ile davalı tarafından ödenen kısmın kefillerden olan davacı payına düşen miktarının tahsili talep edildiğini, davacı tarafın müvekkili aleyhine yapmış olduğu takibin hukuk dışı olduğunu, davacı taraf tamamen kötüniyetli bir şekilde dürüstlük kuralına aykırı olarak müvekkiline karşı icra takibi yaptığını, nitekim bahsi geçen kredi sözleşmesinin asıl borçlusu ...... Ambalaj Ltd. Şti. adlı şirket olduğunu, ilgili şirketin mensubu bulunduğu İstanbul Ticaret Odası bilgileri incelendiğinde şirketin ortakları olarak davacı .... ve kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak gözüken .... ile ...ın olduğu görüleceğini, davacı taraf zaten ortağı/yetkilisi olduğu şirketin borcunu ödemiş olup, davacının tamamen iyiniyetli olarak kefil olduğu bu sözleşmeden ötürü davacı tarafın ödemiş olduğu parayı davacının rücu etmek istemesi hakkaniyete aykırılık teşkil eden, iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan bir eylem olduğunu, kefillere rücu edebilmek için kanunen gerekli şartlar oluşmadığını, buna rağmen bir kefilin borcu ödeyip diğer kefillere rücu etmesinin hukuk nezdinde kabulü mümkün değilken davalı tarafından tarafımıza rücu edilmesi de kabul edilebilir bir durum olmadığını, öncelikle asıl borçludan borcun tahsili, tahsil edilemediği takdirde kefillere rücu gerektiğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin görevsiz olduğunu belirterek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, müvekkili ve davacının dava dışı üçüncü bir şahıs ile ...... Ambalaj Dış Tic. Ltd. Şti.'nin .... bank .... Şubesinden kullandığı kredilere karşılık müteselsil kefil müşterek borçlu sıfatı ile kefil olduğunu, tarafların ortak olduğu şirketin finansal anlamda zora girdiğini ve borçlarını ödeyemez hale geldiğini, asıl borçlu .... Şirketi tarafından işbu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borçlarının süresinde ödenmemesi nedeniyle alacaklı banka müvekkili ile birlikte müteselsil kefil, müşterek borçlu kefilleri ihtar ederek 3 gün içinde borcun ödenmesini, ödenmediği takdirde yasal yollara müracaat edileceğini ihtar ettiğini, müvekkilinin gönderilen ihtar neticesinde 115.150,00 TL'yi müteselsil kefil müşterek borçlu sıfatı ile 03/02/2016 tarihinde ilgili banka şubesine şahsen ödediğini, bu nedenlerle davacının açmış olduğu hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 72/3.maddesi uyarınca açılmış Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizin .... esas ve .... karar sayılı davanın kabulüne dair kararı istinaf denetimine tabi tutulmuş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 11/05/2023 tarihli .... esas, .... karar sayılı ilamı ile:
"Davalı tarafça Mahkemenin görevine itiraz edildiği, Mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bununla birlikte her ne kadar Mahkemece davalının müteselsil kefil sıfatı ile dava dışı şirketin kredi borcunu ödediği, limited şirketlerde hissedarların şirket borçlarından doğrudan sorumlu olmadıkları, dava dışı ...... Ambalaj Dış Ticaret Limited Şirketi'nin takip ve dava tarihi itibariyle tüzel kişiliğinin devam ettiği, davalının şirket adına yaptığı ödemeyi yine şirketten talep edebileceği, davacıya hissedar veya kefil oluşu sebebiyle rücu edemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalının icra takibi ile talep ettiği alacağın müteselsil kefil sıfatı ile ödediği asıl borçlu şirkete ait borcun diğer müteselsil kefilden rücuan tahsili sebebine dayandığı, davacıdan şirket ortağı olması sebebiyle herhangi bir talepte bulunmadığı, davalı kefilin dava dışı asıl borçlu şirketin borcunu ödemesi halinde alacaklının haklarına halef olacağı ve asıl borçlu ile diğer kefillere rücu edebileceği, dosyada mübrez banka yazı cevabından davalının yapmış olduğu ödemenin asıl borçlu şirketin anılan kredi borçlarına mahsup edilip edilmediği, davalının ödeme tarihinden önce banka tarafından asıl borçlu şirket ile işbu dosyanın taraflarına gönderilmiş bir ihtarın bulunup bulunmadığı, davalının ödeme tarihinde, dava dışı şirketin dava dışı bankaya borçlu olup olmadığı hususlarının anlaşılamadığı, bu nedenle Mahkemece öncelikle görevli olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi, görevli olduğuna karar vermesi halinde dava dışı bankadan açıklanan hususların sorulması, gerekli olması halinde bankacı bilirkişiden banka kayıtları da incelenmek suretiyle rapor alınması ve davalı tarafından sunulan dekonttaki ödemenin dava dışı asıl borçlu şirketin kredi borcu nedeniyle yapıldığının anlaşılması halinde, davalının diğer müteselsil kefillere payları oranında rücu edebileceği kabulünden hareketle bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma, inceleme, dosya kapsamı ile uyuşmayan ve kanuna aykırı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur."
Gerekçesi ile kaldırılarak yukarıdaki esasa alınmıştır.
-Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası,- Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası-Dava dışı ...... Ambalaj Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin paydaşlarını gösterir İTSM bilgileri-11.09.2014 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 20.01.2016 Tarihli Banka İhtarnamesi .... bank .... Şubesi Kayıtları ve ...... Ambalaj Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin imzaladığı Kredi Sözleşmeleri- .... referans nolu ve .... referans nolu kredi borçlarını ve gecikme bedelleri toplamı olan 115.150,00 TL’yi 03/02/2016 tarihinde ilgili banka şubesine yapılan Banka Ödeme Dekontu,davalının dava dışı firma hesabına ödeme yaptığına ilişkin banka cevabı,-Zeytinburnu .... Noterliği'nin 19 Şubat 2016 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi dosya arasına alınmıştır.
İncelenen icra takip dosyasına göre davalı ( alacaklı ) tarafından davacı ( borçlu) aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasında 28.787,50 TL asıl alacak ve 580,48 TL işlemiş faiz alacağı için icra takibinde bulunduğunu takibe süresinde itiraz edilmemesi sebebiyle takibin kesinleştiği görülmüştür.
Ankara BAM ....Hukuk Dairesinin ... esas, .... karar sayılı ilamı doğrultusunda dava konusu uyuşmazlığın temelinde genel kredi sözleşmesi olduğu anlaşılmakla şirketler hukuku ve kefalet hukuku hükümlerinin birlikte tartışılması gerektiğinden davalı tarafın görev itirazının reddine karar verilmiştir.
TBK'nın 587/son maddesine göre "aynı borç için kefil olanlardan her biri, kefalet borcunun tamamından sorumlu olur. Ancak, borcu ödeyen kefil aksine anlaşma olmadıkça, diğerlerine toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkına sahiptir." 596/1 maddesi ise "Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir." hükmünü içermektedir. Buna göre; birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olacak, borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olacaktır. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. Somut olayda; dava dışı şirketin dava dışı bankadan kullandığı krediye ilişkin genel kredi sözleşmesinin davacı ve davalı ile birlikte dört kişinin müteselsil kefil olarak imzalandığı, davalı tarafça eş rızasının bulunmadığı ileri sürülse de, davalının eşinin rızasına ilişkin imzalı muvafakatnamenin dosyaya ibraz edildiği, davalı dışındaki kefillerin asıl borçlu şirketin ortağı oldukları, dava dışı şirketin bankadan kullandığı taksitli kredi ödemelerinde gecikme yaşandığı gerekçesiyle davalı dışındaki kefillere 20.01.2016 tarihinde borcun 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamede, şirkete kullandırılan 3 ayrı kredinin geciken tutarının 120.293,29-TL olarak belirtildiği, davacı tarafından da 03.02.2016 tarihinde dava dışı bankaya kredi numaraları belirtilerek "krediler için yatırılan" açıklamasıyla 115.150-TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava dışı şirketin kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle, borç muaccel olmuş, bu durum da söz konusu ihtarname ile davacı kefile ihtar edilmiştir. Bu durumda davacı, yaptığı ödeme doğrultusunda payı oranında kefil olan davalıya rücu hakkına sahiptir. Davacının ödediği tutar 115.150-TL olup sözleşmede dört kefil bulunduğundan davalının sorumlu olduğu kısım 28.787,50-TL olarak tespit edilmekle,davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.( İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi Dosya no: 2019/1500 Karar no: 2021/1833)
Dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde ;dava dışı şirket lehine çekilen kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan taraflardan borcu ödeyen davalının payları oranında müteselsil kefillere başvurduğu ve kendisine gönderilen ihtarname sonrasında şirket hesabına ödeme yaparak borcu sonlandırdığı ve diğer kefillere payları oranında başvurduğu anlaşılmış olup, TTK 587/son ve 596/1 maddeleri uyarınca davacının menfi tespit istemi yerinde olamamakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60- TL harcın 491,62-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla kalan 64,02-TL bakiye harcın davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından sarf edilen 31,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansı ve teminatın 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır