T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO : 2023/651
KARAR NO : 2024/459
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
YAZIM TARİHİ : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil'i Şirketin, Davalı Firmadan alacaklı olduğu 7.892,10-Avronun faiziyle birlikte tahsilini istediğini, Müvekkil'i .... 'nin İtalya'da mukim olduğunu, kağıt ve benzeri ürünlerden üretilen kase, tepsi ve kapakların toptan ticaretiyle uğraştığını, Davalı Şirket ile yapılan anlaşma gereği, 28/10/2021 tarihli faturaya istinaden, 7.892,10-Avro avans ödemesi gerçekleştirildiğini, Davalı Şirketin fatura kapsamındaki ürünleri sevk etmediğini, ürün teslimi gerçekleşmediği için 31/05/2022 tarihli ihtarname ile avans ödemesinin iadesini talep ettiklerini, ancak iadenin gerçekleşmediğini, alacağın tahsili için yapılan dostane girişimlerin sonuçsuz kaldığını, 7.892,10-Avronun faiziyle birlikte tahsili ve TL karşılığının hesaplanarak Davalı'dan tahsilini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Davacı ile Müvekkil'i arasında akdedilen ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğunu, Davacı'nın isteminin satın almış oldukları ürünlerin taraflarına ulaştırılmadığı için bedelin iadesinden ibaret olduğunu, iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, Davacı'nın Müvekkil'inden plastik malzeme sipariş ettiğini, Müvekkil'i Şirketin sunduğu tekliflerde kargonun karşı tarafça yükleneceğini belirtmiş olduğunu ve Davacı yanın da bunu kabul ettiğini, kaldı ki Müvekkil'i Firmanın gerçekleştirdiği tüm satışlarda kargonun alıcı tarafından karşılanacağını belirtip bunun üzerinden anlaşma kurulduğunu, bu haliyle Davacı taraf hazır olan ürünler için gerekli kargo/nakliye sürecini tamamlamış olduğunu, bundan kaynaklanan sorumluluğu Müvekkil'i Firmaya yüklemeye çalıştığını, davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, huzurdaki davanın derdest başkaca açılan bir itirazın iptali davası olduğu için usulden reddinin gerektiğini, Müvekkil'i Firma ile Davacı Şirket arasında yapılan anlaşmaların kargo hizmetinin Davacı tarafından karşılanacağı yönünde olduğunu, ancak buna rağmen karşı tarafın aylarca bekletip teslim almadığını, Müvekkil'inin siparişi aldıktan sonra en kısa sürede üretimi yapmış olduğunu, sözleşmede üzerine düşeni eksiksiz yerine getirdiğini, ancak sözleşmenin karşı tarafa yüklediği teslim ve ulaşım aşamasını alıcının yerine getirmediğini, anlaşmaya uygun olarak hareket etmeyen Davacı Firmanın süreçte kusurlu olduğunu, sözleşmenin feshedildiğine ilişkin ihtarnamenin Müvekkil'ine hiç ulaşmadığını, dolayısıyla iş akdinin feshedildiğini ve para iadesi talebinden Müvekkil'inin haberinin olmasının mümkün olmadığını, haliyle buna ilişkin sorumluluğun Müvekkil'ine yükletilmesini kabul etmediklerini, Müvekkil'inin ilgili üretim aşamalarını tamamladığını, ilgili üretimi yaparken pek çok maliyeti oluştuğunu, dosyaya sunacakları yazışmalarda da görüleceği gibi, Davacı tarafın kargo için palet ölçüleri bile istemiş olduğunu, bu bilgiler kendisine verdirdiğinde de ürünleri teslim almaktan imtina ettiğini, ilgili ürünlerin gerek üretim süreci gerekse sonraki aşamaları olsun Müvekkil'i için pek çok ticari zarar doğurduğunu, ürünlerin şu aşamada artık teslim edilmesinin imkansız hale geldiğini, çünkü ilgili ürünlerin raf ömrünün dolduğunu, usul ve sürece uygun bir sözleşme feshi olsaydı, Müvekkil'inin de üretimdeki zararları konuşularak sözleşmenin sonlandırılabileceğini, şu aşamada karşı tarafın tüm süreçte kusurlu olduğunu, dava dışı .... isimli firmaca ilk siparişin verildiğini, bu siparişe firmanın kusurlarından kaynaklı İtalyan Polislerince el konulunca firmaların satış temsilcisi olan kişinin Davacı'ya ait siparişlerin bekletilmesini, bir süre teslim alınmayacağını söylediğini, Müvekkil'ininse Davacı'nın talebi doğrultusunda ürünleri bir süre beklettiğini, Davacı Firma ile .... isimli firma grup şirketi olup, şirket yönetimlerinin tek elden yapıldığını, kaldı ki şirket satış temsilcisinin bile aynı kişi olduğunu, Davacı'nın dilerse Müvekkil'inin deposunda hazır bulunan siparişini tırla çekebilecekken bunu yapmaktan imtina ettiğni ve üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, yine teslim için özellikle bir süre ürünlerin beklemesini söyleyen Davacı'nın bu süreçte tam anlamıyla kusurlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, .... Bankası A.Ş'den ödeme belgesi getirtilmiş, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiş, Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, taraflar arasında ticari satıma konu ürünler için ödenen avans tutarının ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönülerek geri verilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı'nın ticari satım karşılığı ödediği avans tutarını, ürünlerin tarafına teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönerek, Davalı'dan geri verilmesini isteyip isteyemeyeceği, sözleşmenin yerine getirilmemesindeki kusurun kimde olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında 26.307,00-Avro bedelli ürünlerin Davacı'ya satışı konusunda anlaşma sağlanmış, bu kapsamda Davalı tarafından 28/10/2021 tarihli fatura düzenlenmiştir. Sonrasında 23/11/2021 tarihinde ürünler için Davacı tarafından banka yoluyla masraflar dışında fatura bedelinin %30'u oranında 7.892,10-Avro'luk ön ödeme yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmeye konu ürünlerin Davacı'ya teslim edilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kaldı ki Davalı tarafından ürünlerin raf ömrü dolduğu için teslim edilmelerinin de artık imkansız olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafından ön ödeme yapılmasına rağmen Davalı'nın ürünlerin teslimini sağlamaması nedeniyle sözleşmeye aykırılıktan dolayı elektronik posta yolu ile gönderilen ihtarname ile Davacı'nın sözleşmeden dönerek ödediği bedelin tarafına geri verilmesini istediği anlaşılmaktadır. Davalı taraf ihtarnamenin kendisine ulaşmadığını savunmakla birlikte, ihtarnamenin üst tarafında yazılı info@....com elektronik posta adresine ihtarnamenin gönderildiği, söz konusu elektronik posta adresinin Davalı Şirketin kurumsal sitesine iletişim adresi olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki satış sözleşmesi uluslararası nitelikli olmakla, Türkiye ile İtalya Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'na taraf olduklarından eldeki uyuşmazlıkta söz konusu anlaşma hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 31. maddesi uyarınca, satıcı malları belirli başka bir yerde teslim etmek zorunda değilse, teslim borcunun satım sözleşmesi malların taşınmasını gerektiriyorsa, malları alıcıya ulaştırılmaları için ilk taşıyıcıya vermesi, bu kapsama girmeyen hallerde; sözleşmenin, ferden belirlenmiş mallara veya belirli bir stoktan karşılanacak nev'en belirlenmiş mallara veya imal edilecek veya üretilecek mallara ilişkin olması ve tarafların sözleşmenin kurulduğu sırada malların belirli bir yerde bulunduğunu veya orada imal edileceğini yahut üretileceğini bilmeleri durumunda malları bu yerde alıcının tasarrufuna hazır bulundurması, diğer hallerde ise, sözleşmenin kurulduğu sırada satıcının işyerinin bulunduğu yerde malları alıcının tasarrufuna hazır bulundurması gerekmektedir. Bu hükme göre, tarafların ürünlerin teslim yeri konusunda dosyaya yansıyan bir anlaşmaları da bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda ürünler Türkiye'den İtalya'ya gönderilecekleri için taşınmaları gerektiğinden Davalı'nın ürünleri Davacı'ya ulaştırılmak üzere ilk taşıyıcıya vermesi gerekmektedir.
Davalı taraf ürünleri hazırladığını, ancak Davacı'nın ürünleri teslim almaktan kaçındığını, anlaşma uyarınca taşıma işinin Davacı'ya ait olduğunu, Davacı'nın ürünleri aylarca bekletip teslim almadığını, hatta Davacı'nın ürünler için palet ölçülerini aldığını, Davacı'nın ürünlerin bir süre beklemesini söylediğini, buna ilişkin yazışmalar olduğunu savunmuştur. Ancak Davalı tarafça savunmasında belirttiği türden yazışmalar dosyaya sunulmamıştır.
Davalı taraf sunduğu tekliflerde kargonun Davacı tarafça yükleneceğini belirttiğini, Davacı'nın da bunu kabul ettiğini savunmuşsa da, dosya kapsamında Davalı'nın bu savunmasını destekleyici bir kanıta rastlanmadığı gibi, Davacı tarafından düzenlenen teklif içeren faturada da bu hususa işaret eden bir kayıt bulunmamaktadır.
Davalı taraf ürünlerin teslime hazır olduğunu savunmaktaysa da, ürünlerin teslime hazır olduğu gösterir ve aradaki anlaşma ve fatura tutarı gözetildiğinde henüz ön ödeme dışında bir ödeme de yapılmadığı göz önünde bulundurulduğunda Davacı'ya ürünleri teslim alması gerektiğini belirtir bir belge veya veri de Davalı tarafından dosyaya sunulmamıştır.
Dosya kapsamında Davalı'nın ürünlerin taşınmasını sağlamayı üstlendiğini gösterir bir kayıt bulunmamakla birlikte, Davalı'nın aradaki anlaşmaya uygun olarak ürünleri teslime hazır duruma getirdiğine veya Davacı'nın tasarrufuna hazır bulundurduğuna ilişkin bir kanıt da bulunmamaktadır.
Davacı tarafından ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle elektronik posta yoluyla gönderdiği ihtarname ile sözleşmeden döndüğü, yine Bakırköy ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra takip dosyası ile anlaşma uyarınca ödenen tutarın ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle icra takibine konu edilmesinin Davacı'nın sözleşmeden dönme iradesini yansıttığı birlikte gözetildiğinde, sözleşme kapsamında anlaşılan ürünlerin üretilip teslime hazır duruma getirildiği Davalı tarafından kanıtlanamadığından Davalı'nın sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği değerlendirilmekle, Davacı'nın sözleşmeden dönerek Davalı'ya ödediği tutarın tarafına geri verilmesini isteyebileceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile; 7.892,10-Avro'nun fiili ödeme günündeki TL efektif satış kuru karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının avro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
2- Alınması gereken 15.315,93-TL karar harcından daha önce yatırılan 3.828,98-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 11.486,95-TL eksik harcın Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yatırılan toplam 3.828,98-TL peşin harcın Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 88,00-TL posta ve davetiye gideri olmak üzere toplam 267,90-TL yargılama giderinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
5- Arabuluculuk ücreti 3.120,00-TL'nin Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6- Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 35.631,83-TL vekalet ücretinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
7- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere Davacı Vekili'nin yüzüne karşı, Davalı Vekili'nin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪