T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/657 Esas
KARAR NO: 2023/862
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/07/2023
KARAR TARİHİ: 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 17/10/2022 tarihinde "... İŞLERİ YÜKLENİCİ SÖZLEŞMESİ" akdedildiğini, müvekkili şirket sözleşmenin yüklenici tarafı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre işin bedelinin 480.000-TL+ KDV olduğunu, sözleşme gereğince iş sahibi tarafından müvekkili şirkete 236.000,00-TL avans verildiğini ve müvekkili şirket tarafından ise bunun karşılığında teminat mektubu verildiğini, sözleşme konusu işin %83'ü müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, sözleşmeye ek olarak 199.930,83-TL+ KDV tutarında müvekkili tarafından sözleşme kapsamında ek iş yapıldığını, iş sahibi şirket tarafından hak ediş yapıldığnı, müvekkili tarafından toplam 472.000,00-TL'lik fatura kesildiğini, ancak karşı tarafça 407.064,08-TL'lik bir ödeme yapıldığını, bu nedenle karşı tarafın, 480.000,00-TL+KDV'lik iş için 64.935,92-TL ve ana sözleşmeye dayanan ek işler için 235.918,38-TL (199.930,83-TL+kdv) ve davalı tarafından teminat mektubunun haksız şekilde nakit karşılığının alınması sebebiyle 200.000,00-TL olarak toplam faiz ve masrafları hariç 500.854,30-TL müvekkiline borcu bulunduğunu, bunun üzerine davalı aleyhinde Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkili tarafından kesilen ... numaralı 31.12.2022 tarihli 236.000-TL'lik ve ... numaralı 236.000-TL'lik faturalar karşı tarafça süresinde itiraz edilmeyerek kabul edildiğini ancak 28.02.2023 fatura tarihli 06.03.2023 düzenleme tarihli ... numaralı 354.000-TL’lik iade faturası kesildiğini, ayrıca müvekkili tarafından kesilen ... numaralı 06.03.2023 tarihli 235.918,38-TL'lik faturaya istinaden karşı tarafça 10.03.2023 tarihli ... numaralı 235.918,38-TL’lik iade faturası kesildiğini, ancak müvekkili tarafından 28.02.2023 tarihli .. numaralı 354.000,00-TL’lik fatura ve 10.03.2023 tarihli ... numaralı 235.918,38-TL’lik faturanın Bakırköy ... Noterliği'nin ... Yevmiye nolu 13.03.2023 tarihli ihtarname ile iade edildiğini, sözleşme konusu işin bitmesi gereken tarih olan 17.01.2023 tarihinden itibaren işin bitirilememesi nedeniyle müvekkil şirketin kullandığı malzemelere zam gelmesi ve davalının neden olduğu gecikme sebebiyle personele yapılan ödemeler müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin söz konusu talepleri yerine getirilmediği gibi 28.02.2023 tarihli ... numaralı 354.000-TL’LİK iade faturası kesildiğini, zira onaylanmış iki adet faturaya istinaden aylar sonra 28.02.2023 tarihinde (düzenleme tarihi: 06.03.2023) iade faturası kesilmesi Türk Ticaret Kanunu ve diğer yasal mevzuata aykırı olduğu gibi dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, söz konusu iade faturasının kesilmesi açıkça kötü niyet arz ettiğini, karşı tarafın müvekkilinin işini doğru yapmadığını, uygun malzemeyi kullanmadığını ve kendilerine borçlu olduğunu iddia ederek müvekkilini teminat mektubunu bozdurmak ile tehdit ettiğini, müvekkil sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın kasıtlı olarak müvekkiline engel olması, sözleşme konusu işin tamamlanmasını imkansız hale getirdiğini, müvekkili tarafından verilen teminat mektubunun davalı tarafından kötü niyetli olarak bozdurulduğunu, yapılan işin karşılığı ve teminat mektubunun haksız şekilde bozdurulması nedenleriyle müvekkili zarara uğramış olduğundan işbu itirazın iptali davasını açma zarureti hasıl olduğunu, neticeden Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takip tarihinden itibaren avans faiz oranı ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itibaren şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.3.8 maddesinin; "Taraflar arasında işbu Sözleşme'nin bir kısmı ya da işbu Sözleşme'nin temelini etkileyen konularda ihtilaf doğması ve ihtilafların halli için Taraflarca bir çözüm bulunamaması halinde Tahkim Usulü geçerli olacaktır. Tahkim Heyeti uyuşmazlık hakkında Türk Hukuku'nun maddi hukuk kurallarına tabi uygulama yapacaktır. Tahkim yeri İstanbul'dur. Tahkim Heyeti 3 (üç) kişiden oluşur. Taraflar birer üye atar, 3. üye her iki tarafın atadığı üyelerce seçilir ve Heyete başkanlık eder. Tarafların atadığı üyeler, üçüncü hakem üzerinde anlaşmazlarsa üçüncü hakemin atanması İstanbul Merkez Asliye Ticaret Mahkemesinden istenir... Tahkime müracaat taraflardan birinin Hakemini tayin ederek karşı tarafa noterden bir ihbarname ile bildirmesi ve karşı tarafın hakemini tayin ederek kendisine en geç 15 (on beş) gün içinde bildirmesini ihtarında talep etmesiyle gerçekleştirilir. Karşı Taraf'ın hakemini 15 (on beş) günlük süre içinde belirleyerek karşı Taraf'a bildirmemesi halinde müracaatı yapan taraf; İstanbul Merkez Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ile hem Taraf Hakemi'nin hem de bağımsız hakemin tayinini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, noterden hakem bildiriminin diğer tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen 15 (on beş) gün içinde hakem tayininin yapılmadığını tespit ettiği takdirde taraf hakemi ve bağımsız hakem tayinine karar verebilir." şeklinde olduğunu, anılan hükümde düzenlendiği üzere tarafların serbest ve hür iradeleri ile seçilen tahkim ... ' olduğunu, bu bakımdan uyuşmazlığın çözümünde Mahkeme'nin yetkisiz olduğunu, nitekim davacı şirketin hiçbir şekilde ad hoc tahkim hükümlerine göre tahkime başvurduğunu ve bu kapsamda seçtiği hakemi müvekkili şirkete ihtarname yolu ile bildirmediğini, kaldı ki hakem seçiminde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili kılınmış olması dahi tek başına tarafların somut sözleşme özelinde Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesini yetkili kılmadıklarını kanıtladığını, bu sebeple Mahkemeden uyuşmazlığın esasına dahi girmeksizin davanın yetkisizlik sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, her türlü fazlaya ve faize ilişkin hakları ile takas ve mahsup def'i saklı kalmak kaydıyla davacı şirketin müvekkili şirketten tek kuruş alacağı bulunmadığını, davacının eksik ve ayıplı işleri sebebiyle davacı şirket tarafından sunulan teminat mektubu haklı nedenle nakde çevrildiğini, öyle ki müvekkili şirketin söz konusu tasarrufundan evvel Sarıyer ... Noterliği'nin 10.03.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek davacı şirkete 3 (üç) günlük kesin mehil verdiğini ancak davacı şirketin söz konusu süre zarfında yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin, davacı şirketin borca aykırı ve aynı zamanda temerrüde sebebiyet veren davranışlarının karşılığında meşru hakkını kullandığını, ayrıca davacı şirketin asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu alacak kalemleri belirlenebilir, hesap edilebilir nitelikte olduğundan belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple davacı şirketin haksız davasının dava şartı yokluğundan da reddi gerektiğini, neticeten; açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinden bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, faturaya dayalı alacağın ve usulsüz olarak nakde çevrilen teminat tutarı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazı niptali ile davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, 500.854,30-TL asıl alacak ve 1.041,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 501.896,22-TL alacağa ilişkin olduğu, icra takibinin fatura ve açık hesaba dayandığı, davalı borçlunun icra takibine 06/04/2023 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının davalı borçlunun itirazının iptali için süresinde dava açtığı anlışılmıştır.
Davalı tarafından tahkim ilk itirazında bulunulmuştur.
HMK'nin 116/1 maddesi hükmünde ilk itirazlar, kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı olarak belirtilmiştir. Yine HMK'nin 413/1 maddesi hükmüne göre, tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabileceği, bu durumda tahkim sözleşmesinin hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkansız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.
Dosyaya sunulu taraflar arasında bağıtlanan sözleşmeye bakıldığında, davacı ile davalının 17/10/2022 tarihinde ... Elektrik İşleri Yüklenici Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 7.3.8 maddesinde sözleşmeden doğan uyuşmazlıkta taraflarca bir çözüm bulunamaması halinde tahkim usulünün geçerli olduğu, tahkim yerinin İstanbul olduğu düzenlemesinin bulunduğu görülmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık tahkime elverişli olup, HMK'nin 412. maddesinde, tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşma olup, tahkim sözleşmesinin, taraflar arasındaki sözleşmenin bir koşulu veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabileceği, tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde yapılacağı, yazılı şekil koşulunun yerine getirilmiş sayılması için, tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması yeterli olduğu, asıl sözleşmenin bir parçası haline getirilmek amacıyla tahkim koşulu içeren bir belgeye yollama yapılması halinde de tahkim sözleşmesinin yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
Her ne kadar davalının süresinde tahkim ilk itirazına karşı, davacı tarafından sözleşmenin vekil tarafından imzalandığı ve vekilin tahkim sözleşmesi yapmak yetkisinin bulunmadığı savunmasında bulunularak tahkim kaydının geçersiz olduğunu ileri sürmüşse de, tahkim koşulunun aynı zamanda davacı tarafın dayandığı ve uygulanmasını istediği sözleşme ile bağıtlandığı, davacının iddiasına göre sözleşmenin vekil tarafından imzalandığının davacı tarafça bilindiği ve buna rağmen tahkim koşulunun sözleşmede yer aldığı ve davacı tarafça imzalandığı, TBK'nin 504/1 maddesi hükmü uyarınca vekilin özel olarak yetkilendirilmesi gereksede davacının bu davranışının basiretli tacir yükümlülüğü ile bağdaşmayacağı, tahkim itirazının sözleşmenin diğer tarafı olan davalı tarafından ileri sürüldüğü de gözetildiğinde tarafların ortak iradesinin sözleşmeye yansıdığı ve dosya kapsamından sözleşmeyi imzalayanın da vekil olduğu anlaşılamadığından davacının bu savunmasına itibar edilmeyerek davalının tahkim itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nin 116/1-b ve 413/1 maddesi hükümleri uyarınca tahkim ilk itirazı nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85-TL karar harcının, peşin alınan 179,90-TL harcın indirilmesi ile eksik kalan 89,95-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk masrafı olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/10/2023
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪