T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/659 Esas
KARAR NO: 2024/239
DAVA: Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ: 10/07/2023
KARAR TARİHİ: 13/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından davacı ... lehine keşide tarihi 17/03/2018, çek numarası .... olan .... Banka'ya ait 8.400.000.000-IRR bedelli çek keşide edildiğini, çekin tahsili amacıyla çekin tahsil tarihinde ilgili bankaya müracaat edilmiş ise de davalının banka hesaplarında yeterli bakiye bulunmaması sebebiyle çekin karşılıksız çıktığını, banka tarafından çekin karşılıksız çıktığına dair belge düzenlendiğini, çek bedelinin ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine İran İslam Cumhuriyeti Salmas ... Genel Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, yargılama neticesinde davacının taleplerinin kabulü ile 8.400.000.000-IRR çek bedeli ve 289.000.000-IRR bedelindeki yargılama giderinin davacıya ödenmesine ayrıca çekin tahsilat tarihinden itibaren İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası faiz oranları dikkate alınarak gecikme cezasının davacıya ödenmesine karar verildiğini, kararın verildiği İran İslam Cumhuriyeti ile Türkiye arasında yer alan Türkiye Cumhuriyeti ile İran İslam Cumhuriyeti Arasında Hukukî ve Cezaî Konularda Adlî İşbirliği Anlaşması'nın 14. Maddesi ve anlaşmanın 19. Maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kararın Türkiye'de tenfizi mümkün olduğunu beyan ederek davacının alacağının teminat altına alınabilmesi ve karşı tarafın mal ve para kaçırmasının önlenebilmesi adına davalının Türkiye sınırları içerisindeki tüm menkul ve gayrimenkul malları, 3. Kişilerdeki hakları ve alacakları ile bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati haiz konulmasına, İran İslam Cumhuriyeti Salmas 4. Genel Hukuk Mahkemesi’nce ittihaz edilen .... sayılı ve 26.11.2018 tarihli, kesinleşmiş bulunan Mahkeme Kararının, Türkiye Cumhuriyeti ile İran İslam Cumhuriyeti Arasında Hukukî ve Cezaî Konularda Adlî İşbirliği Anlaşması uyarınca aynen tenfizine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tenfiz kararları hakkında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, görev itirazlarının kabulü ile davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, Türk Mahkemeleri tarafından usulünce tenfiz edilmeyen kararların ilam niteliğinde sayılması mümkün olmadığından yasal şartlar gerçekleşmediğinden davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan kararların kesinleşmediğini, tanıma tenfizi istenen dosyaya sunulu fotokopi evraklardan anlaşılan davanın esasının davalının İran'da bulunan döviz bürosundan 2006 yılında çalınan çeklerin meşru olmayan hamiller tarafından sonradan müvekkilinin rızası hilafına doldurularak bankaya ibrazı nedeni ile meşru olmayan hamillerin haksız kazanç elde etmeye yönelik hukuki girişimi olduğunu, davacı ve davalı arasında verilen hukuk ve ceza davaları İran İslam Cumhuriyeti yasaları uyarıca henüz kesinleşmemiş ve temyiz ve yasa yolları tüketilmemiş olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İran İslam Cumhuriyeti Salmas .... Genel Hukuk Mahkemesi’nce ittihaz edilen .... sayılı ve 26.11.2018 tarihli mahkeme kararının, Türkiye Cumhuriyeti ile İran İslam Cumhuriyeti Arasında Hukukî ve Cezaî Konularda Adlî İşbirliği Anlaşması uyarınca tenfizi ile tenfiz davası sonunda davalının Türkiye Cumhuriyeti hudutları içerisinde bulunan menkul ve gayrimenkul malları, 3. kişilerdeki hakları ve alacakları ile bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati haciz konulması istemlerine ilişkindir.
İran İslam Cumhuriyeti Salmas ... Genel Hukuk Mahkemesi kararı ile çek bedelinin tahsiline ilişkin kabul kararı ve yargılama gideri kararının tenfizi talep edilmekle mahkememiz görevli olduğundan davalı vekilinin görev itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
MÖHUK 58. Maddesi, "(1) Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Aynı yasanın 54. Maddesinde ise a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma ya da o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamın tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiili uygulamanın bulunması, b) İlamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması, c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, ç) O yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması... şeklinde tenfiz şartları sayılmıştır.
Davacı vekili tarafından yabancı mahkeme kararının onaylı tercümesi, ilamın kesinleştiğini gösteren belge dilekçe ekinde sunulmuştur.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinin ekinde MÖHUK 53 maddede belirtilen belgelerin sunulduğu, 54. maddede belirtilen tenfiz şartlarının bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, yapılan yargılama ve toplanan deliler ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İle İran İslam Cumhuriyeti Salmas .... Genel Hukuk mahkemesinin .... Sayılı 26.11.2018 tarihli kararının tanınmasına ve tenfizine
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,80-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 157,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,80-TL Başvuru Harcı, 269,80-TL Peşin/nisbi Harcı, 147,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 686,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
13/03/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır