T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/697
KARAR NO : 2024/519
DAVA : Rekabet Yasağına Aykırılık
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile Davalı arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalanmış olduğunu, Davalı'nın Davacı Müvekkili Şirket uhdesinde faaliyet gösteren ... Müdürlüğü departmanında ... Birim Şefi olarak görev almakta olduğunu, ancak Davalı'nın herhangi bir haklı gerekçe ileri sürmeksizin istifa dilekçesi ile iş akdini sona erdirmiş olduğunu ve Müvekkili ile benzer alanda faaliyet gösteren dava dışı firmada çalışmaya başlamış olduğunu, Davalı'nın taraflar arasında akdedilmiş iş sözleşmesi hükümlerine aykırı davranışı sebebiyle işbu davayı açtıklarını, taraflar arasında akdedilmiş olan iş sözleşmesi ile, kanun hükmüne uygun olarak davalının 1 yıl süre ile Marmara Bölgesi'nde iş tanımına uyan işlerde Müvekkili ile rekabet halinde olacağı işlerde çalışmayacağının hüküm altına alınmış olduğunu, başka bir işte çalışmaya başlaması nedeniyle sözleşme hükmü uyarınca son brüt ücretinin 12 katı olan cezai koşulu bedelinin şimdilik 1.000,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Davalı'dan tahsiline karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı'nın iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusunun işçi ile işveren arasındaki rekabet yasağına ilişkin olduğunu ve bu nedenle iş mahkemelerinin görevli olduğunu, iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, Yargıtay'ın güncel kararlarının da bu yönde olduğunu, iş sözleşmesinde cezai şart bulunmamakta olduğunu, sözleşmede kararlaştırılmış cezai şart mevcut olmadığını, karşılıklılık koşulu olmadığından işçi aleyhine cezai şart geçersiz olduğunu, sözleşmede yer alan rekabet yasağının genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu ve Müvekkili aleyhine düzenlendiğini, dolayısıyla geçersiz olduğunu, rekabet yasağı hükmünün Türk Borçlar Kanunu'nun 444. maddesindeki geçerlilik şartlarını sağlamamakta olduğunu, Müvekkil'inin rekabete konu olabilecek bilgilere erişiminin bulunmamakta olduğunu, bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Pendik Sosyal Güvenlik Merkezinden Davalı'nın hizmet döküm cetveli getirtilmiş, Davalı'nın yeni işyerindeki özlük dosyası getirtilmiş, taraflar arasında bağıtlanan iş sözleşmesi dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle sözleşme kapsamında ceza koşulu bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları; Davalı'nın Davacı yanından işten ayrıldıktan sonra yeni işyerinde çalışmaya başlamasının Davacı işyeri yönünden sözleşme hükümlerine göre rekabet yasağı oluşturup oluşturmadığı, rekabet yasağı söz konusuysa sözleşmeye göre Davacı'nın ceza koşulu isteyip isteyemeyeceği, ceza koşulu düzenlemesinin geçerli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı taraf Davalı'nın işi bırakması nedeniyle iş sözleşmesiyle kararlaştırılan rekabet yasağına aykırılıktan dolayı ceza koşulu bedeli istemektedir.
TBK'nin 179/1 maddesi uyarınca, bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.
TBK'nin 444/1 maddesi hükmü uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
TBK'nin 446 maddesi uyarınca, rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür, yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır, işveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.
Dosya arasına alınan taraflar arasında bağıtlanmış 31/03/2015 tarihli sözleşmenin özel şartlar kısmındaki 10 maddesi ile Davalı iş sözleşmesinin sonlanmasını izleyen 12 ay boyunca Marmara Bölgesi'nde bulunan il sınırları içinde işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir ticari işletmede/şirkette görev almamayı kabul ve taahhüt etmişse de, buna aykırı davranışı nedeniyle ne gibi yaptırımın söz konusu olacağı düzenlenmemiştir. Söz konusu sözleşmede rekabet yasağına aykırılık durumunda taraflarca kabul edilmiş ve üzerinde uzlaşılarak kararlaştırılmış bir ceza koşulu söz konusu değildir. Davacı'nın isteminin de rekabet yasağına aykırılık nedeniyle ceza koşuluna dayandığı gözetildiğinde, sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulu bulunmadığından Davacı'nın isteminin kabulü olanaklı bulunmamıştır. Sözleşme ile ceza koşulu kararlaştırılmadığından Davalı'nın diğer savunma nedenleri irdelenmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın REDDİNE,
2- Alınması gereken 427,60-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 269,85-TL-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 157,75-TL eksik harcın Davacı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Arabuluculuk ücreti 3.120,00-TL'nin Davacı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5- Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin Davacı'dan alınarak Davalı'ya verilmesine,
6- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere Davacı Vekili'nin ve Davalı Vekili'nin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/06/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪