T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/727 Esas
KARAR NO : 2024/287
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/07/2023
KARAR TARİHİ : 25/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket ile davalı şirketin 2017 yılından itibaren acentesi konumunda olup taraflar arasında en son 01/01/2019 tarihli .... Bayilik Sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşme davalı tarafın 13/05/2022 tarihli ihtarnamesi ile tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğini, her ne kadar davalı taraf mezkur ihtarname ile Bayilik Sözleşmesi'nin Sözleşme'nin 17. Maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini belirtmişse de, bu iddialar gerçeği yansıtmadığını, zira, ekte sunulan 13/05/2022 tarihli ihtarnameden açıkça anlaşılacağı üzere davalı taraf feshe dayanak olarak 2020 tarihinde gerçekleştiği "iddia edilen" olayları gösterdiğini, anılan iddiası ile davalı taraf, esasında haksız fesih iradesini gizleyerek haksız feshin aleyhine oluşturabilecek olumsuz sonuçlarından kurtulmayı amaçladığını, davacı 10/05/2022 tarihinde davalı tarafın haksız uygulamalarına itiraz ettiğini, bu yöndeki şikayetini dile getirdiğini, bahse konu şikayetten üç gün sonra ise davacıya fesih bildirimi yapılmış, 2020 yılına ait olduğu iddia edilen hususlar ileri sürülmüş ve sözleşmenin derhal feshedildiğini, dolayısıyla, bu durum sözleşmenin feshedilmesindeki gerçek nedenin davacının itiraz ve şikayetleri olduğunu, esasen davacının sözleşmenin derhal feshini gerektirecek bir eylem içerisinde bulunmadığını ve sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ortaya koyduğunu, bu kapsamda, davacıdan aşağıda sözü edilen haksız feshe bağlı alacaklarının kendisine ödenmesi gerektiğini, davalı taraf, davacı şirkete usulsüz hat ve telefon satışı yapıldığı iddiasıyla fraud ceza kapsamında sırasıyla; 28/12/2020 tarihli 78.991,01 TL, 09/05/2022 tarihli 113.372,50 TL, 26/05/2022 tarihli 1.422,20 TL, 28/06/2022 tarihli 7.740 TL, 05/07/2022 tarihli 824,40 TL, 31/08/2022 tarihli 3.206,50 TL, 30/09/2022 tarihli 4.854,90 TL, 07/11/2022 tarihli 10.486,47 TL tutarlı faturalar keşide ettiğini, keşide edilen ceza faturaların büyük çoğunluğu davacı şirketin sözleşme akdedildiği esnada verilen teminat mektuplarından ve davacı şirketin davalı şirket uhdesinde bulunan prim alacaklarından tahsil edildiğini, bakiye kalan fraud ceza miktarı İstanbul ..... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyası ile 46.439,65 TL Asıl alacak, 2.176,95 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 48.615,95 TL olarak ilamsız takibe konulduğunu, borca itiraz ettiklerini davalı taraf İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... E. Numaralı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, davalı tarafın, davacı şirkete göndermiş olduğu 13/05/2022 tarihli ihtarname içeriğinde fraud işlemler sebebiyle davalı tarafın net zararının 78.661 TL ve 113.372 TL olduğu bildirildiği, lakin fatura tarihleri incelendiğinde faturaların çoğunun sözleşme fesih tarihinden sonra kesildiği ve bildirilen zararın çok üzerinde ceza kesildiği görüldüğü, davalı taraf 10 tane GSM hattı üzerinde usulsüzlük tespit edildiğini bildirmiş fakat bu numaralar talep edilmesine rağmen davacı şirket ile paylaşmadığını, Fraud cezalarının tümü dayanaksız olduğunu davacı üzerinden haksız kazanç elde edildiğini, davacı şirket, davalı tarafın acentesi konumunda olduğundan dolayı cihaz ve hat aktivasyon ve satışlarında ....'un sistemini kullandığını, sistemin müşterilere tanıdığı kredibilite oranlarına göre işlem yapıldığını, sistemin onay vermediği kimseye hat veya cihaz satışı yapılamadığını, davacı şirket acentelik süresince davalı şirkete birçok yeni abonelik kazandırdığını, acentelik sözleşmesi haksız olarak feshedilmiş olduğundan dolayı davacı şirket lehine TTK m.122 uyarınca portföy (denkleştirme) tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Bayilik Sözleşmesi'nin "Uyuşmazlıkların Halli" başlıklı 31. Maddesi maddesinde; "Sözleşme'nin uygulanmasından ve/veya yorumlanmasından, sona ermesinden veya feshinden doğabilecek tüm uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili olacaktır." hükmü düzenlendiğini, işbu davanın yetkisiz mahkemede ikame edilmesi dolayısıyla reddi gerektiğini belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İş bu dava taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklı tespit istemine yönelik olup,
Davalı taraf süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuş ve de tarafların kabulünde olan ... Bayilik Sözleşmesi ile İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuştur.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmekle;
Taraflar arasında akdedilen sözleşmede yaşanacak her türlü uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Merkez Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmıştır.
Tarafların tacir olduğunun anlaşıldığı ve de faaliyetinin ticari iş olduğu işbu davanın konusu sözleşme kapsamında yer almakla ; sözleşmenin her iki tarafın da kabulünde olduğu ,bu sebepten taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğu anlaşılmakla ; davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114. Ve 115. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE
3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli NÖBETÇİ İSTANBUL (ÇAĞLAYAN) ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4-HMK 331/2 maddesi gereği Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır