T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/762 Esas
KARAR NO : 2024/525
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/09/2018
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/01/2016 tarihinde dava dışı sigortalı ....... Taşımacılık Depolama A.Ş ye ait ..... plakalı aracın ...... ın sevk ve idaresinde Hadımköy mevkiinde seyir halindeyken aracın son arka kısımlarına ...... plakalı kırmızı renkli ...... marka çekicinin çarpmasından dolayı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve kazadan sonra çarpan aracın olay yerinden uzaklaştığını, müvekkilinin sigortalı ...... Taşımacılık Depolama A.Ş nin zararını ödediğini, mevzubahis kazanın sebebiyle davalının tam kusurlu olduğunu, işbu zararın tazmini için Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davlı tarafın icra takibine itiraz ettiğini, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel hükümlere göre alacak davası açma zaruretinin hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.602,23 TL nin ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletilerek davalıdan alınıp davacı şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; iddia edilen çapma vakıasının çarpan araç plakası dolayısıyla hasar ve hasarı verinin belirli olması nedeniyle davanın olay tarihinden itibaren 2 yıl içinde açılması gerekliyken kazanın 29/01/2016 tarihinde meydana gelmesi ve davanın 25/09/2018 tarihinde açılması nedeniyle dava zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, bu sebeple davanın esasına girişilmeden usulden reddi gerektiğini, 6098 sayılı TBK 72 maddesine göre " tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar " KTK 109 maddesine göre ise "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği iddia edilen aracın işleteninden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 09/02/2021 tarih, ...... esas ve ..... karar sayılı ilamı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, Mahkememiz ilamının İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 21/06/2023 tarih, ...... esas ve ...... karar sayılı ilamı ile; "...... Yargıtay'ın 17.01.1972 gün ve ..... Esas ...... Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz. KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." TBK'nın 154. maddesi zamanaşımını kesen haller sayılmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar. Aynı Kanun'un 156. maddesi, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını, 157/1. maddesine göre de dava ve def'i yolu ile kesilen zamanaşımının dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/17-855 E. - 2020/1001 K. sayılı kararı). Somut olayda, maddi hasarlı trafik kazası 29/01/2016 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı kasko sigorta şirketi tarafından kasko sigortalı aracın onarım bedeli onarımı yapın .... A.Ş.'ye ödenmiş (fatura dosyada bulunmakla birlikte ödeme belgesi görülememiştir) eldeki dava ise 25/09/2018 tarihinde açılmıştır. Ancak davalı vekilinin cevap dilekçesi ile süresinde zamanaşımı itirazında bulunması karşısında davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde davalılar hakkında davaya konu kazaya ilişkin olarak 29/11/2016 tarihinde icra takibini başlattığını beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesince ödeme belgesi ile icra dosyası getirtilmeden karar verilmiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince ödeme belgesi ve ilgili icra dosyası getirtilerek takip tarihi, ödeme emri tebliğ tarihi ve yine takibe ilişkin her işlem denetlenerek zamanaşımını kesecek nitelikte bir icra takip işlemi olup olmadığı, işlem tarihinden itibaren yeniden başlayan zamanaşımı süresine göre eldeki davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı değerlendirilerek sonucuna göre zamanaşımı defi hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesi..." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma ilamından sonra yargılamaya devam olunmuştur.
Yargıtay'ın 17.01.1972 gün ve ..... Esas ..... Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmesine göre ve KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. " hükmüne dikkat edilerek maddi hasarlı trafik kazasının 29/01/2016 tarihinde meydana geldiği fakat davanın 25/09/2018 tarihinde açıldığı sabittir. Ancak TBK'nın 154. Maddesinde zamanaşımını kesen haller belirlenmiş olup borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Buna göre somut davada davacı taraf Büyükçekmece ...... İcra Dairesi'nin ...... E. Sayılı dosyası ile 29.11.2016 tarihinde icra takibi başlatmış olmasına göre bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı göz önüne alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı ve itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla mahkememizce 19.03.2024 tarihli celsede zamanaşımı itirazı reddedilmiştir.
Davacı vekili 25.02.2016 tarihli ödeme belgesini dosyaya ibraz etmiştir.
Kaldırma kararından önce alınan 10.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda " Davacı Şirket tarafından, Sigortalısı ..... Ulaşım Depolama Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı (Yeni ünvanı, ...... Taşımacılık Depolama A.Ş ) ...... Plakalı 2014 model ...... marka araca ...... poliçe no'lu, 24.12.2015- 24.12.2016 vade tarihli “Benim Arabam Genişletilmiş Kasko Sigorta Paket Poliçesi” ..... Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlendiği ve hukuken geçerli sigorta poliçesi olduğu tespit edildiği, 29.01.2016 tarihinde meydana gelen hasarın Sigorta poliçe vadesi tarih aralığında ve Kasko Sigortası Genel şartları teminatı kapsananda olduğu görüldüğü, Kazanın meydana gelmesinde; ...... plaka sayılı aracın (Davalı .......”ın maliki olduğu aracın sürücüsü dava dışı ......'nin 75 (Yüzde Yetmiş beş) oranında asli kusurlu olduğu ...... plaka savılı aracın (Davacı sigorta irketinin kasko sigortalısı arac) sürücüsü sürücüsü ...... 'ın 425 oranında tali kusurlu olduğu, Davacı sigorta şirketinin sigortalısı ...... plaka sayılı araçta oluşan hasarların onarımını yapan ..... Oto Servis Ve Ticaret A.Ş. tarafından düzenlenen KDV dahil toplam 8.602,24 TL bedelli hasar onarım faturasmın kadri marufunda olduğu, olayda ...... plakah araç sürücüsünün kusur oranı (%75) göz önüne ahndığında; KDV dahil 8.602,24 TL toplam hasar tutarının %75 miktarına denk gelen 6.451,68 YTL'lik kısmından; ...... plaka sayılı aracın sürücüsü, maliki ve aracı ZMSS ile sigortalayan Sigorta şirketinin (Poliçe limiti kapsamında) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, Davacı Sigorta şirketi tarafından dava dışı Sigortalısı ..... Ulaşım Depolama Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Yeni ünvanı, ..... Taşımacılık Depolama A Ş ) yapılan 8.602,24 TL ödeme tutarının, davacı sigorta şirketi tarafından davalı'nın kusur oranı (%75) kadar 6.451,68 TL oranında rücu hakkı bulunduğu" görüşü bildirilmiştir.
Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde 29/01/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ..... plaka sayılı Davalı ..... ”ın maliki olduğu aracın sürücüsü dava dışı ..... 'nin %75 oranında asli kusurlu olduğu, ..... plaka sayılı araçta oluşan hasarların onarımı bedeli 8.602,24 TL olup Davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği, davalının kusur oranı (%75) olduğundan buna isabet eden tutar olan 6.451,68 TL bedelden sorumlu olduğu, Davacı sigorta şirketinin bu miktar oranında rücu hakkı olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-6.451,68-TL tazminatın ödeme tarihi olan 25/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 440,71-TL karar harcının peşin alınan 146,91-TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 293,80-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yatırılan 146,91-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvurma harcı, 2.058,50-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.094,4-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 1.570,8-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davacı yargılamada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 6.451,68-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul/red edilen miktarlar dikkate alınarak hesaplanan 2.150,55-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, KESİN olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024
Katip ......
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim .....
☪ e-imzalıdır. ☪