T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO : 2023/78 Esas
KARAR NO : 2024/489
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/01/2023
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, Davalı'ya satmış olduğu mallar karşılığında 17/08/2022 ve 20/08/2022 tarihli iki adet fatura keserek teslim etmiş olduğunu, Davalı'nın iş bedellerini süresinde ödememesi üzerine Davalı aleyhine Büyükçekmece ...... İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, Davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edilmiş olduğunu, Davalı'nın bu takibe borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla itirazda bulunduğunu, bu sebeple takibin durmuş olduğunu, Borçlu her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden evraklardan anlaşılacağı üzere borcun varlığının ortada olduğunu, nitekim bu durumun Müvekkili Şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ispatlanacak olduğunu, Davalı'nın kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiş olduğunu, bu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; borca itirazda belirtildiği üzere, takip dayanağı faturalardaki malların Müvekkili Şirkete teslim edilmediğini, faturaların ticari deftere işlenmiş ve / veya TTK md 21/2'deki 8 (sekiz) günlük süre içerisinde itiraz edilmemiş olmasının, malların teslim edildiğine karine teşkil eder ise de, malların teslim edildiğinin yazılı delillerle ispatının gerektiğini, nitekim Yargıtay'ın konuya ilişkin içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bununla birlikte Müvekkili Şirketin, borcu kabul anlamına gelmemek üzere, takipten önce usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşürülmemiş olduğunu, haliyle takip öncesi faizden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davanın reddini, Davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Büyükçekmece ...... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden B formları getirtilmiş, Davalı'nın bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Merkezinden çalışanlarını gösterir kayıtlar getirtilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile Davacının icra inkar tazminatı, Davalı'nın kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Tarafların anlaşamadıkları konular; icra takibine dayanak faturalara konu ürünlerin Davalı'ya teslim edilip edilmediği, bu bağlamda Davacı'nın icra takibindeki tutar kadar Davalı'dan alacaklı olup olmadığı, Davalı'nın icra takibine itirazının haksız olup olmadığı ya da Davacı'nın Davalı'ya karşı kötü niyetle icra takibi başlatıp başlatmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Büyükçekmece ...... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; Alacaklı'sının dosyamız Davacısı, Borçlu'sunun dosyamız Davalısı oldukları, icra takibinin 7.056,62-TL asıl alacak ile 80,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.136,66-TL alacağa ilişkin olduğu, icra takibinin 2 adet faturaya dayalı açık cari hesaba dayandığı, Davalı Borçlu'nun icra takibine 14/11/2022 tarihinde itiraz ettiği, Davacı Alacaklı'nın icra takibine itirazın iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması gerekmiş, Davacı ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine hazır etmiş, Davalı ticari defter ve kayıtlarını incelemeye hazır etmemiş, inceleme için sunmamıştır.
Bilirkişi raporuyla, Davacı'nın ticari defter ve kayıtlarına göre toplam 10.056,62-TL karşılığı 2 adet fatura düzenlendiği, Davalı'nın 3.000,00-TL ödeme yaptığı, Davacı'nın Davalı'dan 7.056,62-TL alacaklı olduğu saptanmış, TTK'nin 1530. maddesi uyarınca belirlenen alacağa işlemiş faiz tutarının 123,15-TL olduğu hesaplanmıştır.
Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilen B formlarının birbirleri ile uyumlu oldukları, her iki tarafın da 2 adet fatura karşılığı KDV dışında 9.957,05-TL bildirimde bulundukları görülmüştür. Söz konusu bildirimlerin icra takibine dayanak fatura tutarları ile uyumlu oldukları anlaşılmakla, Davalı'nın icra takibine konu faturalardan bilgi sahibi olduğu sonucuna varılmaktadır.
İcra takibine dayanak faturalar e arşiv fatura olup, üzerinde irsaliye yerine geçer kaydının bulunduğu görülmektedir. Faturalarda teslim alan imzalarının bulunduğu, dosya arasına getirtilen Davalı'nın çalışan kayıtlarında faturalarda teslim alan olarak imzası bulunan ......'in bulunduğu, diğer teslim alan ......'un bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak her ne kadar ..... Davalı'nın çalışan kayıtlarında yer almasa da, faturalar üzerinde irsaliye yerine geçer kaydının bulunması, faturaların Davalı'nın BA bildirimlerinde bulunması gözetildiğinde faturalara konu ürünlerin Davalı'ya teslim edildiğinin kabulü gerekmiştir. Bu yönüyle bilirkişi raporu yerinde bulunmuş, esasa etkili kanıt olarak değerlendirilmiştir.
Bu itibarla Davacı'nın Davalı'dan faturalara karşılık 7.056,62-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Davacı icra takibiyle TTK'nin 1530 maddesi uyarınca işlemiş faiz isteminde bulunmuş, icra takibindeki istenilen faiz tutarına bakıldığında Davacı'nın 30/09/2022 tarihindeki kısmi ödemeden sonra 01/10/2022 tarihinden itibaren 25/10/2022 takip tarihine kadar işlemiş faiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK'nin 1530/2 maddesi uyarınca, ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı haller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
TTK'nin 1530/4 maddesi uyarınca, sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.
TTK'nin 1530/7 maddesi uyarınca, bu madde hükümleri uyarınca alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hallerde uygulanacak faiz oranını ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her yıl ocak ayında ilan eder. Faiz oranı, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır.
Yukarıdaki hükümlere göre, Davacı Davalı'dan geçmiş günler faizi isteyebilecektir. Davacı faizin başlangıcı olarak 01/10/2022 tarihinden hareket etmekle, bu tarih temel alınarak takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz tutarı (7.056,62 x 24 x %17,25 / 100 x 365) 80,04-TL'dir. Bilirkişi raporuna bu yönüyle katılmak olanaklı olmasa da, TTK'nin 1530/7 maddesi uyarınca belirlenen faiz oranı%17,25 yerinde bulunmuştur.
Buna göre, Davacı'nın Davalı'dan 7.056,62-TL bakiye fatura alacağı ve 80,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.136,66-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmış, Davalı'nın icra takibine itirazının haksızlığı sonucuna varıldığından Davacı lehine Davalı aleyhine kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
İtirazın iptali davaları icra takibine bağlı olduğundan, dava değeri en fazla icra takip tutarı kadar olabilmektedir. Davacı taraf icra takip tutarından daha fazla tutarda icra takibine konu olmayan alacak için de dava açmış olup, bu tutar yönünden itirazın iptali istemi yerinde bulunmamıştır. Bu itibarla davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Büyükçekmece ...... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
İİK'nin 67/2 maddesi uyarınca 1.411,32-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Alınması gereken 487,50-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 179,90-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 307,60-TL eksik harcın Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harcın Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 159,00-TL posta ve davetiye gideri, 7,50-TL dosya sarf gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.346,40-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 1.813,04-TL'nin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine, geriye kalan tutarın Davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Arabuluculuk ücreti 3.120,00-TL'nin kabul ret oranına göre 709,20-TL'sinin Davacı'dan alınarak, geriye kalan 2.410,80-TL'sinin Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6- Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 7.136,66-TL vekalet ücretinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
7- Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 2.099,45-TL vekalet ücretinin Davacı'dan alınarak Davalı'ya verilmesine,
8- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, dava değeri itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2024
Katip .....
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim .....
☪ e-imzalıdır. ☪