T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/788 Esas
KARAR NO: 2023/955
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/08/2023
KARAR TARİHİ: 30/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı .... Pazarlama Limited Şirketi ile davalı ... Anonim Şirketi arasında inşaat kaset kalıbın kiralanması hususunda anlaşma sağlanmış olduğunu, bu minvalde davacı tarafından kaset kalıpların üretimi yapılmış olduğunu ve davalıya gönderildiğini, bu kaset kalıplar için 23/11/2020-03/09/2022 tarihleri arasında 9 ayrı kiralama sözleşmesi (Plastik Kaset Kalıp Kira Sözleşmesi) yapıldığını, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmelerinin 4.0 maddesinde süre aşımı olduğunda ek bedel ödeneceği, yine 7.0 maddelerinde kiralanan kaset kalıpların bedellerinin adet başına aylık ödenecek bedeller olduğu ve süre aşımında da adet başına aylık ek bedel ödeneceği hüküm altına alındığını, 10.10.2021 tarihinden itibaren kaset kalıp iadelerine başlanmış olduğunu, 27.12.2022 tarihinde son araç teslim alındığını, toplam 64 araç ile 13.630 adet kaset kalıp iade edildiğini, bu kapsamda teslim alınan kaset kalıpların 9.357 tanesi kırık olarak tespit edilmiş olduğunu, bu husus davalı tarafa iletilmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kırık kaset kalıpların adet birim bedelleri belirtildiğinden davalı ... bunu ticari temerrüt faizi ile birlikte ödemesi gerektiğini, 10.10.2021 tarihinden teslim edilen kalıpların hiçbiri temizlenmeden iade edilmiş olduğunu, sözleşme kapsamında teslim edilecek kaset kalıpların temiz temiz teslim edilmesi gerektiği hüküm altına alınmış olduğunu, temiz teslim edilmemesi durumunda ödenecek bedel sözleşmede yer aldığını, bu nedenle temiz teslim edilmeyen kaset kalıpların sözleşmede belirtilen bedellerinin davalı ... ödenmesi gerektiğini, sözleşmeler kapsamında teslim edilen kalıp sayısı 14.394 olup iade edilen kaset kalıp sayısı 13.630 olduğunu, 764 adet kaset iadesi yapılmamış kendileri de sahada bu kalıpları tespit edemediklerini, eksik kaset kalıplar yarım ve tam kalıp olarak karışık olması sebebiyle ağırlık hesabı yapılarak tam kalıp hesabı yapılmış olduğunu, bu kapsamda 549 adet kalıp eksiği hesaplandığını, bu sayıda mutabık kalındığını, ancak, halen teslim edilmemiş olduğunu, sözleşmede belirtilen satım bedeli miktarının ödenmesi gerektiğini, davacı tarafından davalıya gönderilen tüm kalıp malzemeleri ölçü ve adetleri ile detaylı olarak irsaliye kesilerek davalıya gönderildiğini, bu hususta davalı ile teyitleşilmiş olduğunu, davalı ... ödemeyi kabul etmediği süre aşımı bedelleri, sözleşme bedelleri, kırık malzemeler ve teslim edilmeyen malzemelerle ilgili sözleşmelerde açık hükümler bulunmasına rağmen davalı ... bu bedelleri ödemeye yanaşmamış olduğunu, davacının anlaşma teklifine de sıcak bakmamı olduğunu, davalı ..., davacının bütün iyi niyetini kötüye kullanmış olduğunu, basiretli bir tacirin gözeteceği iyi niyet ve yükümlülüklere aykırı davranmış olduğunu, sözleşmeler kapsamında kararlaştırılan hükümlere aykırı hareket etmiş olduğunu, sözleşme kapsamında yapması gereken ödemeleri yapmamış olmakla birlikte, davacı tarafından sözleşme kapsamında kesilen faturaları kötü niyetli olarak ve sözleşmeye aykırı hareket ederek ve sebep belirtmeden iade faturaları kestiğini, davalının bu kötü niyetli hareketleri ve bir tacire yakışmayacak sorumsuz davranışları nedeni ile davacıyı ciddi zarara uğrattığını, davalı ... davacıya ödeme yapmayı kabul etmemesi üzerine davacı ticari uyuşmazlıkta zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurduğunu, Arabuluculuk süreci tarafların anlaşamamaları üzerinde süreç olumsuz bir şekilde neticelendiğini, dava konusu alacağı net tespit edemedikleri nedeni ile fazlaya ilişkin hak ve alacaklarını saklı tutacak şekilde davalarını 1.000,00-TL olmak üzere belirsiz alacak olarak açtıklarını, yargılamanın ilerleyen aşamalarında mahkeme tarafından bilirkişi marifeti ile tespit olunması durumunda taraflarınca eksik harcın tamamlanacağını belirterek, davalının borcunu, haksız ve kötü niyetli olarak ödememesi sebebi ile temerrüte düştüğünü, alacağı ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ödenmeyen kiralama bedelleri için 500,00-TL, kırık kalıp bedelleri için 200,00-TL, süre aşım bedelleri için 100,00-TL, teslim edilmeyen kalıp bedelleri için 100,00-TL, temiz teslim edilmeyen kalıp temizleme bedelleri için 100,00-TL olmak üzere şimdilik toplam 1.000,00-TL alacak taleplerinin kabulü ile her bir alacak kalemi yönünden muaccel olduğu tarih esas alınmak kaydı ile ticari temerrüt faizinin uygulanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafça alacağını ispat eder nitelikteki hiçbir bilgi ve belge dosyaya sunulmamış olduğunu, ti
cari hesap kaydına göre davacıya borcunun bulunmadığını, faturaların tek taraflı olarak tanzim edildiği göz önüne alındığında faiz konusundaki talebin dayanağının belli olmadığını, davalının davacı tarafa kullanmış kalıplardan dolayı herhangi
bir diğer taraftan faturaların tebliğ edilmediğini, davacının cari kayıtlarında alacak bulunduğu belirtilmiş ise de alacağın gerçekte var olmayan , haksız şekilde düzenlenen faturalara dayalı olduğu ve tahsil edilmeye çalışıldığını, davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, haklılıklarının banka kayıtları ile davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile de sübut bulacağını, taraflar arasında hesap mutabakatı dahi sunulmadığını, emsal olarak sunulan içtihat nazarında ispata muhtaç alacak için karşı tarafın tek taraflı beyanlarını kabul etmediklerini ve ispatlanamamış haksız davanın reddine karar verilmesini, davacının haksız kazanca yönelik bu iddialarını kabul etmediklerini, davalının davacıya borcunun bulunmadığını, bir diğer taraftan davacının cari kayıtlarında alacak bulunduğu belirtilmiş ise de alacağın gerçekte var olmayan, haksız şekilde ve tek taraflı iradeyle belirlenen tutarlar üzerinden düzenlenen faturalara dayalı olduğu ve tahsil edilmeye çalışıldığını, alacak kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf takip tarihinden önce davalı şirketi temerrüde düşürmediğinden faiz talep etmesi mümkün olmadığını, belirterek davalı şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmaması nedeniyle, hukuki dayanağı bulunmayan haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacının alacak isteminin dayanağı 10/11/2020 ila 28/02/2022 tarihleri arasında taraflar arasında bağıtlanan 9 adet kiralama sözleşmesine dayanmaktadır. Söz konusu sözleşmeler uyarınca davaı tarafın iddiasına göre davalıya 14.394 adet kaset kalıp kiralanmıştır.
Dava dilekçesi ile istenen alacak istemlerine bakıldığında; kiralama bedeli, kırık kalıp bedelleri, süre aşım bedelleri, teslim edilmeyen kalıp bedelleri, temiz teslim edilmeyen kalıpların temizleme bedellerine yöneliktir.
Dosyaya sunulu 9 adet kiralama sözleşmesi incelendiğinde, taraflar arasında plastik kaset kalıp kiralama sözleşmesi akdedildiği, sözleşmelerde kiralama bedelinin yazdığı, kiralama konusu ürünlerin sözleşme süresi dolduktan sonra iadesinde tüm inşaat artıklarından temizlenmiş ve sağlam olarak iade edilecekleri, kırık ve temizlenmemiş kalıplar ile ilgili bedellerin ödeneceği, kiralama süresinin belirtildiği, süre aşımı durumunda ödenecek bedelin hüküm altına alındığı görülmektedir. Buradan hareketle taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğunun ve davacının kiralayan, davalının kiracı olduğunun kabulü gerekmiş, sözleşme sonunda geri verildiğinde kırık olan veya temizlenmemiş ya da teslim edilmeyen ürünlerin kira sözleşmesine konu olan ürünler oldukları anlaşılmaktadır. Artık bu noktada taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının taraflar arasında kira ilişkisi olduğu iddiasına dayandığı, kira ilişki nedeniyle sözleşmeyle hüküm altına alınan kira bedeli ile kiralananda ortaya çıkan zararların veya davalının sözleşmeye aykırı tutumu nedeniyle ortaya çıkan giderilmesi istemine ilişkin olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasında Mahkememizin görevli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapmak gerekecektir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m.114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK'nin 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Taraflar da yargılama süresince mahkemenin görevli olmadığını ileri sürebilirler.
Taraflar arasında temel olarak kira ilişkisi uyuşmazlık konusu olup, kiralananda ortaya çıkan zararın sözleşme hükümlerine göre giderilmesi istemi ise kiralandığı iddia olunan ürünlerin kullanımlarına ilişkindir.
HMK'nin 4/1-a maddesi hükmünde, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinin görevinde olduğu düzenlenmiştir.
Bu açıklamalardan sonra, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yerinin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle Mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin BAKIRKÖY SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY SULH HUKUK MAHKEMESİ gönderilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
30/11/2023
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪