T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/86 Esas
KARAR NO : 2024/347
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/01/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Tekstil üretimi ile iştigal eden müvekkil şirket dava dışı üçüncü kişi .....'tan .... kumaştan 2000 adet erkek sweatshort siparişi aldığını, taraflar arasında akdedilen ve bir örneği dava dilekçemize ekli sözleşme gereği her bir sweatshortun satış bedeli 14 USD olarak kararlaştırılmış ve alıcı üçüncü kişi müvekkil şirkete sipariş verdiği 2000 adet sweatshort için toplam 28.000 USD ödemeyi kabul ettiğini, sözleşme gereği müvekkil şirket sipariş aldığı malları en geç 10/10/2022 tarihinde alıcıya teslim etmeyi taahhüt etmiş ve bu sipariş karşılığı da 8.000 USD peşinat aldığını, davacı şirket söz konusu sipariş üzerine iş bu ürünleri üretebilmek için daha önce de kumaş alımı yaptığı davalı şirkete kumaş siparişi vermiş ve bizzat davalı şirketçe düzenlenen 30/08/2023 tarihli ön sipariş formundan da anlaşılacağı üzere değişik renklerde toplam 1100 kg duble face kumaş siparişi verdiğini, davacı şirket iş bu kumaş alımının karşılığı olarak ekte bir örneğini sunduğumuz .... Bankası'na ait 03/10/2022 vadeli, 200.000 TL bedelli, davalı şirket adına tanzim edilmiş çek verdiğini ve bu çek bedeli davalı şirketçe vadesinde tahsil edildiğini, taraflar arasında varılan mutabakat gereği davalı şirket söz konusu kumaşları en geç 15/09/2022 tarihine kadar davacıya teslim edecek ve davacı da üçüncü kişi ile yapmış olduğu sözleşme gereği bu sürede ürünlerin imalatını yaparak alıcıya teslim edeceğini, ürünlerin teslim sırasında da davalı şirket fatura kesecek ve davacı fatura gereği doğacak KDV'yi de davalı şirkete ödeyeceğini, ticari teamül ve piyasa koşulları gereği kumaş üreticisi olan davalı şirketin sipariş sonrası en geç 10-15 gün içinde kumaşları teslim gerekirken davalı şirket taahhüt ettiği tarihte kumaşları davacı şirkete teslim etmediğini, davalının davacı şirketi oyaladığını ve her defasında teslim için yeni bir tarih verdiğini, davacı şirketin sweatshort teslim borcu altına girdiği üçüncü kişi ....'ın sipariş iptal ederek ödediği 8.000 USD peşinatı geri alması üzerine davacı şirket yetkilisi davalı şirket yetkilisi ile irtibata geçerek ürünlerin teslimini istemediğini, artık ürün tesliminin kendisi için bir anlam ifade etmediğini bildirerek hem ödemiş olduğu bedelin iadesini hem de uğramış olduğu zararın tazminini talep ettiğini, davalı şirket yetkilisi ise cevaben "bedel iadesi yapamayacaklarını, kumaşları isterse müvekkilin alabileceğini veyahut bu kumaşlar üçüncü bir kişiye satıldığında bedelini müvekkil şirkete iade edebileceklerini" bildirdiğini, davacı şirket söz konusu borç ilişkisi nedeniyle 200.000 TL karşı taraf çek ile ödeme yapmış ayrıca iş bu sözleşme ifa edilmiş olsa idi söz konusu kumaşlardan üreteceği sweatshortlar nedeniyle elde edeceği 200.000 TL kârdan mahrum kaldığını, davacı tüm bunlara ek müşterisi nazarında itibar kaybına uğradığı gibi gelecekte söz konusu müşteri ile olası ticari ilişkileri de zedelendiğini belirterek davacı vekili tüm bu izah edilen nedenlerle davalının ifa borcunu süresinde yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlarına karşılık (200.000 TL çek bedeli ve mahrum kalınan kâr) şimdilik 210.000 TL'nin davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı ile davalı arasında kumaş alımına ilişkin bir ön sipariş görüşmesi yapıldığını, ön sipariş alındığını, kumaşlar depoda hazır olmayıp davacının seçtiği kumaş cinsine ve rengine göre üretimi gereken ürünler olduğunu, davacı ile davalı arasında yapılan görüşmede sipariş teslimi için herhangi bir süre öngörülmediğini, bu hususta da davalı tarafından davacıya herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, ön sipariş görüşmesi yapılmış ise de bu görüşmeden sonra davacı tarafından 2 renk için değişiklik olabileceği bu nedenle üretimin bir süre bekletilmesi istenildiğini, bir haftaya yakın bir süre davacının renkleri netleştirmesi beklenildiğini, taraflar arasında yapılan sipariş formunda herhangi bir ifa / teslim süresi öngörülmediğinden davalı şirketin ihtara gerek olmadan temerrüde düşürülmesinin söz konusu olmadığını, davalı şirket tarafında kumaşlar üretilip davacı şirkete teslim edilmek istenmiş ancak davacı önce kumaşların parça parça istemediğini belirtip hepsinin birlikte gönderilmesini istemiş, siparişlerin tamamı hazır olup teslim için gönderildiğinde davacı tarafından teslim alınmaktan imtina edildiğini, davacı için özel üretilen kumaşlarda davacının teslim almaktan kaçınmış olması sebebiyle davacının değil davalı şirketin zarara uğradığını, davacı sipariş verdiği kumaşların zamanında teslim edilmemesi sebebiyle zarar uğradığını ayrıca ödemiş olduğu peşinatın iadesini talep ettiğini, davacı peşinat için, ... Bankası'na ait 03/10/2022 vadeli, 200.000 TL bedelli çeki davalı şirkete verdiğini, davacı, ticari teamül ve piyasa koşullarında sipariş edilen ürünlerin üretim süresinin 10-15 gün olduğunu ifade ettiğini, 30.08.2022 tarihinde sipariş verdiğini beyan eden davacı ticari teamül ve piyasa koşullarında 10-15 gün üretim / teslim süresi olan ürünler için bu süre geçmesine rağmen neden ödeme yaptığını, davacının iddia ettiği gibi ürünlerin daha önce teslimi konusunda anlaşılmış olsaydı 03.10.2022 tarihli çekin davacı tarafından ödemesi yapılmaz, çekin ödemesinin durdurulabileceğini, oysaki çekin ödemesinin yapılması kararlaştırılan teslim tarihinin çek tarihinden sonra olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacının, dava dışı 3. kişi ile arasındaki sözleşme adi yazılı bir sözleşme olup her zaman düzenlenebilme kabiliyetine sahip bir sözleşme olduğunu, geç teslim olgusunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından sunulan ve zarara uğradığının delili olarak sunulan belgenin kabulünün mümkün olmadığını, davacının, dava dışı üçüncü şahıstan aldığı veya iade ettiği peşinata ilişkin sunulmuş herhangi bir belge banka dekontu veya başka bir belge sunulmamış olup söz konusu sözleşmedeki bedellerin ve tarihlerin gerçekliği tartışmaya açık olduğunu, bu belgenin ve davacının uğradığını iddia ettiği zararın kabulünün mümkün olmadığını belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davacı vekili 01/04/2024 havale tarihli dilekçesi, davalı vekili ise 04/04/2024 havale tarihli dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmaksızın davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı kanunun 311. maddesine göre "Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur." Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragat davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatın usulüne uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu anlaşılmış olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 427,60-TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranında 285,07-TL'nin peşin yatırılan 3.586,28-TL'den indirilerek fazla kalan 3.301,21-TL'nin davacı tarafa iadesine,
3-Yaptığı masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Tarafların istemi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştikten sonra kalan gider avansının davacıya geri verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır