T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/988 Esas
KARAR NO : 2024/483
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/10/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ve davalı ..., .... Tekstil Taahhüt Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin (Vergi No: .....) müşterek imza yetkilisi iki ortağı olduğunu, bu şirketin Sinop ilinde bir fabrikası daha bulunmakta ve davacının çoğunlukla Sinop'taki fabrikayla ilgilendiğini, dava dışı .... ise davalı ...'ün oğludur ve bir süre aynı şirkette kendisi de ortak olarak bulunduktan sonra, buradan ayrılarak kendi adına .... Mah. ... Yolu No:186 sayılı yerde .... Gayrimenkul Konfeksiyon Enerji San.Tic.Ltd.Şti.'yi kurduğunu, davacı ve davalı ..., davalının telkinleriyle, ortağı oldukları şirkete kaynak sağlamak amacıyla müvekkilinin ailesiyle birlikte aktif şekilde ikamet ettiği aile konutu olan Bakırköy İlçesi ... Mah. .... Sk. ... Ada .... Parsel sayılı taşınmazını 690.000,00 TL bedel ile ipotek ettirerek .... Bankası A.Ş.'den şirket adına kredi çektiklerini, davalı ...'ün oğlu dava dışı .... ise bu krediye şahsi kefil olarak kredi borcunu ödemiş ve anılan bankanın ipotek hakkını Bakırköy .... Noterliği 24/12/2014 tarih ve .... yevmiye sayılı temliknamesi ile aldığını, ..... Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, davacının eşi ... ise bahsi geçen icra dosyasını ve aile konutu olan gayrimenkullerinin ipotekli olduğunu icra müdürlüğünden kıymet takdiri yapılması için icra memurunun eve geldiği esnada öğrendiğini, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü .... T. Sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın kıymet takdiri raporu dosyaya geldiğini, taraflara tebliğ edildiğini, bu rapora göre taşınmaza 1.700.000 TL kıymet takdir edildiğini, aile konutu üzerindeki ipotekten ve buna binaen açılan icra dosyasından o esnada haberdar olan müvekkilinin eşi ...., aile konutu olan taşınmazın üzerinde ipotek tesis edilmesi için imza vermediği, ipotek tesisinin bu bağlamda kendisinin muvafakati olmadan ve gizlenerek kurulduğu gerekçesiyle müvekkilinin ..., .... ve .... Bankası A.Ş.'ye karşı Bakırköy ... Aile Mahkemesi'nde .... Esas numaralı dosya ile .... Taahhüt Tic. Ve San. A.Ş. adına çekilen 15/07/2013 ve 07/05/2014 tarihli krediler için, ipoteğin iptali davası ikame etmişse de işbu dava ....'in aleyhine sonuçlandığını, müvekkilinin bahsi geçen davalar ve icra takipleri ile meşgul olduğu sırada dava dışı ..., ... Bankası A.Ş.'den temlik aldığı ipotek alacağından bahisle müvekkilinin kendisine borcu olduğunu ileri sürerek babası ... ve müvekkilinin birlikte malik oldukları şirkete ait olan klimaları, çizim makinesini, masaları, ışık kabinini, mukavemet cihazını ve bu fabrika tarafından üretilmiş olan 19.850 adet yorganı davalı babasının da bilgisi dahilinde, bu şirketin bulunduğu yerden müvekkilinin haberi olmaksızın almak suretiyle, kendisine ait olan .... Konfeksiyon Enerji San.Tic.Ltd.Şti.'nin deposuna taşımış olduğu ve iade etmediğini, mezkur sebep ile davalı ve oğlu hakkında taraflarınca suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas .... Karar sayılı dosyası kapsamında davalının el birliği ile malik olduğu eşya üzerinde hırsızlık suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varıldığını, izah edilen nedenlerle davalı ... ve oğlu .... hakkında hırsızlık gerekçesiyle cezaya hükmolunduğunu, eldeki davaya konu kredi kaynaklı ipotek tesisi, müvekkiline ortağı ...'ın telkinleri ile bilinçli olarak yaptırılmış olduğu ve müvekkili, şirkete ait olan bu borç nedeniyle evinin icra yoluyla satılması tehdidiyle karşı karşıya kaldığını, buradaki amacın şirketi borçlandırarak batık vaziyete getirmek ve müvekkiline maddi manevi zarar verdiğini, müvekkilinin her ne kadar aile konutunu satmış da olsa, işbu ipotek yüzünden evin alacaklısına taşınmazın devrini yapamamış dolayısıyla da satış bedelini uhdesine geçiremediğini, böyle olmakla beraber, müvekkilinin başkaca bir çaresi bulunmadığından dolayı anılan borcu evin alacaklısına ödetmiş olduğunu ve işbu ipotek bedelini satış bedelinden mahsup etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin bu eylemiyle, payı oranında ödemekle yükümlü olduğu şirket borcunu davalının da kendisi ile aynı oranda borçtan sorumlu olmasına rağmen tek başına 1.223.485,55 TL olarak ödemiş olduğunu, müvekkilinin bir yandan sözünü edilen davalarla uğraşırken, davalı ...'ın oğlu ....'ın, borcunu temlik almak suretiyle ikamet ettiği aile konutunun satışını istemesi; akabinde ise şirketine ait mallara el koyması ile bir yıkım daha yaşamış olduğunu, tüm bunlar davalı ve oğlunun son derece kötü niyetli olduğunun kanıtı olduğunu, müvekkilinin, gerek davalı ... ile eşit derecede sorumlu olduğunu, şirketin borcunu tek başına üstlenmesi gerek ise bu borca binaen aile konutunu ipotek ettirmesi neticesinde madden ve manen hayli sıkıntıya düşmüş olduğunu, şirketine ait mallar çalınmış olduğunu, eşi tarafından kendisine karşı dava açılmış olduğunu ve aile ortamında dahi huzuru kalmadığını, öncelikle haklı davanın kabulünü, müvekkilinin ödemiş olduğunu, 1.223,485,55-TL'nin %50'si olan 611.742,775-TL'nin, ödeme tarihi olan 06/04/2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizle birlikte, davalı taraftan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin ve sair tüm yasal haklarının saklı kalmak kaydı ile davacının haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddini, yapılacak yargılama sonucunda müvekkilinin dava konusu ödemeden şahsi herhangi bir sorumluluğu olamayacağından esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
6325 sayılı yasanın 18/A-1 maddesine göre, ilgili yasalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin uygulanacak hükümlere işaret ederek aynı maddenin 2. fıkrasında, davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir.
TTK'nin 7445 sayılı yasa ile değişik 5/A maddesi uyarınca, TTK'nin 4. maddesinde ve diğer yasalarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Dava şartları, HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan yasanın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamda; açılan dava 1.223.485,55 TL dava dışı şirket borcunu payı oranında ödemesi gerekirken tamamen ödemiş olması nedeniyle davacının diğer davalı ortağa payı oranında açtığı alacak davasıdır. Davanın niteliği gereği Arabuluculuğa başvuru dava şartı olup davacı vekili 19.02.2024 tarihli dilekçesi ile dava açılmadan önce Arabuluculuğa başvurmamış olduklarını beyan emiş olduğu, Davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açıldığından eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği sonucuna varılmakla TTK'nin 5/A maddesi hükümleri gözetilerek HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri hükümleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere:
1-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar harcının peşin alınan 10.447,04-TL peşin harçtan indirilmesi ile geriye kalan 10.019,44-TL fazla harcın davacıya geri verilmesine,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine,
5-AAÜT 7/2 maddesi uyarınca 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪