T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/150 Esas
KARAR NO : 2024/442
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 19/02/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin münferiden müdürü olduğunu, .... plaka numaralı aracın kaza yapmasından sonra Silivri Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği otoparkına çekildiğini sonradan öğrendiğini, aracın iadesi için başvuru yaptığını, imza sirkülerinin sürelerinin sona erdiği ve yenilerinin de şirketin sicilden resen terkin edilmiş olması nedeniyle getirilemediğinden başvurunun olumsuz sonuçlandığını bu sebeple .... Plaka sayılı aracın tasfiyesi amaçlı kısmen ihya kararı verilmesini, tasfiye memuru olarak kendisinin atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; “Aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması“ gerekçeleriyle resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin gerektiği sicil kaydının resen 09/10/2015 tarihinde terkin edildiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi gerektiğini, şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; davalı şirket tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı kabul edilse dahi, davalının re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamacağı mezkur hüküm gereğince, davacının kendisine, davalı Müdürlük tarafından yapılan bildirimler (ihtarın), dava konusu şirkete ulaşmamış olsa dahi Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığı tespiti gerektiği, ilanın bulunması karşısında, davalı müdürlüğün eksik bir işleminden bahis dahi mümkün olmadığı, davalının davanın açılmasına sebep olmadığı, bu yüzden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, tüm bu nedenlerle davalı şirketin yönünden açılan davanın reddine, aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına ilişkindir.
İhyası istenen şirketin terkinden önceki sicil adresinin mahkememiz yetki alanında kaldığı anlaşıldığından mahkememiz görevli ve yetkilidir.
İhyası istenen .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, şirketin son tescilini 09/10/2015 tarihinde yaptırdığı ve şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
...nün yazı cevabı dosya kapsamına alınmıştır.
Silivri İlçe Emniyet müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.
Davalı ... Müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı ve ihtarın şirkete ve yetkililere tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin istenmesine rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulmadığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, buna göre davalı Sicil Müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi içeriği ile şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla İstanbul Ticaret sicilinin ... numarasında kayıtlı iken resen terkin edilen ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ... plaka sayılı aracın tasfiye işlemleri bakımından ihyasına, davacının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde yargılama gideri talep edilmediğinden davacı üzerinde bırakılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile;
-İstanbul Ticaret Sicilinin .... Siciline kayıtlı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ihyasının .... plakalı aracın satış ve devir işlemi ile sınırlı olmak kaydı ve şartıyla İHYASINA
-TTK 547 maddesi gereğince ...' nün tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin TTK 547/2. maddesi gereğince tescil ve ilanına,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarına alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan tebligat, posta, müzekkere masrafı olmak üzere toplam 149,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-6100 Sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı asilin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluklarında, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/05/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır