T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/17 Esas
KARAR NO : 2024/585
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 06/01/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 17.06.2022 tarihinden itibaren ".... mah. ... sok. ... iş merkezi no:7/2 BAHÇELİEVLER/İSTANBUL" adresinde triko ütü-paket faaliyeti yürüttüğünü, şirketin .... sözleşme hesabı ile davalı kurum nezdinde doğalgaz aboneliğinin mevcut olduğunu, Davalı enerji şirketi; her ay düzenli bir şekilde davacı şirketin doğalgaz sayacını kontrol etmekte ve sayaç başında her ay faturalandırma işlemi yaptığını, 2023 KASIM ayındaki sayaç kontrolünden sonra davacıya 30.11.2023 fatura tarihli, .... belge numaralı 1.810.998,00 TL kaçak doğalgaz faturasının tahakkuk ettirildiğini, davacı şirket yetkilisinin, davalı kurum ile görüştüğünde sayaçtaki mühürle oynandığı iddiasıyla söz konusu kaçak doğalgaz faturasının tahakkuk edildiğini öğrenildiğini, sayaçla veya mühürle herhangi bir oynama veya müdahale kesinlikle söz konusu olamayacağını, davacı faturaya davalı kurum nezdinde itiraz etmişse de olumlu bir dönüş yapılmadığını, Sözleşmenin ifa yeri ".... mah..... sok. ... iş merkezi no:7/2 BAHÇELİEVLER/İSTANBUL" adresi olması sebebiyle Bakırköy mahkemeleri yetkili olduğunu, kaçak tüketim söz konusu olmadığını, davacının sayacı 29.11.2023 tarihinde çalınmış ve davacı şirket konuyla ilgili olarak 29.11.2023 tarihinde ... Polis Merkez Amirliğine suç duyurusunda bulunduğunu, konuyla ilgili soruşturmanın devam ettiğini, şirketin doğalgaz sayacının çalınmasından sonra davalı kuruma yeni sayaç takılması için başvuruda buluduğunu ve işyerine yeni sayaç takıldığıını şirketin yeni sayaç için başvurusunun ardından durumdan şüphelenmesi üzerine şirkete söz konusu 1.810.998,00 TL kaçak doğalgaz faturası tahakkuk edildiğini, herhangi bir somut delil ve belge olmadan davaya konu faturalandırma yapıldığını, şirketin kaçak doğalgaz tüketimi olmadığını sayaca ve damga mührüne herhangi bir müdahalenin olmadığını, kaçak tüketim olmamasına rağmen tahakkuk edilen kaçak doğalgaz faturasının hukuki dayanağı bulunmadığını, şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, mahkemenin kaçak kullanım olduğuna kanaat getirirse; söz konusu 1.810.998,00 TL kaçak doğalgaz faturası fahiş ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 1.810.998,00 TL'lik kaçak doğalgaz faturasının ilk okuma ve son okuma tarihlerinin 16.02.2023-20.11.2023 tarihleri olduğunu, geriye dönük olarak 9 Ay ve 5 Günlük kaçak doğalgaz faturası tahakkuk edildiğini sayacın her ay görevli personel tarafından fiziki olarak okunması ve sayaç başında kontrolün yapıldıktan sonra doğalgaz faturasının çıkarılması sebebiyle en fazla 30 günlük faturalandırma yapılması gerektiğini, şirket hakkında kaçak kullanım sebebiyle daha önce tutanak tutulmamış ve ilk defa 2023 kasım ayında bu durum iddia edildiğini, bilirkişiler kaçak kullanım olduğuna kanaat getirmesi durumunda öncelikle 30 günlük kaçak kullanım hesabının yapılması gerektiğini aksi takdirse ise Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45/1 a ve c maddesi uyarınca en fazla 90 günlük kaçak kullanım hesaplaması ve tahakkuku yapılması gerektiğini , bu sebeplerle 9 ay 5 günlük kaçak kullanım hesabına, günlük saat hesabına, vergiye, cezaya, faiz oranına ve tüm ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, dosyanın kaçak kullanım konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasını talep ettiklerini, 30.11.2023 fatura tarihli, .... belge numaralı 1.810.998,00 TL'lik kaçak doğalgaz faturası sebebiyle 1.000,00 TL davalıya borçlu olmadığının tesptine karar verilerek, söz konusu doğalgaz faturasının iptaline karar verilmesini , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 17, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin yetki sözleşmesi akdedebilmelerine izin verildiğini, Maddenin ikinci cümlesinde "Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." denildiğini, Taraflar arasında akdedilmiş olan Doğal Gaz Bağlantı Anlaşması ve Abonelik Sözleşmesi'nin, Anlaşmazlıkların Çözümü, Sözleşmenin Sona Ermesi başlıklı kısmın 8. Maddesinde "Uyuşmazlık halinde tacirler ve kamu tüzel kişileri için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri ile Arabuluculuk Bürosu yetkilidir." hükmünün yer aldığını, yetki sözleşmesi niteliğindeki bu hükme göre İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olup yetkisizlik kararı verilerek dosya yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin gerektiğini, davalı şirketin TTK hükümlerine göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun bu kanuna dayanarak yürürlüğe koyduğu mevzuata tabi olduğunu, İstanbul genelinde şehir içi doğal gaz dağıtım hizmetini ifa ettiğini, ... kanunların ve yönetmeliklerin kendisine tanıdığı hak ve yükümlülüklere riayetle faaliyetlerini icra etttiğini, ... 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'na ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun denetimine ve mevzuatına tabii olarak tüm doğal gaz dağıtımı ile ilgili uygulamalarını sürdürdüğünü, Doğal gaz sayaçları yerinde okunmakta ve gerçek tüketim miktarları üzerinden fatura tahakkuk ettirildiğini, davalı şirketin tüm uygulamaları ve işlemleri mevzuata uygun olduğunu, Davacıya ait .... numaralı tesisatta 17.11.2023 tarihinde müdahale şüphesiyle yapılan denetimde .... numaralı doğal gaz sayacının mühür kısmına müdahale edildiğini ve mührün sahte olduğu tespit edildiğini, çekilen sayaç mühründeki müdahaleyi gösterir fotoğrafları da sunduklarını, EPDK'nın ilgili yönetmeliğine istinaden davacıya, kaçak kullanım ceza bedeliyle birlikte 1.810.998,00-TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiğini, davalı şirketin kaçak doğal gaz kullanım tespiti ile bu tespit sebebi ile tahakkuk ettirdiği fatura olaya ve mevzuata uygun olduğunu, davacının iddiaları hukuki mesnetten yoksun olduğunu, dava konusu fatura ve faturanın dayanağı kaçak kullanım olgusu hem fotoğraflar ile hem de tutanak ile sabit olduğunu, tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiği tutanak ile tespit edildiğini, TCK anlamında suçtur ve şikayette bulunma haklarının saklı olduğunu, fatura tahakkukunda; abonenin ilgili sayaç ile doğru tüketim kaydı yaptığı düşünülen 06.08.2022- 24.10.2022 (79 gün) tarihleri arasındaki ... numaralı faturalarında yapmış olduğu tüketimlerin baz alındığını, toplam 16.223,00 metreküp doğal gaz tüketimi yapıldığını ve bu fatura tarihlerinin kapsadığı 79 gün üzerinden günlük ortalama 205,50 metreküp tüketim yapıldığı anlamına geldiğini, Fatura kıyas tarihleri olan 16.02.2023-20.11.2023 (277 gün) zaman diliminde ise; günlük hesaplanan ortalama tüketim üzerinden 277*205,50: 56.868,10 metreküp doğal gaztüketimi yapılması beklenildiğini, Yapılan 26.868,10 metreküp kesabından abonenin bahse konu kıyas tarihlerinde tarafına fatura edilen 10.942,10 metreküp doğal gaz kullanımı düşülerek 45.943,93 metreküp üzerinden kaçak ceza faturası tahakkuk ettirildiğini, davacı taraf, sayaca müdahale ettiğinin tespiti üzerine, 28.11.2023 tarihinde saha personeli tarafından söz konusu sayacın sökülüp incelemeye alınması amacıyla mahalline gidildiğini ancak yeni takılacak sayacın bağlantı parçaları uyumlu olmadığından sayacın sökülemediğini, sonraki günü uyumlu parçalar temin edilerek mahalline gidildiğinde sayacın sökülmüş olduğunun tespit edildiğini, ekiplerinin sayacı değiştirmek üzere gitmesinin hemen ardından binanın ikinci katında bulunan doğal gaz sayacının çalındığının iddia edilmesi şaşırtıcı olduğunu, sayacın davacının hırsızlık iddiası sebebiyle elde olmasa bile müdahale tespit tutanağı, tespit sırasında çekilen fotoğraflar, davacının kıyas alınan önceki kullanımları, gerekirse tespiti yapan saha personelinin şahitliği ile davacının kaçak doğal gaz kullanımının tespit edildiğini, dilekçe ekinde davalı şirket tarafından sayaçları mühürlemede kullanılan örnek kurşun damga mühürleri de sunulduğunu, çıplak gözle bile gerek kalınlık, gerek mühür üzerindeki damga/şekil farklılığı bulunduğunun tespit edilebileceğini, orijinal damganın bozularak sonradan sahte olanıyla değiştirildiğinin anlaşıldığını, kanun ve sair mevzuat hükümleri doğrultusunda kesilen faturada hukuka aykırılık bulunmadığını, tüm hususların bilirkişi incelemesi neticesinde sabit hale geleceğini, davacının soyut ve gerçeği yansıtmayan iddiaları ile huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddini talep ettiklerini ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; menfi tespit davası olup, davacının kaçak doğalgaz faturası sebebiyle davalı şirkete borçlu olup olmadığının tespiti, faturanın iptali talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Davalı Şirkete yazılan 10/01/2024 tarihli müzekkereye cevap verildiği ve istenilen bilgi ve belgeleri gönderdiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 17. Maddesine göre "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."
Taraflar arasında imzalanan sözleşmede uyuşmazlığın çözümüne yönelik yetki sözleşmesi yapıldığı, yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Tarafların tacir olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. HMK 17. Madde gereğince yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleridir.
Tüm dosya kapsamı ve davalının cevap dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davalının yetki itirazı yerinde olduğundan Mahkememizin yetkisizliğine ve İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114. Ve 115. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE
3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli NÖBETÇİ İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4-HMK 331/2 maddesi gereği Harç ve yargılama giderinin yetkisizliğine mahkemece nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.17/07/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Katip ....
e-imzalıdır