T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/248 Esas
KARAR NO : 2024/344
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/03/2024
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
YAZIM TARİHİ : 19/04/2024
Davacı vekili tarafından açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Davasının Mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ...'nin oğlu .... ile diğer davacıların kardeşi olan ..., ...'ın kullandığı araçla seyrederken park halindeki bir otobüse çarpmış ve kaza sonucunda ... vefat ettiği, kazanın ardından ... hastaneye kaldırılmış ancak yaşamını yitirdiği, davalı olarak belirtilen ....nin kusurlu olduğu ve hukuki sorumluluğu bulunduğunu, kusur oranının belirlenmesi için delillerin toplanması ve bilirkişi incelemeni, ikinci davalı olarak belirtilen araç sahibi, aracın sahibi olduğu ve trafik sigortası bulunduğu belirtilerek sorumluluğunun belirtildiği, maddi tazminat istemi, hukuka aykırı eylem sonucu meydana gelen zararların giderilmesi amaçlandığını, davacılar, anne ve baba için 20.000 TL ve her bir kardeş için 5.000 TL olmak üzere toplam 80.000 TL istemde bulunulduğunu, manevi tazminat istemi, yaşanan psikolojik travma ve ruhsal etkilerin telafi edilmesini amaçladığını, davacılar, genç bir insanın ölümü nedeniyle hem maddi hem de manevi zarara uğradıklarını iddia ederek toplamda 240.000 TL istemde bulunduklarını, cenaze giderlerine ilişkin istem, masrafların tazmin edilmesini içerdiğini, müvekkillerin cenaze masrafı için 20.000 TL istemde bulunulduğunu, hukuki nedenler ve deliller kapsamında, tazminat istemlerinin yanı sıra delil sunumu, bilirkişi raporu ve keşif istemlerinin de bulunduğunu, sonuç olarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
6325 sayılı yasanın 18/A-1 maddesine göre, ilgili yasalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin uygulanacak hükümlere işaret ederek aynı maddenin 2. fıkrasında, davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir.
TTK'nin 7445 sayılı yasa ile değişik 5/A maddesi uyarınca, TTK'nin 4. maddesinde ve diğer yasalarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Dava şartları, HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan yasanın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının, davacı vekilinin dava dilekçesi ile yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; dava tarihi olan 16/03/2024 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK'nin 5/A maddesine göre, alacak davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması ve dava dilekçesinin ekine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın sunulması gerektiği, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığı sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesi ekinde arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin kayıt bulunmadığı, bunun üzerine arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere 1 hafta kesin süre verildiği, ancak verilen süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını veya arabuluculuk numarasının bildirilmediği anlaşılmakla, davacı tarafından arabuluculuk faaliyeti tamamlanmadan dava açıldığından eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği soncuna varılmakla TTK'nin 5/A maddesi hükümleri gözetilerek HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri hükümleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar harcının peşin alınan 1.161,27-TL peşin harçtan indirilmesi ile geriye kalan 733,67-TL fazla harcın davacıya geri verilmesine,
3-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 19/04/2024
Katip ....
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪