T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/308 Esas
KARAR NO : 2024/321
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
YAZIM TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda işbu dosya davalısı yönünden dosyanın ayrılarak Mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydı yapılmakla dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı Şirket, müvekkilinin satın almış olduğu elektrik enerjisinin miktarını tespit etmek ve faturalandırmak üzere sayaç okuma, faturalama gibi diğer hizmetler hizmetler karşılığında “Perakende Satış Hizmet Bedeli” “”fatura/sayaç okuma/ Hizmet Bedeli” tahsil ettiğini, ancak bu “Perakende Satış Hizmet Bedeli” “”fatura/sayaç okuma Hizmet Bedeli” hem yasal düzenlemeler hem de akdedilen sözleşmeler uyarınca, sabit bir ücret olması gerekirken davalı şirketçe tüketilen enerji miktarı kwh üzerinden nispi olarak, sözleşmelere, yargı kararlarına, mevzuata ve hukuka aykırı olarak fazla tahsilat yaptığını, taraflar arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesi, bağlantı anlaşması ve davalı taraflarca düzenlenen faturalar uyarınca, müvekkil şirkete ait .... ait abone / tesisat numaralı Sayaç ID: .... ve bu abone numaraları ile sınırlı olmamak ve sayaç ve sözleşme kapsamında olan ve tespit edilemeyen abone numaraları da dahil olmak üzere; elektrik aboneliğine ilişkin olarak 2011 Ocak (Ocak ayı dahil) - 2015 Aralık (Aralık ayı dahil) yıllarına ait tüm faturalar kapsamında; Danıştay'ın ilgili iptal kararları gereğince ve Tarafların anlaşmalarına, 4628 sayılı ve 6446 sayılı yasa ve bağlı mevzuatına, EPDK Kurul kararlarına aykırı şekilde hatalı, fazla ve haksız tahsil edilen Perakende Satış Hizmet Bedelinin (farklı tarife bileşenleri ve/veya aktif enerji bedeli ve/veya diğer fatura kalemleri içerisinde yer alan PSHB dahil olmak üzere) ve bu bedel üzerinden tahakkuk ettirilen KDV tutarı dâhil toplam alacak tutarının 10.000,00-TL tutarın (HMK uyarınca toplanacak deliller ve bilirkişi incelemesi neticesinde yapılacak tespitle müddeabihin artırılması, ıslah, evvele, atiye ve fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla); her bir faturanın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile (her bir tarafın sözleşmesinde düzenleme esas alınarak ticari avans ve amme alacaklarına uygulanacak faiz) beraber iadesini talep ettiklerini, dava konusu alacakların, davalı Tarafların her birinin için ilgili oldukları dönem ve faturalarla sınırlı olmak üzere ve birlikte tahsil ettikleri dönemlerle ilgili müştereken ve müteselsilen olacak şekilde fazlaya ilişkin her türlü haklarımız saklı kalmak kaydıyla iadesini istemiş ve dava etmişlerdir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi"nin "Anlaşmazlıkların Çözümü" başlıklı 13.maddesinde sözleşmeden kaynaklı doğmuş veya doğabilecek her türlü uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin İstanbul Adliyesi olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu doğrultuda her iki tarafın da tacir olduğu göz önüne alındığında işbu yetki kuralının HMK madde 17 kapsamında yetki sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup yetkili mahkemenin yetki sözleşmesi ile belirlendiği, bu sebeplerle işbu dava konusu uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunun kabulü gerekmekte, işbu davada müvekkil şirket yönünden yetkisizlik kararı verilmesi gerekmektedir istemiştir.
HMK'nin 17/1 maddesi ile, tacirler arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında tarafların bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu kapsamda taraflar arasında bağıtlanan sözleşme ile doğan/doğacak uyuşmazlıklar için yetkili mahkeme olarak İstanbul Mahkemelerini belirledikleri, sözleşmeden aksi anlaşılmadığından sözleşme ile belirlenen İstanbul Mahkemelerinin uyuşmazlığın çözümünde yetkili bulundukları, sözleşmedeki düzenlemenin tarafları bağlayıcı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yetki ilk itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalının yetki ilk itirazının KABULÜ ile; HMK'nin 17/1 maddesi uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
Yetkili ve görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğuna,
Karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
HMK'nin 20/1 maddesi gereğince süresinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Yargılama giderlerinin mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 03/04/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ....
☪ e-imzalıdır. ☪