T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/51 Esas
KARAR NO : 2024/405
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2024
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
YAZIM TARİH : 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şoförlük ve muhtelif işler ile hayatını idame ettirdiğini, 2014 yılında davalının işletmiş olduğu ".... Tic Ltd Şti" ünvanlı işyerinin şoför aradığına dair ilanı üzerine davalı ile görüştüğünü, görüşmede davalı ... plakalı kamyoneti kendisine teslim edeceğini, müvekkilin bu araç ile nakliye işi yapacağını, uzun yol şoförlüğü yapılacağından aracın teslimi için teminat senedi düzenleneceğini, kazanılan paraya göre kendisine maaş ödemesi yapılacağını belirterek bu şartları kabul etmesi halinde işe alınacağını müvekkiline bildirdiği hususlarında anlaşmaya varılarak; müvekkilinin davaya konu 10/10/2019 tanzim, 13/07/2020 vade tarihli ve 70.000,00 TL bedelli senedi imzalamış ve kamyoneti teslim aldığını, bu şartlarda hizmet akdi ile çalışmaya başlayan müvekkilin işleri yolunda gitmemiş ve oldukça az kazanç elde ettiğini, arızalanan aracın bakım masraflarını da kendisi karşılamak zorunda kaldığını, bu nedenle yeterince kazanç elde edemeyen müvekkiline istediği maaş ödenmediğinden işi bırakmak zorunda kalmış ve aracı da davalıya teslim ettiğini, davaya konu senet, davacının teslim almış olduğu kamyonet için teminat olarak verildiğini, davacı ile davalı arasında başkaca hiçbir ticari ilişki ve irtibat bulunmadığını, davacı, davalının işletmesinde 17/06/2014 tarihinde işe girmiş ve 25/05/2015 tarihinde işten çıktığını, akabinde davacı, aracı sorunsuz şekilde teslim etmiş olup senedi istemesi üzerine davalı senedi bulamadığını belirterek davacıyı geçiştirdiğini, davalı tarafın hem kamyoneti teslim etmesi hem de hizmet akdi ile çalıştırdığı davacıya 2014 yılı şartlarında 70.000,00 TL vermesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senedin teminat amaçlı verilmesine rağmen davalı taraf senedin boş kısımlarını hukuka aykırı şekilde doldurarak icra takibi başlattığını,. senedin tanzim tarihine yakın zamanlarda hiçbir irtibatları bulunmadığını, davalının ve işlettiği şirketin ticari defter kayıtları incelendiğinde de davacı arasında "70.000,00" TL lik herhangi bir ticari ilişkinin olmadığının görüleceğini, davacının aracını yedek şoför olarak çalıştıran şahıslar; davacının hizmet akdi ile çalıştığına, dava konusu senedin teminat amaçlı boş olarak düzenlendiğine, davalı ile müvekkilin arasında 70.000,00 TL lik herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığına ve senedin araç teslimi esnasında müvekkile teslim edilmeyip davalı tarafından imha edileceğinin belirtildiğine dair bilgisi ve görgüsü bulunduğunu, davalı davacının iyi niyetinden faydalanarak teminat maksadı ile vermiş olduğu senedi yıllar sonra boş kısımlarını doldurarak takibe koyduğunu, davacı hakkında başlatılan haksız icra takibi kapsamında icra tehdidi altında banka hesabındaki 14.806,32 TL haczedilerek davalıya ödendiğini, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, umumi hükümler dairesinde Mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebileceğini, davacının icra tehdidi altında ödemiş olduğu 14.806,32 TL nin de iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davacı vekili davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosya ile başlatılan takibe konu 10/10/2019 tanzim, 13/072020 vade tarihli ve 70.000,00 TL bedelli senet borçlusu olmadığının tespitini, davalının takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında kurulan iş sözleşmesinde ve senette davacının iddia ettiği üzere; ''düzenlenen senet teminat senedidir.'' şeklindeki iddia soyut ve yazılı somut bir delile dayanmadığını, davacının, işçi olarak çalıştığı dönemlerde şahsi ve banka borçlarından dolayı, davalıdan elden borç paralar aldığını, davacıya maaşı dışında ödenen paralar, davacının şahsi borçlarının ödenmesine ilişkin verilen borç paralar olduğunu, davacı 2023 yılında paranın ödenmediğine ilişkin ... isimli uygulamadan davalıya hastanede olduğunu, para borcunun ödenmediğini, hastaneden çıkınca ödeyeceğini de ikrar eden mesaj gönderdiğini, şirket çalışanı, ... 'ın iş vereni olmamız ve davalının sigortalı çalışan olması münasebetiyle de çalıştığı dönemlerde bir çok kez maaş haczi müzekkeresi gönderileceğine yönelik telefonlarda edildiğini, çalıştığı iddia olunan çalışanlar tarafımızca tanınmadığı gibi sigorta kayıtlarının da bulunmadığını, personellerin şirkette herhangi bir sebeple kesinlikle çalışmadığını, bu hususun gerçeğe aykırı olduğunu, davacı, bononun teminat senedi iddiasının ispattan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, davacının borcunun devam ettiğini belirterek davalı vekili davanın reddini, takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Dava şartları, HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan Yasa'nın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
Davacı taraf, Davalı'nın işlettiği dava dışı Şirket'te işe girerken kendisinden senet alındığını, iş sözleşmesi sona erdikten sonra ise bu senedin takibe konulduğunu, senedin karşılıksız olduğunu ileri sürmüş olup, iddia kapsamına göre uyuşmazlığa İş Hukukunun uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; görevli mahkeme iş mahkemeleridir. Görev hususu kamu düzeninden olduğundan ve yargılamanın her aşamasında gözetileceğinden Mahkememize açılan bu davada göreve ilişkin dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin BAKIRKÖY İŞ MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde istem halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY İŞ MAHKEMESİ gönderilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi istenmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalının yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪