T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/90 Esas
KARAR NO : 2024/407
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2024
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
YAZIM TARİHİ : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı'nın hakkında başlatılan icra takibine itiraz etmesi üzerine, açmış olduğu davanın kabulü ile yapılan haksız itirazın iptaline ve Davalı'nın haksız itirazı nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin herhangi bir alacağı olmadığı halde Müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığını, ödeme emrine yasal süresi içinde borçları olmadığından itiraz ettiklerini, bunun üzerine itirazın iptali için dava açıldığını, Müvekkili'nin cezaevinde olduğunu bildiği halde arabuluculuk sürecinde mernis adresine davetiye gönderildiğini ve Müvekkili'ne kullanamadığı cep telefonundan ulaşmaya çalışıldığından arabuluculuk sürecinin eksik ve hukuka aykırı şekilde yürütüldüğünü, zamanaşımı savunmasında bulunduklarını, Davacı'nın dayandığı faturanın geçersiz olduğunu ve Müvekkili'ne ait olmadığını, faturanın aslının sunulmadığını, sahtecilik yapıldığını ve ticari kayıtların usulüne uygun tutulmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyetli takip yapıldığından tazminata karar verilmesini istemiş ve savunmuştur.
Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, TTK'nin 5/A maddesi hükmü uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Dosya arasına alınan arabuluculuk dosyasına bakıldığında, sürecin tamamlandığı ve son tutanağın görüşme yapılamadan anlaşamama olarak düzenlendiği görülmektedir.
Arabuluculuk sürecinde Davalı'nın mernis adresine davetiye tebliğ edilmişse de, davetiyenin iade geldiği, sonrasında Davalı'nın başka bir adresine davetiye gönderilmiş, bu davetinin gönderi takip formunda ... ... isimli kişinin aldığı kaydedilmiş, arabuluculuğa başvuru formunda bildirilen Davalı'nın telefon numarasından bağlantı kurulmaya çalışılmışsa da, Davalı ile bağlantı kurulamadığı son tutanakta belirtilmiştir. Arabulucu tarafından Davacı'nın başvuru dilekçesinde belirtilen adresine davetiye gönderildiği ve telefon numarasının arandığı anlaşılmaktadır. Davacı'nın 25/05/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu arabuluculuk dosyasından anlaşılmaktadır.
Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, Davacı'nın Davalı'nın .... Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu bildiği dosyaya sunmuş olduğu dilekçeden anlaşılmaktadır.
... İnfaz Kurumu Müdürlüğünün yazı yanıtına göre, Davalı'nın 26/12/2019 tarihinde cezasının infazına başlandığı ve halen cezasını infaz etmekte olduğu bildirilmiştir.
Davacı tarafından 25/05/2023 tarihinde arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, Davalı hükümözlü olmasına rağmen mernis adresine ve bilinen adresine davetiye gönderildiği, yine telefon numarasından kendisine ulaşılmaya çalışıldığı, bu şekilde Davalı'ya ulaşılamadığından bahisle görüşme yapılamadan anlaşamama olarak son tutanağın düzenlendiği, sonrasında eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla, dava şartı olan arabulucuğun yasaya ve yöntemine uygun bir şekilde yerine getirilmediği, söz konusu eksikliğin sonradan tamamlanmasının olanaklı olmadığı ve dava şartının var olup olmadığı yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulacağı değerlendirilerek, eldeki uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle arabuluculuk dava şartının sonradan eksikliği giderilebilecek dava şartlarından olmadığı ve dava açılış tarihi itibarıyla bu şartın yasaya ve yöntemine uygun bir şekilde yerine getirilmemiş olması göz önüne alınarak, davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın USULDEN REDDİNE,
2- Alınması gereken 427,60-TL karar harcının peşin alınan 3.637,51-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 3.209,91-TL fazla harcın Davacı'ya geri verilmesine,
3- Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
5- Kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 07/06/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪