T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1160 Esas
KARAR NO : 2024/763
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 20/12/2017
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili firmanın sahibi olduğu .... plakalı aracında oluşan hasar karşılığı sigorta firmasında tespit edilen tazminat bedelinin ödenmesi için davalının acentesi olarak çalışan ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti.' ne başvurduğunu, ancak müvekkili firmaya bu acente tarafından ödeme yapılmadığını, davalının acentesi olarak çalışan ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti. müvekkile geçmişte de birçok ödemeyi elden getirdiğini, acente bu araç ile ilgili ödemeyi yapmamış, müvekkil firmayı bir süre ödemenin yapılacağını söyleyerek oyaladığını, davacı firma için sigorta tazminatı bedellerinin elden ödenmesi ve acentenin bu çalışma yöntemi, davalının acentesi tarafından geçmişte de tercih edilen ve neredeyse rutin haline getirilen bir çalışma yöntemi olduğunu, müvekkili firma bu şekilde Sigorta firması tarafından ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti. temsilcisi ....' a ödenmiş ama kendilerine teslim edilmemiş başkaca ödemeler olduğu konusu da ciddi şüpheler bulunduğunu, müvekkili firmaya ... Sigorta ve onun acentesi ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti.' in ortağı ... tarafından bu şekilde birçok kere ödeme yapıldığını, müvekkili firmanın sahibi .... tarafından sigorta bedelinin ödenmesi için davalı firmaya başvurulup, bu hasarın ödenmesi için yoğun takip başlatıldığında .... tarafından davalının acentesi konumunda olan ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti.' nin ortağı olan ....' a 36.506TL bedelli 28.04.2006 tarihli, ve 1.500TL bedelli 22.06.2016 tarihli çeklerin verildiği öğrenilmiş ve kendisine ödemenin davalı firma yetkilisi ... tarafından yapılacağı, sigorta firması olarak kendilerinin yeniden ödeme yapmayacakları belirtildiğini, belirtilen sigorta dosyasına ... tarafından düzenlenmiş ve imzalanmış ibranamelerin sunulmuş olduğu, müvekkile ödemenin ancak ...' ın yargılanmakta olduğu davadan sonra yapılacağı .... Sigorta A.Ş. yetkilileri tarafından birçok kez ifade edildiğini, müvekkili firma yetkilisi mecburen bu konuda gerçeklerin ortaya çıkması için ... hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuş ve açılan ceza davasını takip etmeye başladığını, davalı ...' nın devralmış olduğu ... Sigorta A.Ş.' nin acentesinin yetkilisi ... ile ilgili şikayet sonrası gerçeğin ortaya çıkması işbu davanın açılması için bu ceza davasının neticelenmesi beklenildiğini, davalının acentesi olan ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti.' nin yetkilisi ...' ın davacı firmaya teslim etmek üzere almış olduğu 36.506TL bedelli 28.04.2006 tarihli, ve 1.500TL bedelli 22.06.2016 tarihli çekler ( .... No' lu ve ... No' lu) ile ilgili Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi' nde açılan ...E. Sayılı ve ...K. Sayılı dosyası içeriğindeki ifadesinde ... ; " her iki çekin arkasındaki cironun ... şirketi adına kendisine ait olduğunu, iki adet ibranamedeki imzanın kendisi tarafından atılmadığını, çeki sigorta firmasından almak için bir vekaletnameleri olmadığını, ibranameyi sigorta şirketine götürdüklerinde ve yetki belgelerini gösterdiklerinde çeki alabildiklerini, müşterileri tarafından ciro edilerek çekin kendilerine verildiğini, tahsil ettikleri parayı da cari hesap poliçeleri, ödemeleri için tuttuklarını, acentelik sözleşmeleri olduğunu, ve ceza dosyasında da sunduklarını" ifade etmiştir. Ceza davasındaki yargılama kapsamında .... Bankası' nın merkez şubesinde bulunan iki adet çekte (... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti. ortakları ... ve ...' ın) imza örnekleri ile karşılaştırma yapılmış, Kriminal Polis Laboratuvarı' nın .... Sayı ve 14.10.2009 tarihli ekspertiz raporundan ... seri nolu çekin arkasında ikinci ciranta ... Limited Şirketi üzerindeki imzanın ....' nın eli ürünü olduğu, .... Seri No' lu çekin arka yüzündeki ikinci ciranta ... Limited Şirketi üzerindeki imzanın da ...' a ait olduğu" tespit edildiğini, Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesi' nde açılan ... E. Sayılı ve ... K. Sayılı dosyası kapsamında Davalılardan ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti.' nin sahibi olan ...' ın davacı ... firmasına ait sigorta işlemlerini yaptığının ve davalı ... şirketinden aldığı çekleri sahte ciro yapmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu tespit edilmiş ve ...' ın bu nedenle cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkili firma tarafından söz konusu hasara ve çeklere ilişkin bir ödeme alınamadığından davalı firmaya verilmiş herhangi bir ibraname de bulunmadığını, varolan ibranamelerin ... tarafından sahte olarak düzenlediğini, ayrıca, 36.506TL bedelli 28.04.2006 tarihli, ve 1.500TL bedelli 22.06.2016 tarihli çekleri ( ... No' lu ve .... No' lu) çekler ile davacı firmaya yapılması gereken ödeme ile ilgili çeklerin davacı firmaya teslim edilmediği, bunun yerine davalının acentesi olan ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti. yetkilileri tarafından sahte imza ile ciro edilmek ve sahte ibraname düzenlenmek suretiyle bu paraların davacı verilmediği ilgili ceza davası kapsamında da sabit olduğunu, müvekkil firmaya yapılması gereken sigorta ödemelerinin ona ulaşmasından ve kanuna uygun bir şekilde ibraname alınmasından asıl sigorta eden olarak ... Sigorta A.Ş.' nin sorumlu olduğu, davalı firma sigorta firması olduğu için kanunen kendisine acentelik bağı ile bağlı olan ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti. firmasının haksız filleri ve onun müşterilere ödemeleri ulaştırıp ulaştırmaması da acente ile birlikte müştereken ve müteselsilen onun sorumluluğunu, bu nedenle iş bu davayı .... Sigorta A.Ş' ye karşı açmak için davalını fiillerinden sorumlu olduğu ...' ın suçu ile ilgili ceza davasının sonucunu beklemek gerektiğini, davalının acentesi olan ... Sigorta Acenteliği Ltd. Şti. firmasının sahibi olan ... tarafından davacı firmaya ait olan şirket kaşesinin ve şirket adına yetkili imzanın sahte olarak atılmak suretiyle ciro yapıldığı, davalının acentesinin bu haksız fiiline rağmen davacıya ödeme yapmadığı gibi, acentesinin bu hareketlerini ve müşteriden ibraname alınıp alınmadığı, yapılan ciroların davacı tarafından yapılıp yapılmadığı, ibranamelerin hukuka uygun olup olmadığını kontrol edip, acentesini bu şekilde denetlemediğini, davalının ismine güvenerek, onun kurumsal kimliği ve adı altında onun acentesi ile işlem yapan davacı firma bundan dolayı mağdur olmuş ve yaptırmış olduğu sigortanın karşılığını alamadığını, ceza davasının bitiminde ...' ye .... Posta Numarası ile bu bedelin ödenmesi için başvurulmuş, ancak sigorta firmasından yanıt alınamadığını, sigorta firmasının kanun maddeleri ve düzenlemelere göre acentenin yapmış olduğu sözleşmelerden sorumlu olduğunu, davacı firmanın yaptırmış olduğu sigorta işlemi sonrası ... plakalı aracın sigorta poliçesinde oluşan hasar karşılığı olarak kendisine ödenmesi gereken toplam çek bedelleri olan 38.006TL davalının acentesi tarafından davacıya ödenmediği, davalının acentesi tarafından bu bedelin sahte ciro yapılmak suretiyle davalının acentesinin uhdesinde kaldığı, bunlar ile ilgili davacı firma yetkililerinden ibraname alınmadığı, davalı veya acentesi tarafından bu ödemenin yapılmadığının kesin olduğu, davalının acentesinin bu fiillerinin mahkeme kanalı ile tespit edildiği göz önünde bulundurulduğunda ilgili sigorta bedelinin kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesini, ... plakalı aracın sigorta poliçesinde oluşan hasar karşılığı olarak kendisine ödenmesi gereken toplam 38.006TL'nin kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan (müştereken ve müteselsilen davalılardan ) alınıp davacıya verilmesini, yargılama masrafları ve dava vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket tarafından hasar bedeli bizzat davacı adına keşide edilmiş çeklerle birlikte ödenmiş olmakla müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, öte yandan çek tarihleri ile hasar tarihi dikkate alındığında; aradan yaklaşık 13 yıl geçtikten sonra ilgili çeklerin tahsil edilemediği iddiası ile kötüniyetli olarak bu davanın ikame edildiği, iddia olunan alacak zamanaşımına uğramış olmakla davanın usulden reddi gerektiğini, açıklanan nedenler ve dayandığımız deliller doğrultusunda davacı tarafından ikame edilmiş bulunan haksız ve mesnetsiz davaya itiraz edildiğini, izah olunan nedenlerle; davacı tarafından ikame olunan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, sigorta hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından , davacı ile davalı ... şirketi arasında, başlangıç tarihi 25/09/2005, bitiş tarihi 25/09/2006 olan “ Kara Taşıtları Kasko Sigorta Poliçesi “ düzenlendiği,aracın kaza nedeniyle hasarlandığı, davacıya hasar bedelinin ödenmediği anlaşılmıştır.
Öncelikle tespit edilmesi gereken uyuşmazlık, davada uygulanması gereken zamanaşımı süresinin ne olacağı ve ceza zamanaşımının uygulanıp uygulanamayacağıdır.
Sigorta poliçesinin düzenlenme tarihi ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK nun 1420. maddesinde zamanaşımı düzenlenmiştir. Düzenlemede “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482’nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar. Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır “ ifadelerine yer verilmiştir.Bu alacağın muacceliyet tarihi ise, TTK nun 1427/1. madde hükmü yollaması İle 1446. maddesi hükmü uyarınca yapılacak ihbar borcunun doğduğu tarihten itibaren olacaktır.1446 . maddede , sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildireceği, 1427/2.fıkrada ise, sigorta tazminatı ve bedelinin , rizikonun gerçekleşmesine müteakip ve riziko İle ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmalar bitince ve herhalde 1446 ‘ncı maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, olay tarihi 28/04/2006 olup 2008 yılında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu, 2009 yılında iddianame düzenlendiği ve birtakım usuli eksiklikler tamamlandıktan sonra yargılamanın Bakırköy .... Ağır Ceza MAhkemesinin ... Esas( bozma sonarsı ... Esas) ile devam ettiği ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmadan ceza verildiği, işbu hasar bedelinin ödenmesine ilişkin davanın ise 2017 yılında açıldığı, zamanaşımını kesen bir durum olmadığı, KTK 109. Maddenin de uygulama alanı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay HGK'nın 22/12/2010 tarih ve 2010/17-664 Esas 2010/689 Karar sayılı emsal kararında, "Davanın, kasko sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigorta ettiren davacının trafik kazası nedeniyle tazminat (hasara uğrayan araç bedelinin tahsili) istemine ilişkin olduğundan sigorta tazminat talebinin KTK'nın 109-(2) maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu davada uzamış ceza davası zamanışımı süresinin uygulanamayacağı" belirtilmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2012 tarih ve 2012/11201 Esas 2012/12757 Karar sayılı emsal kararında da "Kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan davalarda ceza zamanaşımı süresi 6762 TTK'nın 1268. maddesi uyarınca uzamış zamanaşımı uygulanmayacağı, ancak, zorunlu mali sorumluluk sigortası şirketi aleyhine açılan davalarda ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği" gereğine değinilmiştir. Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat talepleri sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanmakta olup, bu davalar 6102 sayılı TTK’nın 1420. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu düzenleme Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.9. maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. 6102 sayılı TTK’nın 1446. ve 1427. maddeleri hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin başlangıcı alacağın muaccel olduğu gün, yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrenmesine müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya vermesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halükarda yapılacak ihbardan 45 gün sonradır.
KTK'nın 109-(2) maddesindeki uzamış ceza davası zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için, tedavi giderleri ve/veya ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemi gibi, yaralama veya ölüm ile ilişkili bir olaydan (dolayısıyla haksız eylemden) zarar gören tarafın açtığı bir dava olması gerekir. Kasko sigortası nedeniyle maddi tazminat talebinin dayanağı ise, sigorta ettiren ve sigortacının tarafı olduğu sözleşmedir.
KTK'nın 109-(2) madde hükmünde, davanın cezayı gerektiren bir eylemden doğması ve Ceza Kanununun bu eylem için daha uzun bir dava zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin, maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Bu madde hükmünde geçen "maddi tazminat talepleri" kavramı ile kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan araç hasarına ilişkin davadaki istemin (maddi tazminatın) ilişkilendirilmesi mümkün değildir. (Sakarya BAM 7. HD. 2020/1123 Esas ve 2021/812 Karar sayılı ilamı)
Açıklanan nedenlerle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 649,05TL harcın mahsubu ile bakiye 221,45TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır