T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1236
KARAR NO : 2025/257
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/04/2016
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin 26/01/2018 tarih .... esas ... karar sayılı kararında;
" Davacı vekili tarafından sunulan 26/04/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ... Taşımacılık ve Tic.A.Ş/nin taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, gerek yurt içi gerek uluslararası taşıma sektöründe öncü kuruluşlardan biri olduğunu, davacı müvekkil şirketin deniz, hava ve karayolu ile İlgili oldukça yoğun taşıma hacmine sahip, bu taşımalarda farklı alı taşıyıcılar kullandığını, davalı tarafın, davacı müvekkile taşıma sektöründe alt taşıma hizmeti veren şirketlerden biri olduğunu, davalı .... Nakliyat ile, davacı müvekkil şirketin yoğun olarak çalıştıklarını, davalı tarafından, davacı şirkete pek çok fatura keşide edilmiş olduğunu, davacı müvekkil şirket tarafından yapılan İç denelim!erde, davalı ..... müvekkil şirkete keşide ettiği ve ekinde listesi de bulunan faturalara konu olan hizmetleri vermediği» buna rağmen müvekkil şirketin hizmetini almadığı faturaların bedellerini eksiksiz olarak ödediği, davalının hizmet vermediği halde fatura keserek haksız kazanç elde etmiş olduğunu, incelenen faturaların, davalı tarafından düzenlenmiş navlun faturasında açıklama bölümünde, sadece nakliye bedeli yazdığı, ancak faturada olması gereken yük bilgilen, sefer bilgileri, tır karne numaralarının yer almadığının tespit edildiği, bu durumun faturalara konu hizmetlerin verilmediğim, faturaların usulsüz olarak düzenlendiği hususunu açıkça ortaya koyduğunu, davacı müvekkil şirketin, davalı şirket ile irtibata geçerek, söz konusu faturalara konu hizmetin alınmadığını vc bu hususta bilgi verilmesini talep ettiğini, bununla İlgili olarak İade faturaları keşide ederek davalı tarafa gönderdiklerini, ancak herhangi bir cevap alınamadığını, izah edilen bu sebeplerden dolayı, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklan saklı kalmak suretiyle, davacı şirketten haksız ve hukuka aykın olarak tahsil edilen faturalardan, fazlaya dair haklan saklı kalmak kaydı yİ a, şimdilik 18.231,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi İle birlikte davalıdan tahsilini ve davacı şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 30.06.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı arasında I yıllık ticari bir ilişki olduğunu, herhangi bir yazılı sözleşme olmadığını, davalının kendisine ait olan 3 araçla, davacının talebi doğrultusunda iş için kullandığını ve nakliye bedeli olarak fatura edildiğini, ödemelerini de fatura kesiminden sonra aldığını, davalının yapmış olduğu taşımaların nitelik olarak çok büyük parçalar olmadığım, davacı firma için kargo taşıma işi yaptığım, zaman zaman ne taşıdığını tam manasıyla bilmediğini, kendisine teslim edilecek veya alınacak malların adresinin verildiğini, gerekli olan taşımayı yaptığını, neticede işinin karşılığı olarak fatura kesip, ödemesini aldığını, davacı firmanın, davalı tarafından kesilen faturaların hizmetlerinin verilmeden kesilmiş olduğunu, fatura üzerinde sadece nakliye bedeli yazdığını, faturada olması gereken yük bilgileri, sefer numarası, tır karne numaralarının olması gerektiğini ve faturaların usulsüz olarak düzenlendiğinden bahisle huzurdaki davayı açtığını, davacı firma ile müvekkil davalı arasındaki iş ilişkisinin çok yoğun bir iş ilişkisi olmadığını, aksine bir yıllık zaman zarfı içinde toplam 9 defa taşıma yapıldığını, yapılan tüm işlere ilişkin davalı tarafından kesilen faturaların nakliye bedeli olarak kesildiğini, davacının özellikle yüksek mcblağlı olanların usulsüz olduğundan bahsetmesinin kötü niyetli olduğunu, 2aten davacının bütün faturaların ödemesini de yaptığını, davacı firmanın nedense 2015 yılına ait faturaları gider olarak gösterip vergiden düştükten sonra usulsüzlükten bahsettiğini, eğer faturaya itiraz edecekse YTTK 21/2 maddesine göre faturayı aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itiraz etmesi gerektiğini, davacı firma İle davalı arasında hiçbir zaman uluslararası bir taşımacılık olmadığını, iç piyasa taşıma işi olduğunu, bu bağlamda davacının bahsettiği sefer numarası ve tır karne numaraları ancak gümrükler tarafından sorgulanan bilgiler olduğunu, davalıya ait bir tır olmadığı için tır karne numarasının da fatura da yazmasının imkansız olduğunu, davacı firmanın, fatura Ödemelerini fatura kesiminden belli bir süre sonra ödemesinin de, faturaların kontrol ettikten sonra ödediğinin anlaşılabileceğini, davalı hakkında yöneltilen iddiaların tümü haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının faturaların usulsüzlüğüne ilişkin somut bir delil sunamadığını, haksız nedenlerle hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 26/01/2018 tarih .... esas .... karar sayılı dosyasındaki yargılamada dosya bilirkişi ....'a tevdii edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 24/05/2017 tarihli raporunda "Davacı ve davalının 2015 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapılmış olduğu ve usulüne uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği, bu nedenle sahibi lehine kesin delil olma özelliği taşıdığını, davacı tarafça, dava dilekçesiyle dava dosyasına vc inceleme günü tarafıma sunulan davalının davacı adına düzenlediği nakliye faturaları ile davacı tarafın davalı adına düzenlediği iade faturalarına göre dava taraflarının, işbu davanın taraftan olduğu, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve her iki tarafın da tacir olduğunu, davalı tarafından düzenlenen faturalardan dava konusu olanların ve diğer tüm faturalarda “Nakliye bedeli” ifadesi bulunduğu vc açıklamaya dair başkaca bir İbare bulunmadığı, bu konuyla ilgili çalışma süreleri boyunca davalıya herhangi bir uyarıda bulunduklarına dair bir delil bulunmadığını, davacı firmanın dilekçesinde belirttiği gibi kurumsal bir firma olduğu ve iş ilişkilerini yazılı olarak düzenlediği İddialarının aksine, davalı firma ile yapılan işlerinin hiçbirinde yazılı bir belge sunamadığı, bunun sebebi olarak da eski çalışanlarının yanlış yönlendirmeleri ve usulsüz organizasyonu olduğunu tarafıma yazılı olarak belirttiği, ayrıca davacı şirketin, davalı ile çalışma süreleri boyunca herhangi bir hesap mutabakatı yapmadığını, davacının iddialarıyla ilgili olarak usulsüz işlem yaptığını iddia ettiği eski çalışanları hakkında herhangi bir suç duyurusu başvuru belgesi bulunmadığını" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Mahkememizin 26/01/2018 tarih ... esas .... karar sayılı dosyasında;
Dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasıdır.
Davacı taraf fatura içeriğinin yerine getirilmemesine rağmen faturanın ödendiğini bu nedenle ödenen fatura kadar zenginleşildiğini iddia ederek sebepsiz zenginleşilen bölümün iadesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise kesilen faturaların her birinin işin görülmesini takiben düzenlendiğini ve nakliye bedeli olarak faturanın tanzim edildiğini ve itiraza uğramadığını söylemiştir. Davacı tarafın davalıyla ticari ilişkisi çerçevesinde, dosyaya yansıyan deliller defter incelemesi, dilekçeler doğrultusunda;
Davacı tarafın hesap mutabakatını sunamadığı, yan belgelerin düzensiz olduğu iddia ettiği gibi kendi yanında çalışanların usulsüz işlerinin kendi iç ilişkisi olup ticari hayatına bu hususu yansıtamayacağı, taşımaların incelenmesinde bazılarında irsaliyeye atıfta bulunulup diğerinde bulunulmadığı aralarındaki teamülün irsaliye atfı olmadan da taşıma işinin görülmesinin söz konusu olduğuna teyit eder nitelikte bulunduğu, düzenlenen faturaların ödendiği basiretli tacir karinesi gereğince 8 gün içinde faturalara itiraz mümkün iken bu hakkını kullanmadığı, aksi iddiasının da herhangi bir delille de ispatlanamadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin mahkememiz istinaf etmesi üzerine dosya istinafa gönderilmiş,
İBAM .... HD. 30/11/2018 tarih .... esas ... sayılı kararı ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememizin .... esasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce İstinaf İlamı doğrultusunda Küçükçekmece ... ASCM'nin ... Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilmiş, Küçükçekmece .... ASCM müzekkere yazılarak .... Esas sayılı dosyasının akıbetinin sorulduğu, mahkememize verilen 27/12/2024 tarihli cevap ile ceza dosyasının kesinleştiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacı talebini, kendi müdürü ile davalının iş birliği yaparak gerçek bir taşımaya dayanmayan faturaların davacı defterlerine kaydını sağladığı ve bu suretle fatura bedellerini tahsil ettiği iddiasına dayandırmıştır. Bu konuda Küçükçekmece ... ASCM'nin .... esas ... karar sayılı dosyasında yargılama yapılmış, mahkemece; katılan şirketin yurt içi ve yurt dışı taşıma sektöründe faaliyette bulunduğu, sanık ...'ın şirketin Türkiye kara taşımacılığı İstanbul Bölüm Müdürü olarak 01.12.2012 ile 16.02.2016 tarihleri arasında şirkette görev yaptığı, kara yolu ile yapılan tüm ihracat ve ithalat taşımacılığının koordinasyonu, takibi ve sonuçlandırmasının sorumlusu olduğu, gelen faturaların sanığın kontrolü ve onayı ile ödemesinin yapıldığı, sanığın istifa ederek işten ayrılması sonrasında şirket içi yapılan tespitte sanığın ... Nakliyat İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile anlaştığı, şirketten ayrıldıktan sonra gerçekte yapılmayan taşıma işi ile ilgili olarak fatura düzenleyip şirketten tahsil ettiğinin belirlenmesi üzerine şikayette bulunulduğu, sanıkların alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, sanık ... 'ın, katılan şirkette İstanbul bölüm müdürü olarak çalıştığı dönemde sanık ...'ın yetkilisi olduğu ... Uluslararası Nakliyat İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile anlaşarak, gerçekte yapılmayan taşıma işiyle ilgili olarak fatura düzenlenip, katılan şirketten tahsil edildiği, sahte fatura bedellerinin 24.840 Euro ve 6.200 Dolar olduğu, böylelikle ancak 11.10.2017 ve 11.06.2019 tarihli bilirkişi raporlarında faturalara ilişkin tespitler ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, sanıkların üzerilerine atılı suçları işledikleri sabit olmakla," şeklindeki gerekçesine göre sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiş olduğu ve kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı iddiasını ceza dosyası ile ispat ettiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre de davalının hizmet verdiği tespit edilemediğinden, ihtarname olmaması sebebiyle davalının temerrüde düşmediği anlaşılarak bu sebeple dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, 18.231,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.245,35-TL ilam harcından peşin alınan 311,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 934,01-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen 1.300,00-TL bilirkişi ücreti, 301,50-TL posta masrafı, 29,20-TL başvuru harcı, 311,34-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 1.942,04-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 18.231,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır