T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/269
KARAR NO : 2025/200
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/04/2020
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; 07.06.2018 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde kullandığı mülkiyeti 2 numaralı davalı ... A Ş.'ye ait ... plakalı kamyonet ile ... Mah. ... Cad. Üzerinde bulunan yan yoldan seyri esnasında yol yapım çalışması nedeniyle yolun sol tarafına ters istikamete girdiğini, aracının ön sağ köşe tampon ve kaporta kısımları ile şeridinde giden müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpmış ve çarpma neticesinde müvekkillinin yaralandığını, konu ile alakalı Silivri .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E sayılı dosyasından 3 nolu davalı aleyhinde ceza davası açıldığını, Trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda sürücü ...'ın trafik işaret levha, cihaz veya işaretleri ile belirtilen hususlara uymamak kuralını ihlal ettiğinden dolayı kusurlu bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamıyla 3 numaralı davacı sürücüye ait olduğunu, yol çalışması dahi olsa ters şeride girerken karşıdan gelen bir araç olup olmadığına bakarak ona göre şeride girmesi gerektiğini, yaşadığı kaza neticesinde müvekkillinin ... Hastanesinde tedavi altına alınarak ameliyat edildiğini, kaza sonucu sağ omuz köprücük kemiği ve sağ dirsekte kırık oluştuğunu, müvekkilin sağ köprücü kemiğine platin takıldığını, platinin hala kolunda durduğunu ve çıkarılması için ayrıca ameliyat olması gerektiğini, tahmini yeni ameliyatı için 2020 yılı itibariyle 10.000 TL talep edildiğini, ameliyat olduktan sonra taburcu olduğunu akabinde iki ay boyunca ... Hastanesi'nde fizik tedavisi gördüğünü, müvekkillinin kaza tarihinde 28 yaşında olduğunu, restaurantlarda kebap ve döner ustası olarak çalıştığını, anne babası ile birlikte yaşamakta, bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi bulunduğunu, 4 ay boyunca çalışamadıüını, çalışacak duruma geldiğinde de sağ kolunu kaza nedeniyle meydana gelen kırıktan dolayı eskisi gibi kullanamadığını, halihazırda da sağ kolunu eskisi gibi kullanamadığını, uzun süre çalıştığı zaman kolunda ağrılar meydana gelmekte olup sık sık izin almak zorunda kaldığını, bu nedenle işverenleri kendisinden verim alamayınca da işten çıkarıldığını, müvekkillinin olay tarihinde kebap ve döner ustası olarak 4.000 TL net ücret karşılığında çalıştığını, kazada kullandığı motor müvekkilinin işverenine ait olup kullanılamaz hale gelmesinden dolayı işverenin müvekkilline bir ay ücret ödemediğini, ayrıca fizik tedavi görmesinden dolayı 1.500 TL masraf yaptığını, Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk Sigortası ... poliçe numarası ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından üstlenildiğini, müvekkilinin hak kazanmış olduğu tazminat miktarının tahsili amacı ile taraflarınca davalı sigorta şirketine 2918 s. KTK 97.m gereği öncelikle 13/12/2019 tarihinde iadeli taahhütlü mektupla müracaat edilmiş olup; davalı şirketin ihtarı 17/12/2019 tarihinde tebliğ aldığını belirterek davanın kabulü ile HMK 107.m kapsamında 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi açısından avans faiziyle diğer davalılar açısından yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, müvekkilinin gerek kaza anı gerek kaza sonrası yaşamış olduğu elem ve ızdıraba istinaden 60.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ilc birlikte araç sürücüsü ve işletenden alınarak davacıya verilmesine, müvekkilinin yargılama giderlerini karşılayacak maddi duruma sahip olmaması nedeniyle HMK 334 vd. Maddeleri uyarınca Adli Yardım talebinin kabulüne; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... ifadesinde; 30 km hızla seyir halinde iken, birden karşısına çıkan motosiklet sürücüsünün önündeki aracı sollamak için önlerine geçtiğini, çok hızlı olduğunu, korna ile ikaz edilmesi ardından sola kırdığını ve sonrasında olayın gerçekleştiğini söylediğini, bu ifadelerden, zarar görenin olayda ağır kusuru bulunduğunu, bu durumun müvekkilinin sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, davacı tarafın, müvekkilinin sorumlu olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, olayın gerçekleştiği tarihte olay yerinde yol çalışması yapıldığının bilindiğini, yol çalışması esnasında kazaya sebebiyet verebilecek eylem ve ihmallerde bulunulup bulunulmadığının belli olmadığını belirterek davanın ... Sigorta'ya ihbarını, davanın müvekkili bakımından reddin ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ... vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın kanuni süreler geçirildikten sonra açılmış olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine üzere müvekkiline sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin ifadesinde; 30 km hızla seyir halinde iken, birden karşısına çıkan motosiklet sürücüsünün önündeki aracı sollamak için önlerine geçtiğini, çok hızlı olduğunu, korna ile ikaz edilmesi ardından motorunu sola kırdığını ve sonrasında olayın gerçekleştiğini söylediğini, zarar görenin olayda ağır kusuru bulunduğunu, bu durumda davacının ağır kusuru olmakla müvekkilinin sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, davacı tarafça ortaya atılan; kaza meydana geldiğinde usta olarak çalışıyor olması, kaza sonrasında işine son verildiği, kazada aracın hasarını karşılamak için maaşını alamadığı iddialarının farazi olduğunu ve davacı tarafça dosyasına bunu kanıtlar tek bir delil sunulmadığını, davacı tarafça maddi tazminat talebinin fazlaya dair haklar saklı tutularak belirsiz olarak açılmış olmasını kabul etmediklerini belirterek davanın müvekkili bakımından reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Sigorta vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu gereğince; ön şart olarak sigorta şirketine müracaat şartı bulunduğunu, oysa ki davacının, işbu davayı ikame etmeden önce, ön şartı yerine getirmediğini ve müvekkiline herhangi bir başvuruda bulunmadığını, huzurdaki davanın “belirsiz alacak” nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, davacının işbu dava ile talep etmiş olduğu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple işbu davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun, sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerinin poliçe kapsamında olmayıp, müvekkilinin bu taleplerden sorumlu olmadığını, buna ilişkin taleplerden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlulu olduğunu, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının adli tıp kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın da belirtmiş olduğu üzere sgk tarafından ödeme yapıldığını, söz konusu ödemelerin tazminat hesabı yapılması halinde bu hesaplamadan düşürülmesi gerektiğini, tedavi masrafları ve bu kapsamda değerlendirilen geçici göremezlik tazminatı ve kazanma gücü kaybı bakımından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, yaralanan veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin yalnızca dava tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine, maluliyet tazminatı taleplerinin, ayrıca kazanç kaybı, gelir kaybı vb. dolaylı zararların teminat dışında kalmasından ötürü davanın bu açıdan reddine, maddi tazminat taleplerinin reddine, Müvekkilinin sorumluluğunun yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan Adli Tıp Kurumu’ndan kusura ilişkin rapor alınmasına, Kusur durumuna göre Hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına, kask takılmaması sebebi ile müterafik kusur indirimi yapılmasına, SGK’ya müzekkere yazılarak davacıya başkaca ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının sorulmasına, davacılara yapılan ödemenin tazminat güncellenerek güncellenen tutarın tazminattan indirilmesine, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığından tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına bilirkişi ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 28.12.2023 tarihli raporunda özetle; "1- Bu kazanın oluşumunda; ... Plakalı araç sürücüsü ...'ın yol yapımı uyarı levhası olmasına rağmen bu levhayı dikkate almayarak ters şeride girip kazaya sebebiyet verdiğinden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücülere ait diğer kusurlardan (| 47i1-c Trafik işaret levhaları cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak.) maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda % 100 ve TAM KUSURLU olduğu 2-Bu kazanın oluşumunda;... plakalı araç sürücüsü ...."un KUSURUNUN OLMADIĞİ, " belirtmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 03/10/.... tarihli raporunda özetle;30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, dirsek eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.8’e göre üst ekstremite özürlülük oranı %1 olup tablo 2.3’e göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1 (YÜZDEBİR) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." belirtilmiştir.
18/04/2024 tarihli celsede dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiş, bilirkişi ....'den rapor aldırılmış, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 12/06/2024 tarihli raporunda özetle; "....'un; Geçici iş göremezlik tazminatının 6.412,48 TL hesaplandığına, Sürekli iş göremezlik tazminatının 86.099,68 TL hesaplandığına, >ATK raporunda davacının geçici yada sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan geçici bakıcı tazminatı hesaplanmadığına dair tespit ve hesaplama içeren 6 (altı) sayfa, 3 (üç) nüshadan oluşan iş bu bilirkişi raporunu mahkemenizin takdirine arz ederiz." şeklinde belirtmiştir.
Dava, Trafik Kazası Sebebiyle Açılan Geçici, Sürekli İş Göremezlik ve Manevi Tazminat talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, trafik kazası nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tespiti ve tazminine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...'ın %100, davacı tarafın kusursuz olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre belirlenmiştir. Kusur oranı kaza tespit tutanağı ile de uyumludur. Davalı ...'ın sorumluluğu haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. İş bu kanun maddesine göre araç işleteni olan davalı ... A.Ş da sorumluluğu bulunmaktadır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise poliçeden kaynaklanmaktadır.
Davacı vekili tarafından bedel arttırım dilekçesi sunulduğu, yapılan incelemede verilen kesin sürede olmadığı anlaşılmış ise de kesin süre ihtaratının usule uygun yapılmadığı anlaşıldığından ve duruşma talikine neden olunmadığından bedel arttırım talebi doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Türk Borçlar Kanunu 49. maddesinde haksız fiil kurumunun düzenlendiği, haksız fiil sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı fiil, zarar, illiyet bağı ve kusur koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. TBK'nın 54. maddesi gereğince cismani zarara uğrayan kişi tamamen veya kısmen çalışma gücü kaybından doğan zararını talep edebilir. TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeniyle talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup, çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının tespiti gerekmektedir.
Hükme esas alınan ATK Başkanlığı'nın 03/10/... tarihli raporuna göre davacıda tespit edilen Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre davacıda sürekli iş göremezlik oranının %1 olduğu tespit edilmiştir. Hükme alınan kusur bilirkişi raporunda davalının % 100 kusurlu olduğu tespit edilmiş, davacıda sürekli maluliyet oranı ve geçici iş göremezlik süresi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Heyet raporu ile sabit olmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi aktüerya bilirkişi raporuna göre de davacının maddi tazminat bedeli toplamı 92.512,16 TL hesaplanmıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, 92.512,16 TL maddi tazminat bedelinin davalı Sigorta Şirketi'nin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava, diğer davalılar ... ve ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 07/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/1'inci madde ve bendine göre bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 4721 sayılı türk medeni kanununun 4 üncü maddesine göre ise kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. Bu düzenlemelere göre manevi tazminat tayin ve taktir edilirken manevi tazminatın 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı İBK'da belirlenen acı ve üzüntüyü gidermek, bir huzur ve tatmin duygusu yaratma amacı ile gelişen hukukta benimsenen zararları tamamlama ve denkleştirme ve aynı zamanda caydırıcılık işlevlerinin göz önünde bulundurulması gerekir. Tazminatı doğuran olayın işleniş biçimi, sonuçları, meydana getirdiği etkiler, kusur ve sorumluluk oranları, tarafların sosyal konumları, aile ilişkileri, yaptıkları meslekler, gelir durumları, gibi olgular da manevi tazminatın takdirinde etkili olan etmenlerdir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2019/1134 esas. 2020/251 karar sayılı ilamı) Buna göre, davacının maluliyet oranının, kaza tarihi, olayın meydana geliş şekli ve biçimi, tarafların mali ve içtimai durumları ile manevi tazminatın amacı ve hakkaniyet ilkelerine göre hak ve nasafet kuralları çerçevesinde kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca kazaya karışan aracın ticari araç olmaması sebebiyle yasal faiz uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Maddi Tazminat talebi yönünden davanın KABULÜ İLE, 92.512,16 TL maddi tazminat bedelinin davalı Sigorta Şirketi'nin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava, diğer davalılar ... ve ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 07/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
a)Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 6.497,00 TL ilam harcından peşin alınan 1.042,00 TL harcın 313,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 5.142,00 TL'nin davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
b)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.360,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
c)Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 163,20 TL posta masrafı, 54,40 TL başvuru harcı, 1.042,00 TL peşin harç, 313,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.572,60TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davacı tarafından sarf edilen Adli Tıp Kurumunun 04/11/... tarihli ... numaralı 1.810,00TL fatura bedellinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ İLE; 58.000,00 TL'nin davalılar kaza tarihi olan 07/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
a)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... A.Ş'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
b)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... A.Ş'ye verilmesine,
3-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025
Katip ...
e imzalıdır
Hakim ....
e imzalıdır