T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/50 Esas
KARAR NO : 2025/255
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 17/01/2020
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 17/01/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ..... ile, .....'ın kardeş olduklarını, aynı zamanda diğer davacı ...... Gıda Ltd. Şti'nin ortakları olduğunu, davacılar ......'ın davalı şirkette %70 oranında hisse sahibi olduklarını, %30 hissenin diğer davalı ...... 'a ait olduğunu, Bakırköy ilçesi, ..... Mahallesinde kain ..... ada ..... parsel üzerinde bulunan taşınmazın kat maliklerinden ayrı ayrı satın alındığını, taşınmaz için toplam 9.000.000-TL ödendiği halde daha az harç ödenmesi için kayıtlarda 6.000.000-TL gösterildiğini, davalı .....'ın arsa alınırken yalnızca 2.000.000-TL ödediğini, müvekkili ...... 'ın arsadan kalan 3.000.000-TL borcu ödemek için bankadan davalı şirket adına kredi çektiğini, kredinin faizi ile birlikte yaklaşık 3.879.000-TL geri ödemesi yaptıklarını, kredi çekebilmek için müvekkilinin kendi taşınmazını ipotek olarak gösterdiğini, arsa alımıyla ilgili davalı ..... tarafından 1.000.000-TL kredi faizi ve tüm masraflar olarak ödemesi gerektiğini, ayrıca müvekkilleri tarafından otel inşaatı yapımı için yapılan masraflar kapsamında sonuç itibariyle fazlaya dair hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 500.000-TL'nin davalı .....'tan 500.000-TL'nin de davalı şirketten tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; Şirkete ait taşınmazın satın alınmasının resmi senet şeklinde tapuda gerçekleştiğini, taşınmazla ilgili yapılan ödemenin resmi satış sözleşmesindeki ödeme olduğunu, davacı .....'ın sözleşmenin tarafı olduğunu, hiç kimse kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceğini, müvekkilinin davacılara herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi kayyım ..... yargılama aşamasındaki beyanlarında; temsilcisi olduğu şirketin bilgisi dahilinde herhangi bir borcu bulunmadığını bu nedenlerle taktiri mahkemeye bıraktığını ifade etmiştir.
Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkiğinde; şirket merkezinin mahkememizin yargı sınırları içerisinde bulunduğu, davaya bakma görev ve yetkisinin mahkememize ait olduğu, şirketin münferiden temsile yetkili kişilerin davacı ..... ile Davalı ...... olduğu anlaşılmıştır.
Şirkete ait taşınmaza ait tapu kaydı ve satış evraklarının celp ve tetkiğinde; taşınmazın arsa vasfı ile tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazın önceki malikleri tarafından her bir bağımsız bölümün ayrı ayrı önce davacı..... 'a satılıp devredildiği bilahare davacı ..... tarafından 16/12/2013 tarihinde 700.000-TL satış bedeli gösterilme suretiyle davalı şirkete devredildiği, bu bağlamda şirkete yapılan satışta sözleşmenin taraflarının davacı ..... ile davalı şirket olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte muhtelif tarihlerde bilirkişi heyetlerinden rapor alınmış, en son dosya bilirkişi heyeti ..... ve arkadaşlarına tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 20/09/2024 tarihli raporlarında; 2020 yılı sonu itibariyle davacı .....'ın davalı şirkete 2.460.889,18-TL borçlu olduğu, bankalar nezdinde ..... Turizm A.Ş adına bankalardan çekilen kredilerin yine ..... Turizm A.Ş hesabından ödenmiş olduğunu, davacıların davalı şirketin kuruluşuyla tescili arasında geçen yedi günlük ön A.Ş döneminde yapılan masrafların genel kurulda bu masrafların kabul edildiğine dair bir kararın bulunmadığından şirketten talep edemeyeceklerini, ayrıca alacağın varlığı kabul edilse bile TBK. 147.maddesi kapsamından beş yıllık zaman aşımına uğradığını teknik kanaatleri olarak belirtmişler, mahkememizce düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.
Her ne kadar davacı taraf otele ait arsanın alımından dolayı davalı ...... 'ın 1.000.000-TL borcu bulunduğunu iddia etmiş ise de; otele ait arsanın alımı resmi senet şeklinde tapuda yapılan satış ile gerçekleştiği, taşınmazın tapuda gösterilen değerinden daha fazla bedel ödediğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, ayrıca satış işleminin tarafının davacı ..... olduğu, davacının taraf olduğu satış sözleşmesi kapsamında kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceği, ayrıca arsa üzerinde yapılan otelle ilgili bir kısım masrafların davacılar tarafından yapıldığı, iddia edilmiş ise de; bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 20/09/2024 tarihli raporda da belirtildiği üzere arsa alımıyla ilgili kullanılan kredi ödemelerinin şirket hesabından yapıldığı, diğer masrafların da davacılar tarafından ödendiğine ilişkin dosyaya somut herhangi bir delil sunulmadığı, bu bağlamda davacı tarafın talep etmiş olduğu alacağın varlığını kanıtlayamadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı tarafın aynı zamanda yemin deliline dayanmış olması nedeniyle, kendilerine davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği hususu hatırlatılmış, davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu 03/02/2025 tarihli dilekçesinde; davalı tarafa yemin teklifi etmeyeceklerini beyan etmiştir .
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı taraf gerek dava dilekçesinde, gerekse 26/05/2021 tarihli oturumda açıklayıcı beyan olarak belirtmiş olduğu otel arsasının alımından kaynaklı alacak ile inşaatın yapımı nedeniyle davalılar adına yapılan masrafların varlığını kanıtlayamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere arsa alımıyla ilgili kullanılan kredi masrafları ve inşaatla ilgili masrafların şirket hesabından karşılandığı, kaldı ki; davacı .....'ın aynı zamanda davalı şirketi münferiden temsile yetkili ortak olduğu, bu bağlamda şirketle ilgili hesapların kendileri tarafından tutulup takip edildiği, ayrıca taşınmazın alımına ilişkin resmi senetin tarafı olduğu, satış senedinde taşınmazın satış bedelinin açıkça gösterildiği gibi ödemenin şirket tarafından yapıldığı hususu da sabit olmakla kanıtlanamayan davanın tümünden reddine karar verilmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan davanın subuta ermediğinden REDDİNE,
2-Yargılama aşamasında davalı şirket için atanan temsil kayyımı ...... 'nın görevinin sonlandırılmasına,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40-TL ilam harcından peşin alınan 17.077,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.462,10-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ...... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 79.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ......'a verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine
Dair tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025
Başkan.....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Katip .....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.