T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/632 Esas
KARAR NO : 2024/453
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 08/09/2020
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 26.05.2017 tarihinde 8.000.000,- TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden çeşitli tarihlerde kullandırıldığını, kullandırılan krediler ile ilgili geri ödeme planlarının bir örneğinin davalıya verildiğini, kullandırılan kredi kartlarına ait hesap ekstrelerinin düzenli olarak borçlu yana gönderildiğini, İş bu Genel Kredi Sözleşmesine ....'in el yazısı ve ıslak imzası ile TBK'da düzenlenen şekliyle tüm kredi miktarlarına müteselsil kefil olduğunu, Geri ödeme planlarına borçlu tarafından uyulmadığını, ödemelerin yapılmadığını, bunun üzerine davacı banka tarafından Gebze ... Noterliği 29.04.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini , karşı tarafa tebliğ edildiği, borçluların kat ihtarnamesine karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, temerrüde düştüklerini , bu sebeple borcun ödenmemesi üzerine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş. Sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının alındığını ve kararın Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, Ödeme emrini tebliğ alan davalıların icra dosyasına verdikleri dilekçede, ödeme emrine, faize ve diğer alacak kalemlerine itiraz ettiklerini ve takibin durmasına sebebiyet verdiklerini, Takip talebinde uygulanması istenen faizin taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtildiğini ve davalı tarafın bilgi ve onayına sunulduğunu, Uygulamada bu yetkinin TCMB da olduğu, TCMB nin ise 2006/1 sayılı tebliği ile faiz oranını belirlemede bankaları serbest bıraktığını, bu tebliğe göre bankalarca reeskont kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışı diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenebileceğini , Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26.maddesi uyarınca kredi kartları için uygulanacak faiz oranı yetkisinin TCMB'da olduğunu, bankanın uygulamış olduğu faiz oranlarının TCMB nın belirlediğini ve faiz oranlarına uygun olduğunu, Sözleşme özgürlüğü ilkesi gereği, taraflar arasındaki imzalanmış sözleşmeye istinaden belirlenmiş faiz oranlarına göre alacak hesaplanarak takibe geçilmiş olduğunu, davalıların bu aşamada itiraz etmesinin kötü niyetli ve dürüstlü ilkesi ile bağdaşmadığının ifade edilerek; İtirazın iptali, %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıların takip alacaklısı görünen tarafa her ne surette olursa olsun herhangi bir borcu da borç taahhüdünün bulunmadığını, bu nedenle takipte talep edilen borcun tamamına itiraz ettiklerini, Borca itirazlarından doğacak hakları saklı kalmak ve borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; faiz istemine, başlangıç tarihine ve fahiş faiz oranına itiraz ettiklerini, TBK madde 100 ün uygulama alanının bulunmadığını, bu nedenle bu maddenin uygulanması istemine itiraz ettiklerini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla ödeme emrinin borcun sebebi olarak gösterilen sözleşmedeki imzaların da davalılara ait olmadığını ifade ederek, takibin durdurulmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 304.465,21TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya Banka Müdürü/Mali Tablolar Değerlendirme Uzmanı bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; dosya muhteviyatı ve davacı banka kayıtlarından elde edilen bilgi ve belgelerin tetkiki sonucunda Davacı ...bank ... ile davalı ... Ticaret A.Ş. arasında 8.000.000,-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, Diğer davalı ... bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefalet tutarı 8.000.000,00TL olduğu, Sözleşmenin 2.7 maddesi temerrüt halini düzenlemekte olup, temerrüt faizinin kredilere uygulanan en yüksek faizin İki katı olacağı hüküm altına alındığı, Davacı bankanın Kredili Mevduat hariç talep ettiği temerrüt faiz oranları sözleşme hükümlerine uygun olduğu, Kredili Mevduat faiz oranları TCMB tarafından belirlendiği, Akdedilen bu sözleşme çerçevesinde davalı firmaya 3 adet Ticari Kredi, 2 adet Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığı, 2 adet Kredi Kartı tahsis edilmiş ve Kredili Mevduat Hesabı tanımlandığı, Davalı firmanın ödemelerini aksatması üzerine 29.04.2019 tarihinde ihtarname keşide edildiği, İhtarname taraflara tebliğ edildiği ve temerrüt 10.05.2019 tarihinde oluştuğu, Borçların ödenmemesi üzerine 07.10.2019 tarihinde ilamsız takipte ödeme emri gönderildiği ve icra takibi başlatıltığı, bilirkişi tarafından da işlemiş ve işleyecek kredilerin kontrol ve hesaplamaları banka kayıtlarından teyit edilmek sureti ile denetime açık olarak yapılmış olup, Davacı talebi ile çok küçük bir fark ile mutabık kalındığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davalıların imzanın kendilerine ait olmadığını iddia etmesi karşısında davacı tarafın kredi sözleşmesinin aslını mahkememizce verilen süreye rağmen sunmadığı, davacının iddiasını ispatlar nitelikte başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 5.199,51-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.771,91-TL harcın karar kesinleştiğin de ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi 11. Fıkrasına göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen 600,00-TL bilirkişi ücreti, 258,90-TL posta masrafı, 54,40-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, toplam 1.340,90-TL'nin 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi 11. Fıkrasına göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya iadesine,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 47.669,78TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davalı vekilinin Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 29/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.