T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/802
KARAR NO : 2024/525
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 11/11/2020
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketin, Türk mevzuatına göre kurulmuş bir sigorta şirketidir. Sigortalısı dava dışı .... Tic. A.ş. tarafından organize edilen dava konusu taşıma, Müvekkil Şirket tarafından .... numaralı taşıyıcı sorumluluk sigortası poliçesi ile tüm risk ve rizikolara karşı sigortalandığını, dava dışı ..... San. A.ş. Adlı firma ile Müvekkil Şirketin sigortalısI .... Tic. A.Ş. ile anlaşarak çeşitli elektronik emtiaların taşınmasının organize edilmesi için anlaşmaya varıldığını, dava konusu emtianın taşıma işleri Müvekkil Şirketin sigortalısı tarafından davalılar .... ve ....’un yönetimine devredilmiş olup taşıma konusu emtia 31.01.2017 tarihinde ....’un mülkiyetindeki .... plaka numaralı araç ile diğer davalı ve sürücüsü olan ...’a tam, eksiksiz ve hasarsız olarak İstanbul, Hadımköy’den teslim edildiğini, 31.01.2017 tarihinde araç sürücüsü davalı .... emtia yüklü ..... plaka numaralı aracı ikamet adresi olan .... Mah. .... Sk. NO.23 adresinde bulunan güvenlikli önlemi bulunmayan ve bekçili olmayan bir yerde gece aracı park etmiş, aracı başıboş bırakmış, sabah park halinde duran araca gittiğinde taşıma konusu emtianın bir kısmının çalındığını fark ettiğini, TTK md. 875/f.1 “Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.” gereği davalıların taşıma konusu emtia üzerinde özen yükümlülüğünden kaynaklanan kusursuz sorumlulukları olduğunu, davalar taşıma konusu emtiayı güvenlik açısından şartları uygun olmayan bir yerde başıboş park ederek pervasızca davranmış ve bu nedenle de emtianın çalınmasına neden olduklarını, Emtianın çalındığından haberdar olan Müvekkil Şirketin sigortalısı 31.01.2017 tarihli ihtarname ile davalıya emtianın çalınması nedeniyle kendilerine rücu etme haklarını saklı tuttuklarını bildiren ihtarname gönderdiğini, Emtia sahibi ... San. A.ş. Adlı firma Müvekkil Şirket muhatap kılınmak suretiyle 28.09.2017 tarihli .... numaralı “Çalınan Malzemelere İstinaden Kesilen Tazminat Bedeli” açıklamalı fatura ile zararının ödenmesini talep ettiğini, Bunun üzerine Müvekkil Şirket sigortalısı emtia sahibine hasar tutarı kadar 07.12.2017 tarihinde ödeme yapmış ve Müvekkil Şirkette ..... numaralı taşıyıcı sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında sigortalısına 01.08.2018 tarihinde ödeme yaparak zararını tazmin etmiş, TTK md. 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu,. Buna ek olarak Müvekkil Şirket’in sigortalısı konu taşımadan doğan alacak ve haklarını bir temliknameyle Müvekkil Şirkete devretmiş olup Müvekkil Şirket hem adi hem de kanuni halef sıfatını havi olduğunu, Davanın kabulüne, haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile yapılan takibin kaldığı yerden devamına, Haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... açısından Davacı tarafından dosyaya sunulan evraklardan da anlaşılacağı üzere; araç sahibi, taşıma bedeline ait faturayı ve taşıma irsaliyesini tanzim eden ve dolayısıyla fiili taşıma işini üstlenen kişi ...'tur. Kaldı ki dava dışı sigortalı firma ihtarı sadece ...'a hitaben keşide ettiğini, dolayısıyla taşıma işini üstlenen kişi ... olmadığı gibi ihtilaf ile bağı da bulunmamaktadır, bildirim yükümlülüğü kendisi açısından yerine getirilmediğini, Bu nedenle davalı ... açısından davanın husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, .... San. A.Ş. emtia sahibi olup, bu emtiayı taşıma işi için devreden olduğunu, dolayısıyla olayda zarar gören taşıtan olduğunu, ..... Tic. A.Ş. emtiayı taşıtandan teslim alıp taşıma sözleşmesinin diğer tarafı olduğunu, Dolayısıyla olayda asıl taşıyıcı olduğunu, Davalı ... ise; taşıyıcıdan emtiayı teslim alıp taşıma işini üstlenen olduğunu, Dolayısıyla olayda fiili taşıyıcıdır. Somut olayda pervasızca harekette bulunduğu iddia edilenkişiler davalılardır. Dolayısıyla pervasızca harekette bulunmayan kişi açısından zamanaşımı 1 yıldır ve bu kişi açısından borç zaman aşımına uğradığını, Bu nedenle sunulan Yargıtay kararları ve davalıların pervasızca hareket edip etmediği somut olay açısından incelenecek bir husus olmadığını, dilekçede yer alan ifadelerdeki "güvenliksiz bir otoparka güvenlikli önlemi bulunmayan ve bekçili olmayan bir yerde gece aracı park etmiş, aracı başıboş bırakmış" iddialara dair dosyada mevcut bir delil bulunmamaktadır. Davalının şüpheli ifadesinde geçen ifadeler genel geçer olayın oluş sırasını anlatan ifadeler barındırmadığını, Aracın bulunduğu yerde güvenlik önlemi alınıp alınmadığı, brandanın örttüğü kamyon kasasının ve içindeki emtianın ne derece güvenlik önlemi ile korunduğu, mahalde bekçinin olup olmadığı noterce yahut, davalıların da imzasını taşır ekspertiz raporuyla tutanak altına alınmış veya başka şekilde ispatlanabilmiş değildir. Davacının varsayımsal ifadeleri ile olay sübut edemeyeceğinden davalıların pervasızca harekette bulunduğu ispat edilmiş değildir. Kaldı ki bu işi meslek edinen dava dışı sigortalı şirketin, davacının iddia ettiği şekilde sorumsuzca hareket etme ihtimali bulunan kişiye (davalılara) bu derece pahalı bir yükü teslim etmeyeceği hayatın olağan akışı gereğidir. Dolayısıyla bu hususun aksini ispat yükü davacı üzerindedir. Kusur oranına ilişkin olarak Kabul anlamına gelmemekle birlikte yukarıda ifade edilen hususların tam aksi kabul edilse ve davalıların pervasızca hareket ettiğinden cihetle sorumlu olduğu düşünülse dahi; kendisine teslim edilen yükü pervasızca hareket ettiği iddia edilen fiili taşıyıcıya teslim eden, teslim ettiği kişilere yük hakkında bilgi vermeyen, denetim ve gözetim açısından uyarıda bulunmayan yahut bu hususta kendisi çaba sarf etmeyen dolayısıyla basiretli iş adamı gibi davranmayan dava dışı sigortalı şirket asıl taşıyanın davalılarla (varsa) birlikte kusurlu olduğunun açık olduğunu, Dolayısıyla davacının, halefi olduğu sigortalı şirketin kusur oranında rücu etmesi gereken tutarı değil de tüm zararı davalılardan talep etmesi hukuken mümkün olmadığını, Bu nedenle kabul anlamına gelmemekle birlikte davalıların da sorumlu olduğu bir an için düşünülse dahi, bu sorumluluğun hangi oranda olduğu ve ne derece kusurlu olduklarının tespiti lazım gelmekte olduğunu, Aksi ihtimal ile zararın tümünün davalılardan talep edilebilmesi mümkün olmadığını belirtmiştir.
Birleşen dosyada davacı ... vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin nakliye işiyle uğraşan tacir olup, iki adet kamyonet tipli araç ile ticari hayatına devam etmekte iken, davalı tarafından aleyhine başlatılan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı ilamsız icra takibinde usulsüz olarak tebliğ edilen ödem emri ile takibin kesinleştirilerek müvekkilinin iki adet aracına haciz işlemi uygulandığını ve dava sonra araçların her ikisinin de muhafaza altına alındığını, kesinleşmiş icra hukuk mahkemesi kararında belirtilen tebliğ tarihinin icra müdürlüğünce esas alındığını ve davacının yaptığı borca itirazın süresinde olduğu tespit edilerek hukuka aykırı haciz ve muhafaza işlemlerinin terkinine karar verildiğini, müvekkilinin muhafaza işlemleri süresince araçlardan elde ettiği gelirlerden mahrum bıraktırıldığını, iki ayrı yediemine otopark ücreti ödemek zorunda bıraktırıldığını, iki aracıyla birlikte nakliye işi yapan davacının tüm sermayesini elinden alarak ticaret hayatına son verildiğini ve ekonomik mahvına yol açarak manevi zarara uğranıldığını bildirerek hukuka aykırı şekilde haciz ve mahrumiyet işlemleri talep ve icra eden davalının iş ve işlemleri nedeniyle belirsiz alacak davası olarak açılan davada daha sonar belirli hale getirilmek üzere şimdiki dilekçede belirtilen tarihlerde uygulanan haciz ve mahrumiyetler sebebiyle kullanılmayan ticari araçların kullanılmamasından kaynaklı olarak 1.000,00 TL yoksun kalınan kar, davalının muhafaza altına aldırdığı ve bu sebeple rayiç bedelinin altında satılan .... plakalı araçtan kaynaklı olarak 1.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere ilerde belirli hale getirilmek üzere şimdilik toplam asgari 2.000 TL olan yargılama sırasında uzman bilirkişi marifetiyle netleşecek toplam tutarın davalıdan tahsiline, hukuka aykırı haciz ve muhafaza nedeniyle yedieminlere ödenen ücret sebebiyle uğranılan zarardan kaynaklı olarak 19.518,78 TL maddi tazminatın, ticari hayatı ve itibarı sona eren v ekonomik mahva uğrayan davacının uğradığı manevi zarar sebebiyle 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, talep olunan tüm alacak kalemleri için yakalama kararının fiilen uygulandığı 26/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili tarafından sunulmuş olan cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmasının kanuna aykırı olduğundan öncelikle iş bu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davacının huzurdaki davasının haksız olduğunu, tebligatın usulsuz olduğu kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirkete kusur atfedilecek bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketten manevi tazminat talep etmesinin mümkün olmamakla birlikte bu iddiasını ispatlamayamadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına Emniyet Müdürü bilirkişi ..., Makine Mühendisi ... ve Sigorta ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişiler sunmuş olduğu 27/09/2021 tarihli raporunda özetle;"Dava konusu somut olayda tüm dosya kapsamı tarafımızdan incelenmiş olup nihai karar mahkemeye ait olmak üzere aşağıdaki sonuca ulaşıldığını, Davalı ...’un dava konusu olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu mütalaa edildiğini, Davacı sigorta şirketi nezdinde dava dışı sigortalısı ..... AŞ’nin .... sayılı poliçe ile Taşıma İşleri Komisyoncusu Sorumluluk Sigorta poliçesinin mevcut olduğu ve poliçede 250 Euro muafiyet şartı bulunduğu, Fiili taşıyıcı davalıların TTK 875 maddesi kapsamında meydana gelen zarardan sorumlu bulunduklarını, TTK 882 / B maddesi gereğinde SDR hesabı yapılabilmesi için çalınan emtianın KG ağırlığının bilinmesine ihtiyaç bulunduğu ve davacının çalınan emtianın KG ağırlığına ilişkin açıklama yaparak belge sunması gerektiği, bu nedenle SDR hesabı yapılamadığını, davacı sigorta şirketinin TTK 1472 kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğu, hasar tazminat ödemesi yaparken 250 Euro muafiyet tenzili yapılmadığı, hasar tazminat bedelinden 250 Euro (ödeme tarihi itibari ile 1 Euro 5.770,5TL 1.442,62TL) muafiyetin tenzili gerektiğini" belirtmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına Emniyet Müdürü bilirkişi ..., Makine Mühendisi ... ve Sigorta ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişiler sunmuş olduğu 06/05/2022 tarihli ek raporunda özetle; "Taşınanın uğradığı zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğu; TTK. Madde 886 gereği sorumluluk sınırlandırmalarından yararlanamayacağını, Çalınan ürünlerin muhteviyatının ispata muhtaç olduğunu, 27.09.2021 tarihli raporda yer alan sigorta yönünden yapılan incelemelerin aynen korunduğunu" belirtmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 02/12/2022 tarihli raporunda özetle;"Ticari defter tasdikleri ve kayıt düzeni:davalı/birleşen davanın davacısı işletme, İşletme Defteri mükellefi olup, defter tasdiki işleminin Gelir İdaresi Başkanlığı defter beyan sistemi üzerinden yapıldığı görüldüğünü, davacı işletmenin ticari defterinin, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu görüldüğünü, davalı/birleşen dava davacısı işletmenin, ticari defter kayıtları ve dava dosyası içeriğinde içeriğinde yapılan karşılaştırmalı inceleme ve tespitler: Mahkemenin 20/09/2022 tarihli, 7.no’lu celsesi duruşma ara karar tutanağının 3. maddesinde açıklandığı şekli ile; “…haksız haciz sebebiyle birleşen dosya davacısının kar kaybına uğrayıp uğramadığı, uğradıysa ne kadar olduğu, yed-i emin ücretinin de hesap edilerek uyuşmazlık konularında rapor düzenlenmesi…” görevi verildiğinden, görevlendire konusunun sınırları içerisinde incleme, tespit ve hesaplamalar yapıldığını, araçlara el konulma tarihleri: .... plaka numaralı araca el konulma tarihi: 26/04/2019 .... plaka numaralı araca el konulma tarihi: 28/02/2020 yed-i emine ödenen ücretler: .... plaka numaralı araç yed-i emin ücreti: 14.406,78-TL .... plaka numaralı araca yed-i emin ücreti: 5.112,00-TL Araçların Fiilen Kullanıma Başlandığı veya Yakalama Kararanın Terkini Tarihi: Bu tarihler, araçların kar kaybının hesaplaması anlamında önem arz ettiğinden, el konulma tarihleri ile bu tarihler arasında kar kaybı hesaplanacağını, ..... plaka numaralı aracın fiilen kullanıma başlandığı tarih: 23/09/2020 .... plaka numaralı araca yed-i emin ücreti: 23/09/2020 Davalı/Birleşen Davada Davacı ... İşletmesinin ticari defteleri içeriğinde yapılan incelemede, 2020 yılında kazanç beyanında bulunulmadığı, ticari defter kayıtlarında ciro kaydının kazanç kaydının olmadığı bu nedenle araçların fiilen kullanıma başlandığı veya yakalama tarihinin terkini itibariyle 2020 yılının tamamı için kazanç/kar kaybı ortalaması tespitinin yapılamayacağı, Sadece, 2019 yılının Şubat ayında 700+KDV=826,00-TL ve Ağustos ayında 1.500,00+KDV=1.770,00-TL olmak üzere toplam 2.596,00-TL kazanç kaydının olduğu, bundan hareketle 2020 yılında da toplam 2.596,00-TL kazanç kaybı olabileceği yönünde tahminde bulunulabileceğini, davalı/birleşen dava davacısı ...’un işletme olarak YED-İ EMİNE ÖDENEN ÜCRETLER NEDENİYLE: 19.518,78-TL ".... plaka numaralı araç yed-i emin ücreti: 14.406,78-TL, .... plaka numaralı araca yed-i emin ücreti: 5.112,00-TL" kazanç kaybı nedeniyle: 2.596,00-TL olmak üzere, Davalı/birleşen dava davacısının toplam 22.114,78-TL alacaklı olduğu tespiti ve hesaplaması yapıldığını," belirtmiştir.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 31/01/2023 tarihli ek raporunda özetle; "Raporun inceleme ve değerlendirme bölümünde ayrıntıları ile açıklandığı üzere; Mahkemenin kök rapor görevlendirmesi 20/09/2022 tarihli, 7.no’lu celsesi duruşma ara karar tutanağının 3. maddesinde açıklandığı şekli ile; “…haksız haciz sebebiyle birleşen dosya davacısının kar kaybına uğrayıp uğramadığı, uğradıysa ne kadar olduğu, yed-i emin ücretinin de hesap edilerek uyuşmazlık konularında rapor düzenlenmesi…” görevi verilmiş olup, tüm tespit, değerlendirme ve hesaplamalar buna göre yapıldığını, İş bu ek rapora konu inceleme ve tespitlerde, tarafların kök rapora konu beyanları ve itirazları incelenmiş ve değerlendirilmiş olup, Kök Rapora konu tespit ve değerlendirmelerde değişiklik yapılmasını gerektirecek herhangi yeni bir bilgi ve bulguya ulaşılamadığı, Kök Raporda değişikliğe yer olmadığı sonucuna varıldığını, Sonuç olarak Davalı/birleşen dava davacısı ...’ un işletme olarak yed-i emine ödenen ücretler nedeniyle: 19.518,78-TL , ".... plaka numaralı araç yed-i emin ücreti: 14.406,78-TL, .... plaka numaralı araca yed-i emin ücreti: 5.112,00-TL" kazanç kaybı nedeniyle : 19.518,78 + 2.596,00-TL olmak üzere, Davalı/birleşen dava davacısının toplam 22.114,78-TL alacaklı olduğu tespiti ve hesaplaması yapıldığını" belirtmiştir.
Mahkememiz dosyasına Emniyet Müdürü bilirkişi ..., Makine Mühendisi ... ve Sigorta ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişiler sunmuş olduğu 17/04/2024 tarihli ek raporunda özetle;"Dava konusu somut olayda tüm dosya kapsamı tarafımızdan incelenmiş olup kök rapordaki kusur durumunun doğru olduğu değişikliğe mahal olmadığı nihai karar mahkemeye ait olmak üzere; Davalı ...’un dava konusu olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu mütalaa edildiğini, Birleşen davada sigorta şirketinin başlattığı takipte, usulsüz tebligat sonucu takibin kesinleşmesini İcra Müdürlüğünün yaptığı, sigorta şirketinin takibin kesinleşmesine müdahalesi olamayacağını, Asıl davada ... Sigorta A.Ş nin 250 euro muafiyet tenzili yaparak davalı aleyhine icra takibi başlattığını, " belirtmişlerdir.
Dava; asıl dava yönünden rücuen tazminat talepli İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali , birleşen dava yönünden haksız haciz sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde asıl dava yönünden;
TTK 1472. Maddesinde; sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçtiği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava açma hakkının olması durumunda bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sigortacının sigortalısına karşı yaptığı ödemeyi ispat ederek halefiyet kuralı gereği dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği belirtilmiştir. Bu hükme göre sigortacı halefiyet ilkeleri çerçevesinde, sigortalısına ödediği sigorta tazminatını teminat kapsamındaki rizikonun meydana gelmesine haksız fiilleri ve sair nedenlerle sebep olan ve bu zararlardan sorumlu bulunanlardan kusur oranında ve ödediği tarihten itibaren yasal faizi ile geri alma hakkına sahip olduğu anlaşılmaktadır.
TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalının varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir.
Mevcut olayımızda ise davalının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için meydana gelen haksız eylemde kusurlu olması gerektiğinin açık olduğu, detaylı bir tespit sonucu bilirkişi heyetince tanzim edilen raporun yeterli ve isabetli olduğu kanaatine varıldığı, rapora göre çalınan ürünlerin muhteviyatının ispata muhtaç olduğu belirtilmiş olup davacının hesaplamaya esas olabilecek ürünlerin içeriğini ispat edememesi sebebiyle davacı tarafın halefiyet kuralı çerçevesinde tazminat talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden; 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olması ve zarar koşullarının oluşması gerekir.
İşbu kanun maddesi ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mevcut olayımızda İİK’nın 259/1. Maddesi uyarınca haksız haciz sebebiyle uğranılan zararın 2.596,00-TL olarak hesaplandığı, mahkememizce dava dilekçesi göz önüne alındığında davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulacağı sırada sehven kısa kararda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak hükümde bu yönde değişiklik yapılmamıştır. Manevi tazminat talebi yönünden davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olması ve zarar koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava yönünden: Davanın REDDİNE,
a)Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 892,78TL harcın mahsubu ile bakiye 465,18TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.360,00TL arabulucu ücretinin davacı ... Sigorta A.ş.'dan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
d)Davalı ... tarafından sarf edilen 1.200,00TL posta giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
e)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
f)HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
2-Birleşen dosya Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı dosyası yönünden:
a)Maddi Tazminat talebi yönünden maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, 2.596,00-TL'nin 26/04/2019 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi Tazminat talebi yönünden davanın REDDİNE,
c)Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 367,49TL harcın 30,00TL tamamlamaharcının mahsubu ile bakiye 30,11TL'nin davalı ... Sigorta A.ş.dan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
d)Davacı ... tarafından sarf edilen 250,00TL posta masrafı, 59,30TL başvuru harcı, 367,49TL peşin harç, 30,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 706,79TL'nin davalı ... Sigorta A.ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
d)Davacı tarafından sarf edilen 59,30TL Başvuru Harcı, 367,49TL Peşin Harç, 30,00TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 456,79TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)Davacı tarafından sarf edilen 250,00TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 28,07TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
f)Maddi Tazminat Yönünden; Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.596,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
g)Maddi Tazminat Yönünden; Davalı ... Sigorta A.ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
h)Manevi Tazminat Yönünden; Davalı ... Sigorta A.ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
ı)HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.