T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/1017 Esas
KARAR NO : 2024/830
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/11/2021
KARAR TARİHİ : 16/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle;26.10.2011 tarihli ...... yevmiye numaralı hisse devrinden doğan zararların ve ...... 'nun ...... 'ya ait olan şirket borçlarının noter senetinde de olduğu gibi tüm aktif ve pasif borçlarıyla beraber aldığını, yine noter senedine bağlı olarak herhangi bir yan edim meselesi olmadığını, ...... 27.04.201 1 tarihinde evini satarak 460.000,00 TL tutarı ...... 'nın borçlarına mahsuben şirket hesabına yatırdığını, ...... 'nın hisse devri yapıldığı tarihte ödenmemiş 183.792,36 TL sermaye borcu bulunmakta olduğunu, 03.02.2011 tarihinde protokollerin yapıldığı dönemde şirketin tüm borçları 1.944.756,73 TL olduğu, bu borcun tamamı ...... 'ya ait olduğunu, yapılacak tahkikatta şirketin ...... 'dan ne kadar alacağı olduğu tespit edilip ortaya çıkarılması taleplerinin olduğunu, 03.02.2011 tarihi itibariyle ...... 'nın şirkete olan tüm borçlarım 26.10.2011 tarihli hisse devrinde ..... 'na takas yapıldığını, hesaplar neticesinde ...... 'nın eğer şirketten bir alacağı var İse veya borcu var ise gereğinin Mahkemenizce tespiti ile yapılmasını, Neticeten; Hisse devrine ilişkin işlemin iptali ile bu devir sebebiyle davacıların hem şirket hissedarı hem de şirket olarak hisse devri sebebiyle uğranılan tüm maddi ve manevi zararlar ile yoksun kalınan karın tazminini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere ileride talep artırım haklarının saklı kalmak üzere şimdilik hisse devri sebebiyle 2.500.000,00 TL yoksun kalınan kar ve maddi manevi zararlar ve her türlü mahkemece tespit edilecek olumlu ve olumsuz zararları için 2.500.000,00 TL olmak üzere 5.000.000,00 TL olarak belirsiz alacak davası olarak kabul ve tahsiline, ......’nun hisse devri nedeniyle yatırmış olduğu paraların iade edilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından aynı somut vakıalar ve iddialar ile Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas ., ..... Karar sayılı dosyasından ve bu dosya ile birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas ...... Karar sayılı dosyasından davalar açtıklarını, açılmış olan iş bu dava yapılan uzun ve kapsamlı yargılama neticesinde 08.06.2017 karar tarihli karar ile numarası ile davacıların davaların reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf neticesi sonrası İstanbul Bam ...... Hukuk Dairesi .... Esas ., ...... Karar sayılı kararı ile istinaf taleplerinin reddine karar verildiğini, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulduğunu ve Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin ...... Esas ..... Karar sayılı kararı ile temyiz talepleri reddolmuş ve İstinaf kararı onanmış ve yerel mahkeme kararı kesinleştiğini, yerel mahkeme kararı , istinaf kararı ve Yargıtay ilamı ekte olup, kesin hüküm nedeni ile esasa girilmeden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların iş bu talepleri TBK 147/4 fıkra gereği en fazla 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup tabi olup zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, iddianın tam aksine; davacı tarafından, müvekkillerin, ..... Makine Teksil Ltd. Şti.‘ den alacağı ile hisseleri devir karşılığı alacağı bedelleri karşılığı olarak müvekkillerine verilen senetler ödenmediğini, imzası ikrar edilmiş protokollere göre ve noterde yapılmış hisse devir sözleşmesi gereği davanın reddi gerektiğini, cevaplarının kabulü ile tamamıyla usul, kanuna adalete aykırı olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini, ücret ve masrafların da karşı taraf üzerinde bırakılmasına kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, hisse devrinin iptali ile devrin gerçekleşmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya hukukçu bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/10/2023 tarihli raporda özetle;''taraflar arasındaki ihtilaf, davacıların, davalı yandan aldıkları hisse devrinden kaynaklı olarak 2.500.000,00 TL yoksun kalınan kar ve maddi manevi zararlar ve her türlü mahkemece tespit edilecek olumlu ve olumsuz zararları için 2.500.000 TL olmak üzere toplam 5.000.000,00 TL zararlarının tanzim edilmesi iddiası üzerine çıkmış bulunduğu, Davacının (1 nolu davacı şirketin) 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik ettirilmediği, 2010, 2011 ve 2012 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik ettirildiği, Davacı şirketin (1 nolu davacı şirketin) İncelenen Bilançolarına göre; 2009 yılında 429.713,35 TL tutarlı, 2010 yılında 1.348.271,99 TL tutarlı, 2011 yılında 1.920.307,99 TL tutarlı, 2011 yılında 3.579.625,75 TL tutarlı borcunun bulunduğu, Mali yönden yapılan incelemelerde, 1 nolu davacı şirketin incelenen 2010 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi ekindeki Bilançoya göre 31.12.2010 tarihi itibariyle şirketin 1.348.271,99 TL tutarlı borcunun bulunduğu, iş bu borcun detaylarının rapor içeriğinde belirtilen hesaplardan kaynaklı olduğu, 03.02.2011 tarihinde protokollerin yapıldığı dönmede ise şirketin tüm borcunun 1.944.756,73 TL olduğunun anlaşıldığı, bu borcun davalıya ait olup olmadığının tespit edilebilmesi için özel denetim boyutunda (Yerindelik denetimi, tek tek belge bazlı kayıtlara doğru intikal edilip, edilmediği) kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/06/2024 tarihli raporda özetle;''2010 , 2011 ve 2012 yıllarına ait ticari defterlerin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup defterlerin tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyeti bulunduğu, 2010 Yılı’nda davalı ...... tarafından farklı tarihlerde yatırılan bedellerin sonucunda 31.12.2010 tarihi itibariyle kalan bakiye tutar olan 516.207,64 TL’nin sermayeye ilave edilmiş olduğu şirket kayıtlarında görüldüğü, 441.533,39 TL ’sinin davacı tarafından yatırıldığına dair belge görüldüğü, davalı tarafın cevap dilekçesinde davacı şirketin kredi borçlarına ait taksitlerden 413.403,81 TL.’nin kendisi tarafından ödendiğini beyan etmiş olduğu ancak dosyaya sunulu ödeme belgelerine göre yukarıdaki listede görülen tarihlerdeki banka dekontlarında toplam 298.924,01 TL’nin davalı tarafından ödendiği görülebilmiştir. Protokollerin yapıldığı tarih olan 03.02.2011 itibariyle şirketin kısa ve uzun vadeli borçlar toplamının 1,944,756.73 TL olduğu ticari defter kayıtlarından tespit edilmiştir. Bu borç Şirketin borcu olup ortakların bu borçla ilgili ayrılan ortağın şahsi sorumluluğunun devam edip etmediğinin takdiri Sayın Mahkeme’nindir. Davacı Şirketin ticaret sicil kaydına göre davalı eski ortak ...... ’nın hissesinin %50 olduğu ve bu hissesinin devrinin 02.11.2011 tarihinde tescil edildiği ve tescilin 11.11.2011 tarih ve 7938 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı görülmektedir. Taraflar arasında hisse devrinin noterde gerçekleştirildiği, protokol hükümleri ile hisse devir bedellerinin belirlendiği ve söz konusu bedellere ilişkin senet verilmiş olduğu, protokol hükümlerinin geçerli olmadığı noktasında ve senetlerin teminat senedi olup olmadığı noktasında herhangi bir kanaate varılamamış olduğu...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı itibariyle davacı dava dilekçesinde yemin deliline açıkça dayanmadığı anlaşıldığından mahkememizce yemin teklif edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce ticari defterler üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacı şirketin ticaret sicil kaydına göre davalı eski ortak ....... ’nın hissesinin %50 olduğu ve bu hissesinin devrinin 02.11.2011 tarihinde tescil edildiği ve tescilin 11.11.2011 tarih ve 7938 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı görülmektedir. İlan tarihinden itibaren davacının iş bu dava yönünden arabuluculuğa başvuru tarihi olan 25.10.2021 tarihi itibariyle 10 yıl dolmadığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı itirazının reddi yönünde değerlendirme yapılmıştır. Taraflar arasında hisse devrinin noterde gerçekleştirildiği, protokol hükümleri ile hisse devir bedellerinin belirlendiği ve söz konusu bedellere ilişkin senet verilmiş olduğu, protokol hükümlerinin geçerli olmadığı noktasında ve senetlerin teminat senedi olup olmadığı noktasında herhangi bir kanaate varılamamıştır. Davacının hisse devrinin iptalini gerektirecek ve bu sebeple maddi ve manevi tazminat taleplerini ispatlar şekilde başkaca bir delilin dosyaya sunulmadığı ve başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; davacının zarara uğradığının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın tümüyle reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 1.793,30-TL harcın 299,32-TL tamamlama harcı ve toplamı olan 2.092,62-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.665,02-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı asillerin Yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 16/09/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.