T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/1063 Esas
KARAR NO : 2024/705
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/12/2021
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ticari ilişkiden kaynaklanan borçlarını gereği gibi ödemediğini, davalının fatura ve çeklere göre 126.946,75 TL borcu kaldığını, davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından itirazda bulunmadığını, içeriğinin kabul edildiği ve kesinleştiğini, davacının 11.05.2021 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin davacı tarafa borcu olmadığını davacının borcu olduğunu, davacının müvekkile çeşitli ebat ve isimlerde üretim yaptırdığını, davacı tarafın müvekkil ile olan ticari ilişkisinde satıcı değil alıcı taraf olduğunu, davacının borçlu taraf olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 129.964,75-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 26/09/2024 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;''Davacı şirketin, davalı ile aralarındaki ticari ilişki dahilinde, davalı ile aralarında mevcut cari hesap ilişkisi bakiyesinin tahsili için davalı aleyhine T.C. B.Çekmece ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı şirket, davacı şirkete borçlu olmadıklarını, davalı şirketin satıcı şirket olduğunu ve davacının kendilerine borçlu olduğunu beyan ettiği, tarafların BA/BS beyanlarında davalı tarafından 6 adet satış faturası bildirimi, davacı şirket tarafından ise 2 adet alış faturası bildirimi yapıldığı, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan sipariş formlarının davalı tarafından düzenlenen ... nolu faturalar ile uyumlu olduğu, 10/12/2018 tanzim tarihli .... numaralı 20.000,00 TL bedelli çekin davalı kayıtlarında iadeye konu edildiği ve 1.600,00 TL güvence bedeli tahsilinin kaydedildiği, sipariş belgeleri ile davacıya kesilen faturaların eşleştirilmesi ve davalı şirket tarafından iadeye konu edilen çek bedelinin hesap edilmesi neticesinde; Davacının takip tarihi itibari ile 10.127,00 TL alacaklı olabileceği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
18/01/2023 tarihli ek raporda özetle; ''Kök raporda tarafların aralarındaki ticari ilişkinin dosya kapsamındaki belgeler dahilinde; Tarafların ticari ilişkisinin 2018 yılında başladığı ve ticari ilişkinin mevcut olduğu, Davacı şirket hesap özeti bilgilerine istinaden; Takip tarihi itibari ile davalı şirkete ait 126.946,75 TL borç bakiyesi Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına istinaden; Takip tarihi itibari ile davacı şirkete ait 30.183,21 TL borç bakiyesinin mevcut olduğu, Taraflar arasındaki bakiye farkı İnceleme Bölümü 4.maddede ayrıntılı olarak tespit edilmiştir. Davalı şirket tarafından dosyaya sunulan sipariş formlarının davalı tarafından düzenlenen ... nolu faturalar ile uyumlu olduğu, 10/12/2018 tanzim tarihli ... numaralı 20.000,00 TL bedelli çekin davalı kayıtlarında iadeye konu edildiği ve 1.600,00 TL güvence bedeli tahsilinin kaydedildiği, Sipariş belgeleri ile davacıya kesilen faturaların eşleştirilmesi ve davalı şirket tarafından iadeye konu edilen çek bedelinin hesap edilmesi neticesinde; Davacının takip tarihi itibari ile 10.127,00 TL alacaklı olabileceği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
14/06/2024 tarihli ek raporda özetle; ''davacı şirketin, davalı ile aralarındaki ticari ilişki dahilinde, davalı ile aralarında mevcut cari hesap ilişkisi bakiyesinin tahsili için davalı aleyhine T.C. B.Çekmece ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı şirket, davacı şirkete borçlu olmadıklarını, davalı şirketin satıcı şirket olduğunu ve davacının kendilerine borçlu olduğunu beyan ettiği, tarafların BA/BS beyanlarında davalı tarafından 6 adet satış faturası bildirimi, davacı şirket tarafından ise 2 adet alış faturası bildirimi yapıldığı, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan sipariş formlarının davalı tarafından düzenlenen ... nolu faturalar ile uyumlu olduğu, 10/12/2018 tanzim tarihli ... numaralı 20.000,00 TL bedelli çekin davalı kayıtlarında iadeye konu edildiği ve 1.600,00 TL güvence bedeli tahsilinin kaydedildiği, sipariş belgeleri ile davacıya kesilen faturaların eşleştirilmesi ve davalı şirket tarafından iadeye konu edilen çek bedelinin hesap edilmesi neticesinde; davalı şirket kayıtlarına istinaden davalının takip tarihi itibari ile 10.127,00 TL alacaklı olabileceği, davacı şirket defter kayıtlarına istinaden takip tarihi itibari ile davalı şirketin 11.309,08-TL alacaklı olabileceği...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce tarafların ticari defter var kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan son ek raporun tarafların itirazları karşılayan dosya kapsamına ve denetime uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı tarafın alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının alacaklı olduğu yönündeki iddialarının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 1.533,21-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.105,61-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 20.311,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine
Dair, davalı vekilinin Yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.01/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.