T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/502 Esas
KARAR NO : 2024/706
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2021
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ :12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilin iş yerindeki tüm ürünleri haczettirdiğini, hacizin haksız olduğunu, ürünlerin 2 yılı aşkın süre yediemin deposunda kaldığından deforme olduğu, modellerin eskidiği ve ürünlerin değer kaybettiği, kullanılamaz durumdaki ürünler için 46.182,00-TL, ürünlerin değer kaybı için 1.000-TL, müvekkilin kazanç kaybı için 1000-TL olmak üzere toplam 48.182,00-TL maddi tazminat ve davalının haksız haczi neticesinde müvekkilin tüzel kişiliğinin manevi değerlerine dahil bulunan ticari itibarının sarsılması sebebiyle 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haczedilen malların muhafazasından ve bu malların muhafazası esnasında zarara uğramasından yasal düzenlemeler uyarınca yediemin’in sorumlu olduğunu, alacaklı olan müvekkil şirketin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Tal. numaralı dosyasına talepte bulunulduğu, “... Mah. .... Yol Sok. No:162 Bağcılar İstanbul adresinde icra memuru tarafından haciz işlemi gerçekleştirildiğini, davaya konu olay nedeniyle yapılan temyiz incelemesinde davacının kişilik haklarının zarar gördüğü, bu nedenle de davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği şeklinde hüküm tesis edilmiş olsa da dosyanın yeniden incelemesinde; haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalıların kötü niyetinin ve ağır kusurunun varlığı ile buna bağlı olarak zararının oluşması şartlarının birlikte gerçekleşmesinin gerekli olduğu, Olayların dosya içerisindeki gelişimi dikkate alındığında salt davacıya zarar vermek amacıyla haciz işleminin yapıldığının söylenemeyeceği, 16.08.2018 tarihli haciz tutanağında da görüldüğü gibi haczedilen malların kıymet takdiri ilgili memur tarafından kanuna uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya elektrik mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle;''Kazanç Kaybı : (Muhafaza ve haciz işlemi uygulanan mallar): Güncel satış değerleri toplamı ile davacının beyanında ki satış toplamının aynı olduğundan davacının kazanç ve değer kaybının olmadığı, malların satış fiyatlarının güncel satış değeriyle aynı olduğu, tespit ve kanaatimizin oluştuğu davacının dava dilekçesinde ki talebinin kullanılamaz durumda olan ürünlerin toplam fiyatı, teslim alınan 23.12.2020 tarihinde 46.182,00 TL'dir. Güncel değerlere göre yapılan hesaplamada (103.662,65 TL – 20.795,55 TL = 82.827,10 TL ) davacının Haciz olunan Kullanılmaz halde olan ürünlerin değer kaybı olduğu, tespit ve kanaatimizin oluştuğu, Haciz edilen malların muhafazasından ve bu malların muhafazası esnasında zarara uğramasından yedieminin sorumlu olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya elektrik mühendisi, mali müşavir ve icra müdüründen oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davaya dayanak olan haczin haklı olup olmadığı hususu; Davalı Alacaklının 26/07/2018 tarihinde Davacının adresinde haciz talebinde bulunulduğu aynı tarihte 3. Şahıs ....’ın istihkak iddiasında bulunduğu, istihkak iddiası yönünden karar vermeye icra müdürlüğü yetkili olmadığı ve istihkak iddiası için dosyanın İcra Mahkemesine gönderildiği, Balıkesir İcra Mahkemesi ... E ... K sayılı ilamı ile takibin devamına karar verildiği görülmektedir. Dolayısıyla yapılan haczin dayanağının Balıkesir İcra Mahkemesinin kararına dayandığını, dava konusu ürünler yönünden dosyada mevcut bilgilerin ayrıntılı ve teknik özelliklerini tespitine yönelik bilgiler içermediğinden söz konusu ürünlerin güncel ve harici değerlerinin tespiti yapılmasına imkan olmadığı, sayın mahkemenizce dosya mevcut liste ve ürünlerin fiyatları yönünden yapılan tespitlerin kabulü durumunda, Muhafaza altına alınan ürünler yönünden modellerin eskimesi ve deforme olması nedeni ile değer kaybının mevcut olmadığı, Muhafaza altına alınan ürünler yönünden kazanç kaybı hesabında söz konusu ürünlere ait Muhafaza altına alındığı tarihteki maliyet bedellerinin tespitinin gerektiği, Kullanılmaz durumda olan ürünler yönünden değer kaybının dava tarihi itibari ile 82.827,10 TL olabileceği ancak geri teslim tarihindeki değer kaybı hesabının ilgili tarihteki hurda değerinin tespiti ile yapılabileceği, Kullanılmaz durumda olan ürünler yönünden kazanç kaybı hesabında ise Muhafaza altına alındığı tarihteki kazanç kaybı hesabının ilgili tarihteki maliyet bedelinin tespiti ile yapılabileceği, Geri Teslim Alınan Tarihteki kazanç kaybı hesabının ise geri teslim anındaki hurda değerinin tespiti ile yapılabileceği, Dava tarihine yakın bir tarih olarak, bilirkişi raporunda yapılan tespitler neticesinde 56.428,65-TL olabileceği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
29/07/2022 tarihli ek raporda özetle; '' Kazanç Kaybı : (Muhafaza ve haciz işlemi uygulanan mallar): Güncel satış değerleri toplamı ile davacının beyanında ki satış toplamının aynı olduğundan davacının Kazanç ve değer kaybının olmadığı, malların satış fiyatlarının güncel satış değeriyle aynı olduğu, Davacının dava dilekçesinde ki talebinin kullanılamaz durumda olan ürünlerin toplam fiyatı, teslim alınan 23.12.2020 tarihinde 46.182,00 TL'dir. Güncel değerlere göre yapılan hesaplamada (103.662,65 TL – 20.795,55 TL = 82.827,10 TL ) davacının Haciz olunan Kullanılmaz halde olan ürünlerin değer kaybı olduğu, haciz edilen malların muhafazasından ve bu malların muhafazası esnasında zarara uğramasından yedieminin sorumlu olduğu, Bilirkişi Heyeti hesaplamalarını Piyasa güncel değerleri, (Ek-2) ile hesaplamaların yapıldığı, ve liste şeklinde döküldüğü...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
18/12/2023 tarihli ek raporda özetle; ''3.şahsın borçlar kanununun 49 mad. gereğince tüzel kişiliğinin manevi değerlerine dahil olan itibarının sarsıldığı , borçlu olmadığı halde mallarının muhafaza altına alınarak mağdur edildiği açıkça belli ve haczinde ibraz edilen belgeler karşısında İİK.nun 99 maddesi gereğince yapılması gerektiği ve dava şartının dosya alacaklısına bağlı olduğu halde 3.şahıs tarafından istihkak davası açılarak dahada mağdur edildiği açık olarak dosyaların incelenmesinden anlaşılmış olup haczin haksız olduğu verilen istihkak kararlarından da anlaşıldığı...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememizce alınan 18/12/2023 tarihli ek raporda belirtildiği üzere borçlu olmadığı halde mallarının muhafaza altına alınarak mağdur edildiği açıkça belli ve haczinde ibraz edilen belgeler karşısında İİK.nun 99 maddesi gereğince yapılması gerektiği ve dava şartının dosya alacaklısına bağlı olduğu halde 3.şahıs tarafından istihkak davası açılarak dahada mağdur edildiği açık olarak dosyaların incelenmesinden anlaşılmış olup haczin haksız olduğu ve 29/07/2022 tarihli ek raporda da belirtildiği üzere malların muhafazasından ve bu malların muhafazası esnasında zarara uğramasından yedieminin sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Kullanılamaz durumda olan ürünlerin toplam fiyatı, teslim alınan 23.12.2020 tarihinde 46.182,00 TL olduğu, Güncel değerlere göre yapılan hesaplamada 82.827,10 TL davacının haciz olunan kullanılmaz halde olan ürünlerin değer kaybı olduğu ve kullanılamaz durumda olan ürünlerin 56.428,65 TL kazanç kaybı olduğu alınan bilirkişi raporları ile de anlaşılmıştır. Davacının toplamda 185.437,75 TL tazminat talep edebileceği anlaşılmıştır. Bu halde davacının maddi tazminat talebinin kabulüne dair karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi mevcuttur. Anılan madde uyarınca manevi tazminata hükmedilirken şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı aranmalıdır. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Öyle ki manevi tazminatta kişinin bedensel ve ruhsal ve sosyal bireyliğinin korunması söz konusudur. (İBAM 57. Hukuk Dairesi 2023/1973 Esas, 2024/253 Karar sayılı ilamı)
Manevi zarar, bir kişinin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet, ticari itibar gibi değerler, kişilik değerlerini oluşturur. Bu değerlere saldırı, objektif eksilmeyi ifade eder. Manevi zararın tazmin edilebilmesi için objektif unsur yanında bir de subjektif unsurun gerçekleşmesi gerekir. Subjektif unsur ise, zarar görenin söz konusu ihlal sonucu kişiliğinde, manevi varlığında objektif olarak meydana gelen bu eksilmeyi yaşaması, duyması, onu hissetmesi, bunun sonucunda da acı, elem, ızdırap duymasıdır. Subjektif unsur yoksa manevi zarar da yoktur. Somut olayda, haksız haciz olayı nedeniyle davacının maddi zarar kaybının davacının manevi değerlerine dahil ticari itibarını ihlal eden, kişilik haklarına saldırı teşkil eden haksız fiil niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde objektif ve subjektif unsurları oluşmayan manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Maddi Tazminat Talebi Yönünden;
1-Davanın KABULÜ ile; kullanılamaz durumda olan ürünler için 46.182,00 TL kullanılamaz durumda olan ürünlerin değer kaybı için 82.827,10 TL ve kullanılamaz durumda olan ürünler yönünden kazanç kaybı için 56.428,65 TL olmak üzere toplam 185.437,75 TL'nin dava tarihi olan 02/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 12.667,25-TL ilam harcından peşin alınan 993,61-TL harcın 3.166,82-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 8.506,82-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen 6.300,00-TL bilirkişi ücreti, 131,50-TL posta masrafı, 59,30-TL başvuru harcı, 993,61-TL peşin harç ve 3,166,82-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.651,23-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 29.670,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
6-Davanın REDDİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına,
Dair,tarafların Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 01/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.