T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/699
KARAR NO : 2025/92
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2021
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2025
Davacılar tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; 22.08.2018 tarihinde; davalılardan sürücü .... nun idaresindeki, .....' ın Maliki ve .... Sigorta A.Ş.' nin sigortası olduğu .... plakalı motosikletin çarpması sonucu yaya ....' in yaralandığı ve daha sonra 16.06.2019 tarihinde öldüğünü, davacıların ölenin mirasçıları olduğu, adı geçenin ölümü nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ve zararlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, olayla ilgili ceza yargılamasının Şarköy Asliye Ceza Mahkemesi .... Esas .... karar sayı ile yapıldığını, adı geçen sürücünün asli kusurlu olduğunun saptandığını ve cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek .... plakalı aracın kayıtlarına İhtiyati tedbir konulmasına; Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; Şimdilik 20.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın 22.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi dava ve talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ibraz ettiği delillerin ve özellikle kaza tespit tutanağının, nüfus kayıt örneği, hastane evrakları, ölüm belgesi, varsa otopsi raporu taraflarına tebliğ edilmediğini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin gerektiğini, sözkonusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kazanın iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu. işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha öce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine, davanın ihbarına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı olarak kendi adresi ve ikametgahının dava dilekçesi ve mahkeme dosyasından da anlaşılacağı gibi Şarköy/İstiklal Mahallesinde olduğunu ve mernis adresinin de Şarköy olduğunu, davacıların adresinin ise İstanbul'da olduğunu, davanın genel ve emredici usul hukuku kuralına göre her iki davalın da adresi olan Şarköy'de açılması gerektiğini, dosyanın öncelikle yetkisizlik kararı verilerek yetkili ve görevli Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davaya dayanak teşkil eden trafik kazasının da Şarköy'de meydana geldiğini, bu anlamda Karayolları Trafik Kanununu özel hükümlerine göre de Şarköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve bu açıdan da yetki itirazının kabulünün gerektiğini, davaya dayanak teşkil eden trafik kazası ile davacıların murisinin tedavisi ve yaralanması arasında illiyet bağı bulunmadığını, vefatın kanser sebebiyle vuku bulduğunu belirterek davanın öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Şarköy Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini ve davanın reddi ile mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememiz dosyasına Trafik bilirkişisi ..... 'ten rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 08/05/2022 tarihli raporunda özetle; "Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 36, 47/c,d. 52/b. Md. Sürücü belgesi alma, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama) hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen .... plakalı motosiklet sürücüsü davalı ....” nun “675 Oranında Asli Kusurlu” olduğu; Yine önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 68. Md. ile KT. Yönet. 138. Md. Yayalarla ilgili) hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve kazadan sonra ölen yaya ....' in “9425 Oranında Tali Kusurlu” olduğı Kaza tarihinde .... plakalı motosikletin maliki olan davalı ....' ın (KTK'nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...." nun kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu: Yine aynı kaza tarihinde ... plakalı motosikletin sigortası olan davalı ... Sigorta A. Ş.' nin ise (KTK' nun 91. Md. Sigorta.) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ....” nun kusuru oranında ve Sigorta kapsamına göre sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.'' şeklinde belirtmiştir.
Mahkememiz dosyası Uzm. Dr. ....'a tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 25/09/2022 tarihli raporunda özetle; " Ölüm ile kaza arasında dolaylı illiyet bağı tedavinin gecikmesi sebebiyle kanser tedavisine geç başlanılması sebebiyle beklenen yaşam süresi kısalmış olabileceği kabul edilebilir.Bu sürenin ne kadar olduğunu tespit etmek mümkün değildir. Tedaviyi üstlenen hekimden onkolojik tedavisinin geçirilmiş trafik kazası sebebiyle ertelenmesinin hastanın tedaviye yanıt ihtmalini azaltmış olup olmadığı ,hastalığın trafik kazası geçirilmeseydi de bu şeklide mi seyredeceği hususlarında onkoloji-plastik cerrahi hekimlerinden uzman görüşü alınabilir. “Muris ..., ... Hastanesi İstanbul/Esenyurtta bulunan ... Hastanesinde tedavi görmüştür.(Müvekkillerim tarafından hastanelere yapılan tedavi giderlerine ilişkin makbuz ve faturalar bilirkişi incelemesi sırasında sunulacaktır) (Yapılan müdahale ve detaylı masraf dökümlerinin hastanelerden celbini talep etmekteyiz.)”denilmektedir. Belgeler tamamlanınca ek rapor yazılacaktır . Görüş ve kanaatimi bildirir sayfadan ibaret işbu raporumu, takdir bütünüyle Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımı arz ederim.'' şeklinde belirtmiştir.
Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor alınmak üzere heyet halinde Doktor Bilirkişilerine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 24/09/2023 tarihli raporunda özetle; ''....'e 04.06.2018 tarihinde .... nolu biopsi ile ... Hastanesinde verilen patoloji raporunda: Prostat ve Mesane Biopsisi; müsinöz özelliklere sahip Adeno Ca tanısı konulmuş, trafik kazası geçirdiği 22.08.2018 tarihinden 2 hafta sonra 05.09.2018 tarihinde verilen ilaç raporunun tanı açıklamasında METASTATİK PROSTAT ADENO CA (AKCİĞER VE BATIN İÇİ METASTAZ) olarak belirtilmiştir. Hastalığın ileri evre olması, kilo kaybı, zayıflama olması nedeniyle de antiandrojen ve kemoterapotik ilaçlarla birlikte besin desteği preparatları yazılmıştır. Yeterli tedaviye rağmen bu evredeki prostat kanseri hastalarının hayatta kalma süreleri kısadır. Trafik kazası sırasında ortaya çıkan yüz kemiği kırıkları ile ilgili Beyin Cerrahi ve KBB bölümlerinde tedavi gördüğüne dair kayıt tespit edilememiştir. Hastanın vefatı hastalığının ileri evrede olması ile bağlantılıdır, geçirdiği trafik kazası ile illiyet bağı bulunmamaktadır.'' şeklinde belirtmişlerdir.
Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 01/04/2024 tarihli raporunda özetle; KÖK rapordaki sonuç ve değerlendirmelerin değişmediği yönünde rapor sundukları görülmüştür.
Tarafların itirazı üzerine dosya yeni bir rapor alınmak üzere dosya Dr. Bilirkişi ....'a tevdi edilmiştir.
Bilirkişi Dr. .... sunmuş olduğu 04/10/2024 tarihli raporunda özetle; ''Dava konusu olay yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının 22/08/2018 tarihinde yani 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı kanun değişikliğinden sonra meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre“Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle –eğer mevzuata göre SGK tarafından ödeme yapılması gerekiyor ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden karşılanması gerektiği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların –kusurları oranında- müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Dava konusu olayda dava dışı ....’nın ..... Hastanesi, S..... Hastanesi ve .... Üniversitesi ...... Hastanesi’ne ödeme yaparak (ödeme meblağları yukarıda verilmiştir) kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğü yerine getirdiği ve davacı tarafa başkaca bir borcunun bulunmadığı; Dava konusu olayda, ...... Üniversitesi ...... Hastanesi Hizmet Detay Belgesinde “Kurum: SGK Yurt İçi, Bölüm Toplamı: 0,00; SGK Payı: 28,50 TL” yazdığı, bu durumda dava dışı SGK’nın davacı hastanın teşhis, tetkik ve tedavisi için ..... Üniversitesi ..... Hastanesi’ne ödeme yaptığı, ..... Üniversitesi ..... Hospital Bahçeşehir’in 28/08/2018 tarihli E-Arşiv Faturasında “Teşhis ve Tedavi Hizmet Bedeli: 100,00 TL” yazmakta olup hastadan ayrıca 100,00 TL ilave ücret alınmış olduğu, yukarıda açıklandığı üzere DAVA KONUSU TALEBİN İLAVE ÜCRET KAPSAMINA GİRDİĞİ, Sağlık Uygulama Tebliği’nin yukarıda verilen 1.9.1 (2) maddesi çok açık olup “(2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/ kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmünün bulunduğu; Dava konusu olayda; davacı tarafından bakıcı tutulduğunun belgelendirilmediği, T.C. ADALET BAKANLIĞI ADLİ TIP KURUMU TEKİRDAĞ ADLİ TIP ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ’nün 03/03/2020 tarihli 2020/579 Nolu raporunda “4- Kişinin 16/06/2019 tarihinde vefat ettiğinin bildirildiği cihetle, yaralanmasının yüzde sabit ize ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması / yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususlarında son muayenesi yapılamadığından dolayı bu hususlar hakkında görüş bildirilemeyeceği kanaatini bildirir rapordur.” denilmekte olup davacının evde bakım ihtiyacının bulunduğuna dair herhangi bir tıbbi hüküm kurulmadığı, benzer şekilde bilirkişiler Prof. Dr. ......, Prof. Dr. ...... ve Uz. Dr. ...... tarafından düzenlenen raporda da davacının evde bakım ihtiyacının bulunduğuna dair herhangi bir tıbbi mütalaa bulunmadığı, bu durumda; evde bakım gideri hesaplaması yapılmasına gerek olmadığı; Yukarıda hariç tutulanlar dışında kalan tetkik ve tedavilerin yaşanan trafik kazasıyla illiyet bağı bulunduğu; Davacılar .....'in Davalılar ..... Sigorta Şirketi'nden faturalı alacağının 949 yasal faizi hariç 100,00 TL olduğu; B.K. md. 42 uyarınca hastanın vefat tarihine kadar 10.000,00 TL belgelendirilemeyen YOL, ilaç, tibbi Malzeme ve tedavi gideri belirlendiği ve davalılardan tahsil edilmesi gerektiği; Davacının belgelendirilen ve belgelendirilemeyen tedavi harcamaları ile belgelendirilemeyen yol giderleri toplamının 100,00 TL * 10.000,00 < 10.100,00 TL olduğu; Kusur Bilirkişisi ...... 08/05/2022 tarihli raporunda “davalı .....'nun ““ anında Asli Kusurlu” olduğu; yaya .....'in “9625 Oranında Tali Kusurlu” olduğı ve kanaatini bildirmiş olup buna göre; davalı tarafın toplam borcunun *69 yasal faizi hariç 10.100,00 TL x 9675 — 7.575,00 TL olabileceği; 2918 sayılı Kanunun “Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı 99. Maddesinde “Sigortacılar hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” düzenlemesinin bulunduğu; tazminat davalarında istem halinde faizin başlangıç tarihinin gerek Yargıtay içtihatlarında gerekse uygulamada OLAY TARİHİ olduğu; dolayısıyla diğer kusurlular açısından faiz başlangıç tarihinin Olay Tarihi / Kaza Tarihi (dava konusu olayda 22/08/2018) olduğu; ) Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'na göre sözleşme ile tespit edilmeyen hallerde kanuni faiz uygulandığı, 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ve halen Kanuni Faiz oranının yıllık 0/49 olduğu, Görüş ve kanaatini taşıyorum.'' şeklinde belirtmiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalıların varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir. Mahkememizce aldırılan kusur bilirkişi raporunda ..... plakalı motosiklet sürücüsü ......' nun %75 Oranında asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; ...... 'in vefatının hastalığı ile bağlantılı olduğu, trafik kazası ile illiyet bağının olmadığının belirtildiği, tedavi ve yol ücretinin 7.575,00 TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 7.575,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bu miktara davalı Sigorta Şirketi yönünden dava, diğer davalılar ...... ve ...... yönünden kaza tarihi olan 22/08/2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacıların murisi olan .....'in yaralanmasının ağır (4) derece olduğu dosyada bulunan tedavi belgelerinden anlaşılmıştır.
BK'nun 56 maddesi gereği "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
Borçlar Kanunu 56/2 maddesi'nde" Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." denmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/1'inci madde ve bendine göre bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 4721 sayılı türk medeni kanununun 4 üncü maddesine göre ise kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. Bu düzenlemelere göre manevi tazminat tayin ve taktir edilirken manevi tazminatın 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı İBK'da belirlenen acı ve üzüntüyü gidermek, bir huzur ve tatmin duygusu yaratma amacı ile gelişen hukukta benimsenen zararları tamamlama ve denkleştirme ve aynı zamanda caydırıcılık işlevlerinin göz önünde bulundurulması gerekir. Tazminatı doğuran olayın işleniş biçimi, sonuçları, meydana getirdiği etkiler, kusur ve sorumluluk oranları, tarafların sosyal konumları, aile ilişkileri, yaptıkları meslekler, gelir durumları, gibi olgular da manevi tazminatın takdirinde etkili olan etmenlerdir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2019/1134 esas. 2020/251 karar sayılı ilamı)
Olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davacı ve davalının kazadaki kusur durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hak ve nasafet kuralları çerçevesinde manevi tazminat talebinin ..... ve ..... yönünden davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL'nin 22/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... ve .....'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca kazaya karışan aracın hususi araç olması sebebiyle Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin ...... esas, ..... Karar sayılı ilamı uyarınca yasal faiz uygulanmıştır.
Davalı sigorta şirketinin olaydaki sorumluluğu poliçe kapsamında olduğu, poliçe kapsamına göre de manevi tazminattan sorumlu olmadığı anlaşıldığından davalı Sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 7.575,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bu miktara davalı Sigorta Şirketi yönünden dava, diğer davalılar ..... yönünden kaza tarihi olan 22/08/2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
a)Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 119,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 495,85 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
b)Davacı tarafından sarf edilen 59,30 TL Başvuru Harcı, 119,55 TL Peşin Harç toplam 178,85 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
c)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 499,95 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
d)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 820,05 TL'nin davacılardan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
e)Davacılar tarafından sarf edilen 8.000 TL bilirkişi ücreti, 608,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.608 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 3.260,28 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın iş bu davacılar üzerine bırakılmasına,
f)Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 7.575,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,
g)Davalı Sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.425,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı Sigorta şirketi'ne verilmesine,
2-Manevi tazminat talebi yönünden;
a)Davalı Sigorta şirketi yönünden davanın reddine,
a-1)Davalı Sigorta Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı Sigorta Şirketine verilmesine,
b)Davalılar ..... yönünden davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL'nin 22/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ......'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-1)Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalılar ...... 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,
c)HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2025
Katip ......
e imzalıdır
Hakim .....
e imzalıdır