T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/935 Esas
KARAR NO : 2024/709
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/10/2021
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeniyle, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın işleten-sürücü yönünden olay tarihinden; davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine; 200.000,00TL manevi tazminatın, olay tarihinden işleyecek avans faizi ile işleten/sürcüden tahsili ile davacıya ödenmesine; bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması kararı verilmesine; davacı yönünden sosyo-ekonomik durumları ve davanın mahiyeti de göz önünde bulundurularak adli yardım kararı verilmesi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten/sürücü ........'tan tahsili ile müvekkiline ödenmesine; işleten/sürücü ........'ın taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama sebebiyle doğacak harç ve masraflar bakımından adli yardım kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince davacının dava açma hakkı bulunmadığını, işbu nedenle davanın usulen reddi gerektiği, kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde öncelikle açıklanan nedenlerle müvekkili şirkete gerekli evrakların tümü ile başvuru yapılmamış olduğundan davacıların usule uygun olarak başvuru yapmadığı kabul edilerek temerrüt tarihi dava tarihi olarak alınmasını, işbu talebin kabul görmemesi halinde ise başvurunun müvekkili şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini, davacı motosiklet sürücüsünün kask ve koruyucu kıyafet kullanmadığı, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret sebebi kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkilinin 30 Nisan 2021 günü aracıyla evine doğru düşük hızla ilerlerken, davacı ..... kontrolündeki ..... plakalı "..... Şubesine" ait motorsiklet, kavşağa çok hızlı bir şekilde girerek, kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında davacının kullandığı ..... plakalı motorsikletin kasasındaki yemeklerin etrafa dağıldığını, ambulansın gelmesinin beklenildiği esnada ise, bir araçla paniklemiş bi şeklde 2-3 kişinin olay yerine gelip davacı .....' e bağırıp hesap sormaya başladıklarını, kapılarının önünden habersizce motosikleti alıp gittiğini, bu sebeple davacıya kızdıklarını ve motorsikletlerine zarar veren davacıdan şikayetçi olacaklarını, davacı dilekçesinde kendisinin .... Belediyesinde temizlik işçisi olarak çalıştığını ve boş zamanlarında ise motokuryelik yaptığını beyan ederek, müvekkilinin aracına çarparak zarar verdiği .... plakalı motorsikletle motokuryelik yaptığını ( Kaza .... Mah. .... Cad. ..... AVM Dk:J9 Başakşehir/İstanbul adresinde kain .....'ın açıkça ikrar ettiğini, hiç kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğinden, davanın HMK'na aykırı olduğu, davacının talebine konu geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu çerçevede SGK'na müzekkere yazılarak geçici iş görmezlik ödeneği bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını, davacı taraf, motosiklette sürücü konumunda olup kask ve koruyucu kıyafet kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu ve bu nedenle kendi kusuruna dayanarak müvekkilimden hak talep etmesi hukuken kabul edilemez olduğunu, her motor kullanıcısının zorunlu ekipmanı olan kask ve koruyucu ekipman kullanmadığından ötürü davacının vücudunda iddia ettiği kırıklar meydana geldiğini, bu sebeple davacının kusuru nedeniyle oluşan hasardan müvekkilinin hukuken mesul tutulamayacağı, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret sebebi şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
30/04/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında; davacının ..... plakalı motosiklet sürücüsü, davalı ........'ın .... plakalı aracın işleteni-sürücüsü konumunda olduğu, sigorta şirketinin de bu aracın ZMSS kapsamında sigorta şirketi olduğu anlaşılmıştır.
Kusur durumunun incelenmesinde; davalı sürücü ........, idaresindeki otomobil ile gündüz vakti görüşün açık olduğu bir ortamda Kontrolsüz dönel kavşağa geldiğinde kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlayıp, dikkatli olması gerektiği, kendi yönüne hitap eden "yol ver" levhasını dikkate almadan sola manevra yaptığı, dönel kavşak alanında mevcut taşıt trafiğini dikkate almadığı, sol tarafından dönel kavşağa girmiş bulunan motosiklete ilk geçiş hakkını vermediği ve görüş alanını kontrol altında bulundurmadan dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde kavşağa girdiği, bu davranışıyla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kazanın oluşumunda 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu 57/a (Kavşaklarda geçiş hakkı) ve Madde: 84/h (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) maddesinde belirtilen trafik kurallarını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu; sürücü ..... idaresindeki ..... plakalı aracı ile yerleşim birimi içinde gündüz vakti, görüşün açık olduğu ve tek yönlü bölünmüş yolda seyri sırasında kavşağa gelmeden önce mahallin kontrolsüz kavşak olduğunu dikkate alarak kullandığı aracın hızını, aracının yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, görüş alanını kontrol altında bulundurmadan dikkati ve tedbirsiz bir şekilde kavşağa girdiği, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafık Kanunu Madde: 52/a ve b (Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak) maddesinde belirtilen trafik kurallarını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu;
ATK raporunda davalının %100 kusurlu olduğu belirtilmişse de ceza dosyasında alınan rapor ve Karayolları Fen Heyetinden alınan rapora göre davalının asli kusurlu ve %80 oranında kusurunun bulunduğu, davacının da tali kusurlu ve % 20 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
ATK'dan maluliyete ilişkin rapor alınmış olup maluliyet oranının %0 olduğu, geçici işgörmezlik süresinin 9 ay olduğu, bakıma muhtaç olmadığı belirtilmiştir.
Kusur ve maluliyet durumuna göre geçici işgörmezlik zararı 5.839,41TL olarak tespit edilmiştir.
SGK'ya yazılan müzekkere cevabında SGK tarafından 6.531,29 TL geçici işgörmezlik ödeneğinin ödendiği belirtilmiştir. Bu nedenle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Manevi tazminat miktarının nasıl belirleneceği konusu Yargıtay HGK.'nun 24.12.2014 tarih ve ..... E., ..... K. sayılı kararında belirtilmiştir. Gerçekten de söz konusu karara göre; “...Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine BK 47 (TBK 56). maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.” Somut olayda davacının söz konusu olay nedeniyle maluliyetinin oluşması, kusur oranı, işgörmezlik süresi, kaza nedeniyle duyduğu elem gibi hususlar dikkate alındığında manevi tazminat talebinde haklı olduğu görülmüş ve tarafların sosyal ekonomik durumu, paranın alım gücü, maluliyet oranı kapsamında hakkaniyete göre 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat talebinin REDDİNE,
2-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 30.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........'tan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 427,60TL peşin harç, suçüstü ödeneğinden karşılanan 7.388,00TL(ATK Fatura ücretleri+Bilirkişi Ücreti) olmak üzere toplam 7.815,60TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Manevi Tazminat yönünden;
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı ........'dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, maddi tazminat talebi yönünden kesin olmak üzere, manevi tazminat talebi yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır