T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/979 Esas
KARAR NO : 2024/524
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2021
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..... ile davalı ..... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 06.05.2013 tarihinde "Ön Ödemeli Konut Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında İstanbul İli, ... İlçesi, ... Ada, ... Parsel, ... Mah. Heybeli (E) Blok 551 Numaralı bağımsız bölümde yer alan taşınmazı aldığını, bu sözleşmeye göre taşınmazın toplam satım bedeli 508.700 TL olduğunu, müvekkili daha sonra dava konusu bağımsız bölümün sözleşme koşullarının davalı .... tarafından yerine getirilmemesi üzerine sözleşmeyi feshettiğini, taşınmazın toplam satım bedeli taksitlere bölünmüş ve bu taksit bedelleri için emre yazılı bonolar davacı tarafından keşide edilerek lehtar .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne teslim edildiğini, tüketici senetleri, tüketicilerin tüketici işlemi nedeniyle verdikleri kıymetli evrak niteliğindeki senet olduğunu, ancak bu senetler başlı başına bir kıymetli evrak türü olmadığını, sadece bir kıymetli evrakın tüketici tarafından düzenlenmesi durumunda aldığı isim olduğunu, Türk hukukunda bu senetler nama yazılı olmadıkça ve eğer taksitli bir işlemse her taksit için ayrı ayrı düzenlenmediyse tüketici açısından geçersiz olduğunu, tüm bu bilgiler somut olaya göre değerlendirildiğinde ön ödemeli konut satım sözleşmesi gereği düzenlenen bu senetlerin nama yazılı olarak düzenlenmesi gerekirken emre muhararrer düzenlendiğini ve ... nın bu senetleri ....bank'a olan borcu karşılığında ...bank'a ciro yoluyla devredilerek teminata vermiş olduğunu, finans kuruluşu olan ....bank tacir sıfatında olduğunu ve basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, dava konusu emre yazılı senetlerin ödemelerinin yapıldığını bilindiğini, senetlerin iadesine ilişkin dava öncesi arabuluculuk başvrusunda bulunarak müvekkiline ait olan bu tüketici senetlerinin bedellerinin satıcı ....ya ödendiğini, tüketici senedinin emre yazılamayacağını ve ciro edilemeyeceğini, bu sebeple senetlerin tarafımıza teslim edilmesi gerektiğini bildirdiklerini, davalı finans kuruluşunun ihtiyatlı davranması gerekmekteyse de ....nın kendilerine borçlu olduğunu bu senetleri teminat olarak ellerine tuttuklarını ve tarafına iade edemeyeceklerini bildirdiklerini, davalı ....bank emre yazılı olarak düzenlenen bu senetlerinin aslında tüketici senedi olduğunu bildiği halde haksız biçimde elinde bulundurduğunu, ... ve ...bank'ın kötü niyetli bir biçimde hareket ettikleri açıkça görüldüğünü, davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin merkez adresi ".... İstanbul" olması sebebi ile yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle huzurda bulunan davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiğini, müvekkilinin İkitelli Ticari Şubesi ile diğer davalı firma arasında akdedilen Genel Kredi sözleşmesi uyarınca dava konusu senetler müvekkili bankaya tevdi edildiğini, müvekkili bankanın iyi niyetli hamil olduğunu, müvekkilinin davacı ile diğer davalı firma arasındaki temel borç ilişkisinin muhatabı olmadığını, söz konusu davada müvekkilinin davalı olma sıfatının bulunmadığını, bu nedenle davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca dava dilekçesinde satış vaadi sözleşmesinin diğer davalı firma ile akdedildiğinin anlaşıldığını, müvekkil banka söz konusu satış vaadi sözleşmesinin de tarafı olmayıp müvekkil bankanın bu türlü bir sözleşmesinin tarafı olmasının da beklenmediğini, bu nedenle de müvekkil bankaya bu yönde bir husumet yöneltilemeyeceğinden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
(İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Davacı vekili UYAP sisteminden sunmuş olduğu 31/05/2022 tarihli beyan dilekçesinde; davalı ile davacının kendi aralarında sulh protokolü düzenlediğini davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekili UYAP ortamında gönderdiği 15/05/2024 tarihli dilekçede; davadan feragat ettiğini belirterek feragat nedeni ile karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 307. maddesinde; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak belirtilmiştir.
HMK'nın "Feragat ve kabulün şekli" başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de; feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Davacı vekilinin vekaletinde feragat özel yetkisinin bulunduğu, feragat karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, kesin hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeni ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş olup davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı gözetilerek hüküm fıkrası buna göre düzenlenmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
5-Sarf edilmeyen gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır